Irak’ta iç savaş kimin yararına?

Irak’ta işgalin üzerinde üç yıl geçti. Bu üç yıl içinde Amerikan emperyalizmi ağır bir batak içinde debelenir durumda. Amerikan emperyalizmi burada çıkış için halkları bir birine kırdıracak iç savaş taktiğini devreye sokmaya çalışıyor. Son aylarda Şiiler ile Sünniler arasında kör terörün yüzlerce kişinin ölümüne yol açması ve toplu katliamların yaşanması, zaten iç savaş eğilimleri içine sürüklenen Irak’ta durumu daha da çıkılmaz bir hale sokmuştur. Aslında uzun zamandan bu yana Irak’ta emperyalist işgale karşı süren direnişin kırılması için ABD emperyalizmi ve müttefikleri iç savaşın çıkarılması için ortam hazırlamaya çalışıyordu. Irak’ta güçlü bir yönetimini sağlanmaması ve bölünmüş ve parçalanmış bir Irak’ın yönetimini daha kolay olması ABD emperyalizmini, ulus, din ve mezhepler arasındaki farklılığı körükleyerek Irak’ta bir iç savaş kışkırtmaya itti. Böylece Irakta bir iç savaşın çıkması Irak’a egemen olmak bakımından en başta Amerikan emperyalizminin işine yaramaktadır. Amerikan emperyalizmi için halkların bir birilerini boğazlamaları çok doğaldır. ABD’nin emperyalist sömürge politikasının özünü halkların bölünüp, parçalanması ve yutulması oluşturuyor. İç savaş tartışmaları ABD’de basınında gündeminde. ABD emperyalizmi de Irak’ı işgal ederken “demokratik ve özgür bir Irak’ın yaratılması”ndan dem vururken geldiği bu noktada, Irak’ın işgal edilmesinin tam bir bataklık olduğunu ve bu bataklıktan çıkış için yol aramaya çalıştığını gösteriyor.
Elbette, Irak’ta iç savaş tartışmaları sadece Irak’ta ABD’nin batağa saplandığını göstermiyor aynı zaman da, Bush yönetiminde etkin olan neo-faşist akımın “düşünce tarzı”na dair önemli ipuçları sunuyor. Bu akıma mensup yorumcular, Fox News TV ve CNN ekranlarından “iç savaşın o kadar da kötü bir şey olmayabileceğini” ilan etmeye başladılar bile! Ama bunlardan hiçbiri, Avustralya televizyonu ABC’ ye demeç veren Daniel Pipes kadar “çarpıcı” olmadı. Pipes, Bush’a en yakın adamlardan biri. İslamiyet karşıtı salvoları ile tanınıyor ve bu nedenle olsa gerek, bir dönem Bush tarafından “İslam dünyasıyla ilgili temsilci” ilan edilmişti. Bugünlerde “Ortadoğu Forumu”nun başkanlığını yürütüyor. Daniel Pipes, 2 Mart’ta ABC’ ye verdiği demeçte şöyle diyor: “Vurgulamak isterim ki bir iç savaş, insani bir felaket olur ve hiçbir şekilde bunu istemiyorum. Ama eğer iç savaş patlak verirse, bunun bizim çıkarlarımız açısından illa ki kötü bir şey olmadığı kanısındayım... Biz yeni, özgür ve refah içinde bir Irak yaratma durumunda değiliz. Sırf Saddam’ı devirdik diye Irak’ı düzeltme yükümlülüğü altında değiliz. Zaten Irak’ı düzeltebileceğimizi de sanmıyorum... Dahası, Irak’ta bir iç savaş, benim olumsuz gördüğüm bazı eğilimleri de durduracaktır.” Neymiş bu “olumsuz eğilimler”? Pipes, “Öncelikle”, diyor, “Şiiler ve Sünniler birbirleriyle savaşacakları için bizim kuvvetlerimize yönelik saldırılar azalacak. Ayrıca, [demokrasiyi yayma] eğilimi zayıflayacak, çünkü Afganistan’da, Irak’ta, Lübnan’da, Filistin’de, Suudi Arabistan ve Mısır’da seçimleri kazanan, bizim düşmanımız olan İslamcılar oldu. Irak’taki gelişmeler bu demokrasi sürecini yavaşlatırsa, bizim için iyi olacaktır.” Pipes için iç savaşın “üçüncü faydası”, İran ve Suriye’nin Irak’a müdahale bulunması olacak! Bu azılı neo-faşist, 28 Şubat’ta verdiği başka bir demeçte, “İç savaş, Suriye ve İran müdahalesini doğurur. Bu da, ABD’nin bu iki ülkeyle hesaplaşmasını hızlandırır” diyor (New York Post). Kısacası neo-faşist, “Irak savaşının bölgeye yayılması”nın olumlu olacağı kanısındalar; tıpkı Vietnam Savaşı’nı Kamboçya ve Laos gibi ülkelere yaydıkları gibi! Daniel Pipes’ın tek sıkıntısı, Türkiye! ABD’nin sadık müttefiki Türkiye’nin Irak’a müdahalede bulunmasının “kötü olacağını” düşünüyor. Bunun sebebi ise Kürtleri korumak falan değil; o, Türkiye’nin böyle bir müdahale sonucunda “İran ve Suriye ile yakınlaşmasından” endişelenmektedir! Kürtlerin bir iç savaş sırasında yaşayacakları acılar, onların umurunda bile değildir. İngiliz emperyalizminin en “kıymetli” siyasetçisi Churchill’in bir zamanlar yine Kürt sorununda ve yine Kürtlerin yüzüstü bırakılmasının ardından dediği gibi, “uluslararası politika, hayır işi değil”dir!
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|