DÜNDEN BUGÜNE ULUSAL VE SÖMÜRGELER SORUNU VE KÜRT SORUNU

1930’lu
yıllarda Malatya bez fabrikası, K. Kürdistan’ın Halep özerine olan
ticaretin engellemek amacıyla kuruldu. Gerek bu yolla ve gerekse
Türk kentlerinde üretilen dokumanın K. Kürdistan’a el tezgahı
dokumacılığını alabildiğine geriletti, ipekli dokumacılığı ise
tamamen öldürüldü. 1950’den sonra K. Kürdistan’da artan sümerbank
işletmeleri, Antep’teki özel işletmeler, Türk burjuvazisinin özel
dokuma şirketleri (özellikle Adana bölgesindekiler) K. Kürdistan’ı bir
pazar olarak değerlendirdiler, pazara bağlanma geliştikçe sömürü
arttı, sömürüde arttı.
Özel
şirketlerin gelişme yönü de giderek az sayıdaki şirketin büyümesi
yönünde oldu, ama bu yine de sınırlı bir gelişmeydi. 44-440
arası işçi çalıştıran ve çok ortaklı özel işletmeler olan ve dokuma ile
deri alanında faaliyet gösteren büyük işyerleri 1980’de 19
adetti. (Antep hariç). Antep’te ise dokuma işçilerinin
%50’sini çalıştıran Veliç, Gatek ve Sanko fabrikaları,
büyük ve modern tekniğe sahiptir. Bu üç büyük fabrika dahil orta
büyüklükteki işletmelerle birlikte 44 adet büyükçe dokuma tesisi
vardı. Katma değer bakımından toplamın %30’una
sahiptiler. 1980’de bu işletmelerde 3458 işçi çalışıyordu.
Antep dahil K. Kürdistan’ın küçük dokuma üreticileri, Sümerbank
ve diğer Türk burjuva şirketlerinin büyük çaplı üretimi
karşısında iflas ederek azaldılar. Böylece K. Kürdistan Türk
devlet ve özel sektör dokuma şirketlerinin bir pazarı haline
geldi. Kürdistan burjuvazisi dokuma sektöründe, Antep’te
gelişme gösterdi (ama bunların büyükleri genellikle Türk
kökenlidirler)ayrıca Malatya, Urfa, Maraş’ta da iplik ve
konfeksiyon alanında da gelişmesi görüldü.
Deri
alanında, Sümerbank’ın üç ayakkabı fabrikası (Erzincan,
Kars , Van)1970’ten sonraki süreç içinde kuruldular. Erzurum’da
ayakkabı ve deri konfeksiyon ve deri fabrikaları özel sektöre
aittir. Ağın deri fabrikası 80’li yıllarda iflas ederek Ali
Şen’in eline geçti. Bunlar dışında hayvancılığın yaygın olduğu
Kürdistan’da deri ve deri işletmeciliği sanayi gelişmemiştir.
Yalnızca ayakkabı alanında Antep’te oldukça yaygın atölye üretimi
vardır.
Gıda, içki ve
tütün sanayi, K. Kürdistan ‘da en yaygın sanayi dalıdır. Bu
alanda 25’i özel 45’i devlete ait olmak üzere 70 adet büyük ve orta
büyüklükte fabrika faaliyet göstermektedir. Bu sektörde
çalıştırılan 38. 625 işçinin 19. 000’i 25 ve üzeri işçi çalıştıran
fabrikalar da yoğunlaşıyor.
Tütün şeker süt,
et üreten fabrikaların hepsi, Türk burjuvazisinin devletine
aittir. Toplam sayısı 20 olan yem fabrikalarının 15’i devlete
aittir. Gıda sanayiinde K. Kürdistan’daki devlet fabrikaları
1930’lu yıllarda Diyarbakır içki, Malatya ve Bitlis sigara
fabrikalarının kurulmasıyla başlangıç yaptılar 1940’lı yıllarda Antep
ve Elazığ şarap fabrikaları kuruldu. 50’li yıllarda Erzurum et
kombinesi, Malatya, Elazığ, Erzincan, Erzurum
şeker fabrikaları kuruldu. 60’lı yılların sonuna doğru üç et
kombinesi daha kuruldu. Bu alanlarda Kürt köylerinin ürününü, Türk
burjuvazisi devlet fabrikaları için ucuz hammadde olarak kullanmakta,
sermaye birikiminin aracı yaparak Türk burjuvazisinin gelişmesini
hızlandırmaktadır.
