DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
FAŞİST DEMİRALIN HEZEYANLARI
Politika Haber
Bir dönemler DGM baş savcılığı yapmış Nusret Demiral içindeki  Kürt düşmanlığını fırsa buldukça kusmaktan geri kalmıyor. Geçenlerde bir gazeteciye verdiği roportajda ‘Onlar idam edilmeliydi’ sözleriyle  kapatılan DEP eski milletvekillerinin asılmamasının yanlış olduğunu söylüyordu.
Bu lafları eden ise dönemin ünlü faşist DGM Başsavcısı Nusret Demiral.
Halkın iradesinin tecelli ettiği söylenen TBMM’den yaka paça alınıp, polis arabalarına atılarak günlerce sorgudan geçirilen, işkence ve acılara maruz bırakılan ve 10 yıl hapis yatırılan Kürt milletvekilleri için söylüyor.
Anlaşılan, emekli başsavcının kini bitmiyor, öfkesi ve Kürt düşmanlığı dinmiyor.
Halkın temsilcileri olarak seçilip meclise gönderilen Leyla Zana, Orhan Doğan, Hatip Dicle ve Selim Sadak ve arkadaşlar için söylenen bu sözler aynı zamanda, farklı dillere, kültürlere ve inançlara nasıl bakıldığını da ortaya koyuyor.
Bir dönem DGM Başsavcılığı yapmış olan Demiral’ın, nasıl bir  faşist ırkçı kafaya sahip olduğu ve nasıl hukukçuluk yaptığını da bir kez daha, kendi ağzından öğrenmiş oluyoruz.
Sabah gazetesi Nur Batur’un yaptığı röportajı sür manşetten, “İnanılmaz!” diye verdi.
“Türkiye’ye 18 yıl kaybettiren 36 sıcak saat” yazı dizisi kapsamında bir çok kişi ile görüşülüp röportajlar yapıldı, düşünceler aktarılıp, tartışmalar yapıldı.
Ancak Nusret Demiral’ın kafasıyla olaylara bakan inkarcı ve imhacı yaklaşımda ısrar edenlerin sayısı hiçde az değil.
Nusret Demiral’ın yaklaşımı karşısında Nur Batur da şaşkınlığını gizleyemiyor. 6 Kasım 1991 yılında TBMM’de gerçekleştirilen operasyonun baş aktörlerinden biri olan eski DGM Başsavcısı Nusret Demiral, faşist ırkçı ve şoven kafalar, inkar ve imha yanlısı anlayışlar için adeta bir ilham kaynağı.
İlerlemiş yaşına rağmen, Kürt halkına karşı beslediği duygu ve düşüncelerden bir milim esnememiş olduğunu gösteren Demiral, aynı zamanda nasıl bir komünizm düşmanı olduğunu söylemeden edemiyor.
Her demokratik talebi ve bu yönlü adım ve düzenlemeleri, komünistlerin ve bölücülerin başarısı sayan eski başsavcı Demiral, gazeteci Nur Batur’un soruları karşısında “Gazeteciler yorum getirmez Söylediklerimi nakleder.” Diyerek ne kadar tahammülsüz olduğunu da gösteriyor.
Eski DGM Başsavcısı, nesli korunması gereken az bulunur faşist kafatasçı bir zatı muhterem olduğunu gösteriyor. Korunması ve arada bir çıkarılıp konuşturulması gereken büyük bir devlet adamı!
Bu inkarcı ve imhacı faşist kafaya sahip olanları dinlemek, onların iddia ve tezlerini duymak, bozuk plak gibi dönüp durmalarını izlemek TC devletının ordu ile bürokrasinin nasıl bir uyum içinde hareket ettiğini gösteriyor.


Akan zamana, gelişmelere rağmen, bir milim esnemeyen, bunu bir meziyet sayan faşist kafatasçıların varlığından Türkler ve Türklük adına çıkarılması gereken çok şey olduğu da görülüyor.
“Türkiye’nin yaşadığı bu kadar acının sorumluluğunu taşıyan bu kişilerin hala çıkıp aynı nakaratları tekrarlamaları karşısında süren suskunluk ise kabul edilir gibi değil.
Demiral, “Kürt yok Kürtçe yok” diyor.
“Hayır yok. Kürt bir Türk boyu. Araştırmalar böyle. Kürtçe da Türkiye’de dünyada yok. Dil denmez Lehçe denir Türkmen, Çerkez, Laz, hepsi Türk boyları.”
Nur Batur’un “İlk TBMM’de ‘Kürdistan milletvekili’ deniyor” sorusu karşısında verdiği yanıt ise insanı gülmekten kırıp geçirecek cinsten.
Emekli DGM Başsavcısı Nusret Demiral, yanıtı patlatıyor; “Kürdistan bir semt”.
Eski DEP milletvekillerinden Orhan Doğan artık yaşamıyor. Baskıdan, işkencelerden, sorgulardan geçmiş ve 10 yıl hapishane koşullarına direnmiş kalbi, sıkıştı ve onu aramızdan aldı. Aynı badirelerden geçen Selim Sadak son yerel seçimlerde Siirt Belediye Başkanlığına seçildi. Leyla Zana ve Hatip Dicle hakında açılan onca davaya, verilen cezalara, yazılıp söylenen onca söze ve saldırıya rağmen, Kürt halkının demokratikleşme ve özgürlük mücadelesinin ön saflarında yerini koruyorlar.
Tarih ilerliyor. Gelişmeler hükmünü icra ediyor. Demiral gibi faşist şovenist kafasıyla hareket eden eski başsavcılar bile tarihin ve insanlığın gelişimini durduramıyor. Ne kadar üzülseler ve ah çekselerde azdır. Çeşitli milliyetlerden emekçi halklar faşist gerici saldırı ve kuşamayı yarmak için mücadelelerini sürdürüyorlar.

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Politika Haber

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.08 Saniye