DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
Aforizmalar
Politika Haber


"eylül geçmiş kapımızdan
süpürmüş kalıntılarını ışıkların
o güneş parlıyor hala
ay yine bizim..."



Temizlenecek o kadar çok şey var ki. Nereden başlasam?

Hayatlarımızı süpürürken iktidar ve muhalefet partisi, yoksullarımız daha da yoksullaşıyor. Zenginler daha da zengin. Süpürsek ya her gün şehri süpüren çöpçüler gibi, bunları hayatlarımızdan.

Hayatlarımıza hep zoraki bir şekilde, bünyelerimizle birlikte “Fatih’ler fetih operasyonları düzenliyor”, Ortadoğu halaç bir şekilde bitap, keza Türkiye’de iktidar, din ekseninde önüne ne katıyorsa ortalığı toz duman etmiş bir durumda. Kimsenin sesi çıkmıyor? Söylenecek çok şey var oysa, ama ben bıktım artık insanların kandırılmışlığından – küskün çocuklar gibi oynadıklarını sandıkları oyunlardan, neden korku ve sindirilmişliklerinin arkasından hep siyasetçiler çıkıyor?

Düşünüyorum da Tanrı insanlarına din mi, yoksa akıl mı vermiş? Kim gerçek, kim değil? Kutsal olan ne? Düpedüz kirli bir siyaset ağı içinde gezinen siyasetçiler mi, yoksa insanların yaşamını sürdürme hakkı mı?

Vahşetin kendilerine bulaşmasını istemeyenler neden “Muasır medeniyet” nutukları arasında insanların birbirini boğazlamasını ister ve izlerler? Amerika bu toprakların bağrını delik deşik eder ama bu topraklardan Amerika’ya gidenleri sınır polislerinin köpeklerine koklatır. Bizim gerçekliğimiz, emperyalistlerin kapısından girerken köpeklere koklatılmaktır!..

Kimi söylesek? Şu bizim Arap hayranı Gül ve Erdoğan’ın ülkeleri içinde geçerli (bu ülke şimdilik bizim değil), tıpkı başında bir köpek sürüsü olan Mısır gibi ülkeler var. Irak’ta “Müslüman kardeşleri” çölün kumlarına yüzbiner yüzbiner gömülürken, kendi çöllerini Amerikan askerine alabildiğine açan Mekke ve Medine simsarlarından mı söz etsek? Türkiye semalarında eğitim turu atan İsrail uçaklarından mı?

Yoksa Amerika’nın göz bebeği, İncirlik Üssü’nden mi?

Yoksa Filistin gerçekliğinden ve İsrail’in, Hamas’ın doğuşuna nasıl yardım ettiğinden mi söz etsek? Bin yıldır savaşın yaşandığı Ortadoğu’da, Filistin intifadasının son 50 yılında saklandığı yerden çıka(rtıla)n Hamas liderlerinden mi?

Hamas’ın tarihî kökleri 1928’de Mısır’da kurulan Müslüman Kardeşler grubuna uzanırken, Müslüman Kardeşler Arap dünyasının acılarının İslâmî sadakatsizlikten doğduğuna inanmaktayken… Sloganı: “Çözüm İslâm’dadır. Anayasamız Kur’an’dır”, felsefesi bugün Cezayir’den Endonezya’ya kadar modern ve genellikle askerî olarak hoşgörüsüz olan siyasî İslâm’a damgasını vuruyorken, Türkiye’ye de gelir mi bilinmez ama gerçekte imamcı Hamas’ın ve İsrail’in ortak bir düşmanı olan: “Laik” Filistinli eylemciler(!)......... duruyorken, bizde de var mı "Laik"ler? Var(!). Onların başına gelir mi? Gelir. Humeyni ve İran örneği var(!)

Humeyni, din - özgürlük - komünistlere örgütlenme hakkı derken, aldığı destekle iktidar olunca ilk işi de İran Halkın Fedaileri Örgütü üyelerini kurşuna dizerek gösteriyordu samimiyetliğini. İşte idealist demagoglar için iktidar olmak bu kadar "Mukaddes" bir şey... .

Dinin siyasete karıştırılması, başörtülünün (Türban değil) başörtüsüne karışan ve dokunan ne kadar da çok sapkın var? Her şey adamların kadınlarından önce cennete girecek olma arzusundan kaynaklanıyor... Kadınlar üç adım gerisinden takip edecek kocalarını yine kapalı olacaklar. Cennette açılacaklar gönüllerince, şarap kadehlerini tokuşturacaklar Nurilerle, kocaları hurilerle cilveleşirken. Altı üstü ateşten korunmak ve birkaç huri için her şey(!).

Ah Tanrı’m ne yaptın ‘Sen’ bu kullarına diyesi geliyor insanın(?) Bu kadar mı basite alıyorlar ‘Seni'!(?).

Bundan dolayı, bir balta düşünün ki sizi kesemiyor?

Sapı sizsiniz çünkü! Ah bu bölgedeki işbirlikçilerin hepsi ne kadar milliyetçi ve Müslüman! Tayyip Erdoğan’da buna inanıyor, diğerleri de. Çünkü o da Müslüman(!).

