DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
Toplumsal Muhalefeti Bastırmada Önemli bir silah Ekonomik ve Sosyal Konsey NEDİ
Temel Kavramlar
Yıllardan bu yana işçi, işveren ve devlet arasında işbirliği politikalarının temel araçlarından birisi olarak öne sürülen Ekonomik ve Sosyal Konsey'le (ESK) emekçiler tanışmışlardı. Asıl olarak patronlarla işçileri uzlaştırma ve toplumsal mücadeleyi engelleme amacı taşıyan ESK örgütlenmesi, ikinci paylaşım savaşının ardından göreli işçi ve emekçi yığın savaşımının güçlü olduğu batı Avrupa ülkelerinde, yığın eylemlerini devlet kanatları altına çekerek ve reformist gerici kanallarda boğmak amacıyla gündeme getirilip uygulamaya sokuldu.
 Devlet, patronlar ve işçi örgütlerinin bir çatı altında yer almasını ve bu yolla devletin ekonomik, sosyal ihtiyaçlarına yanıt bulmayı hedefleyen ESK örgütlenmelerinin asıl işlevi, toplumsal işbirliği ve uzlaşma adına, işçi ve emekçi yığınların mücadelelerini etkisiz hale getirerek boğma ve sisteme bağlama, devlet ve patronlarla işbirliğine yöneltme olmuştur.Böylece, toplumda var olduğu peşinen kabul edilen sınıf çatışmalarının, bu sınıfların temsilcisi olan sendika ve değişik örgütlere toplumsal, yapısal ve siyasal ayrıcalıklar tanıyarak ve karar verme süreçlerine katarak işbirliğine dönüştürülebileceği, böylece çıkarların çatışması olmayan bir yoldan uzlaştırılabileceği düşünülmektedir. Kuşkusuz bunu yaparken yığınların aldatılması için karşılıklı ödünlerde bulunuldu havası yaratılmaya çalışılır.
 Örneğin emekçi yığınların devletin izlediği, yada izlemeyi hedeflediği politikaları desteklemesi karşılığında -emekçiler adına bazı haklardan vazgeçip, örneğin işten atmaların önlenmesi için ücretlerin geriletilmesinin kabul edilmesi vb. gibi- devletçe korunup, kollanmakta, korunup ve kollanan sendikaya, odalar ve meslek birliklerine yapısal ve fiili ayrıcalıklar tanınmakta, devlet sendika yada kooperatif, meslek odaları birlikleri vb. kimlerden oluşacağını belirleyip, denetlemektedir. Böylece bir yandan ayrıcalıklı kıldığı sendika yada birlikleri, odaları vb. güçlendirip tekelleşmesini sağlarken, öte yandan onlar aracılığıyla -Türk-İş ve Hak-İş örgütlenmesinde görüldüğü gibi- sendikaların, birliklerin, odaların vb. hitap ettiği kitle de kontrol ve denetim altına alınmaktadır. Bu işbirliğinin sonucunda sendikalar ve diğer örgütlenmeler, katıldıkları ekonomik program ve gelir politikaları kurumlarında alınan kararların, üyeleri üzerinde uyguladığı disiplin ve denetimle uygulanmasına yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu disiplin ve denetim sendika yada meslek birlikleri vb. gibi örgütlere üyeler üzerinde uyguladığı sosyal kontrolüde içerdiğinden, tabanın tercihlerinden ve sosyo-ekonomik koşullarından farklı olabilmektedir. Bu durum sendika ve diğer örgütleri, üyelerinin asıl çıkarlarını savunan örgütler olmaktan çıkarmakta, devlet ve hükümet politikalarının oluşumuna ve uygulanmasına ortak olarak, sınıflararası çatışma potansiyelini ortadan kaldırmaya çalışan sosyal itfaiye aracı rolünü oynamaktadır.  Böylece sendikalar ve meslek odaları sistemle bütünleşmekte, işçilerin ve emekçilerin sınıfsal taleplerini en aşağıya çekerek, çıkarların uzlaştırılmasına zemin yaratmaktadır.Neki devletin tümden sermayeden yana olduğu böylesi burjuva kapitalist bir sistemde, ekonomik, sosyal gelişmeler hep işçi ve emekçi yığınların aleyhine olmakta ve sendika  ağalarınıda yedekleyen devlet ve patronlar, işçi ve emekçi yığınlara fütursuzca saldırmaktan geri durmamaktadır.
