
1 Mayıs’ın buyruğu: BİRLİK DAYANIŞMA ve MÜCADELEDİR
Tarih: 13.04.2006 Saat: 15:16 Konu: Baş Yazı
1 Mayıs mücadele günüdür. İşçi ve emekçilerin özgürlük ve sosyalizm kavgasını yükseltme günüdür. Dünya işçi sınıfının ve emekçilerinin dünya gericiliğine karşı başkaldırı günüdür. 1 Mayıs bu özelliğini ona esin kaynağı olan Amerikan işçi sınıfının militan grev direnişinden başlayarak devam ede gelen dünya işçi sınıfının tarihsel mücadeleleriyle kazanmıştır. Enternasyonal proletaryanın yüz yıllık görkemli 1 Mayıs mücadelesi, bütün dünya ülkelerinde bu özelliğiyle tarihsel militan bir gelenek yaratmıştır. Dünya proletaryasının birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak benimsendiğinden bu yolla 1 Mayıs, bütün ülkelerde işçi ve emekçi halk kitlelerinin, kapitalizme, burjuvaziye, faşizme ve her türden gericiliğe karşı görkemli mücadeleleri ve başkaldırıları gerçekleştirdiği bir gün olmuştur.
Enternasyonal proletaryanın bu militan tarihsel 1 Mayıs mücadelesi geleneği, dünya burjuvazisinin ve gericiliğinin korkulu rüyası haline gelmiştir. Burjuvazi ve bütün gerici egemen sınıflar geçmişte ve günümüzde her yıl Mayıs'ta bu korkuyu yaşadılar, yaşıyorlar. Sömürgeci egemenler bu korkularından dolayı 1 Mayıs'ın militan devrimci özünü boşaltma, sömürücü düzenleri içinde zararsız bir niteliğe büründürme çabalarına girdiler. Bugün de aynı çabalarını sürdürüyorlar. Bütün güçlerini ve olanaklarını seferber ederek 1 Mayıs'ı, “Bayram”, “Şenlik” gibi kılıflar altında devrimci özünden soyutlamaya çalışıyorlar. Koşulları buna elverişli olmayan ülkelerde ise yasak, baskı ve katliamlarla 1 Mayıs'ı bütünüyle yok etmek, unutturmak istiyorlar. Dünya burjuvazisi ve gericiliği, her türlü kirli yönteme başvurmasına rağmen, devrimci özüyle 1 Mayıs'ı tarihten ve dünya proletaryası ve emekçilerinin bilincinden silmeyi başaramadı, başaramayacak. Çünkü 1 Mayıs, yüzyıllık mücadeleyle geleneği ile şehitler vererek sömürüye ve zulme karşı milyonların bayrak açtığı tarihsel bir mücadele günü olarak enternasyonal proletaryanın bilincinde yer etmiştir. Her yıl, milyonların eylemleriyle canlı olarak yaşatılmaktadır. Türkiye burjuvazisi bugün 1 Mayıs korkusunun dünya burjuvazisi içinde en fazla yaşayanların arasında yer alıyor. Bunu, Taksim 1 Mayıs alanını 1 Mayıs'a yasaklamakla açık, bir şekilde gösteriyor. Diğer ülkelerin burjuvazisinin 1 Mayıs'ı yasallaştırarak yozlaştırma yöntemini benimsemeyi dahi göze almaması bunun açık bir kanıtıdır. Türk egemen sınıfları, 1 Mayısı yıllarca bahar bayramı olarak yozlaştırma çabalarından sonra 12 Eylül askeri faşizmi döneminde buna da tahammül etmeyerek, tatil günü ve “Bahar bayramı” olarak da yasalardan çıkardılar. Bu her iki dönemde 1 Mayıs’ı, yasakçı ve katliamcı politikalarıyla yok etmek istediler. Anarşi ve terör demagojileriyle, kitlelerin bilincinden sildirmeye ve “Öcü” olarak göstermeye çalıştılar 1 Mayıs emekçi bayramını. 2006–1 Mayıs'ın ön gönünde egemenlerin bu politikalarında temelde bir farklılık yoktur Dünden bugüne egemen sınıflar cephesinde değişen bir şey olmamıştır. 1 Mayıs yine sömürü günü olmaya ve boynunda yasak zinciriyle dolaşmaya devam ediyor. Elbette tüm zincirleri kırarak 1 Mayıs'ın yasallaşması ancak işçi ve emekçilerin mücadelesiyle mümkün olacaktır. Genel toplumsal muhalefetin yükselmesi ve özel olarak 1 Mayıs mücadelesinin güçlü bir biçimde dayatmasıyla ancak burjuvaziye bu hak kabul ettirilebilir. Bu 1 Mayıs, bu hakkın kazanılması için güçlü bir olanak olarak değerlendirilmelidir. İşçiler, emekçiler, gençler… 1 Mayıs'ın yasallaşması sizin önemli bir kazanımınız olacaktır. 1 Mayıs'ın işçi sınıfının birlik dayanışma ve mücadele günü olarak burjuvaziye kabul ettirilmesi ve tatil günü olması. Yalnızca sizin mücadelenizle gerçekleşebilir. Bu hakkı kazanmak için 1 Mayıs'ta alanlara çıkın! 1 Mayıs bayrağını bütün alanlarda dalgalandırın! 