 |
|
YOKSUL KÜRTLERE KÜRTÇEYİ PARAYLA ÖĞREN DAYATMASI

Kürt sorununa inkarcı ve imhacı bir politik çizgide bakan
ve Kürtçe öğrenmeyi bölücülük ve ayrı bir devlet kurmanın temeli olarak
gören TC devleti, bir yanda Kürtlerin anadilde eğitim hakkını gasp
ederek zora ki Türkçe okutarak asimilasyonu dayatırken öte
yandan yoksul Kürtlere Kürtçe yi parayla öğrenmelerini salık
veriyor. Böylece Kürtler dünyada anadilini para ödeyerek öğrenme
durumunda kalan ender uluslardan birisi olduğu gibi, aynı zamanda zaten
yoksulluk, işsizlik ve sefalet içinde kıvranan Kürt emekçilerinin para
ödeyerek anadillerini öğrenmeleri de hayal olmaktan öteye
gitmiyor.
Aslında uluslararası bir çok sözleşmeye ve İnsan Hakları beyannamesine
göre Anadili öğrenimi her insanın demokratik hakkı ve bu hak hiç bir
biçimde başkaları tarafından engellenemez. İşin ilginç
olanı bu hak Türkiye’de Kürtlere tanınmadığı gibi bu
hak özel paralı kurslarla sınırlı tutulmaya çalışılıyor. İşin daha da
ilginç olanı milyonlar bulan Kürt emekçilerinin kendi anadillerinin bir
kaç yörede açılan, baskı, tehditle insanların gitmelerinin bile
engellendiği paralı kurslarla bu istemin giderilmesi söz konusu olamaz.
Hatırlanacağı üzere AB’ye üyelik bağlamında yasal düzenlemeler
bağlı olarak Kürtçe dil eğitimine imkan sağlayan yasa, 3 Ağustos
2002'de yapılan Anayasa değişikliği ile sağlandı ama devletin özel
kurslarla sınırlı tuttuğu hak, çok fazla işlevsellik sağlayamadı
ve geniş yığınları kucaklayamadı. Kürtçe eğitimde öcü gibi korkan
ve bölücülük paranoyası içinde hareket eden devlet ilk Kürtçe
kursun açılmasına bin bir mazeret bularak tam bir buçuk
yılın ardından kurlara izin verildi. Kapı ve pencerelerin
darlığı, renklerin uygun olmaması vb. gibi gerekçelerle kursların
açılması engellenmeye çalışıldı. İlk kurs ancak bir buçuk yıl sonra, 1
Nisan 2004'te Batman'da açılabildi. Batman'dan sonra Urfa, Van, Amed,
İstanbul, Adana ve Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde birer kurs açıldı.
Kürtçe dil eğitimi veren kursların 4'ünden şimdiye kadar toplam 771
kişi Kürtçe dil eğitimini tamamlayarak sertifika aldığı açıklandı. Buna
göre, Batman'da 150, İstanbul'da 74 kişi, Amed'de 422 kişi ve
Van'da iki dönemde 125 kişi Kürtçe dil kurslarından mezun olarak
sertifika almış. Şu anda ise İstanbul'da 175, Amed'de 154, Batman'da 50
ve Van'da 103 kişi kurslara devam ediyor. Verilere göre Kurslara en çok
gençler ilgi gösteriyor. Gençlerden ise üniversite öğrencileri daha
fazla kayıt yaptıran kesim olarak öne çıkıyor. Yani parası
olmayanların dil kursuna katılması mümkün olamıyor.
Kürt kurslarına katılımın sınırlı olması için öylesine yasal mevzuatla
kuşatılmış ki, kurslara ancak 8 yıllık temel eğitimi tamamlayanlar
katılabiliyor. 8 yıllık temel eğitimi alanlardan da herkes kursa
gidemiyor. Kayıt yaptıranlara, ödeyeceği paranın dışında
velisinden yazılı izin alma şartı getiriliyor. Böylece fiili olarak
kurslara 18 yaşından büyük kişiler kayıt olabiliyor. Tüm bunlar topu
topu 5-6 kursu geçmeyen Kürtçe Öğrenim Kursu'nu ekonomik olarak da
oldukça zora sokuyor. Mevcut kurslar için de 'Kurslar açıldı, ama
kimse Kürtçe öğrenmek istemiyor' propagandası yapılması içinde bu
kuşatılmışlık daha da sıkılıyor. Oysa ki Kürtler bir ulustur ve
anadillerini öğrenmeleri onları en doğal demokratik haklarıdır. Neki TC
devleti yalnızca Türk ulusuna ve bazı azınlık milliyetler bu
hakkı tanındığı halde Kürtler inkar edildiği içinde onlara hep yasaklar
ve zulümler reva görülmüştür.
