DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
TOPLUMU KİM ÇILDIRTIYOR
Politika Haber
Hangi gazete yada TV’yi açsak karşımıza toplumun nasıl çılgınlaşıp ,hırsızlığın, çetelerin gözlerini kırpmadan adam öldürücek bir hale geldiğini gösteriyor. Eşini ve çocuklarını hünharca katledenden eşini, sevgilisini boğazlayıp gömene kadar ilginç olaylarla karşılaşıyoruz.Aslında yoksulluk,sefalet ve geleceksizlik toplumu dipden doruğa psikolojik hatalık içine itmiş ve en küçük bir olaydan insanlar cinnet geçirip ailesini, komşusunu, iş arkadaşını yada sokak da rastgele insanlar katletmekten sakınca görmüyor. Ve bu cinnet olayları toplumda kanıksanır bir hal almış durumda.Aslında toplumun geldiği durumu anlamak bakımından sıklıkla yaşanana ve gittikçe yayılan bu cinnet, bunalım ardından gelen cinayet, yaralama, yakma-yıkma olayları toplumun nasıl bir ekonomik, sosyal, politik baskıyla sindirlmiş ve geleceksizlik içine itilmiş, lüks tüketime teşvik edilmiş ve sorunların ağırlığı altında kalkamaz hale getirilmiş emekçiler her bakından düşkün hale getirilmiştir. Sorunların esas kaynağı ve yaratıcısı işbirlikçi tekelci kapitalizm olduğu gerçeğini görme ve bilince çıkararak sisteme karşı mücadele etme yerine, sorunu bireysel intihar,çinent ve etrafına zarar vermek gibi bireysel yollarda çözmeye çalışan yığınlar, gittikçe daha derin karabasanın içine çekilmektedirler.



Öyle bir Türkiyede yaşıyoruz ki,, bin bir türlü dolabın, işkencenin, adam kaçırmanın meşrulaştırıldığı… Belli bir kültürün aşk, sevgi, intikam, vs. anlayışlarının dikte edilip topluma kabul ettirildiği diziler özel tv kanallarını doldurmuş… Dedikodu programları akşam yemeğinden sonra zevkle ya da aç karnına en başta izlenen programlar olmuş… Zevk için adam öldüren canilerin yaşadığı, zevk için işkence yapılan bir ülke burası.
“Neler oluyor, bu kokuşma nereye gidiyor?” diye bağıranlar, karanlıklar ülkesine çevrilmek istenen bu topraklarda zindanlara kapatılıyor, ülkenin aydınlığa ulaşması engelleniyormuş.


Yurda yerleştirilen kızın uyuşturucu komasında olduğu, eşini çaydanlıkla döven insanların ülkesiymiş bu yer… Sürekli değiştirilen gündemler… Isıtılıp ısıtılıp piyasaya çıkarılan devir daim makineleri, darbe söylentileri… İntihar eden savcılar, uyuşturucuyla erken yaşlarda tanışmaya başlayan ve gelecekten umutsuz ve "geleceğimiz” denilen batakta bir gençlik varmış bu coğrafyada…


Kimi mesleksizlikten, geleceksizlikten din avcılarının tuzağına çoktan düşmüş, modern medrese kıvamında yurtlarda beyni din tüccarlarınca yıkanıyor, öte yandan ırkçı-milliyetçi faşist ideoloji ile gelecekteki sömürüyü garantilemek için çatışma zihniyeti ile komşusuna düşman edilen acınası bir cahillik içinde milliyetçi, dinci çatışmaların yakıtı durumunda bir kitle ile ellerini gelecekteki savaşlar için ovuşturan bir iğrenç ezenler topluluğu varmış…
Karabasandan uyandığımızı sandığımızda bu gördüğümüz şeyler bize bir yerleri çağrıştırdı. “Bir şeyler okuyup rahatlarız” dedik ama ne mümkün!
En basit olaylarda bile ölümle sonuçlanan çatışmalar, trafikte yol vermeme yüzünden çıkan çatışmada ölen insanlar, sahte ambulansla insanları soyanlar, kapkaççılar, ne kadar rezillik varsa bir fazlası, hatta literatüre girmemiş çeşitte rezillikler…


