DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
TARİH BİLİNCİ: Kadro Politikasının Bazı Sorunları Üzerine
Özgür Kürsü
 “Tecrübelerden ve bir dizi yoldaşın tecrübesinden biliyorum ki,  bir devrimci için, neredeyse en zor olan şey,  tehlikeli bir yeri tam zamanında terk etmektir” (Lenin,  C. XXVIII,  syf.  465,  Rusça).

  Kadroların muhafazası, gizliliğin ilkeleri, provokasyonlara karşı mücadele, sorgulama ve mahkemede tavır konusu,  hapishaneden ve toplama kampından kurtarılan yoldaşların değerlendirilmesi özel olarak ele alınmalıdır.


  Bu kategoriden sorunları burada ele almayacağız. Sadece,  seksiyonlarımızın kadro politikasının bu alanının anlamını sürekli giderek kavramaya başladıklarını tespit etmek istiyoruz. En son dönemde (VII.  Dünya Kongresi’nden sonra) illegal partilerimizden bazıları gizlilik sorunlarıyla ciddi olarak ilgilendiler. Bu partilerden birisi, MK’nın özel bir bildirgesinde bu sorunların devasa anlamını vurguluyor ve gizliliğe aykırı hareketin sadece ilgili yoldaşları değil partinin bütün yığın faaliyetini tehlikeye sokacağına doğru olarak işaret ediyor.

  Kadroların incelenmesi yeni,  öne çıkan güçlerin incelenmesi uzun süren ve çok zahmet gerektiren bir iştir.  İnsanlar,  güçlü yanlarını ifade eden özellikleri açığa çıkartacak şekilde incelenmelidir. Sadece böyle bir inceleme,  kadroların doğru kullanımını garantiler. Ancak,  yönetim, her aktifiste onun özgü niteliğini hissedip ortaya çıkartmayı anladığında,  ona yeteneklerine en iyi tekabül eden faaliyeti verebilir ve tam da böyle doğru seçilmiş bir işte parti işçileri gelişirler. Aksi takdirde bir insana,  olanaklarını aşan,  üstesinden gelemediği bir iş verilirse,  böylece sadık bir yoldaşı bile hayal kırıklığına uğratabilir ve morali bozulur.

  Kadroların doğru kullanımı sorunuyla kolektif yönetim sorunu sıkı bağ içindedir.  Kolektif yönetim,  yöneticinin,  bütün yönetimi kendi eline almaması,  aksine,  bütün yoldaşları bu işe,  fonksiyonları dağıtarak ve böylece belli yönetici bir çekirdek oluşturarak çekmesi anlamına gelir. Tabii ki illegalite koşullarında böyle bir yönetici çekirdeğin şu veya bu örgütlenmede uzun ömürlü olmaması bu kolektifin şu veya bu yoldaşın şu veya bu yerde açığa çıkmasıyla çalışamaz hale geleceği olabilir. Ama buna rağmen faaliyetin doğru inşası ve fonksiyonların doğru dağıtımı durumunda belli yetenekler, belli faaliyet yöntemleri oluşturulur ve pekiştirilir; bunlar örgütün en ağır koşullarda dahi başarı elde etmesini sağlarlar.
 
   Bütün seksiyonlarımız,  bunların bizde oldukça iyi olmadığını kanıtlayan sayısız gerçekleri biliyorlar. Çok sayıda çalışanımız,  hiçbirini tatmin edici derecede dahi yerine getiremediği fonksiyon yığınıyla yüklü. Ama bu fonksiyonların önemli bir kısmı başka yoldaşlara devredilirse, faaliyet daha iyi sürdürülür ve aynı zamanda bu faaliyette yeni insanlar yetişirler. Örneğin,  bir Alman şehrinde bütün bir semtin faaliyeti için sorumlu olan önder bir yoldaş,  en son zamana kadar aynı zamanda illegal toplantılar da örgütlüyordu,  ilişki işlerini yürütüyor ve literatür sevkiyatını yönetiyordu vs. .
 
  Böyle bir faaliyetin gizlilik açısından kabul edilemezliği bir yana, böyle bir yoldaşın siyasi yönetimi gerçekleştirme durumunda olamayacağı ve kendi etrafında herhangi bir yönetici çekirdeği hiç oluşturamayacağı ve eğitemeyeceği oldukça açıktır.
  Sadece parti örgütü faaliyetin sistematik (ve) sürekli izlenmesi,  sadece, icraatın kontrolü gerçek bir operatif (stratejik,  çn. ) yönetimi garantiler. Ve bir daha; böyle bir yönetim icraatın kontrolü,  yapılan hatanın,  hemen sistematik itinalı düzeltilmesi olmazsa,  kadroların büyümesi güçlü bir şekilde kösteklenmiş olur.
 
