DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
SINIF UZLAŞMACI SENDİKACILIĞIN GELDİĞİ NOKTA AÇIKTAN SATIŞ
İşçi Memur
DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikalarda ardı ardına işten atma haberleri geliyor. Lastik-İş yöneticilerinin Brisa’da 64 işçinin işten atılmasına onay vermesinin hemen ardından Pirelli patronu harekete geçti. Pirelli, 80 işçinin işine son vermek için İŞKUR’a başvurdu. Gerekçe olarak sektördeki daralmayı ve krizi gerekçe gösteren patron, dün sabah tebligatla işçi atma haberini sendika temsilciliğine bildirdi.
Bu haber üzerine Lastik-İş yöneticileri ile patron arasında görüşme yapıldı. Görüşmeyle ilgili açıklama yapan Lastik-İş Kocaeli Şube Başkanı Hasan Hüseyin Çakar, kriz tüm işkollarını etkilediğini, bunun en son örneğinin Pirelli'de yaşandığını dile getirdi. Çakar “İşçi çıkartma olmadan alınacak önlemler görüşüldü. Pirelli işvereni stoğun arttığı, üretim planlarının altına düştüğü belirtilerek, bu durumun Nisan ayına kadar kadar süreceği tahmin ettiğini aktardı. Görüşme sonucunda işverenin anlayışlı ve sendikamızın görüşlerine itibar eden yaklaşımları sonucunda Pirelli'de işçi çıkışı durdurulmuş ücretli izinlerin kullanılması yoluyla zamanın değerlendirilerek gelişmelere göre yeniden durum değerlendirilmesi yapılmasına karar verilmiştir” dedi. Varılan anlaşma gereği, 25 Aralık-2 Ocak tarihleri arasında üretimin durması kararlaştırıldı.

Böylece DİSK’e bağlı bağlı Lastik-İş Sendikası’nın yöneticileri patronların kriz bahanesiyle işçileri kapı önüne koymayana çalışan işçi kıyımına suç ortaklığı yapmış oldular. İlginç olnaı ise, sınıfın çıkarları için mücadele ettiğini söyleyen DİSK’in , Brisa’da 64 ve Pirellide 80 işçinin atılmasında patronla uzlaşmış olmasıdır.
Evet, işçileri patronlar, son aylarda yaygın bir biçimde toplu olarak işten atıyorlar. Bu atmaların çoğu sendikasız işyerlerinde, azımsanmayacak bir bölümü de sendikalı işyerlerinde. Ama genel olarak işten atmalara karşı çıkıyor; patronlarla kaç işçinin, hangi işçilerin atılacağı konusunda pazarlığa tutuşmayarak sınıf işbirlikçiliğine düşmüyorlar. Ama sendikaların başına çöreklenmiş olan sendaika ağarlı ve bürokrtalaırı gücümüz yetmiyor, işçiyi birleştiremiyoruz vb diyerek, sonuçta patronun yaptıklarına boyun eğmeyi çıkış olarak gösteiyorlar. Ama bazı sendikalar, işçiler birleşip direnişe geçtiği halde bu direnişi geliştirip desteklemek yerine, sendika “uzlaştırmacı” olarak araya giriyor; gidip patronla işçiler adına konuşuyor ve bir bölüm işçinin atılması karşılığında, işçileri “böyle yapılmasının iyi olduğuna” ikna edip direnişi büyütmeye forsat vermeden evlerine gönderiyorlar.
Bunun en son örneğini Brisa Lastik Fabrikası’nda yaşandı.
Brisa işçileri, bir bölüm (sekiz) işçinin patron tarafından işten çıkarılması üzerine, fabrikayı terk etmeme eylemine başladılar. Lastik-İş Sendikası’nın yöneticileri ne yaptılar? Gidip işçilerle konuştular, patronla konuştular ve 68 işçinin atılmasına onay verdiler.
Bu, dünyanın hiç bir yerinde, kendisine az çok sınıfın çıkarlarını savunduğunu iddia eden bir sendikacının yapmayacağı bir iştir. Dahası, Brisa’dan atılan işçiler, atılan tüm işçilerin sendika yöneticilerine muhalefet eden işçiler olduğunu, sendikanın patronla birlikte listeyi yaptığını iddia ediyorlar ki, bu gerçektir ve Latik-İş yönetimi bu yolla muhalefettend ekurtulmuş oluyur.

