DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
LİSELİLER TEKEL DİRENİŞİ DESTEKLEDİLER OKULDAN ATILDILAR
Gençlik Yıldızı
Gençliği politikada uzak tutmak ve ehlileştirerek sisteme bağlamak için devlet eğitim sistemini buna uygun olarak düzenlemiştir. Bunun dışına çıkanlar devletin demir yumruğunu enselerinde bulurlar.  Örgütsüz ve kendi sorunlarından uzak, emekçilerin sorunlarına duyarsız bir gençlik kuşağını yönetip yönlendirmek daha kolaydır. Onun içindir ki gençlik sistem tarafından sürekli olarak potansiyel suçlu olarak görülmüş ve buna uygun davranılmaya çalışılmıştır. Nitekim ne zaman ki gençlik toplumsal sorunlara duyarlı davranmış, devlet ve hükümetlerce ağır cezalandırmaya karşılaşmıştır. Tekel işçi direnişine destek etkinliği düzenlediği için 24 lise öğrencisini okuldan atılması da bu gerçeği göstermektedir..
Tekel işçilerinin direnişiyle dayanışma eylemi yaptıkları nedeniyle, İstanbul Çekmeköy Mehmetçik Lisesi'nin 24 öğrencisinin ilişiği ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü kararıyla kesilmiş.
25 Şubat günü Tekel direnişine destek için bahçede etkinlik yapıp, halay çeken öğrencilerin ellerine süratle tasdiknameleri tutuşturulmuş ve liseli gençlere, “sakın eylem yapmayın sonunuz kötü olur” görüntüsüyle korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılmıştır. Dahası devlet liseli gençliğin politikayla uğraşmasında öcü gibi korkar hale gelerek , öğrencilerin en demokratik eylem yapma hakları  cezalandırılmaya karşılanmıştır.
İstihbarat kamera kayıtlarının öğlen arasında bahçede toplanan öğrenci kalabalığı dışında bir şey göstermediği belirtiliyor. Ama okul müdürünün öğrencilere 'Sen Tekel işçisinin maaşı kaç lira biliyor musun?' sorusu çok tanıdık ve manidardı.
Böylece sosyal hassasiyetlere kör ve sağır gençlik profiline uymayan 24 öğrenci, 'sakıncalı' bulunup eğitim dışı bırakılarak cezalandırılmışlardır.Hem de başkalarına kötü örnek olmamak adına en ağır cezaya çarptırılmışlar. Çünkü şahsi menfaatlerine odaklanma yerine sistem için kabul edilemez toplumsal içerikli eyleme  katılmışlar.
Eğitim kurumundan ziyade 'nöbetçi asayiş sektörü' gibi faaliyet gösteren okulların mesaisini, 'öğrenci gözetlemek ve cezalandırmak' teşkil ediyor. Ulu orta bütün resmi mercilerin toplumsal konulara ilgiyi 'solculuk ve ideolojiklik' diye suçlamasının kendisi, katı ve baskıcı ideolojik performans.
Somut insanlık durumlarından kopuk gençlik günümüz 'milli şuurunun' vizyonunda birincil hedef. Piyasaya yedek iş gücü ya da tüketici kimliğinden başka kimliklere ve etkinliğe müsaade vermeyen 'zihniyet kalıbı dökümcüleri' heyecan içinde öğrenci jurnalliyor.
Ama Avrupa'da lise öğrencileri, vızır vızır sistem eleştirisi ve 'öğrenci hakları' mücadelelerinde 'birey' kabul ediliyor. 12 Kasım 2009'da 120 bin Alman lise öğrencisi sokaklarda 'eğitim sistemindeki reformları' protesto etti. Ve yerel parlamentoları kuşattılar, siyasetçilere geri adım attırdılar.


Yunanistan'da 15 yaşındaki bir öğrencinin polis kurşunuyla öldürülmesinin ardından liseliler günlerce polis kuvvetlerini okullarına bile sokmadı. Bu gençlere aileleri, öğretmenleri ve büyüklerinin desteği muazzamdı kimse okuldan atılmadı.
Türkiye de ise 'geçmiş hortlatılıyor' demagojisi körüklenerek öğrenciler ve aileleri sindirilmeye çalışılıyor.
Hemen her şeyin  neo-liberal politikalarla piyasalaşarak yaşamdan çekildiği ve güvencesizlik ve geleceksizlik duygusunun yoğunlaştığı toplumsal iklimde komünistlik, solculuk vb. tehlikesi eşzamanlı artar.
Artan derin sosyal hoşnutsuzluğu 'harbi milli üslup' bile yatıştıramayacağından siyasi geleneğimiz özüne rücü ederek  devrim ve sol düşmanlığı artar.
Hak arayan Tekel işçisine 'ideolojik', otobüs zammına karşı çıkan Ankara halkına 'komünist', Tekel işçi direnişine sempati duyan liselilere 'solcu', oldukları tebligatı yapılır ve kollar sıvanır.
Gariban/ezik/mağdur boyun eğip, ses çıkartmayan, devletin kurşun askeri olma kitle psikolojisine giden yol böyle döşenir.


 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Gençlik Yıldızı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.06 Saniye