DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
FAŞİST SALDIRILARA KARŞI İLLEGAL ÇALIŞMAYI GÜÇLENDİRELİM
Analiz Polemik
Faşist diktatörlüğün yoğunlaştırdığı faşist saldırı zincirinin somut hedeflerinden birisinin, devrimci-demokrat ve komünist örgütleri ezmek, hiç değilse ağır kayıplar verdirmek olduğu göz önünde tutulursa, bu durumda illegal örgüt çalışmasının daha da geliştirilip, güçlendirilerek sağlamlaştırılması daha da büyük önem taşımaktadır. Özellikle bizim gibi ülkeler de legal olanakların zayıflığı ve bu olanaklara bel bağlama ve bunları abartma anlayış ve pratiğine, bir diğer anlatımla legalizm hastalığına karşı mücadele, illegal örgütten her bakımdan daha da güçlendirilerek sağlamlaştırılması çabasının vazgeçilmez bir parçasıdır. Legal olanaklardan sonuna kadar yararlanma perspektifi korunmalıdır. Ama illegal çalışmanın güçlendirilerek faşist diktatörlüğün saldırılarına karşı ayakta durabilecek ve kendi kendisini üretecek bir yapının geliştirilmesinin esas olduğu bir an bile unutulmamalıdır.
 Legal olanakların, legal ajitasyon ve propagandanın engellenmeye çalışıldığı bu koşullarda, illegal araçlarla yürütülecek ajitasyon ve propagandanın önemi daha fazla artacağı ve komünist hareketin bu ihtiyacı karşılamak için illegal çalışmanın gereklerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak bir yapının güçlendirilmesine daha çok önem vermesi gerektiği gerçeği çalışmaların bütününde daha çok göz önünde tutulmalıdır. Bu noktada önemli olan, her alanda kendi ayakları üzerinde yükselen bir örgütsel yapının temel taşlarının sağlam olmasını, dayanıklı olmasını sağlayabilmektir. Bilimsel, dayanıksız ve düşman darbeleri karşısında uzun vadeli direnemeyen örgütlerin oluşması esas alınmamalıdır. Her bakımdan sağlam, kalıcı ve yaratıcı örgütlenmeler yaratılarak ve bu örgütlenmelere dayanılarak kalıcı başarılar elde edilmelidir. Ve tam da burada legal çalışma ile illegal çalışmayı ustaca ve yaratıcı bir biçimde birbirine destekli olarak bağlamak ve her ikisini yaratıcı bir şekilde geliştirerek daha üst örgütlenme ve mücadele biçimlerine geçmenin koşullarını  yaratmak vazgeçilmez bir görev olarak kavranmalıdır.
Çalışmamızın her alanında ve her kademesinde ihtiyaçlara cevap veren, onu geliştiren ve güçlendiren yaratıcı, atak ve inisiyatif dolu örgütlenmeler yaratarak ve mücadelede bu örgütlenmelere dayanarak ilerlemeye bugün daha büyük bir özen gösterilmelidir.
Faşist saldırıların hedefi ve kapsamının bütünlüğü dikkate alınarak, siyasal duyarlılık ve uyanıklık arttırılmalıdır. Alınabilecek önlemler, her hareket organının ve her kadronun görevleri bağlamında somut anlamını bulmalıdır.
  Yanı sıra faşist saldırıların hangi örgütlenme ve mücadele biçimleriyle püskürtülebileceği, geniş yığınların nasıl harekete geçirilebileceği somut olarak tartışılmalı, yeni mücadele biçim ve araçlarıyla örgüt ve kadrolar mücadele hattına daha aktifçe sürülerek ve tam da burada mevcut mevziler basamak yapılarak yeni mevziler peşinde koşulmalı ve güçlü direniş hattı yaratılarak bu mevziler dişe diş bir mücadeleyle, yüksek bir bilinç ve kararlılıkla geliştirilmelidir.
 Hiç bir demokratik mevzi faşist diktatörlüğe terk edilmemeli ve hiç bir demokratik mevziinin kaybedilmesine asla göz yumulmamalıdır. Savaşı, savaşarak kazanacağız görüş açısı en geniş yığınlara taşınmalı, bu bakımdan örgüt ve kadrolarımızın, bir tüm olarak kitlemizin inisiyatif ve aktivitesi daha da artırılmalıdır. Bu bakış açısı ışığında pasif mücadele anlayış ve pratiği mahkum edilmeli, sağcı pasifizme ve kendiliğindenciliğe karşı mücadele yoğunlaştırılmalıdır. Örgütü sağlamlaştırmak ve güçlendirmek ve giderek sınıf mücadelesine önderlik etmek her şeyden önce bu kararlığa ve militan bir öze sahip olmakla olanaklıdır. Bağlı olarak, organlar mutlak surette güçlendirilmeli ve mücadelenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yetkinliğe kavuşturulmalıdır.