Ata tecavüz eden mühendis mi ararsınız, katledilen bir çevre, “futbol taraftarlığı” adı altında uyutulup düşman edilen kitleler, savaş gibi maçlar…
Ve daha niceleri… İnanın bir araştırma yapmaya gerek bile duymazsınız bu haberleri derlemek için burjuva basının vahşet sayafalarına kısa bir göz atmak yetmektedir.İşte bazı veriler;

PARA İÇİN BABALARINI ÖLDÜRDÜLER
5 Aralık günü Manisa'da otomobilinin içinde boğazı kesilmiş bulunan kamyon şoförü Halil Erman'ın, çocukları tarafından dövülüp, boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı.
Garsonluk yapan 20 yaşındaki A.E. ve üniversite sınavlarına hazırlanan 18 yaşındaki İ.E., bir gün önce para yüzünden kavga ettikleri babaları 46 yaşındaki Halil Erman ile yine aynı nedenle tartıştı. Kavga yumruklaşmaya dönüştü, baba ve iki oğlu uzun süre boğuştu. Kavga sırasında Halil Erman'ın yere düşmesi üzerine iki kardeş babalarının üzerine atlayarak onu boğdu. Olaya anneleri 39 yaşındaki A.E. ile 16 yaşındaki ikiz kızkardeşleri S.E. ve T.E. de tanık oldu.
Daha sonra babalarını gaspçıların katlettiği izlenimi vermek amacıyla cesedi 45 KH 419 plakalı Doblo marka araca yerleştirip boğazını kestiler. Ancak cesedin otomobilde bulunuş şekli ve aile bireylerinin tavırlarından şüphelenen polis, komşularında ailenin maddi durumunun iyi olmasına rağmen sürekli para yüzünden tartıştıklarını söylemesi üzerine anne A.E.'yi sorgulayıp vahşeti anlattırdı.

5 Aralık günü Manisa'da otomobilinin içinde boğazı kesilmiş bulunan kamyon şoförü Halil Erman'ın, çocukları tarafından dövülüp, boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı.Garsonluk yapan 20 yaşındaki A.E. ve üniversite sınavlarına hazırlanan 18 yaşındaki İ.E., bir gün önce para yüzünden kavga ettikleri babaları 46 yaşındaki Halil Erman ile yine aynı nedenle tartıştı. Kavga yumruklaşmaya dönüştü, baba ve iki oğlu uzun süre boğuştu. Kavga sırasında Halil Erman'ın yere düşmesi üzerine iki kardeş babalarının üzerine atlayarak onu boğdu. Olaya anneleri 39 yaşındaki A.E. ile 16 yaşındaki ikiz kızkardeşleri S.E. ve T.E. de tanık oldu.Daha sonra babalarını gaspçıların katlettiği izlenimi vermek amacıyla cesedi 45 KH 419 plakalı Doblo marka araca yerleştirip boğazını kestiler. Ancak cesedin otomobilde bulunuş şekli ve aile bireylerinin tavırlarından şüphelenen polis, komşularında ailenin maddi durumunun iyi olmasına rağmen sürekli para yüzünden tartıştıklarını söylemesi üzerine anne A.E.'yi sorgulayıp vahşeti anlattırdı.

EŞİNİ DÖVEREK ÖLDÜRDÜ
Kastamonu Belediyesi'nden emekli olan 61 yaşındaki Muhittin Kibaroğlu, eşi 57 yaşındaki Perihan Kibaroğlu'nu dün akşam döverek öldürdü.
Komşuları, Perihan Kibaroğlu'nun sık sık eşinden dayak yediğini anlatırken Muhittin Kibaroğlu, polisteki ifadesinde suçunu itiraf etti.