Özel sektörün
yatırımları yoğun olarak un ve unlu ürünleri alt sektöründe
yoğunlaşıyor. K. Kürdistan’ın kentlerinin pek çoğunda modern un
fabrikaları faaliyet gösteriyor.
Ayrıca,
Erzincan’da et ürünleri üreten Ersan, Antep’te Beslen Makarna, Bitlis
Entegre su tarım sanayiine ait sigara fabrikası(REST) gibi görece ileri
teknoloji ile çalışan büyük özel sektör fabrikaları vardır. Antep’teki
5 makarna fabrikası, yıllık 40. 000 ton üretimiyle, Türkiye toplam
üretiminde %15. 4’lük paya sahiptir.
Malatya’da
kayısı kurutma fabrikaları, Antep’te pekmez, Maraş’ta küçük çaplı biber
işletmeleri de özel sektöre aittir.
Devlet ve
özel şirketlerin, gıda sanayideki gelişmesi, teknolojinin önemli bir
ölçütü olan çevirici güç bakımından ele alınırsa 1971-83 yılları
arasında 30. 966 beygir gücünden 121. 621 beygir gücüne, 4 katına
çıktı. Yinede %90.4’ü devlet mülkiyetinde olması kapitalist Türk
devleti şirketlerinin gıda içki, tütün sanayiinde çok farklı bir oranda
ağırlığını ve egemenliğini devam ettirdiğini gösteriyor.
Kimya
alt-sektöründe, en büyük işyeri Elazığ’da Türk devlet şirketi Azot
sanayi genel müdürlüğüne bağlı fosfat (gübre) fabrikasıdır. Düşük
kapasite ile üretim yapmaktadır. 1980’de 60. 000 ton N. S fosfat
üretmekteydi. Batman’da TPAO’ne bağlı oksijen fabrikasından başka,
diğer işletmelerin büyük çoğunluğu küçük, az bir kesimi de orta
büyüklükte özel sektöre ait işletmelerdir. 1920’li yıllarda hemen hepsi
manifaktür durumunda olan işletmeler sonraki on yıllarda gelişmediler
hatta gerilediler. Bunun nedeni, Türk sanayi kentlerinde üretim yapan
kimya dalındaki işletmelerin K. Kürdistan’a sürüm yapmasıdır.
Ama yine
de 1960’tan sonra tarımda makineleşmenin gelişmesine paralel olarak oto
iç lastikleri, plastik boru ve diğer plastik ürünler üreten işyerleri,
temizlik ve boya malzemeleri üreten orta ve küçük çaplı işyerleri
kuruldu. örneğin Elazığ Keban Holding’e bağlı plastik boru ve soda
fabrikaları, yine şeker şirketi AŞ. ye bağlı Alkohol tesisi, Erzurum
çok ortaklı Ergaz, Malatya Boyataş, Siirt ve Muş’taki Meyankökü
vb. işletmeleri kurulup geliştiler. Meyankökü fabrikalarının
sermayelerini de çoğunluk payını özel faktör elinde bulunduruyordu,
1983’te ise Alman şirketleri Aver ve Zucker, Siirt’teki SİSTAŞ’ın
%39’unu Muş’taki Meyan limitet’in ise %26. 1’ini kendi kontrollerine
aldılar. (petrol sanayinden başka emperyalist tekellerin K.
Kürdistan’da doğrudan ortak olup faaliyet gösterdiği iki fabrika
bunlardır, bir de İngiliz sigara tekelinin sermayesine ortak olduğu
BEST sigara fabrikasıdır. )Küçük işyerleri de özellikle Antep’te
yoğundur.
Kimya sanayi, ham petrolün ve fosfatın üretildiği Kürdistan’da da geri
kalmıştır. Bunun başlıca nedeni K. Kürdistan’ı Türk kapitalist
şirketlerinin pazarı olarak tutma politikasıdır.