 Ülkemizde yıllardan bu yana  işçi ve emekçi yığın hareketini denetim altında tutarak boğmak için ESK bir silah olarak kullanıldı. Bir dönem 28 Şubat Post Modern darbenin ve sonrasında generallerin önemli bir ayağı rolünüde oynadı. Ama belli bir dönem sonra ESK çekiciliğini yitirdi. Bugüne kadar genelgelerle işlevleştirilmiş olan ESK, gelinen durumda, sınıf işbirliğini geliştirmek adına "toplumsal destek ve mutabakat" yasası olarak acil çıkarılması gereken yasalar içine alınarak yasallaştırılması hızlandırıldı.
 Emekçi kitlelerin IMF'nin ikinci yıkım programına karşı eylemlerini artırdıkları ve yığınların aynı istemler doğrultusunda güçlerini birleştirmeye yöneldikleri durumda ESK devreye sokularak, işçi ve emekçi yığın eylemleri "toplumsal mutabakat" adına denetim altına alınarak, içeriğinin boşaltılarak boğulması ve sisteme bağlanması hedefleniyor. Böylece, her hükümete bir ESK yerine, ilkeleri, katılımcıları belirli, süreklilik taşıyan bir kurum oluşturulmaya çalışılıyor. Bu yolla aynı zamanda işçi ve emekçi sendikaları, meslek odaları ve birlikleri arasında ayrım yaratarak, çatlak yaratıp buradan güçleri parçalama hedefi güdülüyor.
 ESK'nın yasallaştırılma gerekçesi, bu kurumun aynı zamanda nasıl bir işleve sahip olduğunuda ele veriyor. " Diyalog ve uzlaşmaların rastlantılara bırakılmayıp, kalıcı bir yapıya kavuşturulması" gereğinden bahseden ESK'nin kuruluş gerekçesi, “ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, toplumsal uzlaşma ve işbirliğini sağlayacak sürekli ve kalıcı bir ortam yaratarak, iştişari mahiyette görüş belirtmek için oluşturulduğu" söylenerek, ESK'ya toplumdaki ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasına katılımlarını sağlamak, hükümet ile toplumsal kesimler arasında uzlaşma ve işbirliğinin sağlanması, uzlaşılan, uzlaşılmayan hususlarda raporlar hazırlayarak sunmak, sürekli ve geçici kurullar oluşturarak raporlar hazırlatmak gibi görev veriliyor. Kurtla kuzunun aynı masada birleştirilmesi ve çıkarları temelden farklı olan sınıf ve kesimlerin aynı istemler noktasında birleştirilmesi görevleriyle yükümlendirilen


 ESK, hükümetin istemi ile ekonomik ve sosyal yaşamı doğrudan ilgilendiren yasa tasarıları ve kalkınma planları ile yıllık programlar hazırlanması sırasında görüş bildirme vb. gibi işlevlerde yüklenen ESK, hükümet, işveren ve işçi kesiminden oluşurken, temsilde devletin, hükümetin ağırlığı ve egemenliği dikkat çekiyor.ESK başbakan, başbakan yardımcıları, DPT'den sorumlu devlet bakanı, hazineden sorumlu devlet bakanı, dış ticaretten sorumlu devlet bakanı, maliye, çalışma, tarım, sanayi ve enerji bakanları -esasında hükümet kabinesi demek daha uygun olacaktır- ile DPT, gümrük müsteşarları, Devlet Personel Başkanı, TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, TESK, TZOB temsil eden üçer temsilciden ve başbakan tarafından belirlenecek hükümet temsilcilerinden oluşuyor. Başbakan başkanlığında toplanacak olan ESK'ya katılamaması halinde başbakanın görevlendireceği başbakan yardımcısı başkanlık ediyor. Başbakan yardımcısı ise TOBB ile TİSK tarafından, TZOB ile TESK tarafın birer, TÜRK-İŞ, DİSK ve HAK-İŞ tarafından belirlemek üzere üç kişiden oluşuyor. Her ne kadar ESK'nin almış olduğu kararların tavsiye dışında bağlayıcı bir yönü olmasa da, gelişme ve süreci yönlendirme bakımından önemli bir rol oynadığı unutulmamalıdır. Kitleleri aldatmak ve gözüne kül serpmek bakımından toplumsal uzlaşma adına sınıf işbirliğini amaçlayan ve böylece ekonomik, sosyal sorunları sermayenin isteği doğrultusunda ve düzende yönlendirecek olan ESK'nın emekçilere hiç bir yararı olmayacağını yaşam defalarca açığa çıkarmış oldu . bu gerçeği görerek, işçi ve emekçilerin örgütlenmiş olduğu sendikalar ve meslek odaları, birliklerin vb. ESK'ya katılmamaları yönlü çabalarını artırarak, egemen sınıfların toplumsal uzlaşma adına işbirliği ve sınıflar mücadelesini boğarak, etkisiz kılma politikalarını boşa çıkarmalıdırlar.     
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Temel Kavramlar

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.07 Saniye