 |
|
SAHTE BURJUVA DEMOKRASİSİNİN HALİ PERİŞAN

ABD’nin ardında İngiltere Londra’daki patlayan bombaların ardından, terörle mücadele adına yasalarında önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Basına yansıdığı kadarıyla, özel hakimlerin yönetiminde “gizli terör mahkemelerinin kurulması”, gözaltı süresinin üç aya kadar çıkarılması, kişi dokunulmazlığını bütünüyle ihlal eden düzenlemelerin yapılması, gözaltına alınanların neyle suçlandıklarının bile açıklanmaması, “terörü teşvik edenlerin” vatana ihanetten yargılanabilmesi,potasiyel tehlike oluşturan göçmenlerin hemen yurtdışı edilmesi vb. söz konusu. İngiltere Başbakanı Blair her geçen gün yeni bir önlem gündeme getiriyor.
Dünyanın demokrasi beşiği olarak gösterilen İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde demokrasinin nasıl sahte ve iki yüzlü olduğunu ve yalnızca zenginler için demokrasi işçi ve emekçiler için ise diktatörlük olduğunu ortaya koyuyor.. Hatırlanacağı üzere ABD emperyalistleri terörle suçladığı insanları uluslararası hiçbir kurula bağlı kalmadan gizli ve açık gözaltı merkezlerinde işkenceli sorgulardan geçiriyor, Guantanamo, Ebu Garip gibi sorgulama ve gözaltı merkezleri oluşturuyor. Elbette bu anti-demokratik ve faşist yasal dzüenlemeler ve uygulamalar dalga dalga diğer Avrupa ülkelerinede yaılıyor ve “terör ve güvenlik” demegojisiyle yeni düzenlemeler yapılıyor, aynı yönde faşist-gerici adımlar atılıyor. Bütün bu gerici-faşist düzenlemelerden ilk payı bu ülkelerde yaşayan göçmenler alırken, aslında bu düzenlemeler bütün emekçi halkı hedef alıyor, onu sindirmeyi amaçlıyor. Açıkçası emperyalist burjuva demokrasiler terörü bahane gösterip tüm toplumu vuruyor, yükselme eğilimi gösteren işçi ve emekçi hoşnutsuzluğuna karşı tekelci sermayenin savunma önlemleri olarak birbir devreye sokuluyor. Kolayca anlaşılacağı gibi, yukarıda atılmaya çalışılan ve atılmış bulunulan başka adımların hemen hepsi, Türkiye’den AB’ye üyelik ve demokrasi adına yapmaması istenen işlerin başında geliyor.Generaller Avrupada çıkarılan ve çıkarılmaya çalışılan faşist-gerici yasaların Türkiyede de devam etmesini istiyor. Dahası benzer faşist gerici uygulamalar pek çok yeni sömürge bağımlı ülkede zaten uygulanmakta, hatta işkenceli sorgulardan geçsinler diye, özellikle ABD tarafından bazı ‘terör zanlıları ‘ bu ülkelere teslim edilmektedirler. Emperyalist merkezlerde gelişmeler böyle olunca, Türkiyede de görüldüğü gibi “teröre karşı İngiltere’deki kadar yetki” isteyen yöneticiler ortaya çıkmaktadır.Bu talimatlara balıklama dalan AKP hükümeti Terörle Mücadele Yasaınsda yeni düzenlemeler yapılması çalışmaları yapıyor. Gerçek şu ki, bunu ileri sürenlerin ellerinde çok daha fazla yetki ve insanları ortadan kaybedecek, evlerini başına yıkacak fiili güç bulunmaktadır. Emperyalist ülke merkezlerinde atılan ve atılmaya çalışılan bu faşist-gerici adımların sadece terörü önleme adına atıldığı sanmak oldukça yanıltıcı olacaktır. Sorun giderek yükselen emperyalist saldırganlık ve hegemonya mücadelesi ile doğrudan bağlantılıdır. Terör eylemleri sadece bu süreçte atılan faşist-gerici adımları “meşrulaştırmaya” yönelik bir rol oynamakta, emperyalist demokrasilerde bu bahaneyi hiç bir fırsatı kaçırmadan kullanmaktadırlar. Emperyalist ülkeler arasında giderek sertleşen pazar ve egemenlik mücadelesi, her bir emperyalist ülke için, kendi cephe gerisini yeniden düzenleme, kendi halkını hizaya sokma ihtiyacını doğurmaktadır. Ancak bu adımları atmakla emperyalist burjuva demokrasiler kendi altlarını boşaltmaktadırlar. Bu adımlar, zorunlu olarak bastırmak üzere savaş açtıkları ülke ve halkların mücadele cephesinin genişlemesine, emperyalizme, sermayeye ve gericiliğe karşı mücadelenin emperyalist ülke merkezlerinde de güçlenmesine de zemin yaratmaktadır. Emperyalist ülkelerin hemen hepsi, geçmiş dönemde işçi ve emekçi haklarını en geri sınırına doğru sürmüş, işçi ve emekçi hareketinin yeni mücadelelere ve yükselişlere gebe olduğu ülkelerdir. Emperyalist merkezlerde işçi ve emekçi mücadelesinin yükselmesi, emperyalist hegemonya mücadelelerinin kızışmakta olduğu bir dönemde bertaraf edilmesi gereken çok ciddi bir tehlikedir. Emperyalist demokrasiler bu tehdide karşı “güvenlik ve terörle mücadele” bahanesi altında kendilerini tahkim etmeye yönelmekte, burjuva demokrasisinin ne kadar sahte ve iki yüzlü olduğunu ortaya koymaktadır.İşçi ve emekçi halkların, demokrasi ve özgürlük istemli mücadelelerinin gelişip yaygınlaşması emperyalistlerin burjuva demokrasilerinin üzerine çekilmiş sahte minelerin dökülmesini sağlayacak ve gerçek demokrasinin işçilerin ve emekçilerin komünist partisi öncülüğünde yürütecekleri devrimci mücadele sonucu kuracakları sosyalist demokrasiyle kurulacağı akıldan ırak tutulmamalıdır.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|