DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
GENÇLİĞİ İDEALSİZLEŞTİREN UYUŞTURUCU İLLETİ VE MÜCADELE GÖREVLERİ
Gençlik Yıldızı
Burjuva medyada son aylarda sürekli olarak uzmanların ve polis yöneticileri;''gençliğe uyuşturucu satan şebekelerine göz açtırmayacağız'' sözleriyle, gençliğin saflarında uyuşturucunun hızla yaygınlaştığı ve uyuşturucu tacirlerinin önemli bir pazar açtıklarından dem vuruyorlar. Bu gerçeklik bilinmeyen bir durum değildir ve verilerle sabittir. Ne ki bütün polis önlemlerine ve operasyonlara rağmen büyük şehirlerde orta okullara kadar inen uyuşturucu illeti gençlik saflarında hızla yayılıyor. Polis bir yandan uyuşturucuya karşı operasyon düzenlediği görüntüsü verirken öte yandan Tarkan, Deniz Seki gibi sanatçılara özle muamele yaparak , koruyup kollayarak gençliğe kötü örnekleri idol olarak göstermekte. Yine  uyuşturucu trafiğinde halkın güvenliğini sağladığı iddia edilen polis ve  subayların aktif rol oynamaları da, uyuşturucu trafiğinde devletin eli olduğunu gösteriyor.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinin yaptığı araştırma elbette dehşet verici tabloyu açığa sermektedir. Türkiye uyuşturucu kullanımında son 7 yılda altı kart artmış. İstanbul’da 6800 lise 2.sınıf öğrencisiyle yapılan ankete göre, öğrencilerin %4.2 esrar, %4'ü uçucu madde kullanıyor, binde 7'si eroin, binde 8'ide kokain en azında bir kez kullanmış. Bilindiği gibi,sürekle olarak vatan, millet, sakarya edebiyatıyla kötülenmeye,aşağılanmaya çalışılan gençlik devrimci mücadelenin dorukta olduğu ve gençliğin devrimci mücadeleye kitlesel olarak katıldığı 70-80li yıllarda İstanbul’da yalnızca bir tek eroin kullanıcısının olduğu gözler önüne getirilirse egemen sınıfların gençliği dünden bugüne ne hale soktukları daha iyi anlaşılacaktır.
Medya görüntüleri uyuşturucu krizine girip intihar eden,yada fuhuş yaparak yaşamını sürdürmeye çalışan yüzlerce gencin uyuşturucu bağımlısı olduğu ve yılda onlarcasının yaşamlarını kuytu köşelerde yitirdiğine tanıt oluyoruz. Bütün bunlar elbette bir devlet politikası olarak yukarıdan aşağıya doğru uygulanmaktadır.'' Savaşma,seviş'' felsefesi gençlik saflarında egemen olması için 12 Eylül faşist darbesinden daha planlı olarak başlanarak,yozlaşmış,kendi sorunlarından arındırılmış ve düzene boyun eğer hale düşürülmüş gençlik yetiştirilmesi için,gençlik baş düşman olarak ilan edildi.Gençliğin özgürlük,bağımsız ve yeni bir dünya arayışları,enerjilerini bütünüyle temiz bir toplumun yaratılmasına adayan gençlik,bu niteliğinden arındırılmak amacıyla bir yandan faşist terör dolu dizgin uygulamaya sokularak,okullar kışlalaştırıldı,diğer yandan uyuşturucu,yoz ilişkiler geliştirilerek gençlik teslim alınmaya çalışıldı.
Bu süreçte ve daha sonrasında da küçük bedenler işkencelerden, idam iplerinden sallandırıldı,sokak ortalarında kurşuna dizilerek,düzene başkaldırmayan, kendi sorunlardan uzaklaştırılmış ezilmiş, silikleştirilmiş ve tümüyle bireyselleştirilmiş yeni bir gençlik kuşağı yetiştirilmeye çalışıldı. Gençliğin politikayla ilgilenmesi öcü gibi gösterilerek adeta yasaklandı. Burjuva partilerinin bile gençlik örgütü kurmaları yasaklandı, burjuva yoz kültür özellikle Amerikan kültürü yaygınlaştırılarak,gençliğin saflarında her türlü çirkefliğin doğal sayıldığı cinsellik teşvik edilerek,bu türden yoz ve toplumu düşkünleştirecek ilişkilere ve kültüre karşı duranlar ise, komünistlikle yada geri kalmışlıkla suçlanarak,mahkum edilmeye çalışıldı.
