
IRAK'TA DİRENİŞ KARŞISINDA PARALI ORDU DÖKÜLÜYOR
Tarih: 15.07.2005 Saat: 00:00 Konu: Dış Politika
Irak işgaline karşı direnişin giderek yayılması ve geniş
yığınları içine çekmesi bu ülkede 140 bine yakın asker
bulunduran ABD’nin paralı ordusunu zorlamaya başladı. Irak
işgallinin uzaması ve söylenenlerin tam tersi gelişmelerin
yaşanması ve Irak’ın adeta ABD emperyalizmi için bir bataklık haline
gelmesi, Amerikan halkının “Irak hoşnutsuzluğu” kendisini sadece
anketlerde ifade etmiyor.
İşgalin belkemiğini oluşturan Kara Kuvvetleri, yeni asker
alma hedeflerinin hemen hiçbirini tutturamadığını açıklamak zorunda
kalması, Irakta direniş karşısında paralı askerlerin
tutunamadıklarını otaya koyuyor . ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon)
son verilerine göre, 30 Eylül’de sona erecek olan “2005 mali
kayıt yılı”nda bugüne dek Kara Kuvvetleri asker alma hedeflerinin yüzde
17 gerisine düştüğünü açıkladı. Yedek güçler hedeflerinin yüzde 20
gerisine düşerken, Milli Muhafızlar’da bu oran yüzde 24 kaldı.
Kara Kuvvetleri-ki ABD ordusunun bel kemiğini oluşturuyor-;
şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında, aylık asker
alım hedeflerini tutturamadı. Üstelik, o hedefleri aylık 6700
asker civarına düşürmesine rağmen.
Irak ve Afganistan işgallerine (orada da 18 bin ABD askeri
bulunuyor) katkısı daha düşük olan deniz ve hava kuvvetlerinin asker
alım hedeflerini tutturmuş olması, yaşananların tesadüf
değil, bilinçli bir tepki olduğunu ve gençlerin üç beş kuruş
karşılığı haksız bir savaşta yer almak ve kanlarını akıtmak
istemediklerini gösteriyor. Amerikan ordusu kağıt
üzerinde “gönüllü” ve “profesyonel” bir ordu, yani Türkiye’deki gibi
“her erkeğin askerliğini yapması” söz konusu değil. Ama Irak’ta ölen
“gönüllü”ler, yoksul Amerikalı gençlerin arasında dolaşıp onlara
çeşitli vaatlerde bulunan pazarlamacı-askerler tarafından
“tavlanıyor”. Gençlere, orduya katılırlarsa üniversiteye
girmeleri için kendilerine 70 bin dolar verileceği söyleniyor.
Veya, “Sadece 4 yıl orduda kal, geleceğini güvence altına
alacaksın” diyorlar. Tabii, “Irak’a gitme olasılığınız çok
düşük” diye eklemeyi ihmal etmiyorlar.
Bu vaatlerin neredeyse hiçbirinin gerçeği yansıtmadığı, genç
askerler tarafından kısa sürede anlaşılıyor. Ama artık çok geç
oluyor:Kurnaz pazarlamacılara kanıp orduya yazılan, üçüncü ayında
Irak’a postalanan ve birkaç ay içinde ölen veya sakatlanan Amerikalı
sayısı, hiç de az değil.
İşgale katılmaya karşı direniş, sadece asker alım
performansındaki düşüşte görülmüyor. Pazarlamacıların hedefi
haline gelen lise ve üniversitelerde, ciddi bir hareketlenme söz
konusu. Ülkenin dört bir yanında, şu ya da bu biçimde bir
araya gelen öğrenciler, asker pazarlamacıları okullarından
kovuyor, “Ordu dışarı” sloganlarıyla gösteriler yapıyorlar. Son
bir yıl içinde eyleme geçen okulların sayısı hiç de az değil: Hamline
Üniversitesi, California Üniversitesi, Seattle
Lisesi, Illinois Üniversitesi, Columbia Üniversitesi,
Holyoke Lisesi, New York Kent Lisesi, Güney Connecticut
Eyalet Üniversitesi, W. Patterson Üniversitesi, Santa
Monica Lisesi, San Fransisco Üniversitesi ve bunlar gibi yüzlerce
okul. . . Kimi okullarda eylemler kendiliğinden patlıyor,
kimilerinde ise, Bush ve işgal karşıtı ilerici-demokrat ve
devrimci öğrencilerin örgütlü mücadelesiyle.
Amerikalı gençlerin , haksız ve alçakça bir
işgalde, emperyalist tekellerin çıkarları için ölmek istememesi
doğal. Afganistan’da ABD ordusunu hedef alan saldırılar artarken,
Irak’ta öldürülen ABD askeri sayısı 1700’ü aştı. 10 bine yakın
sakat veya yaralı söz konusu. Direnişçilerin düzenlediği günlük saldırı
sayısı, neredeyse ortalamada 60’ı aştı. Medya, bize
sivilleri hedef alan ve her seferinde onlarca can alan bazı kör
terör eylemlerini yansıtsa da, Irak emperyalist işgale
karşı halkın direnişi bu değil. Bütün güçlüklere,
kışkırtmalara rağmen, halk içinde kök salan, dostun da düşmanın
da saygı duyduğu bir mücadele direniş söz konusu.
ABD’nin hem cephede, hem cephe gerisinde düştüğü bu zor
durum, saldırganları çok farklı bir yöne itiyor. Dış
İlişkiler Konseyi (CFR) sözcüsü ve New York Times yazarı Thomas
Friedman, 15 Haziran’daki yazısında, “Irak’ta yapılması
gerekenin , asker sayısını iki katına çıkarmak olduğunu” öne sürüyordu.
Yani Irak’taki ABD askeri sayısının bir anda 140 binden 280 bine
çıkması gerek! Peki, yukarıda açıklanan “gönülsüzlük” durumu bunu
mümkün kılıyor mu?Elbette hayır. Öyleyse, Friedman’ın
yazdıklarını, askerliğin “yaşı gelen herkes için zorunlu”
kılınması talebi olarak okumak yada zorunlu askerliği gündeme getirmek
gerekiyor.
Nitekim, Vietnam bozgunundan sonra rafa kaldırılan zorunlu askerliğin
geri geleceği iddiaları, bugüne dek Bush ve ekibi tarafından hep
yalanlandı. Ancak Friedman gibi, “komutanların sözcüsü” olarak
adlandırılan bazı adamların köşelerinde yazdıkları, konunun
Pentagon’da önemli bir gündem olduğunun işareti.
Eğer zorunlu askerlik yeniden tesis edilirse, bunu ABD’nin
Irak’ta kaybettiğine dair ilk önemli işaret saymak yerinde olur. Ama bu
olgular bir kez daha tanıtlıyor ki haksız savaşlar ve emperyalist
işgaller, işçiler ve emekçilerin direnişleriyle hak ettikleri
karşılığı alacak ve emperyalistlerin her şeye muktedir olamayacaklarını
ortaya koyuyor.
|
|