GÜNEY KÜRT FEDERE YÖNETİMİNİN YEDEKLENMESİNİ NEYİ ÇÖZECEKTİR?
Tarih: 18.07.2008 Saat: 12:57
Konu: Kürdistan


29. Kürt isyanını ezip dağıtmak için şeytanla bile aynı çuvala girmekte besi görmeyen TC devleti ABD emperyalizminin de  dayatmasıyla  PKK hareketinin ezilip dağıtılması ve etkisiz hale getirilerek sistem içinde Kürt direnişinin etkisiz hale getirilmesini  hedefleyen kuşatma harekatı, Kürt Federe Yönetimi’nin yedeklenmesi ve Özal’ın “ Kürtlerin hamiliğini yapmalıyız” gerici politikanın yeniden öne çıkarıldığına tanıklık ediyoruz. Peki faşist MGK diktatörlüğü ve emir eri AKP hükümeti’nin Güneyli Kürt Federe Yönetimini yedekleyerek Kürt direnişi ezme politikası  neyi çözecek ve  neye hizmet edecektir?  Gerçektende iddia edildiği gibi bu kirli yolla Kürt sorunu çözülecek mi?
Bilindiği üzere yakın zamana kadar Güney Kürt Federe Yönetimi’nin filli olarak bir devlet gibi davranması ve Irak da özel bir ağırlık sağlaması yakın döneme kadar TC devleti için  kırmızı çizgi olarak görülüyor ki. Ne ki yakın zamana kadar Güney Kürdistan Yerel Yönetimi ABD emperyalizmi’nin egemenliği altında olsa bile TC devletinin bölgede istediği biçimde hareket etmemesinden dolayı  sorun olarak görülüyordu. Ne zaman ki ABD emperyalizminin PKK hareketini darbeleyip etkisiz hale getirilmesinde  TC devletiyle işbirliği içinde hareket etmeye yönelmesi, TC devletinin Güney Kürdistan yönetimine karşı politik tutumunda değişiklik yapmayı zorunlu  hale getirdi.  Nitekim son MGK toplantısında alınan; “Irak’taki bütün grup ve oluşumlarla ilişkilerin sürdürülmesi” kararı bu gerçeğin açık ifadesiydi ve PKK’ nin her bakımından kuşatılarak etkisizleştirilmesini  hedefliyordu.
Kuşkusuz bu kararın, Kuzey Irak’taki Kürt Federe Yönetimi’yle ilişkilerin düzeyinin yükseltilerek legalleştirilmesi anlamına geldiği apaçıktı. Bugüne kadar alttan alta ilişkiler sürdürülürken, basında ve resmi açıklamalarda; Barzani’nin yaptığı sıradan, kendi topraklarındaki askeri operasyonları protesto etmesini bile “çizmeyi aşmak”, “ Türkiye’ye hakaret etmek” ,” densizce davranmak “ olarak gösteriliyor; Barzani’ye aşağılayıcı sıfatlar yakıştırılıyordu.
Ama MGK kararından sonra, dün Barzani için sövüp sayan, hakaret eden Mehmetçik medya   180 derece çark ederek  ağız değiştirdi. Şimdi Barzani Türkiye’nin dostu olarak gösterilirken Kürt Federe Yönetimi de, artık “Türkiye’nin milli bütünlüğünü tehdit eden bir oluşum” olarak görülmüyor. Hatta Kürt Federe Yönetimi artık, Irak’ın toprak bütünlüğünün bozulmasının bir unsuru olarak bile görülmüyor!
Devlet istihbaratına yakın kaynaklardan beslenen kimi yorumcular, analizciler; Irak’taki Güneyli Kürtlerin Irak’tan ayrılıp Türkiye’ye bağlanmak için başvuru hazırlığı yaptıkları doğrultusunda palavra haberler yapmaktan geri kalmadılar. Bazıları ise Özal’ın Kürt sorununa yaklaşımı ve Ortadoğu’daki tüm Kürtleri Türkiye’nin himayesine alma planlarını yeniden gündeme getirecek kadar ileri gitmekten sakınca görmediler.
Doğrusu bu politika değişikliği sadece Türkiye cephesinde de değil. Barzani cephesinde de büyük bir rahatlama, Türkiye ile “balayı günleri”nin yakın olduğunu düşündüklerini gösteren tutum değişiklikleri gözleniyor. Dahası Barzani, Türkiye kendisinden bir adım bekliyorsa iki adım atıyor. Nitekim sadece son 1 ay içinde; önce Türkiye’nin savaş uçaklarının Kandil’i bombalaması üzerine, ( eskiden bombardımanı eleştirir di ) PKK’ yi “terörü politik bir araç olarak kullanmak” la suçlayan Barzani, kendi topraklarının yabancı silahlı kuvvetler tarafından bombalanmasını görmezden gelerek, PKK’ ye, “Irak’ta ya da başka ülkelerin topraklarında terör eylemleri sürdürmemesi” çağrısında bulundu.  
Yetmedi, kendisiyle görüşmek isteyen DTP milletvekillerinden oluşan heyeti de geri çevirdiği belirtiliyor. Hani, bu geri çevirme, Başbakan Erdoğan’ın; “ PKK’yı terörist ilan etmeden DTP’ li vekillerin ellerini sıkmam, makamımda kabul etmem ” demesine çok benziyor. Tabii Barzani böyle demiyor; ama görüşmelerin mümkün olmadığı bir tarihte randevu vererek, DTP heyetini başından savıyor.



