 |
|
VENEZULELADA ABD DARBEMİ HAZIRLIYOR?

Amerikan emperyalizmine Kübadan sonra en açıktan karşı çıkarak anti-emperyalist bir hatta yürüyen Chavez’in başında bulunduğu Venezuela’a genel seçimleir boykot eden muhalefet CİA’nın denetiminde Ulusal Meclis seçimlerin” meşru olmadığı” yalanıyla darbe hazırlığı içinde olduğu ve önümüzdeki süreçte Chavezi yıkma amaçlı povokatif saldırıların artarak süreceği bir gerçek.
Hatırlanacağı üzere Venezuela’da 4 Aralık Pazar günü Ulusal Meclis seçimleri yapıldı. Venezuela’nın son 7 yılına damgasını vuran sınıf savaşımının yeni bir perdesi de 4 Aralık’ta yaşandı. Venezuela emperyalizm ve işbirlikçi tekelci sermayenin partileri, giderek umutsuzlaşan ve güç yitiren bu “muhalefet” partileri, seçimlerin meşruluğunu tartışılır hale getirmek için “boykot” çağrısı yaptılar. Seçimlerde açık bir yenilgi alacakları besbelli olan bu partiler, seçimlere katılmama manevrasıyla, Venezuela’yı istikrarsızlaştırma ve hükümeti devirme stratejisinin ilk adımını atmış oldular. Burjuva “muhalefet”in boykot çağrılarına, paramiliter güçlerce çeşitli kentlerde petrol boru hattı, ordu kışlası gibi hedeflere yapılan bombalı saldırılar eşlik etti. Sosyal demokratıyla, Hristiyan demokratıyla burjuva partilerinin bu seçimleri boykot etme ve seçime katılımın düşürülmesi için halka tehit saldrıları, ABD’nin bölgeye dönük planlarının bir ürünüydü. Hatta o kadar ki, boykot kararı, ABD’nin Latin Amerika işleri sorumlusu Thomas Shannon ile bu partiler arasında Aruba adasında yapılan gizli görüşmelerde alındığı ortaya çıktı. Chavez Hükümeti’ni Latin Amerika’da “bölgesel istikrara dönük bir tehdit” olarak değerlendiren Amerikan emperyalizmi, antiemperyalist ve ilerici hükümeti yıkmaya dönük hamlelerini tırmandırıyor. Halkın bilinçli, ileri kesimleri seçimlere, “4 Aralık’ı 13 Nisan’a dönüştürme” sloganıyla hazırlandı. 13 Nisan, 2001 yılında Amerikancı faşist darbenin sokaklardaki halk tarafından püskürtüldüğü tarihtir ve yeni Venezuela için tarihsel bir dönüm noktasıdır. 4 Aralık seçimlerinde de ABD güdümünde yapılan “boykot” hamlesini savuşturmak için Chavezciler herkesi sandığa, oy vermeye çağıran bir kampanya yaptılar. Bizzat Chavez, 10 milyon oy hedefi koydu. 4 Aralık günü yapılan seçimler, karşıdevrimci, işbirlikçi muhalefetin tümüyle Meclis’ten tasfiye olmasıyla sonuçlandı.Yeni Meclis, tümüyle Chavez hükümeti etrafındaki halk cephesinin partileri tarafından oluşturuldu. Chavez’in partisi V. Cumhuriyet Partisi (MVR) meclisin yüzde 68’ini oluştururken, geri kalan yüzde 32 ise Anavatan Herkes İçin (PPT), Toplumsal Demokrasi İçin (PODEMOS), Venezuela Komünist Partisi (PCV) gibi partilerce paylaşıldı.Ama seçimlere katılım yüzde 25’leri geçmedi.Böylece yüzde 75’lik bir kesimin sandık başına gitmemesi Chavezin hedefini yakalayamadığını ortya koydu. Buradan bakıldığında burjuva muhalefet, seçimleri boykot ederek siyaseten intihar ettiği denilelebilir.Neki seçimlerde katılımın yüzde 25’te kalması, karşı-devrimcilerin eline önemli bir koz verdi. 