Önce gençlik düşürüldü, politikadan, toplumun ve kendi sorunlarından uzaklaştırıldı, gemisini kurtaran kaptandır, bananeci eğilimler ve burjuva görüşler egemen kılındı ve gençliğin düzene bağlanması için uygun bir ortam hazırlardı. Keza bu hazırlıkların ve uygulamaların ardından gençlik saflarında uyuşturucu ve diğer yoz ilişkiler şırıngalanmaya başlandı. Bundan sonrası açısından polisin okullara muhbir koyması,okulların etrafındaki cafe, bar vb. basarak arama yapmasının, pek fazla bir önemi de kalmadı. Aksine uyuşturucu ticaretinde bizzat polisinin elinin olması, gençliğin uyuşturucu tuzağına daha hızla çekilmesini etkileyen unsurlardı.
Keza, gençliğin uyuşturucuya yönelmesinde en önemli nedenlerden birisi,gençlik üzerinde polis terörünün bitmez tükenmez  bilmecesini sürekli ve sistemli bir hal alarak sürmesidir. Polis gençliği potansiyel suçlu olarak görerek,gençliği faşist baskı ve terör altında tutarak, örgütlenme ve kendi sorunlarına, toplumun sorunlarına sahip çıkmasını engellemeye çalışıyor.1960 yıllarında başlayarak gençlik bağımsızlık ve özgürlük alanlarına çıktı ve enerjisini yeni bir dünya kurma kavgasına hasretli.Bu yıllarda gençlik politize oldukça, örgütlendi ve örgütlendikçe toplumun sorunlarına sahip çıkarak tez canlılık,değiştiricilik ve dönüştürücülük istemleri devrimci mücadeleye dönüştürüldü ve gençlik yüksek ahlaki değerleri ve oto kontrol mekanizmasını sağlamasıyla, 80'lere kadar bu çizgide ilerledi ve toplumun en gözde, örnek kesimini oluşturdu.Gençlik coşkusunu ve arayışlarını uyuşturucuyla değil, kendisinide zincirleyen faşizme ve gericiliğe karşı devrimci idealler ve özgürlükleri mücadelesine döktü.Gençlik bu yıllarda savaşsız ve sömürüsüz bir dünya yaratmak için, yemekte bizimde tuzumuz olsun diyerek ,enerjilerini bütünüyle mücadeleye döktüler.
 Gençliğin enerjisini halkın çözüm bekleyen sorunlara hasretmesi egemen sınıfları paniğe itiyordu.Onlara göre gençler politikayla ilgilenmemeli ve büyüdükleri zaman politikayla ilgilenmeliydiler, derken,diğer yandan ise polis terörü yoğunlaştırılarak gençlik saflarında şeriatçı ve sivil faşist hareket desteklenerek geliştir- ilmeye çalışıldı.Bu taktik uyuşturucu yaygınlaştırılarak gençliğin dinamizmini, geleceği hakkında karar verme arzusunu ezme faaliyetinin bir unsuru olarak devreye sokularak tamamlandı. Sömürüsüz ve baskısız yeni bir dünya kurma mücadelesinin ideal olmaktan çıkarıldığında, gençliğin saflarında idol olarak Tarkan, Deniz Seki, Cladia Shiffer,SMichael Jaçkson vs vb. olabileceğini iddia eden hayal dünyası açtırıldı. Sosyetenin çirkef ilişkileri ve pempe dünyaları medyadan hemen her gün bol bol yayınlanarak partilerden, partilere, yoz ilişkilerden ilişkilere koşulan dumanlı partilerde her şey gençliği yozlaştırmak için kullanılıyordu. Kolay yoldan bol para kazanıldığı ve dünya nimetlerinde yararıanma adına gençlik saflarında fuhuş ve uyuşturucu hızla yaygınlaştırıldı.


