NEWROZ ATEŞİ SÖNDÜRÜLEMEZ
Tarih: 12.03.2007 Saat: 17:47
Konu: Haberler


21 Mart, Demirci KAWA'nın, Dehak zalimine karşı başkaldırdığı Yeni Gün’ün adıdır. Bugünde ateşler yakılır dağlarda, yakılan ateşler, özgürlüğün, isyanın simgesidir. Doğa yenilenip ayağa kalktığı gibi insanları eskileri atıp yeniyi giyeler Newrozda. Yeni Gün anlamına gelen Newroz geleneği, 21 Martta yaklaşık 2617 yıl önce Demirci Kawa önderliğinde halk yığınlarının zalim Dehak'in saltanatını yıkmasına dayanıyor. Baskıya ve zulme karşı başkaldırıyı, eskiye karşı yeninin zaferini sembolize eden Newroz, faşist gerici güçlerin, inkarcı, saptırmacı tüm baskı ve yasaklarına ortalığı germe, içini boşaltma ve olağanüstü durum ilan etme çabalarına rağmen, günümüze kadar geniş halk yığınları tarafından yaşatıldı ve değişik biçimlerde kutlana geldi.

Kürt halkının direnme ruhunu ve mücadele geleneğini simgeleyen Newroz bayramının yaklaşması faşist MGK diktattörlüğünü aylar öncesinden harekete geçirdi ve Newroz etkinliklerine karşı askeri önlemler almaktan geri durmayarak düşmanlığını ilan ettiği gibi olay çıkarılacak diyerek halka gözdağı verilmeye çalışıldı..

Newroz, Nu Yeni ve Roj Gün sözcüklerinden oluşmaktadir. Bu sözcük, süreç içinde "nüroj, nüroz ve Newroz" şeklindeki değişikliklere uğramıştır. Newroz önceleri bir bayram şeklinde algılandı ve ilk defa Kürtler arasında biçimlenmeye başladı. Daha sonraları Kürtlere komşu olan Ortadoğu halkları tarafından benim senip kutlandı.



Kürtler arasında kuşkusuz birçok bayram yaygın olarak kutlanır. Ama bunların içinde en eski olanı ise hiç kuşkusuz Newroz dur. M.Ö. 612 yılında Kusi ve Med devletleri döneminde kutlanan bu bayram uzun bir geçmişe sahiptir. Böylece Newroz, bu yıl 2617. yılına basmaktadır. Bu, bir halkın uzun ve köklü bir geleneğinin çok önemli bir göstergesidir. Mitolojik öyküsünden de anlaşilabileceği gibi, Newroz toplumsal yaşamda önemli rol oynayan ateş ve demirin bulunduğu köleci üretim ilişkilerinin hakim olduğu dönemde ortaya çıkmıştır.

Kış mevsiminin bittiği ve sıcak bahar günlerinin başladığı bir dönemde kutlanan Newroz, aynı şekilde halk tarafından yeni yıla girişin de başlangıcı olarak kabul edildi. Kürt halkı buna "Cejna seré salé" de demektedir. Hayatin yeniden yeşerip canlandığı bir ayda, Newroz'un "direnme ruhunun", "yeni yıla girişin' başlangıcı olarak benimsenmesi aslında bir raslantı değildir. Bu uygunluk, halk yaratıcılığının engin bir örneğidir. Mart ayı, dirilme, uyanma, yeşerme ve doğanın kabuk değiştirmesinin başlangıcıdır. Doğanın canlandığı ve yeniden dirildiği, yaşam dolu bir ayda bir sevincin paylaşılması ve bu sevincin doruk noktasına ulaştığı bir günün yeni yılın başlangıcı olarak uygun görülmesi, bir halkın yaratıcılığının çarpıcı örneğidir. Kürt halkının böylesine benimseme, değerlendirme ve ölçüp-biçme şeklinde doğaya ve topluma bakış' açısı folklor ürünlerinde de oldukça zengin, akıcı bir şekilde kendisini göstermektedir.

Newroz'la ilgili olarak mitolojik, folklorik ve politik açıdan çok şeyler yazıldı. Şimdiye kadar onun önemi üzerinde çok duruldu, araştırmalar yapıldı, bir çok konferanslar verildi.Ama hepsinin ortak noktası; bayrama çoşkusu, zulmün başının ezilmesi, yenilenme, başkaldırı heyecanı, ateş, karanlıktan aydınlığa geçiş ve bahar... Tüm bunlar,halkların geçmiş yaşamlarında mutlu dönemeçlerin sembolü öğeler olarak anılmış, efsanelere benzer biçimlerde geçmişler. 21 martta çok uzaklarda görülebilecek biçimde dağlar ateşler yakılır,gündüzleri kırlara çıkılır, eğlenilir ve oynanır.Böylece Kürdistanın dört parçasında kolektif bir çoşkunun tüm kürtleri sardığı gündür.

