GENÇLIĞI TOPLUMSAL MÜCADELEDEN UZAK TUTMADA REKLAMIN YERİ
Tarih: 13.10.2005 Saat: 15:29
Konu: Gençlik Yıldızı


Burjuvazi pazarda malını daha fazla satmak ve rakipleriyle yoğun bir pazar paylaşımı mücadelesinde başarıyı yakalamak için TV'nin gelişimiyle görsel reklamlarını alabildiğine yaygınlaştırarak , yığınların günlük yaşamına her alanda müdahale ederek, onları yönlendirir bir duruma yükseltti. Burjuvazi yeniden üretim için ihtiyaç duyduğu sermayeyi hızlı bir şekilde üretime sokmak için kullandığı reklamı,aynı zamanda burjuva ideolojisi ve politikasını geniş yığınlara benimseterek onları teslim almanın başlıca araçlarından birisi haline getirmiştir.Burjuvazinin ideolojik ve politik değerlerini edebiyattan,sanata,tiyatrodan müziğe kadar kültürel etkinliklerin değişik alanlarında kitlelere benimsetilmeye çalışılan ahlaki görüşler,davranışlar ve düşünüş tarzı bugün reklam aracılığıyla daha kısa sürede ve etkili bir tarzda yapılmaktadır.

Aynı görüntüler uzun uzun ve sık aralıklarla tekrarlanarak gözlerimize ve kulaklarımıza hitap eden mesajlar veriliyor. Eğer reklamlardaki bu mesajlara karşı güçlü bir idelojik-politik donanım yoksa ister istmemez reklamların albeni görüntüsüne kapılınarak onun eseri olunmaktadır.Birkez bu reklamların etkisine girildikten sonra arkasının alınması söz konusu olmuyor. Adeta reklamın yönlendirdiği ve onun istemlerine göre hareket eden ve iradesini kaybetmiş bir kişi ve kişilerden oluşan toplum olup çıkılmaktadır.Sonuç olarak burjuvazi,malını tüketmede reklamları bir tüketimi teşvik eden araç olarak kullandığı gibi aynı zamanda burjuva ideolojisinin yeniden üretildiği ve yığınların burjuva değerlerin etkisi altına çekildiği bir araç haline getirilmektedir.
Burjuvazi bir yanda kolay yoldan tüketim çılgınlığını geliştirirken öte yandan ideolojik-politik değerlerini kolay yoldan şırınga ederek,toplumun en büyük kesimi gençliği teslim almaya ve toplumsal sorunlardan uzak tutarak,boyun eğici ve kapitalizmin kulu,kölesi olan bir gençlik nesli yetiştirmeyi hedeflediğinden dolayı reklamların ana hedeflerinden birisi gençlik olmaktadır.Nufüsun büyük çoğunluğunu oluşturmaları,tüketime dönük kişilikleri,henüz yaşam içindeki oturmamış konumları,en dinamik,gelişmelere ve yenilikçiliğe açık olmaları karşılaştıkları her yeni şeyi gerçekleştirme vb. gibi istemleri onları reklamın hedef kitlesi yapmaktadır.
Her fırsatı ve olanağı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasını bilen burjuvazi,gençliğin bu özelliklerinden sonununa kadar yararlanarak hem tüketimi artırmakta ve hemde faşist diktatörlüğe karşı gençlik tarafından gelişecek hareketleri reklamlarla,gençliğe benimsetilmeye çalışılan değerlerle engelleme ve etkisi altına alarak gençliğin devrimci mücadeleye güçlü olarak katılması ve enerjisini mücadeleye aktarmasının önünü almaya çalışıyor.
12 eylül faşist darbesi,gençliği apolitikleştirmek amacıyla bir yandan faşist terörü acımasızca uygulamaya sokarak gençliği silindir gibi ezdiği gibi,aynı zamanda bu saldırıları ideolojik-kültürel yozlaştırma ile birleştirerek gençlik politikanın dışına itilmeye ve bu yolla daha sıkıca düzene bağlanmaya çalışıldı.Eylülcülerin izinde yürüyen ardılları da bu aynı politikaları daha gelişmiş biçimleriyle pratiğe sürerek, gençliği çok yönlü ateşlerle zehirlemeye ve uyuşturarak etkisiz kılmaya çalıştılar.
Gençliğin kendi geleceğini karartan burjuva ideolojisinin tutsağı olması için reklamlar da gençliğin istemleri ve özlemleri,özgürlük ,isyan,eşitlik,başkaldırı,aşk sevgi vb. kavramlar başlıca temalar olarak devreye sokuldu.Daha çok emekçi halk gençliğinin faşizm ve sermaye düzenine karşı mücadelesinde kullanmış olduğu şiarlar,burjuvazinin tüketim çılgınlığını teşvik eden reklamların unsuru haline getirilerek gençlik, kendi talepleri ve istemleriyle vurulmaya yönelindi.
