 |
|
TARIMDA TEKELLEŞME SERMAYEYE BİRİKİM KÜÇÜK ÜRETİCİYE YIKIM DEMEKTİR

Avrupa Birliğinin TC devletine dayattığı önemli konulardan biriside tarımda subvansiyonun kaldırılması ve küçük üreticlerin iflasa sürüklenerek tarımda tekelciliğin egemen kılınmasının önünün açılmasıdır.Bunun için bir yandan İMF-Dünya Bankası öte yandan AB tarımda “reform” adı altında küçük üreticilerin kendi topraklarında sözleşmeli tarım işçilerine dönüştürülemesi ve böylece tarımda verimliliğin artırılması görüntüsüyle tarımda tekelciliğin egemen kılınması hedefleniyor.
Son olarak Konyanın bir ilçesinde Hollandalı tekelin 10 yıllığına toparakları kıralayarak elma dikimi yapması ve her yıl köylülere toprakları karşılığı belli miktar buğday vermesi ve kendi topraklarında küçük üreticileri ücretli işçi olarak çalıştırması önümüzdeki süreçte tarımda tekelleşmenin nasil bir seyir izleyeceğini gösteriyor.AB’nin tarımda reform adı altında küçük üteciliğin bitirilmesini ve tarıma yerli ve yabancı tekellerin egemenliğinin sağlanmasını amaçlayan politikaların savunucusu olarak ortaya çıkan TÜSİAD,üretici küçük ve orta köylülüğe yıkımı dayatıyor.işbirlikçi tekelci burjuvazisi,gözünü küçük ve orta köylülüğün kıt kanata geçimıni sağlamaya çalıştığı toprağına dikmiş durumda.Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), “DTÖ ve AB’deki Gelişmeler Işığında 21. Yüzyılda Türkiye Tarımı” başlıklı raporunda bu yıkım programının hedefleri netçe çiziliyor ve tarımın uluslarası emperyalist rekabete açılması için küçük üretici köylülüğün yıkımı ortaya konuyor. Küreselleşmeye ayak uydurma ve onun bir parçası olma adına Türkiye tarımında dönüşümün zorunlu hale geldiğini belirten TÜSİAD raporunda,“Uluslararası anlaşmalarla dünya tarım ürünleri ticaretinde korumaların daha da düşmesi beklenmektedir.Türkiye, tarım ürünlerinde istemese dahi koruma düzeyini indirmek zorunda kalacaktır” denilerek,tarıma devlet desteğinin tümüyle kaldırılmasını ve tarımın küreselleşmenin insafına terkedilemesini istiyor. Yani TÜSİAD raporu açıkca,devletten küçük üreticinin desteklenmesine tümüyle son verilmesini istiyor.’Sanayi toplumu olma ‘ adına bunu öne süren TÜSİAD,AB’nin üyelik sürecine kadar tarım nüfusunun yüzde onlara kadar çekilmesi ve küçük üretilerce boşaltılan toprakların yerli ve yabancı tekellerce işlenmesinin önü aralanmaya çalışılıyor.Bunun anlamı,tarım ürünlerinin özel piyasanın fiyatlarından alınmasıdır.Ancak piyasanın fiyatları,dünya pazarındaki fiyatlar temelinde oluşmaktadır.Dünya fiyatları ise,ABD ve Avrupa’daki devlet destekli dev çiftliklerin ürünleri temel alınarak belirlenmektedir.Bu fiyatların temel alınması ve “koruma düzeyinin indirilmesi”,Türkiyenin üç-beş hektar toprak sahibi küçük köylüsünün,diyelim ABD-AB’de deki bin hektarlık,makineleşmiş dev çiftliklerle rekabete sokulması demektir. Üretici küçük köylünün korunması,“sosyal devlet” uygulamalarının temellerinden birisini oluşturuyor.Devlet, geçmişte köylüye ucuz gübre ve ilaç sağlıyor,ürünleri de uygun fiyattan alıyordu.Bu, haliyle emekçi köylülüğün büyük kapitalist çiftlikler ve dünya pazarı karşısında ayakta kalmasını sağlıyordu.Son 10 yılda ise, tarım