DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
KOMÜNİST HARETİN TARİHİNDEN ÖĞRENMEK
Politika Haber
Nisan ayı, komünist hareket için birkaç bakımdan bir mirastır ve bu tarihi mirastan öğrenmek ve komünist hareketi İnşa nezdinde yeniden ayağa dikmek ve dünü bugüne taşımka bakımından önem taşıyor. Nisan, TKP/ML Hareketi'nin bir savaş kurumunun çekirdeği olarak 50.yıllık reformizmin ve revizyonizmin aşılarak tarihe doğduğu aydır. Nisan, komünist hareketin ikinci kez doğunun 35. kuruluş yılıdır. İbrahim kaypakkaya yoldaş önderliğinde 25 Nisan 1972,’de ete kemiğe bürünen komünist hareket . Marksiszm-Leninist düşüncenin pratiğe dönüşmesinde önemli bir nirengi noktasıdır.

Yine komünist hareketimiz kuruluşundan 6 yıl sonra Genel konferansını gerçekleştirdi. TKP/ML Hareketi -27 Nisan 1979 tarihinde 1. Genel Konferansı'nı topladı. 1. GK'mızın 28. yılı. Bu tarihden itibaren komünist hareket seçilmiş MK aracılığıyla yönetildi ve sosyalist demokrasiyi uygulamada her dönem örnek bir pratik içinde oldu. . Bu, örgüt “bütünün" iradesini yaşanan süreçlerde en iyi bir şekilde ifadesi anlamınma gelir. 1. GK'mız hata zaaflarımızın aşılması ve olumsuzluklara kılıç vurulması bakımımdan da önemli bir dönemeç olmuştur. .Hareketimiz'in kurulusunun 35. yıldönümünde devrim ve komünizmin üzerinde çok değişik düzeydeki sorunları üzerinde düşünmek dünden öğrenmek ve geleceğe sağlamca bakmak bakımından önemli fırsatlar sunuyor. Ama asıl olarak bir evren amacıyla yola çıkan hareketimiz için bu amaca ulaşmak mücadelesinde en temel araç olan komünist hareketi yukardan aşağıya yeniden örgütlemek sorunu üzerinde yoğunlaşmak, isabetli bir seçim olacaktır.
TKP/ML Hareketi, toplumsal yaşama, M-L’in pratiğe dönüşmesinde bir ilk olarak doğduğunda, onun cephaneliği teorik, politik, örgütsel ve kürtürel olarak bugün ulaşağımız teorik-örgütsel cephemizin zenginliği karşısında çok yoksul kalir. Ama gerçeklik bakımından bir kayıt koymak önemlidir. Türkiye komünist ve devrimci hareketinin bugüne değin TKP/ML Hareketi'nin kurucusu önderi İbrahim Kaypakaya yoldaşın taşıdığı komple komünist önderlik özelliklerinin yakalanamadığı bir gerçek. 24 yaşında bir genç olarak ama gerçek bir lider olarak taşıdığı bazı yetenek ve potansiyel çok önemlidir.



Olayların ve olguların bir "mikroskop ve kimyasal ayıraçlar"la değil “soyutlama gücü" ile çözümlenebileceğine inanan biri olarak, güçlü bir "soyutlama" yapma yeteneğine sahiptir. Kimisine abartma gibi gelebilir veya kimisinin aklı tam olarak ermeyebilir ama yine de biz şunu söylemekle büyük sakinca görmüyoruz. Şu menşevik hasmının Lenin için söylediği sözleri bir kişilikç çözümlemesi bakımından onun için de söyleyebiliriz. Menşevik hasmın sözleri: "Her günün yirmi dört saati boyunca ve devrimle uğraşan düşünen ya da sadece ve sadece devrimi hayal eden başka hiç kimse yoktur." Komünist hareketin bgün böyle ölümüne işlere dalan kadro tiplerine ihtiyaç vardır. Bunları yazmak ihtiyacı bundandır.

