DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
BAŞARIYA ULAŞMADA KENDİ GÜCÜNE GÜVENİN YERİ
Haberler
Hemen her konuda olduğu gibi tekel işçilerinin direnişinin başarısında özgüvenin oldukça büyük rolü vardır. Bir ülkede işçiler ve emekçiler kazanılmış haklarına sahip çıkıyorsa, daha iyi koşullarda çalışmak ve yaşamak için bütün dayatma ve zorluklara rağmen mücadele ediyorlarsa, yıllardır bir parçası oldukları burjuva kapitalist sistemin hangi sınıfın çıkarlarını koruduğunu daha iyi öğrendiklerinden taleplerini ve mücadelelerini de buna göre biçimlendirmeye çalışırlar. İşçilerin yürüttüğü mücadelede başarılı olmanın pek çok şartı olmasına karşın, kazanmak için gerekli olan en temel unsur kuşku yok ki özgüven sahibi olmaları, başkalarına değil kendi özgücüne güvenmeleri, ne istediklerini bilmeleri ve istediklerini elde etmek için bütün koşullarını zorlamalarıdır. Burada belirtilen bütün unsurlar TEKEL işçilerinde ve onların mücadelesi içinde geçerlidir.
 Tarihte de örneklerine sıkça görüldüğü gibi, işçi sınıfının, ortak sınıf çıkarları için birlikte hareket etme, dayanışma içinde olma ve çıkarları için mücadeleye yönelme potansiyeli taşıması, sermayenin emek alanına yönelik adımlarını daha planlı, bilinçli ve kararlı atmasını gerektirir. Bugüne kadar sermaye sınıfı ve burjuva düzen partileri, sınıfın değişik kesimlerini birbirine karşı kışkırtılarak bölünüp parçalanıp, yutulmaya ve kolay yoldan yönetilmeye çalışıldı. Elbette tüm bunlar  yetmedi, kendilerini kuşatan korkuları yenerek direnişe geçen çok sayıda işçi, çeşitli saldırılar ile korkutulmak, tehdit edilmek ve sindirilmek istendi. Bu saldırı ve kuşatmalar , işçilerin mücadele içinde olgunlaşan sınıf bilincini bulanıklaştırıp olası bir ‘uyanışı’ daha başından engelleme ya da zayıf düşürmeye amaçlıyordu. Benzer sorunları yaşayan çok sayıda örneğin aksine, büyük bir cesaretle direnişe geçen TEKEL işçileri, korku ile sinip tükenmektense, kendilerine dayatılan 4-C gibi kölece çalışma koşullarını reddederek direnme yolunu seçtiler.
Bugün TEKEL işçileri ve onların yürüttüğü hak mücadelesi, AKP açısından neredeyse en büyük tehdit olarak görülüyor. Başbakan başta olmak üzere, neredeyse tüm bakanların ve AKP taifesinin üyelerinin son günlerde her ağızlarını açtıklarında TEKEL işçilerine saldırma, tehdit etme ve demagoji yapma ihtiyacı duymaları da bu nedenle çok da şaşırtıcı değil. Bu şekilde davranarak her geçen gün büyüyen, güçlenen bu direnişi bir şekilde kırmak, dağıtmak ya da etkisiz hale getirmek hedefleniyor. Aslında Başbakan’ı ve bakanlarını çile çıkartan ve korku içine iten temel nokta işçilerin kendilerine ve örgütlü mücadelelerine olan öz güvenleridir.


Bugüne kadar irili ufaklı çok sayıda işçi direnişi yaşandı. Bu mücadele ve direnişlerin sadece sınıfın o an saldırıya uğrayan kesimiyle sınırlı kaldı, diğer kesimleri tarafından yeterince desteklenmediği durumlarda yenilgiler kaçınılmaz oldu. Böylesi durumlarda, örneğin özelleştirilen kurumların neredeyse tamamında, teker teker sıra kendisine gelen işçiler, yalnız başlarına kaldıkları ölçüde, sermaye güçleri tarafından kolaylıkla yenilgiye uğratıldılar. TEKEL işçileri aslında bu olumsuz gidişi de tersine çevirdi. TEKEL direnişinden sonra özelleştirme kapsamında olan bütün işletmelerin önünde nasıl mücadele edilmesi gerektiğini gösteren somut bir örnek var.
Sermayenin bugüne kadar işçi mücadelelerinin çoğunu bastırmasının temelinde, öncelikle yaptıklarının haklılığına toplumu, işçi sınıfını ikna etmesinin, hakları elinden alınan kesimi sınıfın geri kalanından tecrit etmesinin ve onları mücadelelerinde yalnızlaştırmasının büyük etkisi vardı. Benzer müdahaleler TEKEL direnişi süresince de denendi ancak bir işe yaramadı. AKP hükümet her seferinde daha da şiddetlenen bir şekilde tehditlerini arttırırken, işçilerin mücadelesini zayıflatmak ya da bölmek bir yana işçilerin birliğini daha da güçlendirdiğinin farkında değil.
Dahası bugünkü  TEKEL işçilerinin sahip olduğu özgüven, yürüttükleri mücadelede başarılı olmaları için belki tek başına yeterli olmayabilir. Ancak şu bir gerçek ki, bundan sonra benzer mücadele örneklerinde TEKEL direnişi ve TEKEL işçilerinin kararlı mücadelesi akla gelen ilk örnek olacaktır.
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Haberler

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.05 Saniye