DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR
İşçi Memur
AKP hükümetinin ayakta kalmasında işçi ve emekçilerin örgütsüz ve dağınıklığı tayin edici bir rol oynuyor. Önceki hükümetler gibi AKP hükümeti de işçi ve emekçiler meydan okumaktan olmadı tehdit etmekten geri kalmıyor. Hemen hergün burjuva düzen partileri arasında hükümetini alaşağı etme ve erken seçim tartışmaları yaşanıyor.. Gazeteler ve gazeteciler, anket kuruluşlarının yaptığı anketler AKP hükümetin gerilediği ve burjuva muhalefetin geliştiği yönlü değerlendirmeler bir birini kovalıyor. Başbakan bunlara da kızıyor ama politik bir polemiğin çerçevesinde yanıt veriyor. Ama iş TEKEL işçilerinin sendikası Tek Gıda-İş’in Başkanı Mustafa Türkel, bir konuşması içinde; “Gerekirse hükümeti düşürürüz” dediğine gelince akan sular duruyor ve Başbakan Erdoğan korkunun vermiş olduğu saldırganlıkla, “Siz kim oluyorsunuz”dan başlayıp, “sendikanın kaç üyesi olduğuna kadar” sorguluyor; hızını alamıyor, “Avcunuzu yalayın!” diyerek işçilere ve sendikaya saldırıyor.  Başbakan Erdoğana göre işçilerin ne hattine oluyorda , “Gerekirse hükümeti düşürürüz” diyebiliyorlar
Tabi ki başbakan Erdoğan işçilere düşmanlığını o gün bu lafları ederek bırakmadı. O günden sonra nerede kürsüye çıktıysa her fırsatta, TEKEL işçilerine, konuşmalarında “en özel yeri” ayırdı; onları, hakları için direndikleri için aşağıladı, suçladı, tehdit etti!
Başbakan bu kadar saldırınca yanındakiler de bu saldırıya katılmaktan geri durmadılar. Yoksul bir aileden gelen ama kendisi en zenginlerin sözcülüğünü yapan Batmanlı maliye bakanı da Başbakan’ı izledi. “Özelleştirmeden sonra, hükümetin varsa hatası merhamet göstermesidir” diyerek, işçileri, başbakanı gibi nasıl hakir gördüğünü, dilenci yerine koyduğunu gösterdi!
Böyle masum bir söze bu kadar tepki Başbakan Erdoğan için bile normal değil! Çünkü Başbakan, daha önce de direnen, hak talep eden emekçilere hakaretamiz sözlerle saldırmış, içinde sakladığı emek düşmanlığını bir “patlama” biçiminde ortaya koymuştur; ama böyle, günlerce sert üslupla emekçilere saldırması, görülmemişti.
Peki Başbakan’ın, Türkel’in; “Gerekirse hükümeti düşürürüz” sözünden bu kadar alınmasının nedeni nedir?
Bunun tek nedeni olabilir; Türkel’in bu, bir konuşma içindeki sözlerinin, Başbakan’a asıl gerçeği hatırlatmasıdır! Çünkü Başbakan biliyor olmalıdır ki, ne Baykal ne Bahçeli ne de Genelkurmay, ne kadar üstüne gelirse gelsin, hükümeti düşüremezler. Hatta onlar ne kadar çok üstüne gelirse Başbakan o kadar mağduru oynayarak puan topluyor. Ama işçiden emekçiden gelen “Hükümeti düşürürüz ha” tehdidi, onu can evinden vurmaktır. Hele bu sözün gereğini yapan bir mücadele hattına girerlerse durum Onlara göre daha da vahim olacaktır.
İşte ANAP’ın o 25-50 yıl ömür biçilen hükümete 1989’da başlayan Bahar Eylemleri son vermiştir. Bunu 1993 Türk-İş Genel Kongresi’nde Mesut Yılmaz açıkça kabul etmiştir. Sonraki hükümetlerin tümü de, sermayenin ekonomik programını yürürlüğe koymak için emekçilerle çatıştığı için iktidardan düşmüştür. Bu yüzden, TEKEL işçilerinin duygu ve düşüncelerinin bir ifadesi olan “Gerekirse hükümeti düşürürüz” sözü, Başbakan’ı en acıyacak yerinden vurmuştur.


Bu saldırılarıyla Başbakan, TEKEL işçilerini gerçek ve etkin bir muhalefet odağı olarak gördüğünü göstermiştir.
Başbakan, bu tutumunu TEKEL işçilerini ve sendikalarını kamuoyuna şikayet için kullansa bile, bu bir gerçeğin de itirafıdır. Ki o gerçek de, işbirlikçi tekelci sermaye partilerinin asıl korkularının, emekçilerin hükümeti düşürmek için güçlerinin bulunduğu ve bu gücü kullanmaları durumunda, hükümetlerin düşeceği gerçeğidir. Yani, işçi ve emekçilerin burjuva hükümetlerin düşürecek bir gücü vardır emekçilerin.
Burada sorun, emekçilerin adına hareket eden sendikacıların, sınıfın ileri kesimlerinin, bu gücün farkına varıp; emeğin, yeri geldiğinde de ülkenin çıkarları için kullanmasıdır.
Eğer AKP hükümetten düşürülecekse, bunun, eninde sonunda Türkiye’nin işçi sınıfı ve emekçileriyle, Kürt  halkıyla AKP hükümetinin izlediği halk düşmanı politikaların çatışması sonunda olacağı da bir gerçektir. Bundan farklı bir nedenle hükümetten düşme, parti içindeki klikler birbirine karşı kışkırtılarak, partiyi içeriden bölen bir müdahale yada seçimlerde  başka burjuva kliklerin öne çıkarılıp cilalanmasıyla olabilir.
Dolayısıyla TEKEL işçilerinin mücadelesi, beklendiği gibi işçi sınıfı ve emekçilerin geniş kesimlerinin talepleriyle birleşip ilerleyen bir çizgiye evrilirse, ancak o zaman AKP hükümeti ni dize getirecek bir etkinliğe ulaşacaktır. İşçi ve emekçi kitle hareketi böyle, işbirlikçi tekelci sermayenin ve AKP hükümetinin saldırılarını püskürtme imkanını yakalayacağı bir eşiğe gelmiş olacaktır.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

İşçi Memur

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.08 Saniye