DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
KAYNAK SERMAYEYE VURGUNCULAR KİRLİ SAVAŞ VAR AMA TEKEL İŞÇİLERİNE YOK
Kürdistan
Kazanılmış haklarıyla çalışmaya devam etmek isteyen işçilere 'para yok' diyen, 'halkın parasını veremeyiz' diyen, 'tüyü bitmemiş yetimin hakkını vermem' diyen Başbakan, bakanlar, iş sermaye ve parababalarına gelince akan sular duruyor ve para bulmada pek sorun olmuyor. AKP hükümeti yerli ve yabancı tekellere olan borcunu faiziyle birlikte tıkır tıkır ödemektedir. Dahası kriz koşullarında bankaların karları patlatıyor.  İşsizlik fonundaki biriken büyük miktar, amacı dışında kullanılmakta ve işverene teşvik olarak verilmektedir. Yine işveren için yıllardır uygulanan yasa ile, işverenlerin devlete ödeyeceği gelir vergisi ve SSK primi yükü 49 vilayette sıfırlanmıştır.
Özelleştirme şampiyonu olanlar, sağlığı-eğitimi paralılaştırma, kamu hizmetlerini taşerona devretme ve işçiyi güvencesizleştirme şampiyonu olan AKP hükümetinin  'tüyü bitmemiş yetimden' bahsetmesi kadar komik bir durum olmaz. Zengine teşvik verip kullandığımız su, elektrik, telefon, petrole vergi bindirenler 'halkın parasından' bahsedemez.
 Elbette istenirse sermayeye kaynak yaratan hükümet emekçiye verilebilecek, şimdiye kadar el konulmuş çok sayıda başka kaynaklar da yaratılır. Burada sorun kaynak değil, işbirlikçi tekelci sermayeye dokunmayan piyasacı, sermaye sınıfı yanlısı anlayıştır, sermayenin emir eri hükümetlerdir.
AKP Hükümeti kaynak yok diyor. Ama  hesap ortada duruyor görmek isteyenler için. Direnişe çıkan 10 ila 22 yıl hizmeti olan  tekel işçilerinin brüt ve net ücretleri abartıldığı gibi değildir. İşte abartılan tekel işçilerinden bazılarının aylık gelirleri.
Tekel'de 11 yıllık işçi, toplam brüt ücret: 2163, net ele geçen: 1209 TL.
Tekel'de 18 yıl 3 aylık işçi, toplam brüt ücret: 2634, net ele geçen ücret: 1580 TL.
Hükümetin önerdiği ücret: brüt 1570, net ele geçen ücret: 850 TL (Ortalama).
Hükümetin vermekten kaçtığı aylık ücret farkı: Brüt 950 TL/Ay (Ortalama)
10 Bin Tekel İşçisinden Kesilecek Toplam Aylık fark: 10bin x 950 TL = 9.5 milyon TL/Ay
10 Bin Tekel İşçisinden Kesilecek Toplam Yıllık fark: 12 Ay x 9.5 Milyon TL= 114 Milyon TL.
Tekel işçisinin en temel kazanılmış hakkı olan ücret toplamı, hükümetin önerdiği ücretin üstüne yıllık sadece 114 Milyon TL gerektirmektedir. Bu para nereden bulunacak ? Bu zaten emekçinin hakkıdır, bütçeden karşılanmalıdır, tartışılması bile abestir. Kaynak da vardır. Sermayeye bol keseden teşvik dağıtan, zenginlerden borç alıp faiz ödeyen, şirketlerin ödediği kurumlar vergisini %33'ten %20 ye indiren AKP'dir. 49 vilayete teşvik yasaları çıkararak işverenin vergi ve prim ödemelerini ortadan kaldıran yine AKP’dir. Yani AKP işçiye cimri, patrona eli açıktır. Üretken kamusal yatırım yapmayı bırakmış, kar etsin diye işverene kıyak üstüne kıyak yapmaktadır. İstihdam için özel sektörün eline bakmaktadır. Emekçinin kazanılmış hakları tartışılmazcasına verilmelidir. Kaynak yok diyen AKP2ye işte kaynak
Hızla artan banka karları ve Kurumlar Vergisinde düzenleme
BANKALARIN 2008 NET KARI : 13.5 Milyar TL
BANKALARIN 2009 NET KARI: 20 Milyar TL


Görüldüğü gibi AKP'nin faiz politikaları sonucu bankaların 2009'da ettikleri kar tam %48 artmıştır. Hangi emekçinin maaşı 1 yılda bu kadar artmıştır. Bu bankaların yaptıkları kardan sadece bu yıl alınacak 1 milyar TL bile, hükümetin önerisine eklenince tekel işçisinin yaklaşık 9 yıllık ücreti eski ücret hakları aynen devam edecek şekilde kesintisiz ödenebiliyor. Düzenli olarak sermaye kesimlerinden alınan kurumlar vergisinin 2004'teki eski konumuna (%33) getirilmesi dahi tüm Tekel işçileri ve tüm 4-C'lilerin sorunlarını ilelebet çözeceği gibi çok daha fazla kaynak yaratacaktır. Örneğin AKP bu oranı düşürmemiş olsaydı bankalardan 2.6 milyar ek vergi alınmış olacaktı.