Taşa
ve toprağa dayalı sanayi nispeten gelişmiştir. çimento sanayi 1950’ye
değin K. Kürdistan’da geliştirilmedi, gelişmedi. 1963 sayımına göre,
Elazığ(1954) ve Antep’te (1961) bire Çimento fabrikası vardı ve
kapitalist devlet şirketi Türkiye Çimento AŞ: ile Emlak ve Kredi
Bankası’nın mülkiyetindeydi. 1970’ten itibaren, Van’da, Aşkale’de
Kars’ta Adıyaman’da Mardin’de Diyarbakır’da Siirt ve Urfa’da Çimento
fabrikaları kuruldu, toplam 10 fabrikayı buldu. Bunlardan yalnızca
Mardin çimento özel şirkete aittir ve OYAK %48. 22’lik payla egemen
ortaktır. Son 25 yıldaki bu hızlı gelişmenin nedeni, yapılan barajların
çimento ihtiyacı ile Ortadoğu pazarına çimento ihraç ederken
nakliye mesafesini kısaltmanın getireceği tasarruftur. Yüksek kar
oranına sahip olan fabrikalar sayesinde Türkiye çimento AŞ, Kürdistan
pazarına ve kısmen de Ortadoğu pazarından sermaye birikimi sağlayarak,
K. Kürdistan’dan Türk burjuvazisine kaynak aktarmaktadır.
Kiremit, tuğla işletmeleri, 60’lı yıllara değin tuğla ocakları
biçiminde ilkel üretim yaparlarken 60’lı yıllardan başlayarak makinalı
fabrika üretimine geçildi, tuğla ocakları üretimi adım adım azalmaya
başladı. Önce Malatya’da 6, Elazığ’da, 2 adet, Batman ve Van’da 1’er
Maraş’ta 2 adet tuğla-kiremit fabrikası vardır. 1981 köy envanter
etütlerine göre toplam 90 adet olan tuğla-kiremit fabrikaları, orta
büyüklüktedir, Kürdistan burjuvazisinin gelişmekte olduğu bir
alt-sektörün işaretidirler. Ayrıca Erzincan Doğusunda (çok ortaklı)
fabrikası asbestli boya üreten, Kızıltepe kireç işletmesi(çok
ortaklı)de özel sektöre ait orta çaplı işletmelerdir.
İnşaat
sektörü K. Kürdistan’da da faal bir sektördür. Konut yapımında tamamen
özel sektör faaliyettedir ve mütehait Kürt burjuvaları sayıca
kalabalıktırlar. Fakat bunlar büyük çaplı inşaatları yapmaktan henüz
uzaktırlar. İnşaat sektöründen yıllık 114. 000 işçi çalışmaktadır.
Metal
sanayiinde, daha önce madencilik sektörü bölümünde belirttiği gibi
bakır ve krom (1977’den beri) işlenip yarı-mamul hale getirilerek hem
Türk tekellerine ucuz girdi olarak satılıyor ve hem de yarı-mamül
şekliyle ihraç edilerek sağlanan döviz devlet ve özel Türk tekellerinin
büyümesine harcanarak, K. Kürdistan’dan bu yoldan da Türk
burjuvazisinin gelişmesine kaynak aktarılmış oluyor. Türk burjuvazisi,
pek fazla benimsemese de daha çok kara elverişli olan yöntem olarak
Kürdistan’da cevheri yarı-mamül (sanayiye ham madde girdisi olarak)
maddeye dönüştüren sanayi kurma, yani maden alanına yakın işletme kurma
politikasını da belirli olanda uyguladı. Elazığ-Maden’de bakırı
yarı-mamül hale getiren fabrika 30’lu yıllarda Etibank tarafından
kuruldu. Elazığ-Palu’da Guleman kromlarını yüksek karbonlu ferro-kroma
dönüştüren fabrika Etibank mülkiyetinde 1977’de kuruldu yöredeki
kromların 560’nı (150. 000 ton) işleme kapasitesine sahip işletme,
eksik kapasiteyle çalışarak yılda 25. 000 ton üretim yapıyor. Üretimin
%75’i ihraç ediliyor. 1977’e değin ise Guleman kromları Antalya’daki
fabrikada işleniyordu.
