DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
IRAK SEÇİM SONUÇLARI ABD’NİN İSTEDİĞİ BİÇİMDE ÇIKTI
Dış Politika
ABD emperyalizmi Irakta askeri gücünü azaltma yaklaşımının önemli unsurlarından birisi olarak görünen Irak seçim sonuçları, ABD’nin yönlendirmesi doğrultusunda gerçekleşirken, hem İran’ın önünün kesilmesi ve hem de Kürtlerin güç kaybetmesiyle sonuçlandı. Şimdilik  Maliki ile Allavi arasında  kıl payı fark olmasına karşın ABD’nin daha sıcak baktığı Allavi’nin ipi önde göğüslemesi  süreçte Allavi ittifakının Bağdat politikalarında daha fazla söz sahibi olacağını gösteriyor.  
Federal Irak'ta seçim sonuçlarına göre  sandalye dağılımı; 325 sandalyeli parlamentoya eski Başbakan İyad Allawi başkanlığındaki El Irakiye 91 sandalye ile birinci olarak girdi. Başbakan Nuri El Maliki başkanlığındaki Hukuk Devleti Koalisyonu 89, Şii olan Irak Milli İttifakı 70, Kürdistan Listesi (KDP-YNK) 43, Goran Listesi 8, Sünni olan Irak Uzlaşma Cephesi 6, İçişleri Bakanı Cevad Bolani'nin başkanı olduğu Irak Birliği Koalisyonu 4, Kürt İslam Birliği 4 ve Kürdistan İslami Cemaati 2 sandalye elde etti.
Azınlıklara verilen seçim kotası sonuçlarına göre de Yunadim Yusuf Kinna başkanlığındaki Rafidey Listesi'nden giren Hıristiyanlar 3 sandalye, Emin Ceco başkanlığındaki Bizava Ezidiyan Listesi 1 sandalye, Kürdistan İttifak Listesi içerisinde seçimlere katılan Şebek halkı 1 sandalye, Keldaniler ve Aşuriler 2 sandalye, Xalid Romi'ye bağlı Sabi Halkı 1 sandalye elde etti.
  7 Mart’ta yapılan seçimlerde galip çıkan Allavi’yi, ABD, Irak’ı işgal ettiği dönemde Irak’a getirterek Başbakan olarak atamıştı. Bir bakıma ABD’nin savaş komutanının Irak vali yardımcısı gibi çalışmıştı. İlk seçimlerde yenilgi alan Allavi, Irak politik sürecinde geri plana düşmüştü. Sertlik politikaları ile bilinen Allavi’nin Baas rejiminin temsilcileri ve sünni aşiretleriyle ittifak yaparak seçimlerde Maliki grubunu geride bırakması politik dengeleri değiştirdi. Bu durum Irak’ın özellikle iç politikasını ve bölgesel ilişkilerini uzun vadede etkileyecek bir durumda yarattı. Aslında Irakta seçimler ABD ile İran arasında etkinlik mücadelesi bakımından sürdü.
Maliki ile Allavi listesi arasında yarışta çok küçük bir fark ortaya çıktı.  Bunun başka bir anlamı, Irak’ta hiç bir siyasi grup veya ittifak tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemediğidir.  Haliyle bu gelişme Bağdat’ın politik dengeleri yeniden şekillenmesinin önünüde, açmış oldu.
Bölgede ABD emperyalizmi,İran’ın önünü kesmek ve  Irakta etkisini kırkmak istiyor. Bu bölgesel politikaya İran’ın önünü kesmek için Suudi Arabistan ve  Güneyli Kürt Özerk yönetimini kuşatmak içinde TC devleti  Allavi’ye sıcak bakıp, yeşil ışık yapmışlardır. Nitekim seçim sonuçlarında en fazla güç kaybederek çıkan Kürtler olmuştur. Seçim sonuçları  Kürtlerin Irak merkez hükümetindeki ABD sayesindeki etkilerini zayıflatıcı olmuştur. Hem parlamento kaybı ve hem de sünni’lerin politik arenaya yeniden dönmesiyle, Kürtlerin Irak merkezi hükümetindeki etkileri eskiye göre geriye düşmüştür.
 Irak’ta nüfusun  yüzde 60’ını oluşturan Şiiler arasında önemli bir parçalanmışlık söz konusudur. Bu haliyle hükümet kurma ilişkilerini etkileyebilecek bir durumu oluşturuyor. Başbakan Maliki’nin İslamcı yanı çok daha fazla ön planda olup, İran ile olan ilişkilerinde daha dengeli bir politika izlemesi, sünnilerle pek bir ilişki kurmak istememesi, ABD’nin kendi kucağında büyüttüğü Allavi’yi öne çıkarmaya itti. Allavi hem  daha çok laik vurgusunu öne çıkarması, hem Maliki hükümetinin halkın toplumsal taleplerini çözecek, somut adımlar atmaması ve politik istikrarsızlığın devam etmiş olması ve hem de Sünni Arap ve diğer kesimlerin desteğini almasını sağladı.