alanındaki devlet kuruluşları birer birer ya kapatılıyor,ya özelleştiriliyor.Tarımı doğrudan ilgilendiren TÜGSAŞ, TEKEL, Çaykur özelleştirme kapsamında. Devlet, koyduğu kotalarla köylünün ürününün giderek artan bir kısmını özel piyasaya terk ediyor.Devlet destekleri kaldırılırken, Doğrudan Gelir Desteği’yle köylüye kırıntı düzeyinde bir yardım veriliyor.Böylece milyonlarca emekçi giderek artan girdi fiyatları ile hiç artmayan ürün fiyatları arasına sıkıştırılıyor. Tarımın kırdan göçü yavaşlatıcı ve gizli iş gücü deposu olarak kullanım özelliği bulunduğu da belirtilen raporda, tarımın kırsal istihdamdaki payının yüzde 70 civarında olduğu ifade edildi. Raporda, 10 hektardan küçük toprak işleyen çiftçilerin, toplam çiftçilerin yüzde 85’ini oluşturduğu ve toprakların yüzde 41’ini işlediği vurgulandı. Raporda, tahıl üretiminin fazla olduğu, işlenen toprakların üçte ikisini kapladığı söylendi. TÜSİAD’ın buna alternatifi ise büyük araziler temelinde, ihracata yönelik tarım.Bunun içinde küçük parçalara bölünmüş ve küçük üretilerce işlenen toprakların verimsiz olduğu propogandası yapılarak toparkalrın tekellrin elinde topalnması ve uluslararası emepryalist rekabete açılması salık veriliyor. TÜSİAD, ağzı sulanırcasına tarımdaki dönüşümden bahsediyor.İthal ürünlere dayalı tarımın önünü açmaya çalışan uluslararası sermayenin yanı sıra,yerli sermaye de tarımdan büyük pay kapma yarışında.Üretici köylülüğün tek düşmanı IMF, AB değil.Aynı zamanda bu emperyalist sömürgeci güçlerin uşağı işbirlikçi tekelci burjuvazisi de, üretici emekçi köylülüğün düşmanı. Tarımsal üretimi ihtiyaca göre değil de, kara göre belirlemeye çalışan işbirlikçi tekelci sermaye, raporda yer verdiği gibi tahıl ürünlerinin yerine,para getirecek yeni ürünlere alan açıyor.Tahıl üretimindeki sınırlama da, temel besin maddelerin de Avrupa ve ABD’ye bağımlılığı koşulluyor. Öte yandan,Türkiye tarımını uluslararası sermaye ile rekabete sokmaya çalışan Türk tekelci burjuvazisi, üretici emekçi köylülüğü bu rekabetin dişlileri arasında öğütmeye çalışıyor.Yıkılan küçük ölçekli üretimin yerine, orta ve esasen geniş ölçekli çiftliklerden,ihracat tarımına dayanan yeni bir yapılaşma oluşuyor. Büyük kapitalist tarım çiftlikleriyle,tarımı tek elden ve kar getiren ürünleri esas alarak yeniden planlamayı düşünen işbirlikçi tekelci sermaye,aynı ağızdan, tarımda dönüşümün kaçınılmazlığından bahsediyor.Küçük ölçekli emekçi köylü tarımının yerine,geniş ölçekli ihraç ürünlerinin imalatına dayanan kapitalist çiftlik tarımına geçişin dönüşümü dür bu.Geleneksel ürünlerden,yeni ve dış pazarlarda satılmaya elverişli ürünlere doğru bir dönüşüm hedefleniyor. Uluslararası ve yerli tekelci sermaye,“dönüşüm” adı altında emekçi köylülüğe yıkımı dayatıyor ve toprakların belli ellerde toplanarak küçcük üreticilerin kenid topraklarında ücretli işçi olarak çalışmaları hedefleniyor.Bunun adına da sanayileşmeyi geliştirerek tarım toplumu olmaktan kurtulmak deniyor.Aslında bu gerici yıkım politikasıyla kır emekçilerinin açlık ve sefalet içine itilerek ,geleceklerinin karartılması hedefleniyor başka birşey değil.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|