DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
“NE MUTLU TÜRKÜM DEMEYEN HERKES DÜŞMANDIR” NE Yİ İFADE EDİYOR ?
Kürdistan
Genelkurmay başkanlığının 27 Nisan muhtırasının esas hedefinin işçiler,emekçiler ve kürtler emekçileirni hedefleriğini ortaya koymuş ve şeriatçılık korkuluğunu sallayarak generallerin faşizmi tahkim edeceğine ve topyekün faşist saldırı dalgasını topluma yayacağına dikkat çekmiştik. Yine Genelkurmay muhtırasında “ne mutlu türküm demeyen herkes düşmandır” açıklamasıyla Türk şovenizmine karşı mücadele eden devrimci, komünist, ilerici güçlerin ve özelliklede Kürtlerin hedef tahtasına konduğuna ve zoraki Türk’leştirme operasyonuna hız verileceğine vurgu yapmıştık. Nitekim 27 Nisan muhtırasının ardından onbinlerce askerin hava desteğinde Kürdistana yönelik askeri operasyona girişilerek dağların bombalanıp , yakılıp yıkılması ve hemen her alanda sürek avının yapılması, “PKK’yi darbeleme adına” Kürt halkının zulüm altında tutulması ve bu operasyona Amerikan destek gelmesi, omuzu apoletli generallerin “Ne mutlu Türküm Demeyen Herkes düşmandır” açıklamasının ne anlama geldiğini ortaya koyuyordu. Generallerin Kürt özgürlük hareketini yok etme amaçlı bu saldırısı yalnız operasyonalrla sürmüyor aynı zamanda DTP’ye yönelik kuşatma ve yıldırma saldırısıyla el ele gidiyor.

ABD uşağı faşist generaller, düzen partileri, polis şefleri, faşist çeteler seçim sürecine girilmesinide fırsat bilerek yine yalan kusuyorlar. Göğüslerinde apoletler kıçlarında Amerikan donları ve kafalarında çuvallar, pespaye "ulusal onur" nutukları atıyorlar. Türk halkını faşist şovenizm ağusuyla ile zehirlerken, soysuz saldırılarına her gün bir yenisini ekliyorlar. Kerkük ve Kandil’i işaret ederek, “Vatan, millet, Sakarya” edebiyatı eşliğinde, Kürt kırımı çağrıları yapmaktan geri kalmıyorlar. Önce iç operasyon ve ardında sınır ötesi oprarasyon hazırlığını yapıyorlar.. Güney Kürdistana müdahale etmek için iç karışıklık yaratarak, bölgeyi kan gölüne çevirmekten beis görmüyor.





Faşist MGK diktatörlüğü Kürt özgürlük hareketini ezip dağıtmak ve denetim altına almak için Kürt halkının istemlerine, diline, ulusal ve kültürel taleplerine, temsilcilerine, belediye başkanlarına saldırılıyor, her türlü aşağılama ve hakaret yağdırıyorlar. Bununla da kalmıyor, tutuklamalar ve kitlesel gözaltılarla halkı yıldırmaya çalışıyorlar. Halkın kanıyla, canıyla ve tırnaklarınlarıyla kazıyarak büyüttüğü özgürlük mücadelesinin kazanımlarına ortadan kaldırmak istiyorlar. Gerillayı imha operasyonlarından, her gün gerilla ve asker cenazeleri geliyor. Türkçülük ve üniter devleti korumak adına anaları gözyaşlarına boğuyorlar.

Bu gelişmeler karşı Koma Komalen Kurdistan'ın (KKK) 1 Ekim 2006'da ilan ettiği tek taraflı ateşkesin değerlendirileceğini ve artık ateş kesin sürmesinin gereği kalmadığı yönlü açıklamasının ardından,TC ordusu Güney Kürdistan sınırı boyunca onbinlerce asker konuşlandırdı. Güney Kürdistan sınırına şimdiye kadar 50 bin askerin konuşlandırıldığı belirtildi. Sınır hattında ağır silahlarla donatılan askeri birlikler, köy korucuları ve özel harekat timleri ile HPG gerillaları arasında zaman zaman sınırda çatışmalar yaşanıyor.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Basın Merkezi YUK media, TSK'nin sınır bölgesindeki Ketse ve Hiror köylerini rastgele bombaladığını duyurdu. Haberlere göre, Duhok'un Berwari bölgesinde yer alan Batufa ile Begova kasabalarına bağlı Ketse ve Hiror köylerine havan topu saldırısı yapıldı. En az 20 havan topu mermisinin düştüğü köylerde can kaybı olmazken, köylülere ait meyve-sebze bahçelerinin kullanılamaz hale getirildiği bildirildi.

Şırnak'ın Besta bölgesinin yanı sıra, Cudi ve Gabar dağlarında da operasyon başlatıldı. Muş kırsalında 9 Mayıs'ta başlayan ve 10 bine yakın askerin katıldığı operasyonun 13 Mayıs'ta sona erdiği bildirildi. HPG, operasyonlarda çıkan çatışmada 2 askerin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Bu arada Roj TV'ye konuşan KKK Yürütme Konseyi Üyesi Atakan Mahir, ateşkes şartlarının kalmadığını söyledi. Mahir, “İyi niyetimizi ortaya koyduk. Ancak ateşkesin sürmesinin hiçbir şartı kalmadı, fırsat kaçırıldı. Biz artık ne söyleyebiliriz? Ateşkese yönelik bir açıklamamız olacak, tavrımızı ortaya koyacağız. Bu 18 Mayıs mı olur, başka tarih mi olur, onu bilemem. Kürtler iradelerini ortaya koyacaktır. Karşı tarafın tutumu itibariyle süreç netleşmiştir” diye konuştu.

'Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi' ile George Marshall Vakfı'nın Ankara'da düzenlediği konferansta konuşan ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, TSK'nın Bölge'de sürdürdüğü operasyonları desteklediğini söyledi. “Türk güvenlik güçleri geçtiğimiz haftalarda PKK'ya karşı savaş başlattı ve Amerika Birleşik Devletleri bu çalışmaları destekliyor” şeklinde konuşan Wilson, PKK'nin Güney Kürdistan'daki varlığını sona erdirmek için Türkiye ile ortak çalıştıklarını belirtti. PKK'ye karşı Türkiye'ye destek vermeleri için AB'ye de göndermede bulunan Wilson, Türkiye'ye ek destek verme arayışı içinde olduklarını söyledi.

ABD uşağı faşist generaller, düzen partileri, faşist çeteler bölücülük,yıkıcılık, vb. demogojisiyle kan kusuyorlar. Ama şu bilinmelidir ki “Ne mutlu Türküm demeyen herkes düşmandır” sözleri çeşitli milliyetlerden emekçi halkarl arasında kardeşliği değil düşmanlığ körükler.

Amerikan emperyalizmin ipine tutunmuş İMF. DB, NATO gibi emperyalist kurumlara bin bir bağla bağlı olan, işçilere,emekçilere yoksulluk ve sefaletten ,özellştrime terörüyle işsizlik, eğitisizlik ve sağlıksızlıkta, gençliğe ve yığınlara geleceksizlikten başka hiç birşey vermeyen başka birşey vermeyen/veremeyen, faşist MGK diktatörlüğün , "Ne Mutlu Türküm" demeyen herkesi düşman ilan etmelerine, halklar kardeştir şiarıyla karşı durmalı ve eşitlik, özgürlük şiarlarını haykırarak faşizmin halklar arası düşmanlığı körükleyecek gerici politikasını boşa çıkartmak için mücadeleyi geliştirererek yanıt olmalıyız.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Kürdistan

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.07 Saniye