 Bunun için olanaklar sonuna kadar zorlanmalı ve her bir kadromuzun, yakin çevremizin en küçük bir enerjisi değerlendirilerek mücadelenin hizmetine sokulmalıdır. Bu dönemde, yeni, dinamik, atak ve hızla gelişen, kendisini sürekli yenileyen ve üretken olan kadrolan daha çok öne sürmeli, bu kadrolar yüksek bir sorumluluk bilinciyle eğitilmelidirler. Genel olarak kadro yetiştirme politikasına bağlı olarak, özel anlamda her organ kendisine yedek hazırlamalı ve asgari olarak bu yetkinliğe sahip olan kadroların yöneticiliğe getirilmesinde tutuk olunmamalıdır. Ama asil olan yönetici organlar ve kadroların görev ve sorumluluk bilinciyle donatılarak, mücadelenin ihtiyaçlarını karşılayacak fonksiyonel bir konuma yükseltilmeleri gerektiğidir. Organlar ve kadrolar günün ivedi görevleri üzerine tartışmaya sokulmalı ve günün gerektirdiği mücadele biçim ve araçlarının  yaratılması üzerine mücadelenin genel ve özel sorunları üzerinde daha çok yaratıcılıkları, inisiyatifleri geliştirilmeli ve bu görüşten giderek her birim ve yönetici organlar kendi alanlarının sorunlarını kucaklayabilmeli ve bu sorunların çözümü için bağımsız inisiyatif ve yaratıcılıkları geliştirilmelidir.
  Öyle ki, her organ ve her kadro bulunduğu alanda örgütü temsil edecek ve örgütün orada olduğunu hissettirecek bir mücadele anlayış ve pratiğine sahip olmalıdır. Bunun için, yukarıdan bekleme anlayış ve pratiği yıkılmalı, ve bu konuda organ ve kadroların kendi gücüne güven duygusu kazandırılarak her kesimin kendi çalışma alanında yetkin, sorumlu ve inisiyatif sahibi olması, ve bu alanın sorunlarının çözümünün kendi omuzlarında olduğu gerçeği kavratılarak sorumluluk bilinci mutlak anlamda geliştirilmelidir.
Faşist saldırıların yoğunlaştığı  bu dönemde, gizlilik ve siyasi polise karşı mücadele özel bir önem taşımaktadır. Bu konuda nispeten ciddi bir deney ve tecrübemiz olmasına rağmen, pratik alandaki gevsek ve kolaycı hataların örgüte zarar verdiği de biliniyor. En başta legal çalışma ile illegal çalışma arasındaki ilişki, örgütün güvenliğini tehlikeye sokmayacak tarzda düzenlenmelidir. Bağlı olarak her iki çalışma alanında görev alan kadroların güvenliği tehlikeye sokacak ilişkilere gitmeleri engellenmeli, dahası bu iki kesimde çalışan kadroların birbirleriyle olan ilişkileri istikrarlı ve düzenli bir konuma getirilerek, gereksiz ve yatay ilişkileri engellenmelidir. özellikle organların ve tek tek kadroların görev ve sorumluluk bilincinde görülen zayıflıklar, yetersizlikler, bu organların görevlerini yerine getirmeye çalışan farklı kadroların devreye girmesine yol açmakta, kaçınılmaz olarak örgüt güvenliğini tehlikeye sokmakta ve yatay ilişkilerin oluşmasına istemeyerek de olsa "katkı"da bulunmaktadırlar. Bu durum, hem Örgütün güvenliğini tehlikeye sokmakta, hem de organ ve kadroların inisiyatiflerini köreltmeye hizmet etmekte, her bakımdan profesyonel örgüt yaratma ve geliştirme bilincinden bir sapmayı doğurmakta, bu da faşizme ve faşist saldırılara karşı sağlam, dayanıklı ve inisiyatifli bir örgüt yaratmayı zaafa uğratmaktadır. Bu ve benzeri hatalara kar§i mücadele yürütülerek, organlar layıkıyla çalışılarak onların görev ve sorumluluk bilinci geliştirilmelidir, ki, sorunun asil çözümü buradadır.