1 Mayıs, özgürlük ve sosyalizm kavgasını yükseltme günüdür. Kapitalist sömürü düzenine baskılara ve sömürüye karşı sosyalizm bayrağını 1 Mayıs'ta alanlarda yükseltin! Faşizmin dizginsiz terörüne, katliamlarına karşı sesinizi yükseltin! Faşist terörle kullandırılmayan ekonomik-demokratik haklarınızı almak, özelleştirme ve işçi kıyımı terörüne dur demek için alanlara çıkın, gücünüzü gösterin, taleplerinizi haykırın! Politik özgürlük şiarlarınızı yükseltin! Bütün milliyetlerden kadın ve erkek işçiler, yaşadığınız sınıfsal sömürü baskı ve terörün kaynağı işbirlikçi kapitalist sistemdir. Emperyalist tekellerin reçetelerinin doğrudan sonucu olan ve her gün giderek artan işsizlik, işçi kıyımı, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma vb. saldırılar kapitalizmin kaçınılmaz zorunlu ürünleridir.1 Mayıs bunlara karşı devrim ve sosyalizmin bayrağını yükseltme günüdür.1 Mayısta ortaya koyacağımız güç ve haykıracağımız şiarlar, bu saldırılara karşı bir set oluşturacaktır. Siyasal özgürlüklerin ve ekonomik hakların kazanılması yolunda güçlü bir basamak olacaktır. 1 Mayıs'ta bu görevi yerine getirmek büyük ölçüde sizin omuzlarınızdadır. Diğer emekçi kardeşlerinize önderlik etmek sizin görevinizdir. Bu sorumluluk bilinciyle, 1 Mayıs'ta üretimi durdurarak, bütün fabrika ve işyerlerinde alanlara çıkın. Faşist diktatörlüğün ve sermayenin saldırılarına ve tehditlerine karşı koyun! Sizin gücünüz karşısında, onların saldırıları sökmeyecektir. Sendika ağalarının ve bürokratlarının 1 Mayıs'ta teslimiyetçi, uzlaşmacı, geçiştirici politikalarına karşı koyun! 1 Mayıs'ı devrimci, mücadeleci özüne uygun olarak gerçekleştirmek için gecikmeksizin hazırlık çalışmalarına girişin! Var olan örgütlülüklerinizi 1 Mayıs için seferber edin. 1 Mayıs komitelerini oluşturun! En geniş biçimde propaganda ve ajitasyon çalışmasını yapın! Türk ulusundan işçiler, bugünün somut koşullarında 1 Mayıs'ın enternasyonal dayanışma niteliği, özellikle Kürt ulusundan işçi kardeşlerinizle ve Kürt emekçi halkıyla dayanışmakta ifadesini buluyor. Türk şovenizmine karşı, Kürt halkına yapılan ulusal baskı ve zulme karşı mücadele bayrağını 1 Mayıs'ta yükseltin! Kürt halkının özgürce kendi kaderini kendi eline alma haklı taleplerini, mücadelesini desteklediğinizi şiarlarınızla haykırın! Emekçi memurlar, 1 Mayıs sizlerin de mücadele günüdür. Genel demokratik-ekonomik ve kendi özgün talepleriniz ve haklarınızın mücadelesini güçlendirmek, sermayenin ve diktatörlüğün saldırılarına karşı haykırmak, sosyalizm mücadelesinde işçi sınıfının müttefiki olarak burjuvazinin karşısında olduğunuzu göstermek için 1 Mayıs'ta işi durdurun. İşçilerle birlikte alanlara çıkın. Devrim, özgürlük ve sosyalizm şiarlarını yükseltin! İlerici, emekçi gençler. Emek cephesi ile sermaye cephesinin mücadelesinde, emek cephesindeki yerinizi aktifçe alarak “1 Mayıs'ta gericiliğe ve sermayeye karşı mücadeleye gücünüzle güç katın!” üretime katılan gençler. 1 Mayıs'ta üretimi durdurarak, öğrenci gençler derslere girmeyerek alanlarda işçilerle birleşin! Özgürlük ve sosyalizm bayrağının yükseltilmesi mücadelesindeki yerinizi militanca alın. Türk ve Kürt işçi ve emekçileri, Kürt ulusuna yönelik soykırımlara dur demek ve faşist karşı-devrimin yasalaştırıp dizginsiz hale getirmeye çalıştığı devlet terörünü boşa çıkarmak gibi devrimci görevlerle karşı karşıyız. Bu tarihsel sorumluluğun bir gereği olarak bu 1 Mayıs yeni bir, çıkışın basamağı yapılmalıdır. Ebette boşuna değil bunca verilen şehitler, çekilen acılar ve dökülen kanlar. 1 Mayıslar burjuvazinin işçi ve emekçilerin kanını iliğini emip sömürerek kurdukları bu yeryüzü cennetinin yıkılmaya mahkûm olduğunun habercisidir. İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadelesi kurtaracaktır insanlığı kapitalizmin zulmünden ve sömürüsünden. Haydi, öyleyse, sömürü ve zulüm düzeninin yıkılışını hızlandırmak için gücümüzü birleştirip 1 Mayıs alanlarını dolduralım. Biji Yek Gulan! Yaşasın 1 Mayıs Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü! Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!
|
|