Avrupanın göbeği Paris’de binlerce evsiz yaşamlarını sürdürebilmek için çadır konduda yaşam savaşı veriyorlar. İnsanlık için kurtuluş olarak sunulan emperyalizm kapitalizm, bırakalım emekçiler için kurtuluş olmayı bir tas çorbaya ve sıcak bir yatağa muhtaç hale getirmiştir. Demokrasinin beşiği olarak lanse edilen Fransanın başkenti Parisde binlerce emekçi kışın buz gibi soğuğundan çadır konduda yaşam savaşı veriyorlar. Paris'in gözde semtlerinde Kanal St.Martin'de sıralanan çadırlarda yaşamak zorunda bırakılan yüzlerce insan kış koşullarında donmamak ve yaşamda tutunabilmek için savaş vermekteler. Yaz aylarında Sınır Tanımayan Doktorlar kurumu tarafından verilen çadırlarda kendilerine barınak seçtikleri kanal boyunda sıralanmalarını sindiremeyen Sarkozy birkaç kez operasyon düzenlettirse de başarılı olamadı. Bunun üzerine evsizlerin arasında dayanışma ruhu gelişti. Devletin saldırılarına karşı ortak yaşamı planlıyarak ortak tavır almaya başladılar. Geçen aylarda dernekleşerek sokakta yaşamayı red edip lojman taleplerini dile getirdiler. Evsizlerin sorununu görmezden gelen devlet, kanal kenarında yaşayan 200 kişiyi "berduş, ayyaşlar" olarak lanse etmesine tepki de gecikmeden geldi. Evsizler ve kağıtsızların oluşturduğu inisiyatif çeşitli gösteriler düzenliyerek sorunu topluma taşımaya kararlı olduğunu vurguladı.
Kanal kenarında yaşayanların kurduğu Donkişot Çocukları Derneği kurucusu Augustin Legrand ve Pascal Oumakhlouf'nin basladıkları açlık grevinin basına yansımasıyla devletin dikkatlerini tekrar St.Martin kanalına çevirdi. TV bültenlerinde iyice dramlaştırılan evsizlerin sorunu şimdiden seçim malzemesi yapılarak geçiştirilmeye çalışılıyor. Ailelerin, yaşlıların, okul çağındaki çocukların yaşamını sürdürmeye devam ettiği kanal kenarında gemilerle tur düzenleyen turistlerin şaşkın bakışlarına rahmen yaşam devam etmekte.
Açlık grevinin amacını dile getiren Augustin Legrand “Bu mevsimlerde her yıl onlarca insan sokakta kaldığı için soğukta donarak ölmekte. Bu, Fransa'nın ayıbıdır, ille de insanların ölmesi isteniyorsa biz de açlık grevi yaparak karşı çıkıyoruz.” Birkaç gündür başladıkları açlık grevine çeşitli kurumlar ve medya ilgi gösterek dayanışma ağı oluşturmaya çalışıyor. Basının ilgi göstermesiyle birlikte kamu bakanlığı evsizlerle görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı.
Paris'de, Noel tatili öncesi evsizlerin başlattığı eylem yılbaşından sonrasıda devam etti. Donkişot Çocukları Derneği (SDF) olarak örgütlenen evsizler hızla Fransa'nın önemli kentlerinde sokak ve meydanlara kurdukları çadırlarla kamuoyunda büyük yankı uyandırdılar.
Özellikle Paris Sainte - Marti Kanalı kenarlarını işgal eden evsizlerin eylemine medya ve TV kanallarının yoğun ilgi göstermesine devlet önce tepkisel yaklaşsa da zamanla sözde çözüm arayışları içindeymiş gibi bir izlenim yaratmak zorunda kaldı. Sorun başta Kamu Bakanlığı düzleminde ele alındı daha sonraysa Devlet Başkanı Chirac devreye girdi.
Evsizler yönetimi ise «Sonuç alıncaya kadar burdayız, zaten gidecek bir yerimizde yok» diyor.Derneğin baskanlığı ve basın sözcülüğünü yapan Augustin Legrand aslında bir sanatçı hem de Fransa TF1 kanalın da gösterimde olan bir dizi filmde oynayan bir komedi sanatçısı. Ama o sokakta yaşayan binlerce insanı kısa süre içinde örgütleyen, dernekleştiren yetenekli bir oyuncu. Donkişot'a hayranlığı ise bir güce karşı savaşmasından geliyor. Austin Legrand kendisiyle yapılan mülakatlarda şunun altını çizmeden geçmiyor: 300 bin insan CPE'ye karşı savaştı bizse 200 bin kişi ev, lojman sorunu olanlar büyük bir güce karşı savaşıyoruz.
Dernek hızla işlerini organize etmeyi başardıkça sorunları çözmeyi de başardı.Kanal kenarında kurulan çadır kentte yaşam komiteli çalışmayla örgütleniyor. Basın sözcülüğü, iaşe komitesi, yerleşimle ilgili birim dışında işsizlikle ilgilenen yazmanlar, kurumlarla görüşen ekipler vs. Çoğu uzun yıllar sokakta kalan insanlardan oluşmasına karşın yine de fazla problem yaşamıyorlar (aşayişi de kendileri sağlamakta) bu genel kitlenin yönetimi kabullenmesine dayanıyor.
Abbe Pierre, Fransa'daki evsizlerin yoksulların piri olarak kabul edilir. 1954 kışında başlayan kış felaketi döneminde evsizlere lojman ve barınma hareketini ölünceye kadar aralıksız devam ettiren Abbe Pierre, kurduğu aş evleri ve vakıflarla yüzlerce evsize lojman elde etmiştir. Kökeni yoksul sayılmasa da milletvekilliği yapdığı dönemden başlıyarak ilerici kimliğiyle yoksulların kapısını çalan biri oldu.
Augustin Legrand, niyetinin Abbe Pierre olmak olmadığının altını çizmekte. Ona göre binleri aşan insanlar aç ve evsiz sadece bu sorunu çözmek için bir adım attıklarını dile getirmekte. "Herkes Noel'de sıcak bir ortamda yaşarken biz çadırlarda bayram yaptık, çelişkide burda yatmakta."
Paris ST-Martin kanalında başlayan eylem Lyon, Toulouse, Bordouex, Orleans, Lille, Roue vd kentlerde yaygınlaşınca Başbakan Villepin lafı dolayarak 2012'de 120 bin yeni lojman yapılacağını açıkladı. Uzun yıllardır lojman yapımını durduran Fransa yüz binlerce insanın konut sorunuyla karşı karşıya kalmasına neden olmuştu.
Zira emperyalist kapitalizmin başlıca sorunlarından biri olan konut sorunu Fransa'da oldukça belirgin. Tamda seçim havasına kendini kaptıran Fransa evsizlerin sorununu seçim malzemesi yaparak gündemi çarpıtmaya başladı. Ama Paris'in göbeğinde kurulan çadır kent devlet baskanlığına aday olanların başını bayağı ağırtacak, Donkişot Çocukları kararlı oldukça haklarını koparıp almaları hiçde zor olmayacaktır.