Bir sendika yada sendika yönetiminin böyle bir şey yaptığı ilk karşılaşılan durm değil. Ama işi ilginç kınla DİSK’e bağlı bir sendaikanın bunu yapmış olmasıdır. Hatırlanacağı üzere bundan daha birkaç ay önce, Pirelli’den işyerindeki sendika temsilcisi (altı işçi) olan işçiler, önce Lastik-İş tarafından temsilcilikten ve üyelikten çıkarıldı, sonra da bu kişileri patron işten çıkardı.



Sendika-patron iş birliğinin en onursuz ifadesi olan bu girişim, işçilerin, atılacak 64 işçinin listesini sendikanın patronla birlikte yaptığı ve patronun, “kriz” operasyonunu sendika muhalefetini tasfiyede kullandığı iddiasına ciddiyet ve inandırıcılık kazandırmaktadır.
Bu işleri yapan Türk-İş yada Hak-İşde örgütlenmeiş bir sendika değil. Bilindiği gibi, Lastik-İş Sendikası, DİSK’e bağlı bir sendikadır ve işçi sınıfının mücadelesinin, mücadeleci geleneğinin en önemli simgesi olan DİSK’e bağlı bir sendikanın bunları yapması, DİSK’in bu sendikacıların marifetleri karşısında sessiz kalması ise üstünde düşünülmesi gereken bir başka oldguru ve DİSK’in ne kadar krize karşı mücadelede sınıfın çıkarlarını savunduğu gerçeğinide ortaya koyuyor.
Elbette burada sourn yalnızca sendikalırn sınıfa ihaneti değil aynı zamanda işçilerin yaşananalarda gereken dersi çıkarmasıdır. Lastik işçileri, sendikanın bu davranışının ne anlama geldiğini, yapılanın “zorunlu bir uzlaşma” mı, “bir satış” mı olduğunu bilecek deneyime sahiptirler. Bu yüzden, Pirelli’de temsilcilerin atılmasının ne anlama geldiğini de herhalde biliyorlardı. Yani orada temsilcileri atan sendikanın, gerçekte patronla işbirliği içinde, mücadeleci işçilerin başı olarak gördükleri temsilcileri tasfiye ettiğinin farkındaydadırlar sanırz. Ama buna karşın, işçi sınıfından olanlara yakışmayan “kaygılar”la bu saldırıya sessiz kalması olumsuz bir durumdur. Ne var ki bugün o operasyon devam etmekte; bir yandan sendika patrona olan borcunu öderken, öte yandan sendika muhalefetini tasfiyeyi de derinleştirmektedir.
Kısacası bugün işten atmalarda sadece patronu, sadece sendika yöneticilerini suçlamakla yetinemez işçiler. Kendi sorumluluklarını da görmeli, örgütlü olmanın gereğini yapmak yerine, mücadeleden vazgeçtiklerini, patron ve sendikanın lütfuna sığındıklarını ve başlarına gelenlerin çoğunun da bu kendi sinmişliklerinden olduğunu kabul etmelidirler. Aksi halde gerçeği bütün çıplaklığı ile görmüş olmazlar. Bundan da önemlisi, halen çalışmaya devam eden işçiler; atılan arkadaşlarına sahip çıkmamış olmaktan dolayı “acı hissetmeyi” aşarak, bundan sonra benzer bir sendika-patron saldırısına karşı işçiye yakışan bir birlik ve mücadele tutumu göstermeyi anımsamazlarsa, başlarına yeni işten atamaların gelmesi, çalışma koşullarının daha da kötüleşmesi, işyerinin bir cehenneme dönüşmesi kaçınılmazdır. Aslında DİSK ve diğer sendakalrın bu kadar rahatlık içinde sinif uzlaşmacılığına devam etmeleir bir noktada sınıfın sendikalırna sahip çıkmamsı ve sınıf bilincinden uzka bir konumda durmallarıyla, sendikal yönetime duyarsız ve ilgisiz davranmlarıyla bağlı olduğu görülmelidir.!

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

İşçi Memur

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.10 Saniye