Newroz efsanesi Dehak’ın zulmüne karşı Kawa’nın önderliğinde halkın ayağa kalması ve zulme yere çalmasıdır. Bir anlatım'a göre Dehak, her gün öldürttüğü iki gencin beynini, sırtında çıkan bir yarayı iyileştirmek için, bir başka anlatıma göre ise, sırtındaki yaranın içinden çıkan iki yılanı doyurmak için kullanır.

Efsanenin geri kalan bölümünde, Dehak'ın her gün iki kişiyi kurban ederek beyinlerini çıkaran celladı, (bazı yerlerde aşçısı olarak geçiyor) iyi yürekli biri çıkıyor. İki yerine bir kişiyi kurban etmeye ve ikisininkinin yerine bir koyun beyni koymaya başlıyor. Bu şekilde ölümden kurtulanların, vahşi ve ulasılma dağlık bir bölgede toplanmalarını sağlıyor. Bunlar zamanla çoğalıp Kurt topluluğunu oluşturuyorlar. Gerekli güce ulaştıklarında Demirci Kawa'nın önderliğinde Dahhak'a karşı ayaklanıyorlar. Kawa, demirci önlüğünü mızrağına geçirip bayrak yapıyor, hal yapıyor, halkın önüne geçip zalim Dehak'i öldürüyor.

Efsanenin bundan sonrasi yoktur. Dehak (bazı yerlerde Zohhak, ban yerlerde Azdahak.) kimdir? Hangi dili konuşur? Hangi halkın kralıdir? Bilinmiyor. Olayın nerede gectiğine dair de herhangi somut bir bilgi yok. Yalnizca 1596'da Farsça olarak yazılan tarihi Kürt eseri Şerefname'de -Şehnameye aften-Pistadiler tahtında Cemşid'in yerine geçen ve bu mitolojik İran hanedanının 5. kralı olarak belirtilen Dehak'tan sözedilir. (Kürtler B.Nikitin) Bundan sonrasi Newroz Bayrami olarak halkin, özellikle de Kürt Halkının bilincinde yaşıyor.

Dehak-Kawa öyküsü ve Newrozun, Mezopotamya ya da Iran'la ilişkisi açı k. En azindan, bu topraklar eksen alınırsa, bu civarlarda gelmiş. Bu konuda bir çok; veri var. Ncwroz Bayramı özellikle bu yöre halklarınca hala kutlanıyor. Adlar bu bölge insanlarının kullandığı adlar.. Kawa'nm mızragına geçirdigi demirci önlüğünün tarihte kullanilan ilk bayrak olduğu kabul ediliyor ve eski Persli'lerin bayrağa,deyim olarak "Kawa'nın önlüğü" dedikleri biliniyor.. "İran'da Demavend'de her yıl Ağustos'ta İran'ın zalim Zohhak (Dehak)'tan kurtuluşu kurlanıyor ve bu bayram Kürt Bayramı olarak adlandırılıyor." (Kürtler .B.Nikitin)... NEWROZ adı "YENlGÜN" anlamına gelmek üzere Fars ve Kürtçe'de aynı biçimde kullanılıyor.

Bir efsanede anlatilan öykünün ve bu öyküde yer alan bir günün öneminin fazla abartıldığı öne sürülebilir. Binlerce yıl önce, tam olarak nasıl yaşandığı bile belli olmayan bir dönemin, bugün, bunca üzerinde durulmasını nedeni ne olabilir? Tahminen MÖ. VII. yüzyılda, hatta daha eski bir zamanda geçtiği varsayılan bu olay günümüzde neden bunca önem kazanıyor?..

Olayın, yalnızca hergün iki gencin beyninin Dehakın yarasının iyileştirilmesi için iki gencin kurbanından ibaret bir zulüm değil. Aslında efsanede olduğu gibi gibi, insanların bu kadar keyfi olarak kolayca öldürülebildiği, insanların keyfi olarak öldürüldüğü kölelik dönemidir. Bu bakımdan dönem kölelerin insan sayılmadıkları dönem olabilir. Zaten köle sahiplerine karşı köle isyanlarının yoğunlaşmaya başladığı dönemde Dehak-Kawa çatışmasının MÖ-VII ve ondan önceki bir kaç yıldır. Bu anlamda Newroz'la sembolize edilen isyan geleneğinin, köleciliğe karşı kölelerin başarıyla sona eren, hiç değilse köle sahipleri temsilcisi durumunda olan kralın öldürülmesiyle sonuçlanan isyanın olması gerekir. Zaten Newroz'un kalıcılığı, Newrozun yıldönümünde yaşanan çoşku, çağlar boyunca nesilden nesile aktarılan heyecan ancak, ezilen halk kitlelerinin geçmişte yaşadığı büyük özgürlük mücadelesinin ve zaferisinin kalıntısı olmasından ileri gelebildi.

