ANKARADA HER YOL KÜRDİSTANA ÇIKIYOR
Tarih: 12.03.2007 Saat: 17:27
Konu: Kürdistan


Şubat ayı içinde bölgedeki gelişmeler bağlı olarak Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt ve Dışişleri Bakanı Gül Amerika’da bir dizi görüşmede bulundular. Kuşku yok ki bu görüşmelerin başında Kürt sorunu, Kerkük sorunu ve Ermeni soykırımı tasarısı konuları geliyordu.Öne çıkan ise Güney Kürdistan Kerkükde referandum ve PKK’ye karşı operasyon yapılması sorunlaır oluşturdğu bir sır değildi. anlaşılıyor.
yine bu aynı dönemde İsrail Başbakanı Olmert, ‘stratejik,-ekonomik’ merkezli görüşmeler için Türkiye’ye geldi. Filistin, Suriye, Lübnan, İran ile ilişkiler, Irak ve Kürt sorunu konusunda görüşmeler yapıldı. Bu arada, Başbakan Türkmenistan’a gitti, döndü.
Diğer yanda, Rusya Devlet Başkanı Putin 10 Şubat’ta Münih’te yaptığı konuşmada bir kez daha ABD’nin saldırgan tutumuna dikkat çekti ve gelişmeler karşısında sessiz kalmayacaklarına dair mesajlar verdi.
Putin’in, NATO ve ABD’nin saldırganlığını eleştiren konuşması Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde yayımlandı.
Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı’nın ABD’de olduğu bir zamanda, Putin’in ABD ve NATO’ya eleştiren konuşmanın Genelkurmay Başkanlığı web sitesinde yayınlanması oldukça ilginç!
Putin konuşmasında, “Ve aslına bakılacak olursa bağımsız yasal normlar, gittikçe bir devletin hukuk sistemine benzemektedir. Bu tek devlet, en önemlisi ve en başta ABD, her yönden ulusal sınırlarının ötesine geçmiştir. Diğer uluslara dayattığı; ekonomik, siyasi, kültürel ve eğitimsel politikalar bunun kanıtıdır” demektedir.



Putin, aynı zamanda AB’yi de eleştirerek, böyle devam etmesi halinde çıkmazın kaçınılmazlığı ‘uyarı’sında bulunarak şöyle demektedir; “BM yerine NATO ya da AB’yi koymamıza gerek yok. Ne zaman ki, BM uluslararası toplumun güçlerini gerçek anlamda birleştirir ve çeşitli ülkelerdeki olaylara gerçekten tepki gösterebilecek hale gelir ve biz de uluslararası hukuku göz ardı etmeyecek duruma gelirsek o zaman durum değişebilir. Aksi halde, şu anki durum bir çıkmaza gidecektir.”
Aynı günlerde, Rusya, Çin ve Hindistan’ın dışişleri bakanları Yeni Delhi’de bir araya geldiler.
Rusya Dışişleri Bakanı toplantıdan sonra yaptığı açıklamada 3 ülkenin uluslararası politikanın ana konularında ortak görüşte birleştiklerini açıkladı.
Rusya gelişmeler karşısında açık tavır almak üzere adımlar atarken, Türkiye ABD, Rusya ve AB arasındaki çekişme ve açıklamalardan medet umuyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesine Putin’in konuşmasını yerleştiriyor.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt Washington’da yaşayan Türklere ‘bölücülük tehlikesi’ üzerine sunum yapıyor. ‘Kimse Türkiye’yi bölemez’ diyor. Türkler Washington’da haydi paşam öne diye sloganları atarak Org. Büyükanıt’ı alkış tufanına tutuyorlar.
Elbette Türkiye’de Türk ve Kürt emekçi çocuklarının cenazelerinin yeniden gelmesi olasılığı onların umurunda bile değil. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun demokratik çözümü faşist şoven yaklaşıma heba ediliyor.
Ankara’da ise Kürtlere karşı harekette oratklık yakalanıyor. Faşisten sosyal demokratına tüm faşist şovenist gerici güçler Genelkurmayın arkasında sıraya giriyorlar ve Ankara’nın senaryolarının ipresi hep Kürdistanı işaret ediyor. Kürt sorunun 84 yıldan bu yana tekrarlanan imka, inkar ve yok sayma politikasına devam ediliyor. Ama yaşam devam ediyor Genelkurmayın arkasında safa giren AKP, CHP, ANAP, DYP, MHP vb Kerkük ve PKK ile ilgili gelişmeler konusunda Irak Cumhurbaşkını Talabani ile ve Kürdistan Bölge Hükümeti ile doğrudan ilişki kurma isteğine hayır olamaz, aşiretliderleriyle TC devleti görüşemez tutumuyla bir kez Kürt düşmanlığı mayasıyla yoğrulduklarını ortaya koyuyorlar.
Böylece Kürt sorunu hala görmezlikten geliniyor, demokrasi ve özgürlük karşıtlığı faşist şoven inkarcı ve imhacı tutumlar ‘vatan sevgisi’, ‘yurt savunması’ vb. adı altında demagoji ile sürdürülüyor.
Tüm burjuva düzene partileri askeri disiplin içinde TSK ve Cumhurbaşkanı gibi düşünüyor. Kürt sorununda diyaloga faşist şoven bir yaklaşımla karşı çıkıyor ve Kürt adam yerine bile konmuyor.
Böylece uzun zamandan buyana Genelkurmayca yönlendirilen ve kışkırtılan Hrant Dink’in katledilip demokrat aydınların açıktan hedef tahtasına konduğu faşist milliyetçilik ve şovenizm dalgası Kürtlerin hiçe sayılmasıyla ısrarla sürdürülüyor. Adı sivil politika yapma olarak ortaya çıkan ama askerlerden daha askerci geçinen burjuva düzen partilerinin aslında MGK’nın birer sivil ayakları oldukları yaşanan olugulardan birkez daha doğrulanmaktadır. Ankara’nın her yolu Kürdistan’a daha fazla faşist baskı, zulüm ve operasyon olarak çıkarken, demokrasi ve özgürlükleri topa tutuyor. Neki bunun çıkmaz sokak olduğunu olgular yakıcı olarak gösteriyor.

 








Bu haberin geldigi yer: DHB
http://www.halkinbirligi1.net

Bu haber icin adres:
http://www.halkinbirligi1.net/modules.php?name=News&file=article&sid=798