K. Kürdistan’da
demir cevherini işleyen demir-çelik sanayi gelişmemiştir. Başka büyük
çaplı metal sanayi, devlet tekeli Türkiye Zirai Donatım Kurulu’nun
(TZDK) 100-150 işçi çalıştıran, Diyarbakır, Urfa, Erzurum’da birer adet
tarım makinaları fabrikası ve atölyesi faaliyet gösteriyor. TŞF AŞ’nin
Erzincan’da motor onarım ve üretim tesisi var.
TCDDY’na ait Erzincan,
Erzurum, Malatya ve Diyarbakır’da 3 atölye ve ayrıca Erzincan’da 3.
ordu araçları onarım atölyesi faaliyet göstermektedir. Van’da ise deniz
taşıtları üretim ve onarım atölyesi var.
TEMSAN’ın Elazığ, Malatya ve
Diyarbakır’da elektrik araç ve gereçleri üretecek yatırımları sürüyor,
Malatya tesisi üretime geçmiş durumdadır.
Özel sektöre ait metal
sektörü imalatı, daha çok küçük ve orta çaplı işyerleri biçiminde ve
tarım araçları, taşıt kasaları, mutfak eşyası imalatı, taşıt onarıma
ilişkin faaliyet göstermekte, Antep, Maraş, Malatya gibi illerde
yoğunlaşmaktadır. Pek çoğu orta büyüklükte olan bu özel sektör
işletmeleri yerel burjuvaların mülkiyetindedir. Yalnızca, Antep yürüten
merdiven imalatı yapan iki fabrika Almanlarla işbirliği yapmakta ve
orta büyüklükteki modern işletmelerdir.
Ayrıca metal dışı madenlerin
işletilmesinde, Mardin-Mazıdağı fosfat işletmesi, Elazığ Betonit
fabrikası(betonit petrol ve su sondajları, deterjan ve seramik
sanayiinde ve barajlarda kullanılmaktadır)faaliyet göstermektedir.
Büyük metal ve maden işleme
fabrikaları ve orta büyüklüktekilerin önemli bir bölümü Etibank, TZDK,
TDDY, TCK, TŞF, AŞ. gibi kapitalist devlet şirketlerinin
mülkiyetindedir. Bunların bir kısmı ara malı üreterek Türk
burjuvazisine ucuz girdi sağlama yoluyla büyümesine hizmet ediyorlar.
Diğer bir kısmı da Kürt üretici köylülerine satış yaparak pazardan
sağladığı karla sermaye birikimi yaparak büyüyor ve Türk kapitalist
tekelleriyle ortaklıklar kurarak onların büyümesine K. Kürdistan’dan
kaynak aktarıyorlar.
Özel sektörde orta çaplı
işletmeler belirli bir gelişme içindedir ve Kürdistan burjuvazisinin bu
işkolundaki ifadesidirler. Ancak bunların önemli bir bölümü (Malatya,
Erzincan, Erzurum, Antep, Maraş’takilerin çoğunluğu)Kürdistan
burjuvazisi içinde Türk kökenli burjuvalar oluşturuyorlar. Üstelik bu
işletmeler daha çok demir metalini kullanıyorlar ki, K.
Kürdistan’ın demiri devlet ve özel Türk burjuva şirketleri tarafından
çıkarılıp işlemekte, TDÇİ’ne bu yoldan birikim sağlarken K. Kürdistan
kan kaybına uğramaktadır. Öte yandan, demir-çelik sanayi, dayanıklı
tüketim malları, demir çekme fabrikaları, otomotiv sanayi gibi metal
sektörünün dallarında önümüzdeki süreçte de gelişme belirtisi
görülmemektedir. Bu dallarda K. Kürdistan bütünüyle Türk tekellerinin
ve emperyalist tekelin Türk tekelinin ortaklığındaki otomotiv
tekellerinin pazarı konumundandır.