4 Aralık Meclis seçimlerinin, son 7 yılda yapılan 10. seçim olması, Venezuela’da halkın geleneksel olarak Meclis seçimlerinde sandığa gitme alışkanlığının zayıf olması, halkın sadece Başkanlık seçimlerini önemsemesi gibi bazı faktörlerin bu düşük katılım üzerinde etkili olduğu kabul edilebilir. Ancak bu durumda da yine, yüzde 25’lik katılım oranına yol açan bir siyasi ilgisizlik durumu tespit edilmelidir. Katılımdaki düşüklüğün bir kısmı, seçimleri yığınsal olarak boykot eden üst orta sınıftan kaynaklanmaktadır. Bunu varlıklı orta sınıf mahallelerindeki seçim merkezlerinin sinek avlamasından anlamak mümkün. Ancak Chavez’i destekleyen milyonlarca emekçinin de sandığa gitmeyerek bir siyasi ilgisizlik sergilediği de ortadadır. Chavez, gücünü esasen halk kitlelerinden aldığı için, bu durum yaşamsal önemdedir. Chavez’in seçimlerin ardından yaptığı değerlendirme konuşmasında da “Özeleştiri” çağrısı yapılarak, 4 Aralık seçimlerinde elde edilemeyen 10 milyon oy hedefi, bu kez 2006 Başkanlık seçimleri için konuldu. ABD ve işbirlikçi muhalefet, katılımın düşüklüğünü karşı-devrimci stratejilerinin bir dayanağı haline getirmek istiyorlar. Bu yönlü açıklamalar,Venezuela’da sınıf çatışmasının hemen önümüzdeki yakın dönemde keskinleşeceğini ortaya koyuyor. Hükümetten, valiliklerden ve belediye yönetimlerinden sonra Meclis’ten de tasfiye olan ve siyasi mevzilerini yitiren burjuva işbirlikçi muhalefetin umutsuzca ve çılgınca, iç savaş taktiklerine yönelmesi olasılık dahilindedir. Seçim sonuçları, siyasetin “başka araçlarla” sürdürüle ceği bir dönemin kapısını aralamaktadır.Yani Venezuellada provokasyonlara başvurarak ardından darbe yapma yönlü bir gerici taktiğin devrede olduğu bir gerçek. Geçmiş dönemde Meclis’in yüzde 48’ini elinde tutan burjuva muhalefetin frenleyici engellerinden kurtulan Chavez Hükümeti, halkın çıkarına yeni yasalar çıkarmakta daha serbest kalacağı için de sınıf mücadelesi keskinleşecektir. Chavez, yeni dönemde “milletvekillerinin rolünün değişeceğini” ve “Sokak parlamentariz mini” hayata geçireceklerini, vekillerin halkla iç içe sorunların çözümü için sokakta çalışacaklarını belirterek, bunun ilk sinyalini vermiş oldu. Chavez’in değerlendirme konuşmasında ilan ettiği “Yoksulluğa, yolsuzluğa ve çürümüşlüğe karşı ölümüne savaş”, aynı zamanda ABD’yle Venezuela, Venezuela tekelci burjuvaziyle Venezuela emekçi halkı arasındaki çelişkilerin de gerilmesi anlamına gelmektedir. Bu ilerici ve anti-emperyalist hükümetin Amerikan emperyalizmin uşakları vasatısıyla iç savaş taktiğine karşı ,daha şimdiden işçileri ve emekçileri silahlandırarak olası gerici ayaklanma ve provokasyonlara karşı uynaıklığı artırarak halkın kazanımlarını koruması için halka dayanması gerekiyor.Başak bir yol Chavezin ileirci ve anti-emperyalist hükümerinin gericiler karşısında güçlendirreek çıkarması ve emekçilerin kazanımlarını koruması söz konusu olamaz.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|