
ÖSS’DE KÜRT İLLERİ YİNE EN BAŞARISIZ
Tarih: 18.07.2008 Saat: 12:53 Konu: Gençlik Yıldızı
Hemen her alnda ikinci vatandaş müamelesi gören Kürtler üniversite sinav sonuçlarında da aynı eşitisz duurmun srüp gitiiğini gösteriyor. 2008 Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçları açıklnadı. Bu açıklamada bir buçuk milyon öğrencinin katıldığı sınavda en başarısız iller sırasıyla Ardahan, Hakkari, Şırnak, Artvin, Ağrı, Bitlis, Siirt, Bingöl, Mardin ve Rize oldu. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, en başarısız illeri açıklarken listede Artvin ve Rize’nin bulunmasına özellikle dikkat çekti. Yarımağan, “Doğu ve Güneydoğu’nun dışında da başarısız iller var” diyerek, başarısızlığın bölgesel (aslında ulusal) karakterini gizlemeye çalışıyor. Elbette birçok Anadolu kentinde eğitimle ilgili çözüm bekleyen yığnla sorun yaşanıyor ve bu durum haliyle tabloya ‘başarısızlık’ olarak yansıyor. Neki Kürt illerinde eğitimin olağanüstü koşullarda ve düşük yoğunluklu savaş oratmında yapıldığı biliniyor: 60-70 kişilik sınıflarda eğitim verilmesinden çocukların tarlalarda çalışmak üzere aylarca okullarından uzak kalmasına, öğretmen açıklarından taşımalı eğitime ve askeri kışlalarla iç içe olan Yatılı Bölge Okullarına kadar eğitimde acilen çözülmeis gerekn yığınla sorunlar yaşanmaktadır. Ama Kürt illerindeki ‘başarısızlığın’ tek nedeni lbette bu sorunlar değildir. Kürt çocuklarını eşitsizliğin en dibine sabitleyen asıl gerçeklik, bu çocukların sonradan öğrendikleri ve dolayısıyla anlama, yorumlama bakımından problem yaşadıkları kendi anadilleri dışında bir Türkçe ile sınavlara girmek zorunda bırakılmasıdır. Bilindiği üzere, Dil ile düşünce arasındaki ilişki; insanların kendi anadilleri dışında bir dille eğitim görmek zorunda bırakılmasının eğitim sonuçları üzerine konunun uzmanları tarafından yapılan araştırma ve değerlendirmeler, Türkiye’de de genel kabul görmekte; ama iş Kürtçe eğitime geldiğinde, bu bilimsel gerçekler yok sayılmakta ve bölücülük olarak yargılanarak yasaklanmaktadır. Keza, ÖSYM Başkanı Yarımağan’ın sınav sonuçlarını açıklarken söyledikleri ise bu gerçekliği örtmeye yöneliktir. Kürt ler uzun zmandan bu yana anadilde eğitim için mücadele yürütüyorlar. Geçnelerde Diyarbakırda toplanan ‘Kürtçe Öğrenim ve Eğitim Konferansı’nda “Kürt dilinin Anayasal güvenceye alınarak ilköğretimden üniversiteye kadar eğitim dili olarak kabul edilmesi” ve bunun ilk adımı olarak “üniversitelerde Kürdoloji bölümleri ve Kürtçe öğretmenleri bölümleri” açılması talebi dillendirildi. Konferansta dillendirilen bu talebin, eğitimdeki eşitsizlik tablosunun değiştirilmesi ve eğitimin demokratikleştirilmesi için belirleyici bir önem taşıdığı açıktır. En temel insani haklardan biri olan anadilde eğitim hakkının kabul edilmesi, Kürt sorunu karşısında geliştirilen inkarcı ve imhacı önyargıların yıkılmasını sağlamakla kalmayacak; Kürtlerin ulusal varlığının ve ulusal demokratik istemlerinin kabul edilmesi mücadelesinin önünü de açacaktır. Kürtçe televizyon kurma hazırlığı yapan AKP Hükümeti’nin, Kürt halkının istemleri karşısında samimiyetinin en önemli ölçütlerinden biri de Kürtçe eğitim-öğretim konusundaki tutumu olacaktır. Her konuşmasında Kürt dili ve Kültürünü ‘zenginliğimiz’ olarak gördüklerini söyleyen Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümeti, bölgenin bütün kentlerinde ‘tabela üniversiteler’ kurarken acaba neden bu Kürt dilinin korunması, geliştirilmesi için bölümler kurulmasına ayak diremektedir? Bölgede kurulan üniversitelerde Kürt dili, kültürü, tarihini araştırmak, geliştirmek için neden Kürdoloji bölümleri açılmamaktadır?
Eğitimdeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması, eğitimin demokratikleştirilmesi ve anadilde eğitimin önünün açılması, Kürt sorununun çözümü ve demokratiksi mücadelesinin öncelikli sorun/taleplerinden biridir. Eğitimdeki adaletsiz, ayrımcı faşist şovenist tablonun değiştirilmesi; başta,halkalırn demokrasi ve özgürlüğü için mücadele eden güçlerin, öğrenci, veli ve bütün emekçi güçleri birleştirecek bir birleşik mücadele anlayışı içinde hareket etdilmesini zorunlu kılmaktadır.
|
|