Tabii bir gerçeklik daha vardır kı, doğruyu düşünebilmek cesaretiyle doğru düşünme bilgisi her birlikte bulunmuyor.

Hareketimiz'in 1. Genel Konferansı, 1979’da örgüt çalışmaları masaya yatırılarak bir çok sorun ameliyat edildi ve zaafalar karşı açılan savaş noktalandı. Pratik çalışmalırn ışığında politik tezler gözden geçirilerek gereken düzenlemlere gidilerek teori ile pratiğin birlikteliği ve uyumu yakalandı. Dahası, Nisan Konferansı, kulağımızı yere dayayarak tarihin ayak seslerini dinlediğimiz anlamına geliyordu. Bu anlayış tam olarak pratikle gitmese de örgüt çalışmalarının her bakımdan güven zemini üzerinde yeniden inşasında ve oportunist eğilimlerin darbelenerek aşılmasında buz kıran rolü oynadı Nisan Konferansı. Doğru devrimci kararların pratiğe sürülmesi ve sonuç alınmasında dahası konferans kararlarını anlamak-uygulamak noktasında tam bir yetenek gösterilemesede, yolun açılmasında bir ışık olduğunu söylemeliyiz.

Elbette Nisan Konferansı kararlarının sıkıca pratiğe sürülmesinin örgütlenmesinde istenilen atılımın yakalanamamasının nedenleri özel ve değişkendi. "İnsan bütün doğayıi (toplumu da) dolayımsız bütünlüğü içinde tüm eksiksiz olarak kucaklayamaz/yansıtamaz/tasarlayamaz; soyut kavramları, yasaları, evrenin bilimsel bir tablosunu yaratıp kurarak, sürekli şekilde buna yaklaşabilir" (Lenin)

Biz süreç olarak kurduğumuz kavram ve kategorilerin formlandırılmasında ve onlara ulaşmak için verdiğimiz sürekli uğraşta yeterli olmadık!. Bunda örgüt çizgisne uygun bir önderliğin yaratılmamasının tayin edici etkisi olduğunu söylemek hiçde yanlış olmayacaktır. Bu durumun aşılamamış komünist hareketin gelişiminin ve atlım yapmasını darbeleyici olmuştur. Dünden bugüne önderlik sorunu istenilen boyutta çözülememiştir. Buda bu görevlerimiz karşısında bulunduğumuz yer, geçmişten "zamanın ihtiyaçları" için yararlanmayı tekrar tekrar devreye sokuyor.

Bu tespitleri yapmamızın üzerinden 28 yıl önemli adım ve kazanımlarımız olmakla birlikte hala komünist hareket önderlik sorununu çözmüş ve sınıf ve emekçiler içinde önemli bir etki sağlar duruma gelmiş değil. Onun içindir ki 1994 yılında birlik adına tasfiye edilen komünist hareket bugün kendisini İnşanın nezdinde yeniden ayağa dikmek ve yukarıdan aşağıya doğru yenide örgütlemek göreviyle karşı karşıya bulunuyor. Komünist hareket bu görevini sınıf ve emekçi yığınlar içinde örgütlenmek düzeyini geliştirip güçlendirmekle yerine getirecektir. Komünist hareket bunu, kendisini asgari düzeyde kadrolaşıp/örgütlemesi ve yığınlar içinde sıkı ve süreklilik arzeden bir devrimci çalışma yakalamayasıyla başaracaktır . O halde komünist hareketin 35. kuruluş yılında vesilesiyle bir kez daha komünist hareketin kendisini var etmesi ve bu görevlerimizin yerine getirilmesi üzerinde düşünmeliyiz.

