 |
|
Belki ben...

O günden çok daha evvel, köprübaşında sallanarak bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
Belki ben o günden çok daha sonra , matruş çenemde ak bir sakalın izi sağ kalacağım
Ve ben o günden çok daha sonra: sağ kalırsam eğer, şehrin meydan kenarlarında yaslanıp duvarlara son kavgadan benim gibi sağ kalan ihtiyarlara, bayram akşamlarında keman çalacağım...
Etrafta mükemmel bir gecenin ışıklı kaldırımları ve yeni şarkılar söyleyen yeni insanların adımları... Devrimin Çocukları Bir sonbahar sabahı terk etti yaprakları yeşil uçtu bulutlara doğru ağaçların kurumuş ciğerleri
Koparıldı kalbinden en güzel çocukları devrimin kapladı sokakları karanlığın tamtamları
Susturuldu ışığı üretenler inatçı türkü susmadı umudun çocukları yürürken yüceliğe düştü emeğin yüreğinden güller
Düşenlerin anısı, sevgimize yazıldı dökülenler silemez ihanetin pasını zifiri karanlıkta bile anacağız düşen gülün hasını
Çelik kafes içinde özgürlük yaralı çiçekti ışığın çocukları, geçtiler hücrelerden geçtiler teker teker kanayan gecelerden
Şimdi onlar cadde cadde, bulvar bulvar birleşiyor yüreğinde güneşin gülümseyen güzelliğe doğru koşacaklar durmaksızın
Onlar ışıldayan geleceğidir yurdun gece sancılı gündüz kaygılı olsa da aşacaklar tüm barikatlarını karanlığın “sesinizi duymakla başladı maceram kendime yöneldim size sorular sorarak, cevaplarınızdan yeni bir ben oluşturdum.
En güzel köşeme koydum gözlerinizi, süzmenizi bekleyerek geçip durdum önünüzden defalarca. Yalnız kalmayı diledim sizle ürpertimin sebebini soracaktım, yenimi yıkayacaktım, emeğinizin teriyle.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|