Betonit ve fosfat
işletmeleri ise, kısmen Shell gibi tekeller olmak üzere, ama esasen
emperyalistlerle işbirliği halindeki Türk işbirlikçi burjuvazisinin
tekellerine ucuz girdi sağlama ve yeraltı zenginliklerini sömürme
işlevi oynamakta ve bilindiği gibi işletmelerin kendisi de Türk
burjuvazisinin mülkiyetinde bulunmaktadır.
Orman ürünleri ve
mobilyacılık sektöründe ise birincisi asıl olarak yakacak üretirken,
ikincisi küçük atölye üretimi düzeyindedir. Yakacak odun üretim devlet
tekeli olan Ormancılık Bakanlığını bağlı işletmelerin elidedir. 1970’li
yıllara değin köylülerin küçük üretimi eliyle yapılan işletmecilik, bu
yıllardan itibaren devlet işletmesinde, 10. 300 civarında işçi
çalıştırılarak yapılmakta, ayrıca müteahhitlere verilerek de
işletilmektedir. Maraş, Bingöl, Elazığ, Tunceli’de yoğunlaşmıştır. Türk
burjuvazisinin devletinin siyasal nedenlerle K. Kürdistan’ın
ormanlarını tüketme politikası ve son 10 yılda politik yakma eylemi
nedeniyle, K. Kürdistan çoraklaşmaktadır. Türkiye ormanlarının %13. 8
K. Kürdistan’dadır. Ayrıca kereste imalatı yapan manifaktür
nit3eliğindeki küçük işletmeler, K. Kürdistan çapında 1981’de 138
adetti. Maraş, Malatya, Kars ve Erzurum’da yoğunlaşmışlardı %59. 4’
Maraş’taydı.
Mobilya üretimi daha
geridir. Daha çok aile işletmesi olan küçük atölyeler(toplam 560
civarında işletme)olarak faaliyet göstermektedir. Yalnızca 25 adetti,
7-9 arası ücretli işçi çalıştırmaktadır ve tümüyle K. Kürdistan küçük
burjuvazisinin mülkiyetindedir.
K. Kürdistan’da en çok
geri bırakılan alt sektörlerden biri kağıt ve kağıt ürünleri sanayidir.
1980’de sayısı 190’a yükselen işyerlerinin, %30’u Antep %10’u Malatya,
%8’i Elazığ ve %6’sı Diyarbakır’dadır. Malatya’daki Kağıtsan, 1982’de
175 kişi çalıştıran ve kapasitesi ve fiili üretimi yıllık 24. 500 ton
kağıt ve karton üretme düzeyindeydi. Antep’tekilerden 3 adeti orta
büyüklüktedir (toplam 99 işçi çalıştırıyor)diğerleri küçüktür. Ve
%97’si basın koluyla ilgiliydi. Ayrıca ve Malatya’dakiler de orta
büyüklükte fabrika niteliğindedirler. Yatırımların büyük çoğunluğu yani
K. Kürdistan burjuvazisine özel sektöre aittir.
YILARA GÖRE
İMALAT ENTÜSTRİSİNDE İŞYERLERİ İSTİKDAM VE ÇALIŞANLARA GÖRE İŞYERİ
BÜYÜKLÜĞÜ(1927-1985)
Yıllar
İstihdam
Ücretle Çalı- Çalışanlar
Or- İşyeri
Sayısı
Çalışanlar Göre Şanlar
talaması
İşyeri Büyüklüğü
1-9 10
1927(1) 13218
26329 8775
8614 161
1963
33618 59025
18308 18308
18
1971(2) 24024
24314 170
___
170
1980(3)
()
35490 18529 18198
331
1983(4) 36497
36657 166 ()166
1985(5) 23439
57919 21186
21186 ()
KAYNAK:1927 sanayi ve
işyerleri sayımı (Fransızca Baskı) 1963 sanayi ve işyerleri temel
anketi:1980 genel sanayi ve işyerleri sayımı yıllık imalat sanayi
anketi, (iller)1971. 1. Büyük imalat ve 2. Küçük imalat(Geçici
Sonuçlar)1983 Yıllık imalat sanayi istatistikleri:1985 Genel sanayi ve
işyerleri sayımı (ikinci Aşama Sonuçları)2. Küçük imalat sanayi Türkiye
ve iller.
