DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
TEKELLER ÇOCUKLAR KOBAY OLARAK KULLANIYORLAR
Gençlik Yıldızı
Emperyalist kapitalist sistem karını azamileştirmek için insanlığı her bakımdan yıkıma uğratmak her şeyi kullanmaktan sınır tanımaz. İnsanlık ve özgürlük adına olmadık yalanları söyleyen emperyalist sistemin kalemşorları, yaşanan gerçekleri görmez, ortada duran gerçekleri olguları ve her açıdan insanlık için yüz karası olduğunu gizlemeye çalışır. Ne ki yaşanan örneklerin emperyalistlerin canlılar ve özelliklede insanlık için her bakımdan yıkım ve yoksulluk ürettiğini gizlemeye yetmiyor.

Keza, ilaç ve sağlık sektöründe tekelleşme ve kar marjının yüksek olması, emperyalist küreselleşmenin insanlık için yol açtığı felaketlerin belki de en sert görünümlerinden birini oluşturuyor. Ölümle yaşam arasındaki tedavi amaçlı zorunlu olan ilaç üretiminde ve geliştirilmesinde , insanın en masum ve savunmasız hallerinden birinde tiksinti ve utanç verici bir görünüm alıyor.

Nijerya halkı, bugünlerde, dünyanın en büyük ilaç tekeli olan ABD’li Pfizer’ın 1996 yılında Nijeryalı çocuklar üzerinde yaptığı ilaç denemelerine ilişkin dava ile uğraşıyor.

1996 yılı Nisan ayında, Dünya Sağlık Örgütü ve Pfizer, Kano’da gelişen ve 3000 ölüme yol açan kızamık, kolera ve menenjit salgını esnasında “gönüllü yardım” gerekçesiyle bölgeye gitmişlerdi. Devlet ve hastane yetkililerine ve kobay ailelerine bilgi verilmeksizin 192 çocuk üzerinde gizlice deney yapıldı. Deneyler, gelirleri tedaviye yetmeyen tıbbi bakıma muhtaç yoksul ailelerin çocukları üzerinde, tıbbi yardım bahanesiyle gerçekleştirildi ortaya çıkmıştı.




 

Kısa adı Trovan olan trovafloksasin mesilat isimli ilaç deneyi sonucu 11 çocuk yaşamını yitirmişti. Trovan kullanılan çocukların tümünde ağır beyin hasarı, kısmi felç, körlük ya da tam sağırlık gibi geri dönülmez sakatlıklar tespit edilmişti.

İlaç, tüm potansiyel kullanım alanları için ABD İlaç ve Gıda Başkanlığı'ndan (FDA) patent alındığı takdirde firmaya 1 milyar dolar satış getirecek önemli bir yeni ürün olarak görülüyordu. Pfizer, 1996 yılı başında geniş çaplı bir deneye girişerek, dünya çapında binlerce insan üzerinde deney yaptı. FDA’nın ilk aşamada dar bir alanda kullanım için patent vermesi üzerine, 1998’de piyasaya sürülen ilacın satış rakamı, sadece ilk bir yıl 160 milyar doları buldu. Ancak kullanımın ardından, ölümlerin ve ciddi karaciğer hasarlarının rapor edilmesi üzerine FDA 1999’da, ilacın kullanımını, tedavi ihtimali çok düşük olan ağır hastalarla sınırladı. Avrupa’da tamamen yasaklandı. Çocuklar üzerinde kullanımı ise asla onaylanmadı.

Kano Mahkemesi, Pfizer'ı deneyin yanı sıra şu nedenlerle de suçluyor: Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün de alternatif bir tedavi sunduğunu ailelerden gizlemesi, kobay olarak seçilen çocukların gerçekten menenjit olup olmadığının tespit edilmemesi, ilaçlı tedavinin ilk aşamasından sonra iyileşme kaydetmeyen çocuklara yönelik tedavi yönteminin değiştirilmesi, tedavi sonrasında zarar görenlerin tedavi edilmemesi.

2000 yılında, skandalın açığa çıkmasıyla Nijerya çapında gösteriler, hukuksal mücadeleler ve reform talepleri baş gösterdi. Nijerya devleti bir soruşturma komitesi oluşturdu. Ancak komite raporu yıllarca gizli kaldı. Ailelerin hukuksal mücadelesi sonucu 2006 yılında raporun açığa çıkmasıyla birlikte dava yeni bir sürece girdi ve bu yıl Kano Eyaleti Yüksek Mahkemesine taşındı. Önümüzdeki haftalarda Pfizer tekelini zora sokan mahkemeler başlayacak.

Durum böyle olunca, ilaç tekellerinin, gıda devlerinin, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Gıda Örgütü gibi BM destekli “insani yardım” kurumlarının neden, Afrika’da kendi yol açtıkları açlık, yoksulluk ve salgın hastalıklar karşısında “yardıma koştuklarını” anlamak zor olmuyor. Tekellerin Afrikalı çocukları, Nijerya halkının adlandırmasıyla “Gine domuzu” olarak kullanmaları işin bir yönünü oluştururken, bu düzmece deneylerle ilacın onaylatılması sonucu tüm dünyada kullanıma girmesi, diğer yönünü oluşturuyor. Dahası tekeller, ucuz antibiyotiklerin yaygınlaşmasını ve kullanımını bu tip yöntemlerle engelleyerek de, milyonlarca emekçiyi pahalı ilaçların zorunlu olduğu tedavi yöntemleri sonucu sağlık hakkından mahrum ediyorlar.

Afrikalı çocukların Pfizer için değeri, laboratuarda kobay olarak kullanılan faresi kadar. Emperyalist tekellerin düzeninde insan yaşamı ve sağlık hakkının yeri yalnızca kara endekslidir. Onlar için insanın değeri ne kadar kar getirmesiyle sınırlıdır. Onun içindir ki emperyalist tekeller, ilaç sektöründe yeni ilaçlar geliştirmek adına yoksul ailelerinin çocuklarını kobay olarak kullanmaktan ve geleceklerini karartmaktan geri kalmıyorlar. Güya tüm bunları hastalıkların tedavisi amaçlı ilaç geliştirme amaçlı yaptıkları yalanını söylemekten geri durmuyorlar.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Gençlik Yıldızı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.07 Saniye