DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
YUNANİSTANDA EMEKÇİLER AYAKTA
Dış Politika
Yunanistan’da krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkmaya çalışan PASOK hükümetinin kemer sıkma politikalarına karşı, işçiler ve emekçiler “krizin faturasının üstlenmeyeceğiz ” şiarıyla ayağa kalktılar. Yaklaşık dört aydır hükümette olan sosyal demokrat PASOK hükümeti, şimdiye dek kriz karşısında emeklilik yaşının yükseltilmesinden, ücretlerin dondurulmasına, ulaşım ücretlerine zamdan küçük üreticilerin  ürettikleri değerlerin fiyatlarını aşağıda tutmaya kadar ,  işçi ve  emekçileri derinden etkileyecek kararlar aldı. PASOK hükümetinin ve diğer saldırı ve kemer sıkma politikasına karşı 10 Şubat Çarşamba günü kamu emekçileri 24 saatlik bir genel grev örgütledi.
Kemer sıkma önlemleri çerçevesinde hayata geçirilen kamuda maaşların dondurulması, ödeneklerde yüzde 10′luk kesinti, akaryakıta yüzde 15′lik vergi artışı, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve genel vergi önerilerini protesto etmek amacıyla düzenlenen bir günlük uyarı grevi başarıyla gerçekleştirildi. Yunanistan Kamu Çalışanları Konfederasyonu-ADEDY ve Yunanistan Komünist Partisi-KKE’nin işçi kollarının oluşturduğu Mücadeleci İşçi Sendikaları Cephesi-PAME’nin çağrısıyla yapılan greve, vergi daireleri, sigorta, belediye, valilik, adliye, arkeolojik alan, müze, hava ve deniz yolu taşımacılığı çalışanları, doktorlar ile öğretmenler katıldı.
 Grev nedeniyle devlet dairelerinde müşteri hizmetlerinde aksaklıklar yaşanırken, okullarda da dersler yapılmadı. Mahkemelerde duruşmalar ertelenirken, hastanelerde yalnızca acil durum ve güvenlik personeli görev yaptı. Müzelerle arkeolojik alanlar da açılmadı. Havaalanı kontrol kulesi çalışanlarının da greve katılmaları nedeniyle gece yarısından itibaren tüm uçuşlar iptal edildi. Havalimanında tek bir kişiyi bile bulmak imkansızdı. Deniz yolu çalışanlarının da grev yapması sebebiyle yolcu gemileri denize açılmazken, ana kara ile adalar arasındaki bağlantı koptu. Demiryolu çalışanlarının ise gün içinde yapılacak iş durdurma eylemleriyle greve destek verecekleri belirtildi. Televizyonlar ve radyolar yayınlarını durdurdu, gazeteler basılmadı.
Gündüz başkent Atina’da kent merkezinde gösteriler ve yürüyüşler yapıldı. ADEDY’nin Klathmonos, PAME’nin ise Sindagma meydanında miting yapması nedeniyle kent merkezi uzun süre ulaşıma kapatıldı. ADEDY’nin mitingine katılmak üzere toplanan yerel yönetim çalışanları ile çevik kuvvet (MAT) ekipleri arasında çatışma çıktığı öğrenildi. Çöpçüler, Atina merkezindeki gösteriye katılmak üzere polis koridorundan geçmeye çalıştığı sırada çatışmalar yaşandı. Polisin göstericilere göz yaşartıcı gaz ile karşılık verdiği, olaylarda 2 kişinin yaralandığı belirtildi. ADEDY Başkanı Papaspiros Spiros, “Hükümetin önlemlerine karşı yeni grevlerle cevap vereceklerini” söyledi. Çalışanların büyük bir yük altında bulunduklarını belirten Spiros, “Toplum ve çalışanların aleyhine olan politikalara hayır diyoruz. 24 Şubat’ta genel gereve gidiyoruz.” şeklinde konuştu. ADEDY eylemine katılanlar, Yunan parlamentosu önüne kadar yürüyerek burada eylemlerine son verdi.