AÇIKLAMA:
1)1-9 sınıfına 10 kişi çalıştıran işyerlerinin bilgileri de dahil
edildi. Bu verilerin karşılaştırılması için
yapıldı.
2)Veriler 10 ve daha fazla kişiyi çalıştıran işyerlerini kapsıyor
3)Küçük işyerlerinde çalışanların sayısı sınıf ortalaması (1-2, 3-4,
5-9)Maraş’ın ise (1, 2-9) üzerinden hesaplanarak Antep verileri eklendi
4)Veriler, 25 ve daha fazla kişiyi çalıştıran işyerlerinin bilgilerini kapsıyor.
5)Veriler, sadece 1-9 kadar kişiyi çalıştıran işyerlerinin bilgilerini kapsıyor.
():Veri bulunamadı.
(x):Devlet sektörüne ait işyerleridir (Aktaran Ö. Tuku KTE S. 164)
İmalat sanayinin gelişimi
incelendiğinde:toplam işyerlerinin sayısı 1927’de8775’ten 1963’te
18308’e çıkararak 35 yılda iki kat artarken, çalıştırdıkları işçi ve
ücretli işçi sayısı iki kat artış gösterilmiştir(ücretli işçi 13218’den
33618’e çıkmıştır). Dokuma ve gıda alanında yoğunlaşan işyerlerinde
1927’de çalışanların %50’si ücretliyken 1963’te bu oran az bir artışla
%57’ye varıyor. Yalnız, 1927’de büyük işyerleri yokken ve 10’lu biraz
üzerinde işçi çalıştıran işyeri oranı toplam %2’sine yaklaşırken,
1963’te binde bir (18) oranında devlete ait büyük işletme mevcuttur ve
bunların çalıştırdığı işçi sayısı 13. 457’yi buluyor. 1963’te küçük
imalat dokuma ve metal sektöründe yoğunlaşıyor işçi çalıştırma
bakımından ise dokuma, gıda ve metal sıralamasını
izliyor.
Küçük
işyerlerinin sayısı 1980’de 18. 200’e varıyor ve bu işyerlerinde
çalıştırılan işçi sayısı 51. 200’ü buluyor. İşyerleri sayısı bakımından
ağırlıklı olarak metal, dokuma ve gıda sıralaması izleniyor.
1985’te küçük
imalat, 1980’ne göre %16. 4 artarak 21. 186’ya çıktı. Çalışanların
sayısı ise 23. 479’u ücretli olmak üzere 57. 919’a çıkarak %13. 1 artış
gösterdi.
1985’te küçük
imalat sanayinin girdisi 172 milyar 257 milyon TL iken çıktısı 266
milyar 940 milyon TL olmuş, böylece 94 milyar 683 milyon (dolar olarak
karşılığı 183. 494. 000) katma değer yaratmıştır. Küçük imalat
sanayinin %26’sı Antep’te %10. 3’ü Maraş’ta, %9. 3’ü Malatya’da%8. 3’ü
Urfa’da %7’si Diyarbakır’da %5. 6’sı Erzurum’da %5. 5’i Elazığ’da
kuruludur.
Kürdistan’da
sanayileşmeye ilişkin verileri aldığımız Kürdistan’da Türk Endüstrisi
kitabını yazarı Ö. Tuku, 1-9 işçi çalıştıran işletmeleri küçük, 10-25
kişilikleri orta ve 25’ten yukarı işçi çalıştıranları ise büyük işyeri
olarak kabul ediyor. Eğer katma değer ve teknik açıdan çok ileri
değilse, 25-200 arası işçi çalıştıran işyerlerinin orta büyüklükte
sayılması daha doğru olur.
İmalat
sanayiinde 1963 verilerine göre, büyük işyerleri toplam 18 işletmedir
ve Erzurum Maden Ana Sanayi 210 işçiyle hariç tutulursa 300 ile 3. 200
arası işçi çalıştıran büyük çaplı işletmelerdir, istisnasız tümü ise
Türk kapitalist devlet tekelleridir.
