TÜRKİYE İSRAİL STRATEJİK İTTİFAK PEKİŞİRKEN
Tarih: 11.01.2007 Saat: 14:23
Konu: Dış Politika


TC  başbakanı Erdoğan paranın dini imanı yok demişti. Doğruda söylemişt. ABD’nin eteğine tutunarak politika yapan TC devleti ve AKP hükümeti ortadoğuda İsrail ile ittifak içinde hareket ederek etkinliğini pekiştirmeyi ve uşaklık rolünü oynamak istiyor. Bugüne kadar TC devleti ile İsrail siyonist devleti arasındaki stratejik bağlaşma onlarca hükümet değişmesine rağmen değişmeden kaldı.Aksine bu ittifak 11 yıl içinde derinleşerek ileriye taşındı, pekiştirildi. Ortdaoğuda Kafkaslara uzanmak bir yerde TC devleti ve İsrail ittifakının pekişmesine dayanıyor. Nitekim  bir yandan TC devleti ve  AKP hükümeti yetkileleri Filistin katliamı karşısında sahte gözyaşı döken öte yandan İsraille yeni anlaşmalar yapmaktan geri kalmıyor. Böylece bölgede ABD emperyalizminin önderliğindeki TC devlrti ve İsrail siyonist  şer ittifakı pekiştiriliyor.

Keza bu stratejik ittifak Türkiye ile İsrail egemenleri arasında , 13 Aralık’ta imzalanan Karadeniz-Kızıldeniz projesiyle bir adım daha ileriye taşıdılar. Enerji Bakanı Hilmi Güler ile İsrail Altyapı Bakanı Binyamin Beneliezer arasında imzalanan mutabakat zaptıyla projenin ilk adımı atıldı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in önümüzdeki haftalarda yapacağı Ankara ziyaretinde Karadeniz-Kızıldeniz projesi de ele alınacak. Hükümetler arası anlaşma, böylece 2007 ortalarında imzalanarak resmiyet kazanacak. Karadeniz-Kızıldeniz projesi adını taşıyan boru hattının, Rus ve Kazak petrollerini Uzakdoğu pazarına ulaştırması hedefleniyor. İnşa edilecek hattan petrolün yanı sıra su, doğalgaz ve elektrik de taşınacak. Karadeniz-Kızıldeniz projesi ile Karadeniz, Hazar Denizi, Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan bir enerji koridoru oluşturulacak. Böylece ABD emperyalizmini enerji akışını denetimi altında tutmada konumunu pekiştirmiş olacak.

Bakan Güler’in, “Dünya enerji dengelerini değiştirecek, Türkiye’yi enerji oyununda asli aktörlerden biri haline getirecek” diye nitelediği proje, enerji hattı olmanın ötesinde anlamlar da taşıyor. İki ülke bakanı da yaptıkları açıklamalarda projeye, ‘bölge barışına katkı sağlamak’ misyonunu biçiyor. Çok büyük bir ‘lütufkarlıkla’, Filistin ve Ürdün'ün de projeden yararlanmasına, oralara temiz su taşınmasına özellikle dikkat ettiklerini anlatıyorlar. Yıllardır Filistin halkına zulmeden Siyonist İsrail’in bu düşüncesinin ardında, elbette iyi niyet beklenemez. Bilindiği üzere yakın gelecekte yaşanması beklenen dünya çapındaki su sıkıntısı, bu hat sayesinde Filistin halkı için şantaja dönüşecek. Su sıkıntısının en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olan Ortadoğu’da vananın başındaki eller, su kozuyla bölgedeki egemenlik savaşında bir adım daha öne çıkacaklar.
Karadeniz-Kızıldeniz projenin arka yüzüne bakıldığında, ABD emperyalizminin Ortadoğu planlarının bir parçası olduğu görülüyor. Türkiye ile İsrail arasında yapılan anlaşmanın temelleri, İsrail’deki Gelişmiş Stratejik Ve Politik Çalışmalar Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun 1996 yılında hazırladığı belgede yer alıyor. Ülke Güvenliği İçin Yeni Strateji adını taşıyan belgenin hazırlayıcıları arasında Irak işgalinin mimarlarından, Bush çetesinin danışmanları Richard Perle ve Douglas Feith ile bir grup faşist neocon bulunuyor. Temeline İsrail’in devlet yapısının yenilenmesi, tazelenmesi ve güçlendirilmesi için atılması gereken adımları ele alan rapor, Türkiye’yle ilişkilere de yer vermiş. Siyonist İsrail devletine “Türkiye ile yakınlaşmanın dozajının artırılması ve böylece tehditlerin izole edilmesi”ni öğütleyen belge, ayrıca “Suriye tehdidine karşı Irak-İsrail-Türkiye ittifakının oluşturulması”nı da önerdi.

1996’dan bu yana Türkiye-İsrail ilişkileri, ABD’nin de yakın desteğiyle bir hayli ilerledi. 1996’da Türkiye-İsrail Askeri Stratejik İşbirliği Anlaşması imzalandı. Bu kirli, ekonomik ilişkilerin de hızla ilerlemesini sağladı. AKP Hükümeti döneminde Türkiye-İsrail ekonomik ilişkileri zirveye tırmandı. Karadeniz-Kızıldeniz projesi, Türk işbirlikçi tekelci burjuvazisinin, geleceğini ABD-İsrail ortaklığında gördüğünü sergiliyor. Faşist MGK diktatörlüğü , ırkçı ve işgalci İsrail rejiminin Kafkaslardan Ortadoğu’ya uzanan soluk borusu olmak için ellerini ovuşturuyor. Kuzey Kürdistan’ın ve Filistin’in işgalcisi iki katliamcı devlet, kader birliği yapıyor. ABD emperyalizminin güdümünde Kafkaslar’dan Ortadoğu’ya döşenecek borular halklar için daha çok yıkım,işgal ve katliam taşıyacaktır.







Bu haberin geldigi yer: DHB
http://www.halkinbirligi1.net

Bu haber icin adres:
http://www.halkinbirligi1.net/modules.php?name=News&file=article&sid=718