 |
|
NECLAMIZI UNUTMAK ZOR

Necla yoldaşı kaybedeli altı ayı geçti. Ama sanki ben onu hiç
kaybetmemişiz duygusu içindeyim. Yaz döneminin gelmesi beni Necla
yoldaşla geçmiş anılara uzattı. Şimdi yaşamış olsaydı mutlaka
kadınların eğitileceği ve kaynaşacağı bir kamp örgütlemiş ve güzel
sesiyle kadınların kurtuluş mücadelesi konusunda ders verir
olacaktı. Neki onu erkence kaybetmenin acısını
yaşıyoruz.
Necla yoldaş gibi kendini her bakımdan yetiştirmiş ve her türlü ihanete
ve düşkünlüğe karşı devrimci duruş sergileyerek ille de devrim ve
sosyalizm diyen komünist kadın önder militanın sayısını oldukça
sınırlı olduğu bir ülkede mücadele yürütüyoruz. Onun içindir ki ondan
her zaman öğrenmeli ve onun gibi komünist militan kadınlar olarak
kavgaya daha sıkıca sarılarak onun düşlerini tamamlamak için inatla ve
ısrarla dövüşmeliyiz. Kadınların özgürlüğü kadınların kavgaya
katılmalarıyla mümkün olacaktır. Kimseler onlara kendiliğinden
özgürlüklerini bahşetmeyecektir.
Özgür kadının özgür toplumda olacağı şiarının yayıcısı ve geliştiricisi
Necla yoldaşın kahrolası kanser hastalığına yakalandığında inanmamıştım
önceleri. Her zorluğu yendiği gibi mutlaka bu illet hastalığı da
aşacağını düşünüyordum. Ama öyle olmadı bir gün telefonun ucunda
o acı haber geldi;Özgür kadın Necla’mız ölmüş!Önce inanmadım ,
olamaz dedim, ama yoldaşlar olayın gerçek olduğunu söylüyorlardı.
Kadınların örgütlenip kavgaya katılmasını salık veren ve gece gündüz
bunun için çalışan öğretmenimizi kaybetmiştik.
Aylardır hastalığa karşı direnen Necla yoldaşın
ölümüne kendimiz hazırlamıştık ama ölüm haberini aldığımızda
durumun hiç de öyle olmadığını gördüm. Necla yoldaş öldü dediklerinde
dondum kaldım ve ilk tanışmamız geldi güleç yüzüyle önüme. Duygularımız
gemleyemedim ve onun hiç istemediği bir şeyi yaparak göz
yaşlarımı tutamadım. İhtilalin kız ve kadınların öğretmeni için
ağladım, hem de göz yaşlarımı dışarıya akıtarak ve hıçkırıklara
boğularak. İsyan ettim kansere çare bulamayan emperyalist
kapitalist sisteme ve söz verdim Necla yoldaşın bize bıraktıkları
değerlere daha sıkıca sarılarak , mücadele etmeye ve onun
öğrettiklerini pratiğe sürmeye.
Necla yoldaşla yıllar öncesinden İstanbul’da ilk karşılaşmamız
hatırladım. Güleç yüzüyle geldi ve merhabalaşarak sohbete
başlamaktık. Bende sorunları bilen ve mutevazi bir iz bırakmıştı. Ben o
dönemler sempatizandım Necla yoldaş ise örgütleyici ve
mücadelenin gelişimi için fedakarca çalışan komünist
bir kadın militandı. Geçmişe kısa bir yolculuk yaptım şöyle bir.
Acılara ve yoksunluklara rağmen inatla mücadele etmemiz ve sıkıca
bir birimize kenetlenerek arkamıza bakmadan mücadeleye sıkıca
tutuşmamızı geldi aklıma. Necla yoldaş hep bu zorlukların olacağını ama
bunların örgütlü ve bilinçli iradi bir mücadele ile
aşılacağını söylerdi. anılara uzanmak hıçkırıklarımı
aşağıya çekmişti ve ağlamanın sorunlara çözüm olmayacağı
sözü aklıma düşmüştü.
Sevgili yoldaşım dediğin gibi acımızı mücadeleye dönüştürmek
için ileri atılmalıyız gerçekliğine döndüm ve
mücadeledeki yerini, katkını ve öğretmedeki ısrarlılığını ve
ilkeli yaklaşımlarını düşündüm ve dedim ki, O
Türkiye’de faşist diktatörlüğe karşı gözünü daldan budaktan esirgemedi
ve yurtdışında da her türlü düşkünlüğe ve yozlaşmaya karşı, devrimci
komünist duruş içinde olarak KP-İÖ gelişimi ve kadınların örgütlenip
ayağa kalkması için Neclaydın, leylaydın, Jesikaydın, Vietnam’da
gerilla kız Su Yu’ydun, Rusya’da 17’sinde Alman faşist işgaline
karşı direnişte idam edilen partizan kız Tanya’ydın. Kürdistan’da
düşmana kibrit çakan Zekiye, Zeynep, Almanya’nın Rosası, Clarası,
Filistin’in Sena’sıydın sen kavgamıza eşsiz güzellikler katan Necla
yoldaş.
İşte bu duygular içinde döndüm durdum ve acımı azaltmaya ve
kavgaya dönüştürmeye çalıştım. Sen aramızdan ayrılalı altı ayı geçti.
Ama benim için san ki kaybın dün gibi yeni ve hep benimle ve
kavgamızla birliktesin. Sıklıkla seni konuşuyor ve yad ediyoruz
yoldaşlarla birlikte. Senden öğrenmeye çalışıyoruz ve senin gibi
olmanın çabası içindeyiz.
Bazen düşünüyorum seni yoldaşlar son yolculuğuna uğurlamak için
ellerinde karanfiller ve yüreklerinde senin kavga çağrınla
birlikte son kez alnında öpmek için sıraya girdiler. Ama
ben koşullardan dolayı çok istediğim halde son kez sana
dokunamadım ve alnında öpemedim. Belki de neden gelip yanımda
olmadın diye sitem ettin yoldaşım. Ama olanaksızlıklar ve
yoksunluklar her zaman istediklerimizi yapmanın önünde engel
oluşturmaktadır. Son kez san dokunup alnından öpemedim ama
hep beynimde ve yüreğimde öğretmenin ve yoldaşım olarak yaşıyorsun ve
sende öğrendiklerimle mücadeleye daha sıkıca sarılmaya ve sana
layık olmaya çalışarak seni yaşatıyorum.
İhtilalin kızı, kadınların yüz akı ve kavgamızın güzeli Necla
yoldaşım, sen rahat uyu ebedi yatağında, senin öğrencilerin yoldaşların
olarak senden devraldığımız özgür kadın bayrağını kale burçlarına
dikmek için, daha sıkı çalışacak ve sana layık olacağız. Yeni özgür
kadın militanlar yetiştirerek senin yarım bıraktıklarını
tamamlayacağız. Yarattıkların ve yaptıklarınla komünist önder bir
kadın olarak beynimizde ve yüreğimizde, kavgamızda hep yaşıyorsun
ve yaşatacağız seni ebediyen hiç unutmadan.
Yoldaşın Döndü Ocak
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
|