Ayrıca Allavi, ABD’nin bölgesel politikalarına çok daha yakın bir çizgide duruyor. Irak iç politikası konusunda da Pentagon’a yakın duruyor. İran ile yakın ilişkiye pek sıcak bakan biri de değil. Yaptığı ilk açıklamada da, komşu ülkelerinin Irak’ın iç işlerine karışmaması gerektiği konusunda uyarı yapması da bu gerçeği gösteriyor.  Allavi bugüne kadar seçimlere katılmayan Sünni aşiretleri ve eski Saddam yandaşlarını bloku içine çekmede başarılı olmuş  ve böylece önümüzdeki süreçte Irak iç ve bölgesel politikalarda sünnilerin etkisinin  daha fazla artmasının yolu açılmıştır. Sunni’lerin önemi arttı
Kuşku yok ki ortaya çıkan politik tablonun bir başka yönünü Kürtler oluşturuyor. Bağdat merkezli Maliki hükümeti ile Hewler Merkezli Kürt hükümeti arasında belirli bir denge söz konusuydu. Bağdat’ın, Kürtlerin mevcut statüsünden hiç bir şekilde hoşnut olmadığı biliniyor. Bölgesel ve uluslararası ilişkiler ve ABD’nin etkisi ve hamiliği nedeniyle sessiz kalmak zorunda kalan Bağdat merkezli yönetimin, politik koşulların değişmesine paralel olarak Kürtlere yönelik politikalarını çok daha sertleştirecekleri de bir gerçektir.. Allavi-Sunni ittifakı eksenli oluşabilecek bir hükümetin Kürtler bakımından ciddi bir sorun oluşturacağını söylemek hiçte yanlış olmayacaktır. Özellikle Arap Sunni kesiminin Irak’ın ABD’ce işgal edilmesi ve bugünkü politik tablosunun oluşmasında Kürtleri sorumlu tuttukları da biliniyor. Şii-Sunni ittifakının ortak buluşma noktası, Kürdistan Federasyonuna karşı almış oldukları tutumdur. İkisi de Kürtlerin Federatif yapısını içsel olarak kabul etmemektedirler. Aralarında bir kısım sorunlar olsa da, Irak’da Arap kökenli Şii-Sunni ittifakı giderek yerleşiyor. Bu önümüzdeki süreçte çok daha belirgin hale gelecektir. Ayrıca bu ittifak, Türkmenlerin önemli bir kısmını da yanına çekmiş görünüyor.
Bağdat’ta bir koalisyon hükümetinin kurulma olasılığı daha yüksek görünüyor. İster Maliki isterse Allavi hükümet kursun, Kürtler bakımından yeni ve zorlu bir sürecin başlayacağını görmek ve anlamak gerekir. Bu bakımdan, yeni süreçte Kürtler Bağdat merkezli politik gelişmeleri çok iyi okumalıdırlar.


Ortaya çıkan politik tablo, seçimler sonrası dönemde oluşturulacak yeni hükümetle birlikte Kerkük çatışmanın merkezi olacaktır. Hiç şüphesiz ki ABD’nin tutumu da bunda etkili olacaktır. Ancak gelişmelerin daha karmaşık ve zorlu olacağı kesin. Kerkük, her iki taraf için stratejik bir öneme sahiptir. Kim, Kerkük’e sahip olursa, Ortadoğu eksenli bölgesel ilişkilerde onun gücü artar. Allavi’nin Kekük’ün statüsünü 10. Yıl ertelenmesi önerisi ve buna ABD’nin büyük olasılıkla sıcak bakması,   uzun vadede Kerkük’ün Bağdat’a bağlanmasının önünü açmış olacaktır. Buda halaiyle Kürtlerin politik etkisini daha da zayıflatacaktır. Bütün bu gelişmeler, Kürtlerin artık Bağdat’ta eskisi gibi avantajlı olamayacağını ortaya koyuyor. Savunma Bakanlığı ve Petrol Bakanlığındaki ağırlığı darbelenecek, oluşacak politik dengeler içerisinde, Maliki veya Allavi ile koalisyon ortaklığı yapsalar da, Kürtlerin Bağdat merkezli politikalarda etki gücü eskiye göre zayıflayacağı kesin. ABD’nin istemi doğrultusunda Cumhurbaşkanı olan Talabani’nin işlevi giderek tamamlanıyor. Sünnilerin Bağdat’a adapte olmasıyla birlikte Kürtlerin Irak merkezi ordusu içerisindeki yerini Sünniler alacaktır. Buna paralel olarak Kürdistan askeri güçlerinin tasfiyesi veya Bağdat merkezli Savunma Bakanlığına bağlanması talebi çok daha yüksek sesle dillendirilecektir.
Dahası Irak seçim sonuçları Orta-doğuda mevcut dengeleri değiştirmek  hedefiyle Allawi, ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın ortak projesi olarak Irak'ta öne çıkarılmıştır. Bu bakımdan önümüzdeki süreçte Irakta ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan ile İran arasında Irak üzerinde etkinlik mücadelesinin artarak süreceğini söylemek hiçte yanlış olmayacaktır.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Dış Politika

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.12 Saniye