Müzikte Tarkan, Müslüm,Gürses, Ferdi Tayfur ,Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses,Kibariye, Hakan Taşan,Yıldız Tilbe vb. gibi yaşamları neredeyse uyuşturucuyla bütünleşmiş olan sanatçılar gençliğin yükselebilmesinde idol olarak öne sürüldüler. Sonuç itibarıyla egemen sınıflarca gençliğe örnek gösterilenler işçi, mühendis mimar, bilim adamı, öğretmen,hemşire vb. değildi. Bunlar daha çok kolay yoldan yükselecek,havadan kazanıp tavadan yiyecek hiç bir üretici özellikleri olmayan asalak takımıydı. Ve görüleceği gibi, gençlik saflarına zerk edilen bireysel kurtuluştu. Toplumsal değerler bütünüyle dumura uğratıldığı durumda, toplum nezdinde para her şeydi. Kolay yoldan para getirecek alanlar gözde olarak öne sürülüyor ve gençlik daha bugünden bu bilinçle eğitilerek kalıba dökülüyor ve büyüdüğü zaman iyi bir çete reisi yada vurguncu olmasına hazırlık yapılıyordu.
Ne söylenirse söylensin milyonlarca gencin bireysel idollarla  kurtuluşa el atmaları olanaksızdır. Bu durum gençlik saflarında umutsuzluğu yaygınlaştırdı ve bu durum hayal kırıklarını koşulladı. Yeni bir dünya kurmak, haksızlıklara ve ulusal ayrımcılıklara karşı sahte sevgilerin ve umutların yerine,insanlığın en soylu değerlerinin geçerli olduğu bir dünya kurma isteği köreltilip,zindan ve işkence,gözaltı kayıpları ve sokak infazlarla korkutularak sindirildiği ne göre ,geriye gençlik için tek sığınak uyuşturucu kalıyor.Zaten egemen sınıflarda, gençlik için öne çıkardıkları idollarla onlara idealsizliği,boyun eğmeyi, bananeciliği ve her türlü yoz ilişkileri dayatarak gençlerin uyuşturucunun sanal dünyasına sığınılması istenmektedir.
Bütün dünyada emperyalist ve kapitalist burjuva faşist devletler uyuşturucuya karşı savaş açtıklarını söyleye dursunlar, gençliğe verebilecekleri her hangi bir şeyin olmadığı ortada durmaktadır. Gençlik piyasaya sürülen starların yaşamları, hazırladıkları klipler tümüyle uyuşturucuyu kışkırtan ve gençliği sanal dünyaya iten mahiyette kliplerdir.Yeni dünya düzeni gençliğe yükselen değerleri olarak ,bireysellik,karamsarlık,kadercilik,intihar,şiddet, ve her yönüyle iğrençleşmiş cinsellik. Totolorla, Lotolor’la, yada güzellik yarışmalarıyla ayağının kadar gelen sanal dünyayı yakalamayı beceremeyen genç ne yapacak; ya uyuşturunun yada fuhuşun kollarında kendisini bulacaktır.
Nitekim burjuva genliği yozlaştırarak teslim almak için bireyselliği, burjuva yaşam tarzını, dinin uyuşturuculuğunu ve şovenizmi propaganda ederek gençliği uyuşturmaya çalıştı. Ne ki bütün uyuşturucular gibi maddi ve manevi uyuşturucularda gençliğin sorunlarına yanıt olamadı. Uyuşturucu dozu her fırsattan artırılarak, gençliğin zehirlenmesi sürdürüldü. Gençlik üzerinde manevi uyuşturucu etkisini zayıfladıkça, maddi uyuşturucu daha fazla devreye sokularak,uyuşturucunun yaygınlaşması sağlandı
Elbette uyuşturucu mafyasının bu kadar yaygınlaşması ve gençliğin uyuşturucu tuzağına çekilmesinin asıl sorumlusu,gençliği politik mücadeleden uzak tutan egemen sınıfların kendisidir. Gençliğin uyuşturucu illetinde kutarılmasının asıl yolu, gençliğin devrimci mücadeleye çekilmesinden geçiyor. 1970'lerde nasıl ki toplumsal mücadeleden gençlik aktif rol oynayarak yozlaşma ve uyuşturucunun önü alındıysa,aynı şekilde gençlik devrimci mücadeleye sarılarak sömürüsüz ve sınıfsız yeni bir toplum kurma ideallerini bayraklaştırarak, burjuvazinin maddi ve manevi her türlü uyuşturucu tuzaklarını yere çalarak, ilerlemeyi başaracaktır.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Gençlik Yıldızı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.05 Saniye