DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
Sınıf Savaşımında Yasal, Yasadışı Mücadele İlişkisini doğru Kavramak
Baş Yazı
Burjuvazi, proletaryanın  karşısındaki örgütlenmiş bir güç olarak dururken; proletarya da eşit olmayan koşullara rağmen, kendi örgütlülüğünü 'yaratmak zorundadır. İşçi sınıfının yani sıra diğer emekçi katmanlarda , egemen sınıfın saldırılarını püskürtmek ve bir güç olarak onun karşında durabilmek için örgütlü olmak zorundadırlar. Egemen sınıf, burjuva devlet aygıtı dahil her tür olanağı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır. İşçi ve emekçilerin örgütlenme ve buna karşı mücadeleden başka seçenekleri de yoktur. Burjuvazinin her türden olanağı kullanarak örgütlendiğini söylemiştik. Bu örgütlenme, her şeyden önce egemen sınıfın, kendi çıkarlarını tehdit eden her türden örgütlenmeye saldırması ve yok etme girişimlerini doğurur. Bugün toplumsal örgütlenme içinde var olan bir çok mevzi (demokratik ve sendikal ) düşünülerek şu soru akla gelebilecektir. Öyleyse burjuvazi bu örgütlenmeleri neden dağıtmıyor ? Ya da bu örgütlenmeler nasıl kurulabiliyor?
Sınıf savaşımları tarihi içerisinde ezilenler ve ezenler arasında binlerce, on binlerce çatışma yaşanmıştır. Bu çatışmalar, işçi ve emekçileri nihai hedefe götüren küçük yapı taşlarıdır. Ve bu çatışmalar sonucunda ezilenler onlarca mevzi kazanmışlardır. Bu mevziler egemen sınıfların saldırılarına rağmen, binlerce emekçinin kanları ve canları pahasına yaratılmıştır. Burjuvazinin tarih, sahnesine çıktığı günden bu güne kadar, işçi sınıfının salt sendikal örgütlenme özgürlüğü için verdiği mücadeleler düşünüldüğünde bile bu anlaşılacaktır.
 Proletarya partisi, burjuvazinin iktidarı gönüllü olarak terk etmeyeceğinin tarihsel bilinciyle, burjuvaziye karşı örgütlerini yaratırken, örgütlerini egemen sınıfların denetim alanı dışında örgütlemeye özel bir önem vermek zorundadır. Burjuva devlet aygıtının topyekün yıkılması, proletaryanın iktidarının örgütlenmesi ve sınıfsız toplumun kurulması savaşı veren proletarya partisi, işte bu yüzden bütün örgütlenmelerini yasal olarak örgütleyemez. Ve asil çekirdeğini gizli örgütlemek durumunda kalır. Kaldı ki; ülkemiz koşullarında proletaryanın devrimci partisi bir yana, demokratik ve sendikal örgütlenmelerin oluşturulması dahi yoğun baskı ve saldırılara maruz kalmaktadır. En küçük hak alma mücadelesi bile kan ve zulümle bastırılmaya çalışılmaktadır. Öyleyse, bizzat diktatörlüğün kendisini hedef alan ve onu yıkmaya çalışan komünist öncünün çalışmasında örgütlenme, kaçınılmaz olarak yasadışı olmak zorundadır.
Proletaryanın komünist öncüsünün gizli örgütlenmesi, diktatörlüğe ve onun kolluk güçlerine karşı bir gizliliktir. Yoksa emekçi sınıflara karşı bir gizlilik ve emekçi sınıflardan gizli faaliyet yürütmek değildir.
Proletaryanın komünist öncüsü, bir yandan gizli örgütlenirken diğer yandan da var olduğu kadarıyla her düzeydeki yasal ve meşru örgütlenmeyi sonuna kadar kullanmaya, bu mevzileri geliştirmeye ve etkinliği altına almaya özel bir önem verir. Çünkü Lenin'in de söylediği gibi bu örgütlenmeler komünist örgüt için nefes borularıdır.
