DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
HANİ KÜRTÇE KONUŞMAK YAZMAK YASAK DEĞİLDİ SEÇİMLERDE KÜRTÇE KONUŞMAK YASAK
Kürdistan
Kürtçenin artık yasak olmadığı ve Türkiyenin böylece demokratikleştiği palavraları almış başını yürümüştü . Neki durumun hiçde böyle olmadığı seçimlerde bir kez daha ortaya koydu . Siyasi Partiler Kanunu değişmedi. Ve seçimlerde Kürtçe propaganda yapılması bir kez daha yasaklandı. Kürtlere kendi ana dillerinden ulaşmak yasklar paketinin içinde yer aldı ve Kürtçenin artık yazma-konuşma özgürlüğüne kavuştuğu yalanıda yere dökülmüş oldu

Generaller ve emir eri burjuva düzen partileri Kürtçenin serbestleşmesini ve okullarda eğitim dili olarak kullanılmasını bugüne kadar hep bölücüğü geliştirdiği ve Kürtlerin ulusal duygularını pekiştiridiği ve asimilasyonu önleyici olduğunu söylerek Kürt diline düşmanlık politikası izleyerek,yasaklarlar Kürtçeyi unutturmaya ve Kürt sanat ve kültürünün gelişimini kötürümleştirmeye çalıştılar. Türkiyede İngilizce,Fransızca seçmeli dil hatta bazı okullarda zorunlu eğitim dili ama 20 milyonluk Kürt dili yasak ve resmen hala bir dil olarak tanınmıyor ve yasak olmaya ve üzerinde bin bir baskı ve kuşatma devam ediyor. Faşist diktatörlük Kürtlerin dilinden bile bölücülük arayacak kadar faşist şovenist histerinin içinde debeleniyor.



Seçim yasasına göre her bakımdan ayrıcılık ve yasaklık kokakn Siyası partiler ve seçim yasalarına göre seçimlerde milletvekil adaylarının yada onları destekleyenlerin “Rojbaş” (Günaydın) ve “Silav ji were” gibi Kürtçe selamlamlar ve Türkçenin dışındaki her kelime yasak ve bunu kullandıkları durumda seçim yasalarına muhalefette ve bölücülük yapmaktan dava açılacak. Siyasi Partiler Kanunu’nun (SPK) birçok maddesi olduğu gibi miting alanlarında, kapalı açık toplantılarda, afiş, pankart, bildiri, plak, ses ve görüntü bantları ile her türlü propaganda malzemesinde Kürtçe yasağı devam ediyor.
Nedeni ise ısrarla korunan Siyasi Partiler Kanunu’nun birçok maddesinde olduğu gibi 81/c maddeside yasaklıyor Kürtçe konuşmayı. SPK’nin “Azınlık Yaratılmasının Önlenmesi” başlıklı 81. maddesinin c fıkrası şöyle: “Tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde, açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında Türkçeden başka dil kullanamazlar; Türkçeden başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar; bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da yapılmasına kayıtsız kalamazlar. Ancak, tüzük ve programlarının kanunla yasaklanmış diller dışındaki yabancı bir dile çevrilmesi mümkündür.”
Yasağa uymayanları ise, tıpkı geçmişteki olduğu gibi ciddi soruşturmalar ve cezalar beklüyor. Geçmişte Kürt politikacılara yönelik uygulanan yasak, 22 Temmuz’da düzenlenecek genel seçimlerde mitinglerde Kürtçe selamlama, Kürtçe konuşma, Kürtçe afiş, pankart, döviz vb. görsel malzemeler Kürtçe şarkı çalmak suç sayılacak. Yasağa uymayanları 6 aydan az olmamak şartıyla soruşturma ve hapis cezası bekliyor.
DTP ve “Bir umut “ İttifak adayları, Kürçe propoganda yaşağını anti-demokratik olarak değerlendiriken, burjuva düzen partileri yasağın kaldırılması taraftarı değiller. Çünkü kürtçe propoganda yapmayı “bölücülüğe güç verriyor” olarak değerlendiriyorlar.
Nitekim DTP Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu, yasanın antidemokratik niteliğine dikkat çekerek, değiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kürt halkı gerçekliğinin artık görülmesi gerektiğinin altını çizen Aydoğdu, “Halkın büyük bir kısmı Türkçe bilmiyor ve Türkçe anlamıyor. Kendisini Kürtçe ifade etmek istiyor. Köylere gittiğimizde insanlara kendi anadilimizi ve hedeflerimizi anlatamayacağız. Bizi anlamayacaklar. Bu aşamada çok ciddi bir sıkıntıdır” diye konuştu
Burjuva düzen partileri devletin yasalarına karşı boyunları kılda ince olduğunu söyleyerek, Kürtçe propoganda ve ajitasyonu etmeyi yasaklayan anti-demokratik yasaya uyacaklarını söyleyerek, kürtlere kendi dillerinden seçim propogandası yapılmamasını doğal karşılıyorlar. Onlar için Kürtlerin hiç bir değeri yoktur,varsa yoksa devletin faşist yasakçı zihniyetin devam etmesidir. Milyonlarca kürt emekçisinin kürtçeden başka dili anlamadığı gerçekliğini dikkate aldığımızda durum daha iyi anlaşılacaktır. Kürtlere kendi dillerinde propoganda yapmak ve onlarla yakın iletişim kurmak yasaklanmış olmaktadır. Böylece “demokratikleşiyoruz” sözleirnin ne kadar iki yüzlü ve yalan olduğunu, Kürtçenin yasallaştığı iddialarınında tümüyle palavra olduunu österiyor. Kürt dili üzerindeki yasklar kaldırılsın ve tüm dilelr özgür olsun.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Kültür Sanat

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.12 Saniye