Özel sektörde örgütlü PAME’nin organize ettiği gösteride yapılan konuşmalarda ise, Yunanistan Komunist Partisi (KKE) lideri Aleka Papariga, “Çalışanlar, bu önlemler fırtınasını bertaraf edemez, hükümetin tedbirleri karşısında birlik olamazsa, bir yıl sonra çok daha kötüsü gelecek. Sanayici, bankacı ve büyük sermayedarları kurtarmayı düşünenlere, bir kuruş bile vermeyin. Önlemlerin önünde baraj olun. Bunlara inanmayın. Sırtınızı dönün.” şeklinde konuştu. KKE milletvekili Liana Kanelli ise “Aldıkları önlemlerle sanki savaş ilan ettiler. Bize savaş ilan edenlere yollarda cevap vereceğiz.” dedi. Bu arada Yunanistan’da yaşayan göçmenler de eylemde açtıkları pankartlarla, çalışma ücretleri ve sosyal güvenlik haklarının eksiksiz verilmesini talep etti. PAME eylemine katılanlar, Çalışma Bakanlığı’na yürüyerek eylemlerine son verdi.
Gece ise Yunanistan’ın Atina, Selanik ve İskeçe kentlerinde park halinde araçlar, bir işyeri, kilise ve adliye binaları tahrip edildi. Yunan basın yayın organları, başkentin Eksarhia, Virona, Agii Anargiri, İlion ve Egaleo semtlerinde 00.00-06.00 saatleri arasında düzenlenen kamu binalarına dönük eylemlerde, park halindeki 4 araç ile bir işyerinin de anarşist gruplar tarafından kundaklandığını duyurdu.


Önümüzdeki dönemde Yunanistan’da eylemler artarak devam edecek. Ülke genelindeki taksiciler de 11 Şubatta 24 saatliğine kontak kapattılar. Taksiciler hükümetin yeni vergi sistemini protesto etmek için iş bıraktılar. Ülkenin en büyük konfederasyonu olan GSEE ise 24 Şubat’ta genel greve hazırlanıyor. Bugünkü grevi düzenleyen ve yarım milyon çalışanı temsil eden memur sendikası ADEDY, 24 Şubat eylemine de katılacaklarını duyurdu. Geçtiğimiz günlerde de çiftçi ve memurlardan iki eyleme hedef olan Yunan hükümetinin tavrı tüm Avrupa proletaryası ve AB burjuvazisi tarafından dikkatle izleniyor. Bilindiği üzere Yunanistan ağır bir kapitalist kriz ile boğuşuyor. Büyük bütçe açığı olan ülkede hükümet, kısıtlamalarla bir yandan bütçe açığını kapatma, diğer yandan ise mali pazardaki çalkantıyı dizginlemeye çalışıyor. Yunan ve AB burjuvazisi açısından amaç, Yunanistan’da sınıf ve emekçi örgütlülüklerinin mücadeleci varlığı sonucu şimdiye kadar ertelene gelmiş olan neo-liberal politikaların uygulamaya sokulması.
 Yunanistan’da işçi sınıfının güçlü bir mücadeleci geleneğe sahip olması, Yunan burjuva politikacılarını neo-liberal politikaları makyajlamaya zorunlu bırakıyor. Yunanistan Maliye Bakanı Yorgo Papakostantinu, ekonomik reformlarla, başbakan, bakanlar ve milletvekilleri de dâhil olmak üzere, yüksek ücret alan memurların maaşlarının dondurulması, kamuda emekliye ayrılan her 5 memura karşılık bir kişinin işe alınması, 12 bin Euro’nun üzerindeki kazançlara yüzde 40′a varan vergiler getirilmesi, kiliseye ait mal varlıklarının da vergilendirilmesinin öngörüldüğünü belirtmişti.
Ne ki  bu makyaj, neo-liberal dönüşümün işçi ve emekçilerce kabulü için yeterli değil. Öte yandan ülke ekonomisi turizm ve gemiciliğe dayalı olan ve AB fonlarıyla şimdiye kadar bu çarpışmayı ötelemiş. Yunan burjuvazisi için ise kamu reformu zorunlu. Kolay pes etmeyecek olan Yunanistan işçi sınıfı sert bir çarpışmaya hazırlanıyor. Bunu bilen AB emperyalistleri Yunanistan’a AB fonlarında destek olmanın yollarını arıyorlar. AB’yi her derde deva göre ve halklar için  özgürlük ve yaşam koşullarının iyileştirilmesinin örneği olarak pompalayanlar, Yunanistan  yaşanan ekonomik krizin yıkıcı etkilerini gördüklerinde ne gibi yeni yalanlara baş vuracaklarını ve AB’nin sahte şişirilmiş kurtuluş balonu olduğunu hep birlikte görüceğiz.
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Dış Politika

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.09 Saniye