Ayrıca, organların ve kadroların siyasi polisin takibine karşı uyanıklığı daha da arttırılmalı ve özellikle deneyler üzerinde eğitilmeli, polise karşı mücadele verilmeli ve gerektiğinde sen tedbirlere başvurmaktan geri durulmamalıdır. Özellikle faşist saldırıların görece gevşediği dönemlerde bu ve benzeri hataların daha fazla kendisini gösterdiği de biliniyor. Bu durum, siyasi polise karşı mücadeleyi sürekli kılmayı, siki bir denetim uygulamayı zorunlu kılmaktadır.
Polise karşı mücadelede gevşeklikler olmamalıdır. Her gevşekliğin, kolaycılığını bize pahalıya mal olduğunu açı deneyler göstermiştir. İllegal 9ahsma, siyasi polise karşı başarılı bir mücadeleden geçer. Gizliliğin gerekliliği de polisin saldırılarına karşı, polisin örgüte ulaşmasına karşı Örgütü korumaktan, kollamaktan geçer.
Örgütü sağlamlaştırma ve güçlendirmenin bir yönü de örgüt disiplininin daha da geliştirilmesidir. Bu konuda var olan zayıflıklar hızla giderilmeli, doğabilecek zayıflıklar önlenmelidir. Bu dönemde disipline, örgüt kurallarına uymak daha çok gerekli ve zorunludur. Her önemli disiplin-sizlik örneğinin üzerine anında gidilmeli, proleter örgüt disiplini daha da yükseltilmelidir. Bunun, hem genel olarak kurallara uymada ve hem de görevleri zamanında yerine getirmede ve örgüt çalışmasının, sürekliliğin sağlanmasında ifadesini bulduğu asla unutulmamalıdır.
Örgütü sağlamlaştırma, güçlendirme ve kitleler içerisinde kök salarak gelişmesi açısından basım ve dağıtım örgütlenmesinin özel bir yen ve önemi vardır. Bugüne kadar yerel örgütlerimiz genel olarak basım alanında merkez örgütlenmeye bağımlı kaldılar ve kendi çalışmalarının ihtiyacı karşılayan, dahası, basımın hem güvenlikli ve hem de daha sen işlemesi için gerekli mekanizmayı yaratamadılar. Kısmi olumlu çabalar da, bu mekanizmanın yaratılmasını sağlayamadı. Bugün bu durum daha acil olarak dayatmaktadır. Faşist diktatörlüğünün  saldırılarının yoğunlaştığı bu donemde, yerel örgütlerimiz, hem güvenlik bakımından ve hem de ajitasyon-propaganda araçlarının daha seri, günlük olaylara anında müdahale bakımından kendisine bağlı bir baskı mekanizmasının yaratılması için önüne somut sonuç alıcı bir görev olarak almalı ve kısa zamanda köklü adımlar atılmalıdırlar. Bu örgütlenmenin önündeki engeller büyütülmemeli ve bu örgütlenmeye kadro ayrılmalı, "başka alanda boşluk olur" gerekçesiyle bu çalışmasından vazgeçilmemelidir. Oysa, bu çalışmaya kadro alındığında bırakalım boşluk doğurmayı, aksine çalışmaların genel olarak her kademesinde güçlendirmeyi sağlayacaktır.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, örgüt çalışmasında dağıtımın örgütlenmesinin özel bir yeri vardır. Örgütle kitleler arasında bir köprü görevini üstlenen dağıtım çalışması, yazılı ajitasyon ve propaganda malzemelerinin kitlelere aktarılması görevi ile karşı karşıya olması itibariyle bu örgütlenmenin güçlendirilmesine düne oranla bugün daha çok gereklilik duyulmalıdır. Özellikle, faşist diktatörlüğün yoğunlaşan çok yönlü, sistemli saldırıları dikkate alındığında, yanı sıra, legal alandaki propaganda ve ajitasyonun kısıtlandığı ve kısıtlanacağı bu koşullarda, komünist hareket illegal propaganda ve ajitasyon çalışmasına daha çok gereksinim duymakta ve bu çalışmaların ayakları üstüne basarak ihtiyaçları karşılayan bir düzeye getirilmesine acil gereksinim duymaktadır.
