DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
YOKSULLUK EN ÇOK ÇOCUKLARI VURUYOR
Gençlik Yıldızı
Yoksulluğa karşı mücadelede büyük ilerlemeler sağladıklaır yalanını söylemekten geri kalamyan AKP hükümeti ,işsizlik,yoksulluk ve gelir adaletsizliği makasının emekeçiler aleyhine açılmasına gözlerini kapatarak orada duran yoksulluğun yıkıcı sonuçlarını görmek isetmiyor. AKP hükümeti yerli ve yabancı zenginleri dahada zenginleştire dursun yoksulluğun yıkıcı sonuçlarını görmek istemiyor. Bir yandan açlıktan ölmemek için çöplerde ekmek kırıntısı toplatanlar, yaşamlarını sürdürmek için hırsızlık yolu tutanlar, bedenlerini satmak zorunda kalan kadınlar öte yandan hergeçen gün çocuklarını çocuk esirgeme kurumlarına bırakmak zorunda kala emekçiler. Son yıllarda Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK’te) nda kalanların yüzde 72’si yoksulluk nedeniyle terk edilmiş çocukların oluşturması yoksulluğu ve işsizliğin en başta çocuklaır vurduğunu gösteriyor.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çocuk yuvalarında kalan çocuklar arasında yapılan araştırma, çocukların yüzde 71.6’sının yoksulluk nedeniyle aileleri tarafından yuvaya bırakıldığını ortaya koyuyor. Sadece bu araştırma bile tabloyu yaratan burjuva kapitalist sistemin savunucularının sorunları çözmeyeceğini ortaya koymaya yetiyor.
Hed zaman olduğu gibi bu genel seçimlerde de meydanlara inen bu düzen partilerinin liderleri, bol keseden vaatlerde bulunarak yoksulluk başta olmak üzere birçok sorunu çözeceklerini söylüyorlar. Bu vaatler pompalayan partilerin oluşturdukları tablo, verilen vaatlerin kof bir balondan ibaret olduğunu gösteriyor.
SHÇEK tarafından yapılan araştırmaya yer verilen Meclis Çocuk ve Gençlerdeki Şiddeti Araştırma Komisyonu’nun raporunda, yuvalarında kalan çocukların yüzde 71.6’sının yoksulluk nedeniyle aileleri tarafından yuvaya bırakılmalarının yanı sıra çocukların durumuna ilişkin önemli tespitler yer aldı. Raporda çocukları yuvaya iten diğer nedenler arasında ise terk, anne-babanın ölümü, fiziksel ve duygusal istismar, anne ya da babanın cezaevine girmesi de bulunuyor.




Meclis Çocuk ve Gençlerdeki Şiddeti Araştırma Komisyonu’nun raporunda, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun (SHÇEK) yuvalarda kalan çocuklara ilişkin araştırmasına yer verildi. Raporda, SHÇEK Genel Müdürlüğü’ne bağlı 109’u yetiştirme yurdu, 99’u çocuk yuva, 36’sı çocuk evi, 10’u sevgi evi kompleksi olmak üzere toplam 256 birimde 0-12, 13-18 yaş gruplarında olmak üzere toplam 13 bin civarında çocuğun barındığı kaydedildi. Yuvalardaki çocukların koruma altına alındığı ortalama yaşın 6.7 olduğu belirtilen raporda, bu çocukların ortalama 3.1 yıl kurumlarda tutulduğu kaydedildi. Raporada, çocukların yüzde 71.1’i kendi aileleri, yüzde 12.8’i de akrabalarının başvurusu üzerine yurtlarda koruma altına alındı.
Raporda yer alan araştırmanın en önemli bulgusu ise “Çocukları yuvaya iten nedenler arasında yoksulluğun ilk sırada geldiği” oldu. Araştırmaya göre, yuvalardaki çocukların koruma altına alınmasının birinci ve en önemli nedenini, yüzde 71.6 ile ekonomik ve sosyal yoksunluk oluşturuyor. Araştırmada, ayrıca “Diğer nedenlerden en az biri daha söz konusu olmaksızın yalnızca ailenin ekonomik ya da sosyal yoksunluğu nedeniyle koruma altına alınan çocukların oranı yüzde 38’dir” denildi. Araştırmaya göre, çocuğu yuvaya iten nedenler arasında, yoksulluğu yüzde 25.6 ile terk, yüzde 24.8 ile anne ya da babanın ölümü, yüzde 7.5 ile ailenin fiziksel ve duygusal istismarı, yüzde 6.8 ile üvey anne ya da babanın çocuğu kabul etmemesi, yüzde 5.6 ile anne ya da babanın cezaevine girmesi izliyor.
Çocuğun koruma altına alınmasına yol açan diğer nedenler arasında ise anne ya da babanın psikolojik rahatsızlığı, ensest ilişki, doğal afet, aile dışı cinsel istismar, çocuğun özürlü olması, töre cinayeti riski, ebeveynin özürlü olması, evlilik dışı, ailenin çocuğu suça yöneltmesi yer alıyor. Raporda yer alan araştırmada, çocuklardan yüzde 5.2’sinin babasının, yüzde 1.7’sinin ise annesinin halen hükümlü olduğu vurgulandı.
Araştırmaya göre, yuvalardaki çocukların herhangi bir kötü alışkanlığı olan babalarının yüzde 83’ü, annelerinin de yüzde 48’i alkol bağımlısı. Bu oranları, annelerin kötü alışkanlıkları arasında yüzde 32.1 ile fuhuş, babalarınkini de yüzde 20.6 ile kumar alışkanlığı izliyor.

" Çocuklarımız geleceğimiz" kuyruklu yalanıyla ortaklıkta caka atan sermayenin çıkarları için bir gecede onlarca yasa çıkartmaktan geri kalmayan emperyalizmin işbirlikçi hükümetler, iş emekçilere ve çocukların yaşamlarının iyileştirlmesi ve yoksulluğa karşı mücadele söz konusu oluncak akan sular duruyor ve kaynak bulunamıyor. Gelir kaynaklarının yerli ve yabancı tekellere yüksek borç faiz ödemesine ayıran ve daha dünyaya gözlerini açtığın itibaren yüklü borçla doğan çocukların gelecekleri, kapitalist Türkiyede değil, işçilerin ve emekçilerin iktidarı ellerine aldık sosyalist Türkiyede dir. Onun için devrimin Türkiyesini yaratmak için mücadele yürütmeli ve çocuklarımızın insanca yaşayacağı ve mutlu olacakları, şekerde yiyebilecekleri bir dünya yaratmalıyız.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Gençlik Yıldızı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.17 Saniye