Genelkurmay Başkanlığı’nın 1 Mayıs 2008 günü Kandil’e yönelik hava saldırısı sonrasında yaptığı açıklamalardan anlaşılmaktadır ki, Türkiye, Kuzey Irak’a yönelik hava saldırılarını giderek daha da etkinleştirerek sürdürecektir. Hatta bir “kara harekatı” için hazırlıkların yapıldığı da söylenmektedir. Ve öyle anlaşılmaktadır ki; bundan sonraki hava ve kara harekatlarında Barzani’nin de desteği ile harekat yapılması gündemde olacaktır.
Gerçi Barzani, “Kimse bizden PKK ile savaşmamızı beklemesin” demektedir ama; “savaşmanın” da bin bir yolu vardır. Örneğin ABD, PKK ile “savaşmamakta” ama; istihbarat desteği vererek, Irak’ın hava sahasını ve topraklarını Türkiye’nin askeri harekatına açarak savaşa en dolaysız desteği vermektedir. Barzani de en azından kampları kuşatmaktan, lojistik hizmetleri engellemeye kadar pek çok yolla savaşa katılabilir. Nitekim Barzani’nin çok şiddetli bir bombardımana hedef olmuş olan PKK’ ye, “Teröre başvurmaktan vazgeç!” çağrısı, bunun işaretlerini vermektedir.
Son gelişmeler göstermektedir ki ; Türkiye PKK’ yi şimdi Barzani cephesinden de kuşatmaya çalışıyor. Bu; İran, ABD,  Irak,  Barzani tarafından kuşatılan PKK’ ye içeriden de darbe vurmak için bir yandan Kuzey Irak’ta, öte yandan da içeride operasyonların yoğunlaşması anlamına gelmektedir.
Ne var ki 24 yıldır olanlar, askeri bir başarının olanaklı olmadığını göstermektedir. Bu sadece Kürt sorununda acıların daha da derinleşmesini sağlayacak ve TC devletinin çıkmazını derinleştirecektir. TC devletinin Kürt sorununu imha ve inkar politikasıyla çözme çabalarının her bakımından emekçileri derinden vurduğu gerçekliğini dikkate aldığımızda, halkların kardeşliği ve özgürlüğü temelinde onurlu barış istemlerinin yükseltip yaymanın  daha bir aciliyet taşıdığını gösteriyor. Tersi durumda  ; TC devletinin Güneyli Kürt yönetimini tanıması, ilişkilerin normalleştirilmesi, Türkiye’nin kendi Kürtlerinin özgürlük taleplerinin ezilmesi için bir dayanağa dönüştürmesi olasılığının hiç de zor olmayacağını gösteriyor.







Bu haberin geldigi yer: DHB
http://www.halkinbirligi1.net

Bu haber icin adres:
http://www.halkinbirligi1.net/modules.php?name=News&file=article&sid=1404