Komünist hareketi yeniden ayakları üzerine dikmek örgütlenme düzeyini geliştirmek mücadelesinde kendimize güvenmek için yeterince ve haklı nedenimiz var. "Bireylerin yaşamlarını ortaya koyuş biçimi, onların ne olduklarını kesin olarak yantır" diyor. (Marks)

Tarihimizin, bireylerimizin/ kadrolarımızın yaşamlarını ortaya koyuş biçiminden kurulduğuna göre, özellikle zorlu süreçlerde örgütümüzün kendini kurma tarzı mutlak bir övünç ve gurur kaynağımızdır. Kuşkusuz tasfiyecilik,kendi gücüne güvensizlik vb. saflarımızda ciddi tahribatlar yarattı. Hereketimizn değişik zamanlarda oportunizme kapaklandırma çabaları komünist dirençle aşıldı. Neki birlik adına komünist hareketin değerlerinin darbelenmesi ve tasfiye edilimesine karşı gereken uyanıklık gösterilemedi ve belli bir dönem geriye düşüş yaşandı. Komünist hareketin değerlerine cepheden saldıran ve geriye savrulup mücadelenin dışına düşenler, tarihin lanetlediği bujuvazisinin vesayeti altında çürümüşlükleriyle yaşıyorlar . Böylesi bir yaşamı, tarih , tarafından defalarca kez lanetlendi bugüne kadar.

Zamanın ihtıyacı bakımından bunlar olumsuz örnekler olarak öğreticidir. 35 yıl gibi düşe kalka yürünen devrimci yaşam, pratik materyalist için az bir zaman dilimi değil. Bu bir kolektif irade olarak çok daha önemlidir. Diğer seylerin yanısıra, komünist hareketin bu zaman zarfında kendini sınıf için parti olarak örgütleyememiş olması ve tasfiye sürecine müdahale edilememesi, olumlanacak bir durumlar değildir. Ama bugün, tüm bu olumsuzlukları aşmak için öncelik öncü örgütü oluşturmaktır.

Geçmişte bıraktığımız örgütsel pratik yanılgılarımız ve yetmezliklerimiz tekrarlanmadan aşılması gerekiyor. Bunu aşmada önemli birikim, deney ve tecrübemiz olduğu bir gerçek. Çünkü "tarihin somut olarak belirlediği tüm toplumsal ilişkileri" taşıyan değişik insan tipleriyle değişik dönemler yol arkadaşlığı yaptık. 35 yıllık süreç pratik devrimci yaşamımızın çok değişik boyutlardan zengin bir laboratuvardır. Yeter ki, onu irdeleme, öğrenme çalışması yapma yeteneği gösterebilelim.

Marksist teorinin bütün bir iç sistematiğini bilgisine ulaşmadan, komünist hareketi yeniden ayağa dikmek ve yığınlar içinde örgütlenmek için yeterli bir birikim ve düzey yakalamak güçtür . Zaten "dolayımsız bütünlüğü" içinde teori kurmayı düşünmek, idealistçe bir düşünce tarzı olur. Marksizmin olguları ele alış yöntemi her zaman tarihin belirlediği somut koşullar ve somut koşullarda diğerleri ile ilişki ve yine tarihin somut tecrübesiyle ilişkili olarak düşünür,değiştirir/dönüştürür biçimindedir. Bugün bütün sorunu üzerinde düğümlendiği temel nokta komünist örgütün kendisini geleceğin kurucusu sınıf içinde kendisni üretir duruma gelmedir . Bunu başarmanın yoluda öncelikle sağlam bir öncü örgüt yaratmaktan geçiyor.

Engels, "mantıksallık, tarihsel olanın düzeltilmiş ifadesinden başka bir şey değildir." diyor. Komünist hareketin kendi tarihinden öğrenerek yönümüzü geleceğe dönmek büyük önem taşıyor. Sürecin birikimlerini değerlendirmek onlardan her bakımdan öğrenmek ,bugün komünist hareketi yeniden ayağa dikmek bakımından çok önemlidir. Komünist hareket bir savaş kurumu olarak doğmuş ve O‘nun kendi yaşamını ortaya koyuş biçimi, her zaman ölümüne direnmek ve devrimcilik olaraka süregelmiştir. Bunu alıp ileriye taşımak İnşacıların görevi olacaktır.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Politika Haber

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.34 Saniye