
POLİSE DAHA ÇOK VUR ÖLDÜR VE AJANLAŞTIR YASASI
Tarih: 09.06.2007 Saat: 12:29 Konu: Haberler
Hemen her bombalı eylemlerin yada çatışmaların ardından güvenlik güçlerinin istemlerini yerine getirmeye hazır olduğunu ilan eden AKP hükümeti, Ankara-Ulus da derin devletçe patlatılma olasılığı yüksek olan bombanın ardından rafda hazır bekleyen, polise aşırı yetkiler tanıyan Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu tasarısı indirilerek jet hızıyla yasalaştırıldı.Artık polis daha çok öldürecek ve kaybecedecek. Ankara Ulus’ta yaşanan patlamanın ardından “polisin elini güçlendirmek” için bir kez daha düğmeye basıldı. Polise, “tehlikenin ve suç işlenmesinin önlenmesi” gerekçesi ile tüm işlemlerde, parmak izi alınmasından sendikaların basılmasına kadar insan hakları ve özgürlüklerini hiçe sayan yetkiler getiriliyor. AKP Sivas Milletvekili Selami Uzun ve 3 milletvekili tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan teklif, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nda değişiklikleri ön görüyor ve polise,vur, öldür ve ajanlaştır yetkilerini genişletirip pekiştiriyor Nitekim Terörle Mücadele yasasında da görüldüğü gibi teklifin gerekçesinde, yeni ceza adalet sisteminin AB standartlarına uygun hale getirilebilmesinde Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu hükümlerinin yetersiz kaldığı, polisin yeni yetkilere ihtiyaç duyduğu kaydedildi. Kısacası teklif değişiklikleri, suçun önlenmesi amacıyla polise olağanüstü yetkiler verilmesini içeriyor: İnsanları sokakta sorgulayacaklar
Polis, kişileri ve araçları; failleri yakalamak, faillerin kimliklerini tespit etmek, topluma yönelik bir tehlikeyi önlemek amacıyla durdurabilecek. Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için, polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması yetecek. Bu sayede sokakta gezen herkes potansiyel suçlu olarak muamele görebilecek. Polis, durdurduğu kişiye sebep bildirecek ve bu sebebe ilişkin sorgulama yapabilecek.
Kimliği tespit edilmeyen tutuklanacak Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, gerekli “tedbirleri” alabilecek. Polisin sorgulama işlemi sırasında kimlik bilgileri kayda geçirilebilecek. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da diğer nedenlerle kimliği belirlenemeyen kişi, tutularak cumhuriyet savcısı durumdan derhal haberdar edilecek. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınacak ve gerekirse tutuklanacak. Her yerde parmak izi alınacak Parmak izi ve fotoğrafların kayda alınması konusunda da değişiklik yapılıyor. Polis; gönüllü, her çeşit silah ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için başvuruda bulunan, başta polis olmak üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilen, Türk vatandaşlığına başvuruda bulunan, sığınma talebinde bulunan veya gerekli görülmesi halinde ülkeye giriş yapan sair yabancı ve gözaltına alınan kişilerin parmak izini alacak. Parmak izleri, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bir sisteme kaydedilerek saklanacak. Parmak izi, ait olduğu kişinin kimlik bilgileriyle birlikte, ne zaman ve kim tarafından alındığı belirtilmek suretiyle sisteme kaydedilecek. Bu sistemde yer alan bilgiler, kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülen soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim, cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından kullanılabilecek. Kolluk birimleri, kimlik tespiti yapmak ya da olay yerinden alınan parmak izini karşılaştırmak amacıyla doğrudan bu sistemle bağlantı kurabilecek. Denetleme sistemi kurulacağı belirtilse de parmak izlerinin amaç dışı kullanılıp kullanılmayacağı ya da nasıl korunacağı ise merak konusu. Sisteme kayıtlı olan parmak izi ve fotoğraflar, kişinin ölümünden itibaren 10 yıl; kayıt tarihinden itibaren 80 yıl geçtikten sonra sistemden silinecek. İstediği gibi arayacak Arama yapmak isteyen polise rahatlık getiriliyor. Polis, sulh ceza hakiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde “sakınca” bulunan hallerde, mülki amirin vereceği yazılı emirle kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kağıtlarını ve eşyasını arayacak. Arama kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı, aramanın yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilecek. Sendika ve kitle örgütlerini de basabilecekler Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde, özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde, halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde, “öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması” için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve yükseköğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında, umumi veya umuma açık yerlerde, her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda arama yapılabilecek. Konutlarda yapılacak aramalar için izin istenecek; ancak yine polis “gerekli” gördüğünde karar veya emre gerek olmaksızın konuta ya da işyerine girebilecek. Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşü ve benzeri toplumsal etkinliklerin düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu haller, ‘gecikmesinde sakınca bulunan hal’ var sayılacak. Polis, “güvenliğini sağladığı” bina ve tesislere gelenlerin; unvan, sıfat veya görevlerine, diğer özel kanunlarla kendilerine tanınan istisnalara ve herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde elle kontrol etmeye ve aramaya yetkili olacak. İhtar yapmadan zor kullanacak Arama yapmak isteyen polise rahatlık getiriliyor. Polis, sulh ceza hakiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde “sakınca” bulunan hallerde, mülki amirin vereceği yazılı emirle kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kağıtlarını ve eşyasını arayacak. Arama kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı, aramanın yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilecek. Sendika ve kitle örgütlerini de basabilecekler Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde, özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde, halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde, “öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması” için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve yükseköğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında, umumi veya umuma açık yerlerde, her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda arama yapılabilecek. Konutlarda yapılacak aramalar için izin istenecek; ancak yine polis “gerekli” gördüğünde karar veya emre gerek olmaksızın konuta ya da işyerine girebilecek. Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşü ve benzeri toplumsal etkinliklerin düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu haller, ‘gecikmesinde sakınca bulunan hal’ var sayılacak. Polis, “güvenliğini sağladığı” bina ve tesislere gelenlerin; unvan, sıfat veya görevlerine, diğer özel kanunlarla kendilerine tanınan istisnalara ve herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde elle kontrol etmeye ve aramaya yetkili olacak. Polis, direnişle karşılaşması halinde “direnişi kıracak” ölçüde zor kullanmaya yetkili kılınıyor. Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin edecek. Polis, şüphelilerin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silah kullanmaya yetkili olacak. “Dur” ihtarına uymayanlara silahla ateş edilebilecek. Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanacak. Polis, olaydaki failin, gözaltına alınan şüpheli ile aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından zorunlu olması halinde, cumhuriyet savcısının talimatıyla teşhis yaptırabilecek. Polis, örgüt ya da kişileri takip ederken her türlü beşeri ve teknik imkandan faydalanacak. Ancak istihbarat bilgileri, soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamayacak. Generallerin muhtıra bildirisi ve ardından teröre karşı mücadelede güvenlik güçelerinin elinin kolunun bağlandığı yalanıyla el ele giden faşist diktatörlüğün gediklerini kapatan yeni faşist yasalarla güvenlik güçlerinin yetkileri artırıldığı gibi, işçi,emekçi ve Kürt özgürlük hareketine karşı devletin daha bugünden önelemimini ifade ediyor.Nitekim Emniyet tarafından sivil polis sayısının arttırılacağı, "Güven timi", "Yıldırım timleri" adı altında ajan polis uygulamalarının genişletileceği yönündeki açıklama ve girişimlerle polise her bakımdan öldürme yetkisi veren bu yasayla uyum arz etmektedir. Nitekim polise her bakımdan geniş olanaklar tanıyan kanunda yapılacak değişikliklerin, Emniyetin kitle eylemlerine karşı yeniden yapılandırma faaliyetleriyle bağlı olarak, ABD’de ithal edilen "Önleyici savaş doktorini"oluşturuyor Ama bugüne kadar onlarca faşist güvenlik yasası çıkartan faşist diktatörlük, bunlar yetmemiş gibi halktan korkusunu daha fazla polisiye önlemlere baş vurmaktan geri kalmıyor. Faşist baskı ve zulümle ayakta kalmaya çalışan faşist diktatörlüğün polisiye önlemleride sökmeyecek, emekçi halklar ayağa kalktığın da bu faşist yasaların hiç bir kiymeti harbiyesi kalmayacak ve o zaman korkunun ecele faydasıda olmayacaktır
|
|