Dört kitapta da yağmala ve yok et diyor, mallarına el koy. Siz bakmayın Erdoğan'a Tevrat, "Ölürmeyeceksin" diyor diye. Yahudiler öldürüyor büyük bir vahşetle, kitapları bunu emirediyor. Museviler de öyle. Hiristiyanlar zaten bir "Haçlı seferi başlatmış" durumda. Müslümanlar İsa'ya saygı duyuyor Hz. diyerek. Ama ellerine geçmesin bir Hiristiyan diri diri kesiyorlar hem de şeriat isteyenleri büyük zafer kazanmış edasında yapıyor bunları. (Irak işgali sırasında, ele geçirilen Amerikalı askerlerin boğazlanma görüntüleri internette gırla geziniyor hem de tekbirler eşliğinde.)



Ama dört kitapa da baksan "Öldürmeyeceksin" diyor. Kim uyguluyor? Hiç kimse(!) Bütün "Kutsal Kitaplar" hepsi zamanla tek tek "Revize" edilmiş durumda. . Hiç kimse Peygamberi'ne bağlı değil. İçinde korku var ama göreceli(!).

Çünkü çok Tanrılı dinlerde, tek Tanrı yok(!). Ona mı güveniyorlar. Ama bugünse var, bir mucize gerekiyor bu yüzden bunları "İlime", "Bilime", "Akıla", "Hizaya" getirmeye.

Bu yüzden hep derim üç şeyin dibi yok diye.

1) Siyaset.
2) Aşk.
3) Din diye... . .

Bundandır ki, bakmayın siz bu memlekete 100 yıldır anlatılan “Muasır medeniyet” masalına, biz Ortadoğuluyuz. Dünya üzerinde 138 ülke bizi kendi topraklarına almak için vize ister. Gözünüzde Ortadoğu’nun sınırlarını şöyle bir çizin, işte bizim vahşet topraklarımızın, Ortadoğu’nun ortasına da bir mızrak saplanmıştır; eğer bu coğrafyada siyaseti anlayacaksanız, bu coğrafyada siyasete doğru yanıtlar bulacaksanız, ekseniniz o mızraktır. Ve emperyalizmin sapladığı o mızrağı çıkarıp atmadığınız sürece, bağrımız hep kanayacaktır. Bu yüzden Ortadoğu’da siyasetin ekseni emperyalizmdir. Bir yandan emperyalizme direnenler, diğer yanda emperyalizmin işbirlikçileri, liberallerizmin batağında ki uşaklar, Müslüman adı altında kardeşlerinin kanını satılığa çıkarmış namussuzlar var, ayrım bu kadar açıktır...

Bu yüzden eskinin mücahidi bugünün modern muhafazakârı Tayyip Erdoğan’a bakmayın siz, onun politikası inanın yarın kendisini bile kurtaramayacaktır. Bunu hep birlikte göreceğiz, ne dağıttığı kömürlü – beyaz eşyalı seçim yatırımları, ne Davos tiripleri bu topraklarla örtüşmüyor, örtüşemezde. Sakın demokrasiyle başa geldi demeyin? Kandırılmış halk yığınlarının demokrasisi olmaz, %100 oy alsa da bu gerçekliği hiçbir şey değiştiremez. Bu ülkenin gerçekliği çünkü yine bilinçlenmiş halktır. Ortadoğu’nun gerçekliği ise yaşadıklarından çıkarmış olduğu, devrimci çizgilerdir. Gerçek olan budur. Çünkü gerçek devrimcidir (!).

Bundan dolayı Ortadoğu’da fırtınalar koparsa, bizde kendi coğrafyamızda bir fırtına kopartacağız, BOP'un eşbaşkanı buna hazırken, herkes buna şimdiden hazır olmalı (!).

Ama bundan daha da önce sanırım eksiklikte bizde diyerek bir özeleştiri vermeliyim, yanlışlık bir yerlerde ki böyle şeylere inan insanlar azımsanmayacak kadar fazla ve evrensel bilgi ve de bilim bizden çok uzaklarda ki, kent kölelerinin boynuna vurulmuş uydu antenlerinde söylenen her şeye inanılıyor ya da inandırılıyoruz. Eğer bir fırtına koparsa bundan önce bir gün talebe kılığında derse girmek istiyorum şu İlahiyat Fakülteleri’nde. İnsan merak ediyor gerçekten, 4 yıllık eğitimin neresinde bu kadar çok bilgi aktarıyorlar da mezunları böyle olabiliyor?

Ve Tayyip Erdoğan neden böyle dini bütün bir insan, bütün konuşmalarında neden ayetlerden alıntı yapar hiddetle? Ve ben bunların söylediği hiç birşeye inanmayan biri olarak neden Erdoğan her konuştuğunda bir Kur'an alıp bakmayı düşünürüm? Komşun açken yatma derken Kutsal Kitap o neden Eminesine 50 milyonluk yüzük alır diye (!)?
Erhan Kalan
.
     

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Politika Haber

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.15 Saniye