Bu raporun yıllardır dile getirdikleri Kürt sorunu çözülmeden hiçbir sorunun çözülmeyeceği gerçekliğinin bilimsel bir kanıtı olduğunu ifade eden Demirtaş, şunları söyledi: “Eğer tek, millet, tek ırktan oluşan mermer blok oluşturulsaydı bu sorunlar olmayacaktı. Bugün burada Kürtler asimile edilemediği için bölgesel gelişmişlik farkını tartışıyoruz. Öbür türlü kişisel farklılığı tartışırdık. Bu sistemin Kürtleri kabul ederek politikasını bunun üzerine kurması gerekir. Kürtlere karşı bakış açısı değişse dahi hükümetin bakış açısı değişmediği müddetçe yeni zenginler yaratılacaktır. Sorunların sebebi başarısız ekonomik politikalardan kaynaklıdır. Partimiz bu konuda ısrarcıdır. Üzerimize sert gelinmesinin ve rahatsızlığın sebebi de budur.”
Türkiye nüfusunun yüzde 15-16’sının yaşadığı Doğu ve Güneydoğu’daki 21 ilin Türkiye milli geliri içindeki payı, 1970’lerden başlayarak 2000’lere kadar hızla geriledi:
* Bölge illeri 1965’te Türkiye toplamında yüzde 10.5’e yakın pay sahibi idi.
* Bu rakam 1987’de yüzde 7.7’ye geriledi.
* 2001’de de yüzde 7.2’ye geriledi.
Rapora göre Türkiye’nin en gelişmiş bölgesi Marmara, her geçen yıl bölüşümü lehine çevirmektedir:
* 1987’den 2001’e Marmara Bölgesi’nin Türkiye milli gelirindeki payı yüzde 35’ten yüzde 38’e çıktı.
* Yüzde 5 olarak kayıtlara geçen Güneydoğu milli gelirinin yüzde 1.5’inin tek başına Gaziantep’e ait olduğu, bu ilin dışarıda tutulması halinde Güneydoğu’nun payının yüzde 3.5’te kaldığı görülüyor.
* Doğu Anadolu ile birlikte ise yüzde 6.5’te kalıyor.
* Nüfusun yüzde 16’sına yakınının yaşadığı Doğu ve Güneydoğu’nun milli gelirdeki payının yüzde 6’larda seyretmesi, eşitsizliğin boyutlarını gösteriyor.
Teşvikli yatırımların dağılımına bakarak bölgesel gelişimin yönü hakkında fikir veren raporda, bölgesel dengesizliğin 2001 yılı sonrasında da artarak devam ettiği belirtiliyor. Hazine Müsteşarlığı’nın verdiği yatırım teşviklerine göre:
* 2002-2006 döneminin teşvikli yatırımlarının yüzde 39’unu Marmara Bölgesi tek başına aldı.
* Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin aldığı pay ise yüzde 9’da kaldı.
Yerel yönetim gelirlerinin yüzde 58’i 2007’de merkez bütçe katkılarından oluştu. Ancak:
* Merkezi bütçeden mahalli idarelere ayrılan pay yüzde 8.5’te kaldı.
* 2007’de Doğu illeri kişi başına 250 YTL’lik yerel idare harcaması aldı.
* Buna rağmen kişi başına yerel yönetim harcaması Kocaeli’nde 1080, Ankara’da 1019, İstanbul’da 929 YTL olarak gerçekleşti.
Yeşil kartlı oranı yüzde 56 ı oranı yüzde 56
Rapor çarpıcı başka bilgilere de yer veriyor:
* Yeşil kartlı yoksul nüfus bazı illerde yüzde 56’yı geçiyor.
* 2008 yılı başında 9 milyonu aşkın yeşil kartlı yoksul nüfusun yaklaşık yüzde 46’sı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yaşıyor.
Batı illerinde ise oran yüzde 8.5.
* Yeşil kartlılık oranı Hakkari, Ağrı, Van ve Bitlis’te ise nüfusun yarısını geçiyor.
* 2006’da kayıtlara geçen 11 bin 105 bebek ölümünün yüzde 20’si Güneydoğu’da gerçekleşti.
* Türkiye’deki bebek ölümlerinin yüzde 27’si bölgede yaşanıyor. 1-4 yaş arası ölüm oranı yüzde 24, 5-9 yaş arası ölümlerdeki pay yüzde 22’yi buluyor.
* Türkiye genelinde derslik başına 33, öğretmen başına 24 öğrenci düşüyor.
* Şanlıurfa’da sayı 57. Ortaokuldaki okullaşma oranı da bölge illerinde Türkiye geneline göre çok düşük.
Rapora göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, AKP’nin köy ve ilçelerde büyük bir atılım gibi sunduğu BELDES ve KÖYDES projelerinden de yeterli düzeyde yararlanamadı. Raporda, AKP’nin, AKP’li belediyenin bulunduğu iller ve bölge illeri ile DTP’li belediyenin bulunduğu iller arasında ayrımcılık yaptığına örnekler de sunuluyor:
* AKP’li belediye Şanlıurfa’ya projelerden yüzde 8 pay, Diyarbakır’a ise yüzde 2.9 gibi düşük bir pay verdi.
Belediyelerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (BELDES) kapsamında yaklaşık 9.5 milyon kişiyi barındıran 2 bin 500 dolayında belediyeye içme suyu ve yol projeleri için cari fiyatlarla 300 milyon YTL ödenek tahsis edildi.
* Doğu ve Güneydoğu Anadolu belediyelerinin bu ödeneklerden aldığı pay yüzde 13’e yakın.
Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) kapsamında:
* 2006’da ülke genelinde köy yolu ve içme suyu projelerini içeren 23 bin 747 proje tamamlandı.
* Projelerin yüzde 34.5’i, 21 Doğu ve Güneydoğu ilinde uygulandı.
* AKP’li belediye başkanı bulunan Şanlıurfa, tek başına 1935 proje sayısı ile projelerden yüzde 8 pay aldı.
* Diyarbakır 691 proje sayısı ile yüzde 2.9 gibi düşük bir payda kaldı.
GABB’ın bu kapsamlı raporunda, AB kriterlerine uyulması ve Dokuzuncu Ulusal Kalkınma Planı’nda belirlenen stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Diğer çözüm önerileri ise şöyle:
* Savunma ve güvenlik harcamalarının, barışın inşası ve istihdam dostu yatırım harcamalarına dönüştürülmesi.
* Doğu ve Güneydoğu’ya ‘pozitif ayrımcılık’ politikaları geliştirilmesi.
* Bölge illerine özgü teşviklerle yatırımın canlandırılması; kamu yatırımlarının, istihdam yaratıcı özellikte artırılması.
* Yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktarılması.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği’nin (GABB) açıkladığı rapora göre AKP’nin bölge illerine ayırdığı kaynak, yoksullukla boğuşan halka değil savaşa gidiyor. Raporu hazırlayan Ekonomist Dr. Mustafa Sönmez de bölgesel eşitsizliği ortaya çıkartacak gelir dağıtımı rakamlarını AKP’nin bilinçli olarak gizlediğini söylüyor.
GABB, Doğu ve “Güneydoğu Anadolu’da Sosyo-ekonomik Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlıklı araştırma raporunu açıkladı. Rapor, Diyarbakır Dedeman Oteli’nde 19 Aralık 2008de kamuoyuna sunuldu. Bölge ile ilgili en kapsamlı çalışmalardan biri olan raporun tanıtım toplantısına DTP Grup Başkan vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, GABB’a üye belediye başkanlarının önemli bir bölümü, Diyarbakır’ın iş dünyasının temsilcileri, akademisyenler, uzmanlar ile çok sayıda gazeteci katıldı.
GABB, İktisatçı Dr. Mustafa Sönmez, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Dış İlişkiler Ofisi’nin hazırladığı rapor, Ardahan, Kars, Erzurum, Iğdır, Ağrı, Tunceli, Muş, Erzincan, Bingöl, Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Siirt, Batman, Adıyaman, Mardin, Şanlıurfa, Hakkari ve Şırnak’ta 21 ili kapsıyor.
Toplantının açış konuşmasını yapan GABB ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, yoksulluğun kader olmadığını, AKP hükümeti’nin politikalarının bu durumu daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Baydemir, çalışabilir kent nüfusunun neredeyse yüzde 60’ının işsiz olduğunu, zorunlu göç mağduru binlerce insanın gecekondularda açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Birçok evde yakacak kömürün dahi bulunmadığını söyleyen Baydemir, “Hani belki Ankara uzakta kalıyordur, yerelden aktarılan bilgiler ön açıcı olur diye defalarca raporlar yazarak tespit ve gözlemlerimizi aktardık, önerilerde bulunduk. Raporlara cevap alamadığımız gibi sonunda GAP Eylem Planı gibi sulama kanallarının tamamlanacak olması dışında net hiçbir öngörüsü olmayan, bölge halkının ertelenemez sorunlarına karşı hiçbir acil çözüm önerisi geliştirmeyen belirsiz bir plan ortaya çıkınca, bizler elimizi taşın altına koyduk ve elinizdeki raporu hazırladık. Çünkü biliyoruz ki kömür yardımlarıyla, gıda yardımlarıyla ancak yanan ateşe su atarak körüklüyoruz. Oysa derdimiz bu ateşi söndürmek, bu coğrafyanın ve bölge halkının hak ettiği yaşam standartlarında, onurlu ve adil bir şekilde yaşamasını sağlamak” dedi.
Yenişehir Belediye Başkanı ve GABB Encümeni Fırat Anlı’nın divan başkanlığı yaptığı oturumda, Dr. Mustafa Sönmez, Büyükşehir Belediyesi Strateji Daire Başkanı uzman Berat Baylan ve Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Ofisi’nden kalkınma uzmanı Cuma Çiçek hazırladıkları raporu sundu.
GABB Raporu’nun sunumu yapan Ekonomist Yazar Dr. Mustafa Sönmez, Hükümetin 2002’den bu yana iller ve bölgeler bazında Milli Gelir rakamlarının açıklanmadığına dikkat çekerek, “Bu bilgi bilinçli bir şekilde üretilmiyor. Bu bilgi üretilip açıklandığında ortaya çıkan enkaz ciddi boyutta olduğu görülecektir” dedi.
Sönmez “Bu bölgeden 1 milyon yoksul aileye yarım asgari ücret maaş bağlandığında milli bütçenin sadece yüzde 1’ini kapsayacak. Yeter ki samimi olarak yapılsın. Bölgeye yapılan yatırımlar tamamen kozmetiktir” dedi. Sönmez, krizin en çok bölgeyi vuracağını da ekledi.
Sunumların ardından DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş kısa bir değerlendirme yaptı. Demirtaş, “Bu ülkede yatılı bölge okullarının bile nereye yapılacağı Milli Güvenlik Kurulu’nda tartışılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yetkisi dahi yok. Devletin bu resmi bakışının değişmesi gerekiyor. 60 küsur hükümetten hiçbiri bu resmi devlet politikasını aşamamıştır. Mevcut hükümet de bunu devam ettiriyor” dedi.