TERK EDEN SEVGİLİYİ ÖLDÜRDÜ
Antep'te, 18 yaşındaki Zehra Kuday, kendisini terk eden sevgilisi 26 yaşındaki İbrahim Kalyenci'yi tabancayla vurarak öldürdü, yanındaki arkadaşı 24 yaşındaki Umut Akceylan'ı da yaraladı.
1 yıldır tanışıyor olduğu balıkçılık yapan İbrahim Kalyenci'nin kendisinden ayrılmasını istemeyen Zehra Kuday, birkaç kez barışma girişiminde bulundu. Önceki gün, Zehra, Ali Veli İşhanı'nda işyeri bulunan arkadaşı Hurşit A.'nın yanına giderek çekmecesindeki silahı gizlice alıp çantasına koydu. Eski sevgilisini arayarak son bir kez buluşmak istediğini söyledi.
Fuar Alanı'ndaki buluşma yerinde bir arkadaşıyla bekleyen İbrahim Kalyenci'ye hiç birşey söylemeden çantasından çıkardığı silahla kurşun yağdırdı.


KARDEŞLERİN TELEVİZYON KAVGASI ÖLÜMLE BİTTİ
Tokat’ın Almus ilçesinde tekrarı yayınlanan bir dizi filmi izlemek istemeyen genç, kanal değişimi konusunda tartıştığı ağabeyini başından av tüfeğiyle vurarak öldürdü.
Önceki akşam Teknecik köyündeki evlerinde birlikte televizyon izleyen 22 yaşındaki Ekrem D. ve 27 yaşındaki ağabeyi Fatih D. program seçimi nedeniyle tartışmaya başladı. İki kardeş arasında bir süre devam eden tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu Ekrem D’nin evde bulunan av tüfeğiyle ağabeyi Fatih D’yi başına ateş ederek öldürdü.


EMEKLİ İMAM AİLESİNİ KATLETTİ
Taşköprü İlçesi’ndeki evini terk ederek bir yıldır Kastamonu’da başka bir kadınla birlikte yaşayan emekli imam Cemil Yılmaz (76), terk ettiği eşinin yaşadığı Taşköprü’ye gelerek oğlunun evine gitti. Yılmaz burada oğulları Hüseyin (36) ve Halil Yılmaz (50) ile tartışmaya başladı. Tartışma sırasında belinden tabanca çıkaran Cemil Yılmaz kurşun yağdırmaya başladı. Kurşunlara hedef olan Halil Yılmaz ve eşi Zehra Yılmaz (40) ile Hüseyin Yılmaz yaşamlarını yitirdi. Ağır yaralanan Cemil Yılmaz’ın ayrı yaşadığı eşi Necmiye Yılmaz da (65) hastanede kurtarılamadı

Sizce böyle bir ülkede yaşamak ne anlama geliyor… Bu yaşam tarzı, bu kültür ve var olan ilişkiler kimin eseri!?
Sosyologlar ellerinde var olan metod ve verilerle Türkiye’yi tanımlayamadıklarını yazdılar geçenlerde. Bizce yanlış! Biz tanımlayabiliyoruz. Bu dehşet içinde kaybolan ülke, bir sömürü ve rant cenneti… En basitinden bir tanım size…Dincisi, milliyetçisi, resmi ideoloji bekçisi ile Kürt düşmanı, işçi düşmanı, din pazarlamacısı modern maskeler içinde bir Ortaçağ hapishanesi…

Karabasan gören uyuyordur! Çözüm, tüm bu değersizliklerin baştan ayağa çözülüp, yerine yeni, sağlam, insanca, hakça, adaletli, paylaşımcı bir devrimci sosyalist değerler sistemi koymaktan geçiyor.
Bütün insanlığı bin yıllardır savaşlara sürükleyen, paylaşım savaşlarının itici gücü olan din olamaz herhalde bu değerler sistemi…
Ya da emperyalistlerin kardeşi kardeşe kırdırdığı, kapitalist ezme anlayışının yüceltilerek yukarıda anlattığımız sonuçların alındığı sistemler değil elbette arzumuz.


Karanlıkla aydınlığın savaşında elbette ki aydınlığın gözüpek savunucuları ışığın gücünü egemen kılacaklar!
Artık uyumaya korkuyoruz bu ruyada olumsuzluklar tekrar görürüz diye… Uyanık kalabildiğimce kalmaya çalışacağız…
Sizce de çürüme,yozlaşma ve cinnet karşı uyanık olup yaşanılacak bir devrim ve sosyalist dünya özlemini canlı tutmak ve bunun için örgütlenip mücadele etmek, kurulu sisteme vurup yıkmak ve yenisini kurmak tek çıkış yolu değilmi?

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Politika Haber

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.09 Saniye