Newroz'la sembolize edilen zafer aslında "Yeni-Gün" adıyla mutlu bir başlanğıçla sonlanması. Newroz'un önemi ni dahada artırııc olmuştur. Dünya halklarının tarihinde şanlı bir sayfadır. İlerlemedir. Sınıf mücadeleleri tarihinde, ezilen halk kitlelerinin hanesine yazılması gereken bir onurlu bir sayfadır . Bugün Newroz'a devrimcilerin ve Kürt yurtseverlerinin sahip çıkmasının ve o isyan geleneğini yaşatmaya çalışmasını nedeni de budur.

Bu, varlığı ve dili inkar edilmiş, tarihi, kültürü ve tüm değerleri talan edilmiş Kürt ulusunun, ulusal, devrimci ve demokratik değerlerini ortaya çıkarma ve yaşatma mücadelesidir.

Kürt yurtseverlerinin Newroza daha büyük bir tutkuyla sahip çıkmalarını doğal ve anlaşılır bir nedeni var: Kürt yurtsever ve devrimcileri özgürlüklerini kazanmiş ulusların yurtsever ve devrimcilerinden farklı bir şeyin mücadelesini veriyorlar. Varlığı ve dili inkar edilmiş, tarihi, kultürü ve tüm değerleri talan edilmiş bir ulusun, ulusal, devrimci ve demokratik değerlerini ortaya çıkarma ve yaşatma mücadelesini veriyorlar. Bu, bir halkın bütün unsurlarıyla varolma mücadelesidir. Esasta kendilerine ait olduğunu varsaydıkları evrensel değerdeki bir mücadele gününe tutkuyla sarılmalarına anlayışla yaklaşmak ve omuz vermek gerekiyor.

Kawa'nın önderlik ettği Newroz'da simgelenen isyan geleneği ve aydınlığa tutku, yurtsever, devrimci ve komünistleri, dünya halklarının ortak devrimci kültürü ve mirası açısından son derece yakından ilgilendiriyor ve ona sahip çıkılmasını gerektiriyor. Newroz bugün Kürt emekçi yurtsever ve devrimcilere ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Her Newroz, Kürtler'in ulusal ve demokratik mücadelesinin yeni bir ivme kazandığı bir dönem oluyor. Geniş halk kitleleri içinde halt yasayan isyan geleneğinin canlanması, aktif hale gelmesi ve kollektif coşku ruhunun oluşmasının vesilesi oluyor. Onun için Newroz yaşıyor, yaşatılıyor.

Kürt Halkı bu yıl da Newroz'u, parçalandığı Ortadoğu'nun tüm ülkelerinde, ulusal ve demokratik ve demokratik hakları gaspedilmiş olarak kutlayacak. Faşist baskı , sömürü ve kuşatmanın zulmüne rağmen kutlayacak. Biraz mahzun ama umutlu.Yine silah sıkacak, yine dağlarda isyan ateşi yakacak, yine özgürlüğe ve demokrasiye olan tutkusunu dile getirecek. Ama kutlayacak. Özgür bir halk olarak, tüm haklarına sahip bir halk olarak dünya halklarının yanında yerini alıncaya kadar, Kawa'nın ve Newroz'un ilham ettiği isyan geleneği sürecektir.

21 Mart'ta, Kürt ve Ortadoğu halkları, Demirci KAWA'nın önderliğinde Dehak zorbalığına isyan etmişlerdi. Newroz (yenigün), zulme karşı boyun eğmez direnişin simgesi olarak 2617 yıldır

kutlanıyor. Asırlar öncesi, demirci KAWA'mn yaktığı isyan ateşi, bugün de Kürt ve Iran halklarının bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelelerinde yaşıyor. Yeni Dehak'lar, hangi yol ve yönteme başvururlarsa vursunlar, NEWROZ ateşini asla söndüremezler Günümüz Dehak'larının da, kan ve zorbalık üzerinde kurulu sömürü düzenleri, halkların beyninde ve yüreğinden yanan isyan ateşiyle ergeç ama mutlaka yerle bir edilecektir.

Tüm yasaklama,kuşatma ve içeriği bozma çabalaırna karşın NEWROZ ateşi yanmaya devam ekmektedir. Onu, ne günümüzün. Dehak’ları olan emperyalistler, faşistler, gericilier, ne de reformistler ve revizyonistler sündürebilir.her yer Newroz ateşini yakarak eşitlik,kardeşlik ve özgürlük şıarını alanlara taşıyalım.

Newroz Piroz Be!

Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!










Bu haberin geldigi yer: DHB
http://www.halkinbirligi1.net

Bu haber icin adres:
http://www.halkinbirligi1.net/modules.php?name=News&file=article&sid=811