19 Mayıs her yıl Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanır. Sistemin sözcüleri sağlıklı genç kuşakların spor yapmaktan ve sporu sevmekten geçtiğini tekrarlayarak TC Devletinin gençlere nasıl olanaklar sağladığına ilişkin olarak bolca palavra keserler. Ne ki bu palavracı sistemin sözcüleri Gençlik ve Spor Bayramın kutlamaların da hamasi nutukları bir yana bırakarak gençliğin içler acısı tablosunu görmek istemezler: Gençlerin yüzde 19’u işsiz, 15-19 yaş grubundaki her 100 gençten 82’si kayıt dışı. Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı “Kayıtsız Gençler” raporuna göre, çalışma hayatında yer alan 15-19 yaş grubundaki her 100 gençten 82’si, 20-24 yaş grubundaki her 100 gençten ise 54’ü kayıt dışı çalışıyor. Yani patronlarının azami kar sağlamaları için gençler yok pahasına, sosyal haklardan ve sendikal haklardan mahrum olarak kaçak çalıştırılıyorlar.
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı “Kayıtsız Gençler” raporuna göre, çalışma hayatında yer alan 15-19 yaş grubundaki her 100 gençten 82’si, 20-24 yaş grubundaki her 100 gençten ise 54’ü kayıt dışı çalışıyor. Kayıt dışı çalışan gençlerin yüzde 43’ü, haftada 60 saatten fazla çalışmak zorunda kalıyor. Lise altı eğitime sahip gençlerin yüzde 78’i, lise mezunu gençlerin yüzde 49’u, yüksekokul mezunu gençlerin ise yüzde 20’si kayıt dışı istihdam ediliyor. Rapora göre, 27 AB ülkesiyle kıyaslandığında okulu en erken terk eden gençler, Türkiye’de bulunuyor.
Bilindiği üzere Türk iyede kayıt dışı yani kaçak çalışma çalışan nüfusun yarısından fazlasını kapsıyor. Devlet bu durumu bilmesine karşın patronların azami karlarına dokunmamak ve fincan katırlarını ürkütmemek adına kaçak çalışmaya göz yumuyor ve bir yerde teşvik ediyor. Kaçak çalışma mevzuatına ilişkin olarak geçmişte çıkarılmış yasalar hala yürürlükte tutuluyor. İşçilerin ve emekçilerin haklarını birer birer gasbetmek de beis görmeyen sermayenin emir eri hükümetler iş patronların aleyhine düzenlemeler olunsak işi ağırda almakta ye da gündeme getirmeyerek patronların kaçak çalıştırılarak işçilerin ve emekçilerin iliklerine dek sömürülmelerine çanak tutmaktadırlar.
Patronların her yıl karlarının katlanarak artmasına karşın emekçilerin maaş ve ücretlerinde gerilemeler yaşanması da bu gerçeği yakıcı olarak göstermektedir. Kaçak işçi çalıştırmaları durumunda komik para cezalarına çaptırılan patronlar, bu göstermelik para cezalarını ödeyerek daha fazla kaçak işçi çalıştırmaya devam etmektedirler. Bugüne kadar iş başına gelen her hükümet kayıt dışı çalışmanın kayıt altına alınacağı sözü vermesine karşın, hiç birisi de bugüne kadar bu alanda her hangi bir adım atmadığı gibi kayıt dışı çalıştırılmaya karşı da dişe dokunur bir önlem almamıştır. Bu patronların daha pervasız hareket etmelerini koşulmamıştır.
ATO’nun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İşgücü İstatistikleri Veri Tabanı’nı kullanarak hazırladığı “Kayıtsız Gençler” raporu, Gençlik ve Spor Haftası’nda çalışma hayatındaki gençleri mercek altına alan raporu da gençlerin nasıl kayıt dışı çalıştırıldıklarını tartışmasızca ortaya sermektedir.
Rapora göre TÜİK’in 2006 yılı işgücü anketi kapsamın da, Türkiye’de 15-19 yaş aralığında 6.3 milyon genç bulunuyor ve bunların 1.4 milyonu çalışıyor. Eğitim süresinin emperyalist ülkelerdeki gibi 11 yıl olması gerekliliği dikkate alındığında, lise çağında olan 15-19 yaş grubundaki gençlerin yüzde 22’si, eğitim hayatı yerine çalışma hayatı içinde yer alıyor ve çalışan gençlerin yüzde 38’ni oluşturuyor.
Türkiye’de 15-24 yaş aralığında ise 12.1 milyon genç bulunuyor. Bu yaş aralığında çalışanlar, 3.7 milyon kişiyi geçiyor ve toplam istihdamın yüzde 17’sini oluşturuyor.
15-24 yaş grubundaki gençlerin üçte ikisini, “lise altı eğitimliler” oluşturuyor. Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkede “okulu erken terk edenlerin ortalaması yüzde 15 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 50’ye ulaşıyor.
Tüm eğitim seviyelerinde gençlerin kayıt dışı çalışma oranları, toplam kayıt dışı oranlarının üzerinde seyrediyor.
Türkiye genelinde lise altı eğitime sahip olanların kayıt dışı çalışma oranı yüzde 62, lise ve dengi okul mezunlarının kayıt dışı çalışma oranı ise yüzde 28 seviyesinde bulunuyor. Gençlerde ise lise altı eğitime sahip olanların kayıt dışı çalışma oranı yüzde 78’e, lise ve dengi okul mezunlarının kayıt dışı çalışma oranı yüzde 49’a fırlıyor.
Aynı durum, yüksekokul mezunlarında da görülüyor. Türkiye genelinde yüksekokul mezunlarının yüzde 9’u kayıt dışı çalışırken, genç yüksekokul mezunlarının yüzde 20’si kayıt dışı çalışıyor.
Tarım sektöründe kayıt dışı çalışma, adeta kural haline gelmiş durumda. Çalışan her 100 gencin 24’ü tarım sektöründe yer alıyor ve neredeyse tamamı, bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıt olmadan çalışıyor.
Hizmet sektöründe küçük işletmelerin fazlalığı ve bu işletmelerin büyük ölçüde kayıtsız çalışmaları, bu sektörde iş bulabilen gençleri de derinden etkiliyor. Hizmet sektöründe toplam çalışanların yaklaşık üçte biri kayıt dışı iken, gençler de bu oran çok daha yüksek. Hizmet sektöründe kendisine bir iş bulabilen gençlerin yüzde 54’ü, kayıt dışı çalışmak zorunda kalıyor. Genç çalışanların toplam çalışanlar içinde en yüksek payı, sanayi sektöründekiler alıyor.
Bu sektörde çalışanların yüzde 23’ünü gençler oluşturuyor. Sanayi sektöründe çalışanlar içinde toplam kayıt dışı çalışma oranı yüzde 31 iken gençlerin yarısı, sektörde kayıt dışı çalışmaya mahkum oluyor. Bu da gençlerin burjuva kapitalist sistemde nasıl bir sömürü ve baskı altında tutuldukları ve patronların insafına terk edildiklerini gösteriyor.
Gençler devrimci için örgütlenip haklarını almak için mücadeleye atılmadan, aşırı sömürü ve kaçak çalışmanın getirmiş olduğu kölelik zincirlerini kırarak, insanca bir yaşamın önünü aramalarının güç olacağını gösteriyor.