DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
PATRONLAR SÖMÜRÜDE KURAL TANIMIYOR
İşçi Memur
Türkiye’de patronlar kendi yasalarını bile hiçe sayarak sömürüyü vahşileştirdikleri biliniyor. Bunda devlet ve hükümetin patronların yanında saf tutması belirleyici bir rol oynuyor. İşsizliğin kitlesel bir ha aldığı ve hergün işsizler ordusuna yenilerinin katıldığı Türkiye gerçekliğinde, patronlar iş yaşamında çalışma koşullarında kuralsızlığı egemen kılıp, örgütsüzlüğü dayatıyorlar. Geçenlerde gazeteler yansıyan Çorum’da faaliyet gösteren Mac Tekstil Fabrikası’nda olduğu gibi, işçilerin her türlü kural ve güvenceden yoksun olarak çalıştırılması, bugün Türkiye’nin pek çok yerinde karşılaşılabilecek doğal bir durum. Ancak Çorum’daki durumu daha da ilginç kılan nokta; fabrika yöneticilerinin, gazetecilerin karşısına geçip, çekinmeden “Yasalarda yeri olmayan işler yapıyoruz, bunu devlet de biliyor” diyebilme cesaretini açıktan gösterebilmeleridir.
Fabrika yöneticilerin itiraflarına bakıldığında, fabrikada ücretlerin yasal asgari ücretin altında olması ve devletin de bu durumdan haberinin olduğunun belirtilmesi, neresinden bakılırsa bakılsın tam bir gerçeklerin itirafıdır.Yani kuralsız ve kölece çalışmanın ardında devlet ve hükümetin olduğu gerçekliğidir.. İşçilerin bir işi kaç saniyede yaptığının hesaplanıp çalışma hızının belirlenmesi, 20. yüzyılın başında Taylor’un, mühendislerin işçilerin başında elinde kronometre ile bekleyip bir işi kaç saniyede yaptığını hesaplaması ve bulduğu sayıyı toplam mesai saati ile çarpıp günlük üretimi hesaplamasına benziyor.
İşçiyi bir makine ya da robot yerine koyan böylesi bir zihniyetin, işçilerin tuvalete günde kaç kez gittiğini hesaplaması; günde üç kez tuvalete giden işçinin ücretini kesmesi, hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü firma yöneticilerinin de belirttiği gibi, bugün tuvaletlerin önüne manyetik kartla çalışan turnike koyan çok sayıda fabrika var. Fabrika yöneticilerinin, sendikalaşmanın ‘haram’ olduğuna ilişkin sözlerine gelince; bazı imamların, sendikalaşmanın, grev yapmanın ‘caiz olmadığı’ yönünde vaaz verdiği bir ülkede, sendikalaşmayı ‘haram sayan’ bir dinci gerici zihniyet işçilerin nasıl dini duyguları kullanarak sınırsızca sömürüldüğünü gösteriyor.
Elbette patronun amacı azami kar elde etmektir. Üretim yapmak onlar için bir amaç değil, bir araçtır sadece. Karın kaynağı işçinin karşılığı ödenmemiş emeği olduğuna göre, emek-gücünü ne kadar sömürebilirse, işçiyi ne kadar ucuza ve kuralsız çalıştırabilirse, elde edeceği kar da o kadar yüksek olur. Bu durumda patronların daha fazla kar için göze alamayacağı hiçbir şey yoktur. Çünkü her şey azami kar içindir. Mac Tekstil yöneticilerinin söyledikleri, bu tarihsel gerçeğin tüm ‘modern kapitalizm’ zırvalıklarına rağmen halen geçerli olduğunun itirafıdır aynı zamanda.
Patronlar, işçileri; istediği zaman, istediği kadar, istediği ücretle çalıştıracağı; istediği zaman işten çıkartacağı, iş dışında hiçbir sosyal yaşamı olmayan; her açıdan kölesi haline gelmiş, tüm yaşamı sadece çalışmak ve dolayısıyla patronunu daha da zenginleştirmek olan modern robotlara dönüştürmek istiyor.


Bugün yalnızca Mac Tekstil değil yüzlerce işletme, işçi ücretlerini düşük tutmak, çalışma ilişkilerini kuralsızlaştırmak için pek fazla zorlanmıyor. Büyük boyutlara varan işsizlik, ve devletin patronları koruyup kollayan ve teşvik eden yasarlı ve göz yumması, onlara bu olanağı kendiliğinden veriyor. İşçilerle işsizler arasındaki rekabetten yararlanan patronlar, ilk iş olarak ücretleri düşürmeye ve devlette aldıkları destekle işçilerin sosyal haklarını ellerinden almaya çalışıyorlar. İşçiler, çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için örgütlendiklerinde ya da eylem yaptıklarında, hem dinen ‘caiz olmayan’ bir iş yapıyor, hem de günaha girmekle suçlanıyorlar.
Şirket yöneticilerin kullandığı dilin sınıfsal içeriği, durumu algılayış şekli ve bunu yansıtma biçimine baktığımızda, işçileri ‘terbiye etmek’ için onları sürekli tedirgin ettikleri ve her an işten atılabilecekleri izlenimi verdikleri anlaşılıyor.
Devletin çalışma yaşamını esnekleştirme yaklaşımı, kuralsız çalışmasını yaygınlaştırılması, işsizlik,  bugünkü koşullarda çalışan işçiler için en etkili tehdit olduğundan; kuralsız, düşük ücretle ve güvencesiz çalışma her geçen gün daha da artıyor. Ancak bu durumu tersine çevirmek, seyirci kalmak ve  boyun eğmek değil, işçilerin cesaretle korkularının üzerine gidip örgütlenip birleşip, hakları ve gelecekleri için mücadele etmeleriyle bağlı.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

İşçi Memur

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.06 Saniye