  Paris parti örgütünün yaşamından iki örnek verelim:

  Bir yıl zarfında Paris’in bir alt semtine  semt yöneticisi hiç gelmedi. Semt yönetimi sekreteri, alt semte hiç uğramadı.  Hücrelerin faaliyeti tamamen ihmal edildi. Alt organlar birazcık eleştiriden de korkuyorlardı.  Çünkü,  en ufak eleştiri denemesinde dahi cezanın yağdığı Barbe-Celor dönemi hatırlardaydı. Yeni semt yönetimi parti içi faaliyetin ve özeleştirinin yöntemleri sorununu açtığında durum süratle düzeldi. Bu semtteki parti örgütü üye sayısını ikiye katladı.  İniş-çıkışlar neredeyse tamamen bertaraf edildi.
  Paris’in başka bir semtinde alt organlar, semt yönetiminin kötü faaliyetini önderliğe bizzat duyurdular. MK, sorunu araştırdığında şunu tespit etti;semt yönetiminin büyük kısmı, işçi yığınlarıyla bağı olmayan yoz, proleter olmayan unsurlarda ve çoğalıyorlar. Dimitrof’un;Leipzig Mahkemesi muzafferinin kahraman örneğinde, Thaelmann örneğinde, Çankay-Şek’in işkenceyle öldürttüğü Çin halkının kahramanı Fan Dsi-min örneğinde bütün ülkelerde partili yoldaşların ve genç komünistlerin genç ni örnek, özeleştirinin devasa anlamına işaret ediyor. Yoldaş Stalin,  sadece özeleştiri vasıtasıyla partinin “gerçek kadrolarının ve gerçek önderlerinin yetiştirilebileceğini” sürekli vurgular (Stalin; Leninizmin Sorunları,  syf. 9. 10.  Rusça baskı).

  Tam da bundan dolayı,  Fransa KP’nde parti düşmanı Barbe-Celor grubu,  İspanya KP’de Adame-Bulehos-Trilla grubu,  Macaristan KP‘de  provokatör Sas-Barno grubu gibi gruplar,  her türlü araçla her türlü özeleştiriyi bastırdılar ve parti içi demokrasiyi sabote ettiler.  Örneğin Barbe, 1931’de açıklamalarının birisinde şunu itiraf etti.

  “Hücre tarafından seçilen veya önerilen tek bir hücre sekreterimiz yok. Semtlerde ve illerde de durum aynı. Tam tersini yapıyoruz:Yukarıdan aşağıya doğru bir yönetim oluşturuyoruz. Tabii ki bu, yoldaşlara inisiyatif geliştirme ve ilerleme olanağı vermiyor. Artık bizde düzenli teşvik geleneği kalmadı”.

  Her şeyden önce, işçi sınıfının davasına tamamen sadık, bütün ve her koşul altında partiye sadık, mücadele içinde sınanmış ve sınıf düşmanı karşısında tutarlı insanlara ihtiyacımız var. Böylesi kadrolar yetişiyorlar ve çoğalıyorlar.  Dimitrof’un; Leipzig Mahkemesi muzafferinin kahraman örneğinde, Thaelmann örneğinde, Çankay-Şek’in işkenceyle öldürttüğü Çin halkının kahramanı Fan Dsi-min örneğinde bütün ülkelerde partili yoldaşların ve genç komünistlerin genç nesli eğitiliyor. Yetişen bu kadrolar,  yenilmez.
  Uyum yeteneğiyle her türlü silahı kullanarak ve somut duruma göre değiştirerek sürekli, mücadelenin ön cephelerinde durmayı kavrayan insanlara ihtiyacımız var. Yoldaşımız bugün,  işçileri sürükleyen konuşmacı;yarın,  gerekliyse, en derin illegaliteye geçer ve parti faaliyetini oradan yönetir;ertesi gün yeni koşullarda yığınları silahlı ayaklanmaya,  kapitalizme saldırıya sevk eder. O, sıkı illegal faaliyeti bütün ve her legal olanaklarının kullanılmasıyla bağlamayı anlar.

  Ama bu,  bizim, yığınlarla en sıkı bağ içinde olan insanlara ihtiyacımız olduğu anlamına gelir. Arasında faaliyet yürüttüğü o yığının özelliğini kavrayan,  ihtiyaçlarını hisseden, onlara kendi lisanlarında konuşmayı anlayan gerçek işçi önderine ihtiyacımız var. Böyle basit yığınlar tarafından anlaşılabilir bir lisana,  kısa bir zaman önce İngiltere’de gerçekleştirilen seçim kampanyasında yoldaş Gallacher -İngiltere KP’nin İngiliz Parlamentosuna seçilen ilk adayı- tarafından yayımlanan çağrılar gösterilebilir.
  İnisiyatifli insanlara,  mücadelenin en zor koşullarında bağımsız olarak yönünü tayin etmeyi kavrayan insanlara ihtiyacımız var.  Tabii ki sıcak yığın mücadeleleri esnasında parti örgütleri arasında normal bağ kopar: Merkezi önderlikten kopuk olarak en zor sorunları bağımsız çözmeyi,  cüretkarca karar almayı,  sorumluluktan korkmamayı kavrayan insanlara ihtiyacımız var. Karar altına alınmış kararın tam gerçekleştirilmesi için iradeye sahip olan insanlara ihtiyacımız var. Yenilgi anında ne yaptığını bilmez durumda olmayan ve zafer sarhoşu olmayan önderlere ihtiyacımız var.

  Stalin yoldaşın bize öğrettiği gibi:“Partinin gerçek devrimci kadrolarını yetiştirmek için ve gerçekten devrimci parti önderlerinin seçimi için mücadeleyi güçlendirmek” zorundayız. “Bunlar,  mücadeleye atılma ve proletaryayı sürükleme yeteneğine sahip olan insanlar olmalıdır; rüzgarın önünde savrulmayan ve paniğe kapılmayan,  bilakis rüzgara karşı yelken açan insanlar” (Stalin; Birleşik Devletler KP’nde Sağ Fraksiyoncular Üzerine”,  Bolşevik,  Yıl: 1930,  Nr.  1,  Rusça).
 
Komünist Enternasyonal
Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesi Dergisi
29 Şubat 1936,  sayı 2
syf.  125-133
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.09 Saniye