
Her yer “Çete” dolu!
Tarih: 13.04.2006 Saat: 13:45 Konu: Politika Haber
TC devletin temizliği ve örnek ülke olması palavrası bir yana Edirne Kapıkule'den Şemdinli'ye, Trabzon'dan Denizli'ye, Bursa'dan Samsun'a ve Uşak'a kadar ülkenin dört bir yanını çeteler sardı. Hatta darbe hazırlığı içinde olduğu iddia edilen çeteler bile ortaya çıktı. Peki, sağımızı solumuz saran ve yerde mantar gibi biten bu çeteler neye işaret ediyor? Kuşku yok ki devletin dipten doruğa çeteleştiği ve çetecilik üreterek kendini böyle ayakta tutmaya çalıştığını ve emekçilere gözdağı vermeyi hedeflediğini gösteriyor. Çünkü açığa çıkan çetelerin tümüde direk olarak devleti işaret ediyor. Çetelerin başında buluna yâda aktif militanları olanlara genellikle devletin güvenlik güçleri ve bürokrasi bağlantılar. Buda tüm yalan ve çarpıtmalara karşın, çetelerin adresinin devlet olduğunu gösteriyor. Devrimci ve özellikle Kürt özgürlük hareketine karşı devletçe kurulan ve ipleri
bırakılan kelle kulak avcısı infaz mangaları, gasp, hırsızlık ve çıkar elde etmek için oluşturulan menfaat organizasyonlarıyla çeteleşen bir devlet. Türkiye'yi bir ahtapot gibi sarıp sarmalayan çetelerin kimi darbe tezgâhlıyor, kimi 'terörle mücadele' adı altında bombalama yapıyor. Çeteler sınır kapılarından başlayıp Ankara'ya kadar uzanıyor. Son bir yılda, aralarında alay komutanı dâhil, birçok asker, istihbaratçı ve itirafçının bulunduğu 14 çete ortaya çıkarıldı. Ve hala bu sayıya her gün birileri ekleniyor. Şemdinli'den Ankara'ya, Silopi'den Bursa'ya, Kapıkule'den Habur'a Türkiye'nin dört bir yanında meydana gelen olayların altından üst bürokrasi, asker ve polis yetkilileri çıkmaya devam ediyor. Son bir yıl içinde gerçekleştirilen operasyonlarla ortaya çıkarılan çete sayısı şimdiden 14'e ulaşmış bulunuyor. Bu çetelerin bileşkesine baktığımızda karşımıza direk olarak devletin çıktığını görüyoruz. Buda çetelerle devletin organik ilişki içinde olduğunu söz götürmezce tanıtlıyor. Hatırlanacağı üzere 17 Şubat 2006'da Ankara Çankaya'daki Geyşam masaj salonuna gizli kamera yerleştirerek aralarında bazı bakan ve milletvekillerinin bulunduğu çok sayıda siyasetçinin uygunsuz görüntülerini kameraya kaydeden Kasım Zengin ve adamları için 'Küre Operasyonu' düzenlendi. Çete üyeleri arasında Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çakır da bulunuyor. 1 Mart 2006'da Bursa'da Jandarma Alay Komutanı Aydın Yeşil ile Uzman Çavuş Taşkın Akyüz “Çağrı operasyonu”nda, çıkar amaçlı suç örgütü kurdukları belirtilen 32 kişi ile birlikte gözaltına alındı. Aralarında PKK itirafçıları, Alay Komutanı Yeşil ve Uzman Çavuş Akyüz'ün de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, çetenin 3 kişiyi infaz ettiği belirtiliyor. Bütün bu suçlamalara rağmen Albay Aydın Yeşil çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Aralık 2005 yılında Kapıkule Gümrük Kapısı'nda görevli gümrükçü ve polislere yönelik rüşvet operasyonu kapsamında 55 gümrükçü, 19 polis olmak üzere toplam 74 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü Halil İbrahim Ekinci de yer aldı. Habur Sınır Kapısı'ndaki araç kuyruğunda günlük 40 bin dolar rüşvet dönmesi üzerine, ilçe emniyeti operasyon başlattı. Operasyonda aralarında astsubayların da yer aldığı 10 kişi gözaltına alındı. 