İşin ilginç olanı Kürtçe kurslar açılmış ama eğitim de
kullanılacak resmi Kürtçe dil kitapları yok.
Üniversitelerde Kürtçe dil bölümü bulunmadığı için ya diğer bölümlerden
mezun olmuş kişiler ya da emekli olmuş öğretmenler Kürtçe kurslarda
eğitim veriyor. Hem alt yapının yetersizliği, hem de devletin
kuşatmışlığı baskısı ve hem de paralı olması nedeniyle kurslara başvuru
sayısı olduk düşük kalıyor ve bunu da faşist gerici güçler kendi Kürt
düşmanı politikalarına payanda olarak kullanıyorlar. yoksulluk ve
sefalet içinde yaşam mücadelesi veren Kürt emekçilerinin anadilde
eğitim hakkı tanıması yerine paralı kursların dayatılması çözüm
olmadığını gibi anadilde eğitim hakkı talebini hiçe sayma ve unutturma
amacı güdüldüğü de bir gerçektir. Kürtçe anadilde eğitim olarak
okutulmalı ve aynı zamanda seçmeli ders olarak da müfredatta yer
almalıdır. Kürtçe'nin yaşayan bir dil olarak gelişmesi ve hayatın
her alanında kullanılması için anadilde eğitim hakkının mutlak olarak
demokratik bir hak olarak tanınması ve uygulamaya konması gerekiyor.
Bunun içinde Kürtçe nin öğrenilmesi paralı kurslarla değil,
parasız olarak anayasal demokratik bir hal olarak. Yetkililer
ayrıca, kurslar yerine ilkokuldan üniversiteye kadar anadilde
eğitimin verilmesini, üniversitelerde Kürtçe kürsülerin
açılmasını, akademilerin kurulmasının sağlanmasını talep ediyor.
Kürtçe kursların işlerlik kazanması için tüm çevreleri üzerine düşen
sorumluluğu yerine getirmeye çağıran kurs yetkilileri, Kürtçe
öğrenmenin önündeki engellerin kaldırılması içinse dayanışma çağrısında
bulundu.
İlk Kürtçe kurs olan Özel Batman Kürt Dili Öğretim Merkezi, 01
Nisan 2004'te öğretime başladı. Batman'daki kursta şu anda 4. dönem
kursiyerlerine eğitim veriliyor. Kontenjanları 120, kapasitesi
480 kişilik. Şu anda 50 öğrenci kursa devam ediyor. Kursiyerlerin yüzde
70'inden fazlası üniversite mezunu kişilerden oluşuyor. Hemen hemen her
meslek grubundan kursiyerler var. Bir sıralama yapmak gerekirse,
birinci sırayı öğretmenler, daha sonra avukatlar, mühendisler ve
diğer meslek grupları alıyor. Çoğunluğunu 20-40 yaş grubu oluşturuyor.
Çocuklar yok denecek kadar az!Verilerde de görülebileceği gibi kurslara
ilginin istenen boyutta olmaması hiç de anormal bir durum değil. Ekmek
parası bile bulamayan Kürt yoksullarının dil kursuna para
bulmaları söz konusu olamaz. Onun içindir ki Kürtçe resmi olarak eğitim
kurumlarında okutulması gerekiyor. Vergisini veren, askerliğini
yapan Kürtlerin eğitim kurumlarında anadillerini
öğrenmeleri de demokratik bir haklarıdır aksi durumda Kürt
emekçilerinin kendi anadillerini öğrenmeleri ve geliştirmeleri söz
konusu edilemez.
Devletin Kürtçe dil kurslarını kontrollü serbest bırakırken bu
faaliyetleri özel tüzel kişilerce yürüyemeyeceğini baştan beri
biliyordu. Ama AB’ye üyelik bağlamında bir çok alanda yapılan
ama kağıt üzerinde kalmaktan öteye gitmeyen göstermelik
yasal düzenlemelerle"devlet dış, iç kamuoyunun ve Kürtlerin
gözünü boyamak, için Kürtçe dil kurslarını kullanmıştır. Yüksek
maliyeti olan bu kursların uzun vadede devam etmesi ve Kürt
emekçilerinin gereksinimini karşılamasını beklemek söz
konusu olamaz.
Kürt halkının istemi anadilde eğitim haklarının anayasal bir
zemine oturtularak eğitim kurumlarında parasız olarak
sağlanması ve göz boyamadan ileri gitmeyen paralı kurslarla
Kürtçe nin öğrenemeyeceğinin bilince çıkarılması ve diller üzerindeki
yasak ve baskıların kalkması gerekiyor.
|
|
| |
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 1

|
|
|
|