W, Q ve X harfleri Kürtçe harfleri olması nedeniyle sıklıkla devletle sakıncalı bulunarak yasaklanmıştı. Uzun dönemdir yasak olan W, Q ve X harfleri TC devletinin Kürtleri kendi dilleriyle vurma amaçlı yayına başlayan TRT-ŞEŞ’in(TRT.6) yayınına başlaması nedeniyle “yasaklarda” kurtulmuş oldu. Devlete serbest ama Kürtlere yasak olan harfler Başbakan Erdoğan’ın Kürtçe yayın yapacak olan TRT 6’ya verdiği görüntülü mesajda Kürtçe olarak “TRT 6 bi xêr be” cümlesiyle kanalı kutlaması, birçok gazetenin ilk sayfasında yer alması nasıl bir iki yüzlülük içinde hareket edildiğini gösteriyor. Üstelik gazeteler, Kürtçe cümleyi hatalı da olsa aktardı. Star Gazetesi ‘TRT şeş bi xêr be” manşetiyle çıkarken, Radikal ise attığı “TRT Şeş bi xwêr be” manşetindeki yazım hatası ile çıktı. Sabah, Milliyet, Hürriyet, Taraf, Akşam, Zaman başta olmak üzere diğer tüm gazetelerde de benzer hataların yanı sıra “yasaklı harfler” kullanılarak böylece devletin Kürtler koymuş olduğu Kürtçe yasağı da ihlal edildi. Bilindiği üzere TC devleti Kürt özgürlük hareketine karşı Kürtleri kendi dilleriyle vurmayı ve sisteme bağlamayı amaçlayan, devlet TR.6 TV aracılığıyla sessiz sedasız Kürtçe yayına başlarken, yıllarda buna yaşanan yaskalr ve çarpık uygulamayla birkez daha yüzleşti. Türkçe dışındaki dillerin kullanımına ilişkin kanun, Nüfus Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nun hükümleri nedeniyle yıllardır birçok dava konusu olan W, Q ve X harfleri Kürtçe yayın yapan TRT-Şeş’in (TRT-6) deneme yayınında kullanıldı. Ama ne ülke bölündü ve need ayaklanmalar aldı başını gitti. Halada uygulmada olan yasalara göre, 2002’de Diyarbakır’da Kürtçe yayın yapan ART televizyonunun sahibine beş yıl hapis cezası getiren Şivan Perver’in ‘Mehmedo’ şarkısıyla yayın hayatına başlayan TRT-6 hakkında savcılıklar ve RTÜK harekete geçebilir.
Hatırlancağı gibi X, Q ve W harflerinin yasağı 12 Eylül faşist darbesiyle başlamıştı. Anayasa’nın 2001’de kaldırılan 26 ve 28. maddeleri ışığında 1983’te çıkarılan ‘Başka dillerin kullanımına ilişkin yasa’ düşünce açıklanmasında, basın yayın alanında ve günlük yaşamda ‘yasaklı diller’in kullanılmasının önüne geçiyordu. AB reformları çerçevesinde yasa 1991’de, Anayasa ise 2001’de değiştirilerek basım yayın alanında fiiili olarak aşılmış olan şeyler yeniden düznlendi. Kürtçe basın yayın yapılacağının önü açıldı. Neki W, Q ve X harflerin özgürlüğü ha uygulamada olan bazı yasalara ve hükümlere takıldı:
Nüfus kanunu: Bu kanuna göre milli kültüre uygun düşmeyen isimler çocuklara verilemezdi. AB uyum yasalarıyla bu düzenleme ‘ahlak kurallarına uygunluk’ ve ‘Türk alfabesine uygunluk’ haline getirildi. Değişikliğe karşın içinde üç yasaklı harf bulunan isimler çocuklara verilemedi. İçişleri Bakanlığı valiliklere genelge göndererek bu harflerin kullanılmasına göz yumulmamasını istedi.
Siyasi Partiler Yasası: Bu kanunla siyasi partilerin propaganda faaliyetlerinde Kürtçe kullanması yasaklanıyor. Bu da hazırlanan afiş ve pankartlarda bu üç harfin kullanılmasının önüne geçiyor.
Türk Ceza Kanunu: 222’nci madde, Şapka ve Türk Harfleri Kanunları’nın koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar hapis cezası öngörüyor. Harf kanunda Türk alfabesinde olmayan harflerin kullanımı yasaklanıyor.
Türkiye’nin üç harfle imtihanından örnekler
* 2002 yılında Dicle’de çocuklarına Kürtçe isim koyan yedi aile hakkında dava açıldı.
* Eğitim-Sen, 2005 yılında tüzüğünde ‘ana dilde öğrenim hakkı’na yer verdiği için kapanma tehdidi ile karşılaştı ve bu maddeyi tüzüğünden çıkardı.
* 2006’da Nevruz’un DTP tebrik kartında ‘Newroz’ olarak yazılması mahkemelik oldu. Davetiye Siyasi Partiler Yasası’na aykırı bulundu.
* Danıştay 8. Dairesi, 2007’de çok dilli belediyecilik kararı alan Diyarbakır’ın Sur Belde Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın başkanlığının düşürülmesine, meclisin feshine karar verdi.
* DTP’li Mahmut Alınak’ın Başbakan Erdoğan’a yazdığı Kürtçe dilekçe dava konusu oldu. Alınak Harf Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı davrandığı için yargılandı. Dilekçe DTP kapatma davasına delil oldu.
* Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e kürtçe davetiye, afiş ve broşürler nedeniyle dava açıldı.
* Erzurum’da DTP mitinginde yurtdışındaki babası için Kürtçe afiş açan sekiz yaşındaki çocuk için DTP’ye soruşturma açıldı.
* Babası siyasi mülteci olan Alman vatandaşı Welat, annesiyle Türkiye’ye girerken isminde ‘W’ harfi olduğu için izin verilmedi. İçişleri Bakanlığı Welat’ın vize sorunu nedeniyle giremediğini ileri sürdü ama vize sorununun da isimden kaynaklandığı anlaşıldı.
* Genelkurmay, Nisan 2008’de hazırladığı afişlerle ‘W, Q ve X’ harflerinin üzerini çizdi.
DTP belediyelerinin pankartları ve çağrıları Kürtçe yasak harflerine takılıp, yasaklanırken, belediye başkanları gözrevden alnırken, yüzlerce insana hapis cezları yağarken , devletin aynı harfleri kullanması aslında devletin ve AKP hükümetinin devletin resmi politikaıs olan , “ Bu ülkeye Kominizm de lazımsa Onuda biz getiririz’ mantığının devem ettiğini, bügünde “Erdoğanın ‘Bu ülkeye Kürtçe lazımsa onu da ben getiririm’ devletçi çizgide yürüdüğünü gösteriyor. Kürtler anadilde eğitim hakkını Kürtçeyi istediği zaman suç, Erdoğan çok dilliliği ifade ettiği zaman suç olmuyor. Bunun adına da demokrasi deniyor.