 İşte kaynak, işsizlik fonundaki 42.5 Milyar TL
İşsizlere vermek için kesilen para, başvuru şartları çok zor yapılınca işsizlere bir pek bir fayda da sağlamıyor. Bir kısmı AKP hükümeti  tarafından işverenlere teşvik olarak verildi ve verilmekte. Bir kısmı da GAP projesinde kullanıldı. Bakan Şimşek'e göre 25 Ocak itibariyle 42.5 milyar lira var ve bu para birikmeye devam ediyor. Bu para böyle farklı alanlara kullanılabiliyorsa, neden güvencesizlikle karşı karşıya olan TEKEL işçilerinin en doğal kazanılmış hakları için kullanılmıyor. Ev geçindiren 4-C lilerin gasp edilmiş hakları için neden kullanılmıyor. Ve tabi asıl olarak işsiz milyonlar için neden kullanılmıyor?
Bu fonda biriken ve işverenlere teşvik olarak verilmeye çalışılan 42 milyar lira kullanılarak zaten emekçiye ait olması gereken para yine emekçiye verilmiş olacaktır. Tekel emekçilerin hükümetçe önerilen maaşlarına, bu paranın az bir kısmı eklenilirse ve tabi 4-C kaldırılırsa hak kaybı olmayacaktır.
Fon acilen mağdur emekçilerin kalıcı hakları için ve işsizler için kullanılmalıdır, sermayeye teşvik olarak kullanılmasına son verilmelidir.
Devletin zenginlere borcu olarak 250.9 Milyar TL'ye ulaşan paranın ödemesinin ertelenmesi veya küçültülmesi acil bir kaynak yaratmada kullanılabilinir. Yıllık ödenen anapara hariç sadece faiz ödemesi 45 milyar TL görünmektedir.
Biliyoruz ki zenginlere ödenmekte olan bu borç faizlerinin yıllık çok az bir kısmı bile Tekel işçilerinin tüm özlük hakları için yeterlidir. Özel sektör elinde 250.9 milyar TL kadar devlete verilmiş borç tutmaktadır ve faiz almaktadır. Devlet iç borçlanma senedi (DİBS) denen bu borçlar son bir yılda tam  80 milyar artmıştır. Devlet zenginlerden vergi almayıp borç almıştır. Bu borçları faiziyle birlikte zengin kesimlere devamlı tıkır tıkır ödemektedir. 2009'da yapılan anapara ödemesi yaklaşık 83 milyar, iç borç faiz ödemesi ise 45 milyar liradır. Bunun ödemesindeki basit bir erteleme/küçültme bile TEKEL işçisinin kazanılmış hak kaybını engelleyecektir. Zaten bankalar ve tüm sermaye kesimi, gerçekte şimdiye kadar aldıkları faizler ile işçilere ve halka borçludur. Görüldüğü gibi 'para yok' 'kaynak yok' 'halkın parasını veremeyiz' lafları gerçekçi değildir. İş güvencesi isteyen ve özlük hakları için mücadele eden işçilere  tehdit yağdıranlar, aşağılayanlar, iş parababalarına geldiğinde  farklı davranmaktan geri kalmıyorlar.
Tekel işçilerinin özlük haklarının karşılanması  daha pek çok kaynağın olduğu bir gerçekliktir.Askeri harcamalardan tutalım Kürt illerinde süren kirli  savaş harcamalarına,  ilaç şirketlerine ödenen paralardan, servetlerden alınacak vergilere kadar  istenirse kaynak çoğaltılabilir. Dahası, 'Yetim hakkını' zengine, vurguncuya, faizciye,  silah şirketlerine ve sermayeye teslim eden işçiler değildir. Hesap açıktır. Sermayedara, zengine kıyak, emekçiye ise güvencesizlik, geleceksizlik demek olan bu oyun emekçilerin birleşik mücadelesiyle bozulacaktır.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Kürdistan

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.16 Saniye