Gençliğin burjuva değer yargıları içine çekilerek reklam aracılığıyla hedef kitle olarak kullanılmasında özgürlük kavramının önemli yeri olmuştur. Yüzyıllardır insanlığın toplumsal mücadele ve doğaya karşı savaşımında hep özgürleşmek hedefiyle savaşmıştır.Bundan dolayı, burjuvazinin özgürlük kavramını reklamlarda en çok kulanılması tesadüfi değildir.
Eşitlik,özgürlük ve kardeşlik şiarıları emekçilerin ezen ve sömürün egemen sınıflardan kurtulma,yeniyi kurma isteğinin en açık ve çarpıcı ifadesi olmuştur.Bu kavram,işçi,emekçi ve özellikle gençlik üzerinde büyüleyici etki bırakmıştır.İşte burjuvazinin reklam uzmanlarının tüketim nesnelerini gençliğe sunmada özgürlük,eşitlik vb. gibi yenilikçi ve değişim istemi kavramlarını kullanmalarının nedeni daha iyi anlaşılmaktadır.
Elbette burjuvazi reklamlarında özgürlük yalnızca dış görüngü ve hayal dünyasında kazanılacak sanal bir olay bir imge olarak gösterilmeye çalışarak içecek,giyecek,yiyecek vb. reklamlarında kullanarak,insanla insanlar arasındaki ilişkiden,yani üretim tüketim ve bölüşüm sürecinde kurulan ilişkilerde kopuk maceraya dayalı bir ilişkili olarak gösterilmeye çalışılıyor.Bir içecek reklamında ellerindeki içecekler içtikten sonra kendilerini şalaleye atarak özgürlüğün tadını çıkardıklarını yüzlerindeki sevinç ve attıkları çığlıklarla dile getirilen  gençlere benimsetilmeye çalışılan sanal özgürlük anlayışı, gençliği kendi asıl ve toplumsal sorunlardan uzaklaştırarak özgürlük yalnızca içmek,uçmak ve gerisini boş vermek olarak gösterilmektedir.
Ne kadar gizlenmeye ve üzeri kapatılmaya çalışmış olursa olsun ortada olan bir gerçek var ki oda,insanın özgürleşmesi mücadelesinde baş engeli oluşturan mevcut ekonomik,politik düzendir. Yani , bütün üretim araçlarını ellerinde bulunduran bir avuç egemen sınıflar bütün özgürlük,eşitlik ve kardeşlik istemlerinin ve  taleplerinin karşısındadır. Buradan olarak gençliğin ilk elde çatışmaya girmesi, egemen sömürücü burjuva devletini hedef alan bir mücadele içinde olması, özgürlüğün yakalanması bakımından başat bir rol oynamaktadır.
Burjuvazi tarafından beslenen reklamların,özgürlük,isyan,başkaldırı vb. eylemlerini mevcut ekonomik,toplumsal ve politik sistemin dışına taşıyarak ele almaları kaçınılmazdır.Başka türlü gençliği kendi amaçları doğrultusunda zehirleyerek tutmaları ve gençliğin enerjisini,yenilenme ve değiştirme istemini denetim altına alarak boğma olanaklı değildi.Kapitalist toplumda insanların ilişkilerini bütünsellik içinde dikkate aldığımızda doğayla kurulan bu şelalede uçarak içmek,dağ başlarında araba kullanmak,ayakkabının üzerinde uçarak yada bir kolonya,deodorantın kokusuyla okyanuslarda dolaşmak,uçmak vb. gibi toplumsallıktan sıyrılmış doğayla kurulan bu sanal ilişki, kuşkusuz gençliğe özgürlük değil,kölelik getirmektedir.
Gençliğin özgürlük,sevgi ve gerçek aşk istemlerini ve özlemlerini gemleyen ve engelleyen işbirlikçi tekelci burjuvazi ve büyük toprak sahiplerinin egemenliğidir.Bu bakımdan gençliğin özgürlük istemlerinin gerçek olması,reklamlarda yaşanan sanal özgürlük görüntüleriyle hiç bir zaman olmayacaktır.Eşitlik,özgürlük ve kardeşliğin düşmanı olan egemen sınıfların egemenlik aracı olan ve gençliğe kölelikten,sömürülmekten,boyun eğmekten,uyuşturucu ve fuhuşun bataklığına sürülmekten başka bir şey vermedi,veremez de.
O halde gençlik olarak,mevcut ekonomik, politik ve toplumsal sisteme başkaldırmadan ve bu faşist düzenin devrimle yerle bir edilmesi için devrimci mücadeleye katılmadan,sınıfın safında yıkılmaz bir birlik oluşturmadan özgürlük ve eşitliği yakalayıp sömürüsüz, baskısız bir dünyada kardeşçe yaşamak söz konusu olamaz.Reklamların sanal özgürlük,isyan,başkaldırı vb. görüntülerine aldanmadan,burjuvazinin idelojik-politik bombardımanına geçit vermeden geleceğimizi ellerimize almak için örgütlenip, devrimci mücadeleyi geliştirerek,burjuva düzeninin iki yüzlü sahte cennetini yere çalalım.






Bu haberin geldigi yer: DHB
http://www.halkinbirligi1.net

Bu haber icin adres:
http://www.halkinbirligi1.net/modules.php?name=News&file=article&sid=175