Bir taraftan proletaryanın nihai kurtuluşunu hedefleyen parti; kendi örgütlerini koruyup, güçlendirirken, diğer taraftan da emekçi halk yığınların ekonomik demokratik çıkarlarını savunma ve bu çıkarlar için mücadele etmeyi iç içe geçirerek aksatmaksızın sürdürür. Öncü örgütün  kendi örgütlenmelerini oluşturma mücadelesi dışında ekonomik, demokratik haklar için sürdürdüğü mücadele kaba bir bakışla ele alındığında düzeni restorasyon olarak algılanabilir. Oysa durumun böyle olmadığı açıktır. Proletaryanın devrimci partisi girdiği bu mücadelelerle diktatörlüğe karşı yeni mevziler kazanmakla kalmaz, aynı zamanda işçi sınıfı ve emekçi halk yığınları içindeki etkinliğini geliştirir.Yanı sıra, devrimi yaratacak olan yığınların bu küçük çarpışmalar içinde eğitilip, daha deneyimli hale gelmelerini sağlar.
Yasal ve yasadışı mücadele, bir birini bütünleyen ve birçok durumda iç içe geçmiş mücadele ve örgütlenme yöntemlerine sahiptir. Burjuvazinin siyasal iktidarını yok etmeye yönelik proletaryanın devrimci partisinin yasal olarak örgütlenmenin olanaksızlığı bilinciyle hareket ettiğini söylemiştik. Buna rağmen proletaryanın nihai kurtuluşu için mücadele eden Devrimci Komünist öncü örgüt, bir yandan tüm demokratik örgütler içinde çalışırken, diğer yandan da bu tür örgütlenmelerin olmadığı her alanda yasal ya da meşru örgütlenmeleri bizzat kendisi yaratır ve bu örgütlenmelerin kurumsallaştırılması mücadelesini verir. Parti hiç bir zaman için salt kendi parti örgütüyle devrimi örgütleme yeteneğine sahip olamaz. Bu açık bir gerçektir. Yani sıra devrimin gerekliliğini kitleler, kendi mücadele deneyimleri içinde kavrarlar.
Her iki durum içinde Komünist örgüt, en geniş yığınları birleştireceği, örgütleyeceği, onları mücadeleye sevk edeceği örgütlenmeleri yaratmak ve bu örgütlenmeler içinde doğru devrimci çalışmayı örgütlemek zorundadır.



Birbiriyle bu derece iç içe geçmiş yasal ve yasadışı örgütlenmeleri birleştirmek yasal ve yasadışı örgütlenmeler içinde güçlü bir çalışma yürütmek ve etkinlik kurmak kaçınılmaz bir zorunluluktur. Komünistler devrimci çalışmanın devamlılığı için yaşa-dışı örgütlendiklerinin bilinciyle hareket ederler. Bu zorunludur. Çünkü yasadışı örgütlenmenin kendisi bir amaç değil burjuvaziye ve onun terörüne rağmen devrimci çalışmayı kesintisiz sürdürmenin aracıdır.
Yasal çalışmanın küçümsenmesi, yasal mevzilerin burjuvazinin icazetli örgütleri olarak görülmesi komünist örgütün kitleler içindeki etkisini küçültmekle kalmayacak; aynı zamanda onu kitlelerden tecrit olmaya, kitlelerle olan bağlarını kesilmesi noktasına, yani kitlelerin dışına düşmeye sürükleyecektir. Kazanılmış her tür demokratik mevzi ve örgütlenmeyi koruyup geliştirmek ve bunun içinde bu örgütlerde devrimci çalışma sürdürmek zorunludur.
Komünistler , mücadelenin sürekliliğinden ve zafere ulaşmasından sorumludur. Bu, onu örgütlenmede değişik politikalar izlemeye götürür. Lenin, 1905 Devrimi'ni izleyen özgürlük günlerinde bile, "Partimizin çalış koşullan köklü bir değişim geçiriyor. Toplantı, örgütlenme ve basın özgürlüğü kazanılmıştır. Elbette bu özgürlükler son derece eğreticidir. Ancak bunlara güvenmek deliliktir, hatta cinayet olur... Örgütün gizli aygıtı korunmalıdır. Aynı zamanda... gizli aygıtın yanı sıra legal ve yarı legal yeni parti örgütleri ya da partiye sempatizan örgütler kurmak, kesinlikle gereklidir" demektedir.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
İlgili Konular

Baş Yazı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.08 Saniye