Bu bakımdan en başta dağıtım çalışmasının başında olan yönetici profesyonel çekirdek olanaklar ölçüsünde -genel olarak organlar için öngördüğümüz şekilde-güçlendirilmelidir. Yanı sıra, bu yönetici çekirdeğe bağlı olarak yerleşik semt dağıtım grupları oluşturulmalıdır. Ve bu yerleşik -olmadığı koşullarda seyyar dağıtım grupları olabilir- grupların başına en az birer profesyonel kadro verilerek, hem bu çalışma güçlendirilmeli ve hem de dağıtım her kademede merkezileştirilmelidir. Bu, dağıtım çalışmasını hem seri ve güçlü olarak işlemesini sağlayacak ve hem de başında olan profesyonel kadrolar şahsında dağıtım alanında merkezileşmeyi ve dağıtımın gerekli hallerde tüm ili kapsamasını sağlayacaktır. Bunun için de gruplar arasındaki ilişkiler hantal değil, seri ve canlı olmalıdır. Merkezden ve yerel komitelerden çıkan her propaganda-ajitasyon malzemesinin bu gruplara en erken şekilde ula5masi sağlanmalıdır. Bu anlamda dağıtım çalışmasında yer alan aracı ve aracıların ihtiyaçları karşılayan bir şekilde örgütlendirilmesi gerekmektedir.
Örgütlenmenin sağlamlaştırılmasına ve dağıtım organlarının güçlendirilmesine bağlı olarak, ajitasyon ve propaganda araçların daha seri olarak ve sayısal bakımdan daha çok kullanılması, çağrılarımızın zamanında ve yerinde kitlelere taşınması için gereklidir. Dağıtım çalışmasında mevcut yöntemler geliştirilmeli ve yeni yöntemler mutlaka bulunmalıdır. Bu bakımdan dağıtım çalışmasında görevli olan yoldaşlar, bu sorun üzerinde başlı başına durmalı ve yaratıcı yöntemlerin geliştirilmesine çalışmalıdırlar. Özellikle bir önceki süreçte nispeten yaygın olarak yaptığımız ve bugün daha az olarak başvurduğumuz posta sistemi, bugün daha fazla geliştirilmelidir. (Posta sistemi yalnızca bu kapsamda olmayıp daha geniştir.) Bu şu şekilde yapılabilir. Bütün demokratik kuruluşların, sendika, parti, demek, yazarlar vb.'lerinin adreslerine ve adresleri belirlenecek işçi evlerine ve genel olarak devrimci demokratların ev ve adreslerine bırakmak şeklinde yaygınlaştırılmaktadır. Tam da bu noktada illegal yayın ve bildirilerin  dağıtımı yalnızca ilişkilerimize değil, daha geniş olarak belirlenen ev ve adreslere bırakılması sağlanmalıdır, bir nevi bildiri gibi dağıtılması mutlaka sağlanmalıdır.
Dağıtım çalışmasında, gençlikte çalışan yoldaşlardan mutlaka yararlanılmalıdır. Bu konuda gençlikle dayanışma içerisinde olunmalı, gençlikteki yoldaşların gücü mutlaka bu çalışma içerisinde değerlendirilmelidir.
Yine dağıtım çalışmasında doğrudan yer almayan ve alamayan işçi ve mahalle ilişkilerimizin enerjileri bu yöne teksif edilmeye çalışmalı ve geçici örgütlenmelere gidilmelidir.
Ayrıca, dağıtım çalışmasında yer alan yoldaşlar, daha sık siyasi polisle karşı karşıya gelmektedirler. Bu durum, dağıtımında yer alan yoldaşların siyasi polise karşı mücadelede ve gizliliğin kurallarına uymada ve uygulamada daha titiz olmaları gerekmektedir. Yine, dağıtım çalışmasında yer alan yoldaşların siyasi polisle daha çok karşı karşıya gelmeleri nedeniyle, dağıtım teknik araç ve gereç bakımından güçlendirilmesi ve dağıtım anında güvenliğin tam olarak sağlanması ve tam da burada düşmana karşı militan bir pratik sergilemeleri bu çalışmanın başarısı için gereklidir ve kaçınılmazdır. Bu konuda, dağıtım çalışmasında düşmanla karşı karşıya gelindiğinde takınılan militan tavırlar, örmek alınarak daha da geliştirilmelidir. Dağıtım örgütlerine askeri özellikler kazandırmalı, askeri eğitimden geçirilmelidirler.
Dağıtım çalışması özelliği gereği disiplin daha kati uygulanmalıdır. Ve bir dağıtım yoldaşın bu bilinç ve kararlılık içerisinde olması gerekir. Aksi halde, sık sık kayıpların verilmesi kaçınılmaz hale gelir.
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Analiz Polemik

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.08 Saniye