1971 verilerine göre,
imalat sanayiinde 38 işyeri kapitalist devlet işletmelerine aittir ve
imalat sanayinin toplam 24. 024 işçisinin %82’si olan 19. 881’ini
çalıştırmaktadır. Bunlardan 18’i tütün ve içki, 5’i dokuma ve giyim,
3’ü çimento ve 9’u metal alanında çalışmaktadır.
Özel sektörle
birlikte tüm imalat sanayi işleri sayısı, 1971’de toplam 170 iken,
1980’de 10 ile daha fazla işçi çalıştıran işyeri sayısı 331’e
yükseliyor. 61’i devlete ait ve toplam 36. 148 işçinin %70. 7’sini
barındırıyor, özel sektöre ait 270 işyeri ise işçinin %29. 3’ünü
barındırıyor. Devlet işletmelerinde işyeri başına 419 kişi düşerken,
özel kesimde de bu sayı 39’dur. Bu da gösteriyor ki, Türk işbirlikçi
burjuva devletine ait imalat şirketleri ve yabancı petrol çıkarma
işletmeleriyle OYAK’a ait çimento fabrikası büyük şirketlerdir,
Kürdistan’ın Türk ve Kürt kökenli burjuvazinin şirketleri ise
(Antep’teki büyük çaplı tekstil ve makarna fabrikaları hariç) orta
büyüklükte işletmelerdir.
Üretim teknolojisinin
bir ölçütü sayılan çevirici güç 1971’de ortalama 734 BG’dür. Devlet ve
özel sektör işyerlerinde sırasıyla 2. 824 ve 137 BG’dir. Toplam 125.
540 BG’nün 585’i devlet ve geriye kalan %15’i özel sektör işyeri
arasında dağılıyor. 1983 verileri 25 ve daha yukarı işyerleri açısından
çeviriçi güç ortalaması 990 BG’ne ulaşıyor.
1975 ve 1985 YILLARINDA TÜM ENDÜSTRİDE ÇALIŞANLAR ve ARTIŞ ORANI
ENDÜSTRİ
DALLARI
1970
1975
1985
ARTIŞ 1975-85 (%)
Maden
7966
7942
11065
38. 9
İmalat
107495
105976
150605
40. 1
Elektrik, Gaz ve
Su
802
1317
3100
200. 9
İnşaat
60829
94493
113804
87. 1
TOPLAM
177092
209728
278574 ___
KAYNAK:DİE, Genel Nüfus Sayımı, Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri
20. 10. 1985, Yayın No:1369, Ankara, Nisan 1989(Aktaran Ö. Tuku, KTE,
S:171)
Tablodan
da görüldüğü gibi, tüm sanayi ve inşaat sektöründe çalışanların sayısı
1975’te 209. 728’den 1985’te 278. 594’e yükselmiştir. Artış oranı %32.
8’dir. En yüksek artış oranı elektrik, gaz ve su alt sektöründe ve
ardında inşaat sektöründe gerçekleşmiştir
1985’te tüm çalışanların sayısı 4. 035. 061’dir %6. 9’u yani 278. 574’ü
sanayide %3. 7’si imalat sanayiinde çalışıyor. Tüm çalışmaların %22.
5’i(905. 662) ücretlidir, kendi hesabına çalışanların payı %22. 5 ve
kendi işletmelerinde ücretsiz çalışanın payı %54. 7’ye ulaşıyor.
Türkiye toplam ortalamasında 1985 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre,
20. 555. 786 civarındaki aktif nüfusu %34’ü ücretlidir. Tüm aktif
nüfusun %15. 1’i (3. 096. 265) sanayide çalışıyor (bu ortalamada K.
kürdistan’ın %6. 9 gibi düşük payının eksi olduğunu dikkate alınırsa K.
Kürdistan dışındaki ortalama bir kaç puan yükselerek ’17 gibi bir orana
çıkar). Yani, K. Kürdistan’da sanayide çalışan nüfusun aktif nüfusa
oranı (K. Kürdistan nüfusuna) ancak %6. 9’u bulurken, K. Kürdistan
dışında bu oran %17’ye çıkmaktadır. Aradaki bu denli büyük fark K.
Kürdistan’ın sanayi geriliğinin ifadesidir. -devam edecek-
|
|
| |
Ortalama Puan: 1 Toplam Oy: 1

|
|
|