14 Şubat 2006'da Trabzon'daki futbol, şike ve haraç olaylarına karışan çeteye yapılan operasyonda 4 kişi tutuklandı. Hakan Süleyman, kulüp yöneticileri ile bazı polis yakınlarının da adının geçtiği çetenin Trabzonsporlu futbolcular ile işyerlerinin kurşunlanması ve bir kişinin öldürülmesi olayına karıştıkları öne sürüldü. 2 Şubat 2006'da Milas'ta jandarma ve polisin ortaklaşa yaptığı 'Delta Operasyonu'nda, Muğla, Aydın ve İzmir'de çete kurup menfaat elde ettikleri iddiasıyla, aralarında Milas Ticaret Odası Başkanı Nazmi Doğru'nun da bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı, 30 kişi tutuklandı. 18 Şubat 2006'da 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın oğlu Murat Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 8 kişilik haraç çetesi, İstanbul'da tutuklandı. 5 Ocak 2006'da Sedat Peker bağlantılı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda silah kaçakçılığı, çek-senet tahsilâtı, haraç alma ve yaralama suçlarına karıştığı belirtilen 38 kişi gözaltına alındı. 25 Şubat 2006'da Samsun'da liderliğini Musa Şengün'ün yaptığı ve çeşitli suçlar işlediği öne sürülen 10 kişilik bir çete ortaya çıkarıldı. 22 Ocak 2006'da Gebze, Tuzla ve Pendik'te düzenlenen çete operasyonunda 14 kişi gözaltına alındı. Zanlılar arasında Mehmet Ali Ağca'nın bindiği Mercedes otomobilin sahibi Taner Çakıroğlu da yer aldı. 26 Aralık 2005'de Çorum'da 'Kafes Operasyonu'nda çete oluşturmakla suçlanan Serpil Çınar adlı bir kadının da aralarında bulunduğu 23 kişiyi gözaltına aldı. 1 Mart 2005'te mali polis, Rekabet Kurumu'na yönelik 'çete operasyonu' başlattı. Rekabet Kurumu Başkanı Mustafa Parlak'ın suç duyurusu ile başlatılan operasyon kapsamında, 5'i kurum çalışanı 8 kişi gözaltına alındı. 23 Mart 2005'te İzmir'de Ülkü Ocakları Dergisi Ege Bölge Başkanı Abidin Bilgin ve 20 adamı, suç örgütü kurdukları iddiasıyla gözaltına alındı. Uşak, İzmir, Manisa ve Maraş'ta 'Terminal operasyonu' adıyla yapılan operasyonda, ekonomik çıkar sağlamak amacıyla suç örgütü kurmaktan 26 kişi gözaltına alındı. Açığa çıkan çeteler çeteleşmiş devletin yalnızca küçük bir yüzünü gösteriyor. Aslında TC devleti dipten doruğa çürümüş ve çetecilikte medet umar durma gelmiştir. Bu bakımdan son bir yıl içinde onlarca çete operasyonunu yapılması ve bunların bir kapıdan girip diğer kapıdan çıkmaları ve çetelerin icraatlarına devem etmeleri aslında devletin çeteler karşı mücadele ettiği gibi bir görüntü yaratılması yığınlar nezdinden gittikçe yıpranan devleti temize çıkarma amacını taşımaktadır. Kendisi çeteleşmiş bir devletin çetelere karşı mücadelede başarılı olmasını beklemekte gerçekçi olmayacaktır. Bu bakımdan çeteler karşı mücadelenin çeteciliği üreten devlete karşı mücadele ile birleştirerek, politik temizliğin ancak devrimin demir süpürgesiyle gerçekleşeceği perspektifiyle ele alarak hareket etmeli ve kontrgerilla cumhuriyetine karşı her alanda mücadele etmeliyiz.
|
|