DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
YENİ SAYI. 60. TEMMUZ . 2008
Kapak, Baş Sayfa
KONTRGERİLLA DAĞITILSIN VE MGK LAĞVEDİLSİN ÇETELERDE
HALK HESAP SORACAKTIR
Devletin elini temizleme, AKP’nin durumunu güçlendirme, ABD emperyalizminin Ortadoğu politikalarının sorunsuzca pratiğe sürülmesi ve devletin küresel emperyalizmin ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn edilmesi gibi bir dizi argumanı içeren Ergenekon opearasyonu üzerinde fırtınalar koparılarak, emekçi yığınlar demegojik yollarla yedeklenmeye ve yoksulluk, sefalet ve faşist baskı ve zulümle gizlenmeye çalışılıyor.
Yine Ergenekon operasyonu, demokrasi ve özgürlükleri hangi sınıf ve politikalarının kazanacağını sorununu bir kez daha gündeme soktu. İpliği pazara çıkmış ve yeterince teşhir olmuş olan emekliye ayrılmış kontracı paşalar, faşist tetikçiler, gazeteciler, iş adamları, İP’in yöneticilerinden oluşan 48'i tutuklu 38'i tutuksuz 86 kişi AKP’ye yönelik, "silahlı terör örgütü kurmak, üye olmak/yardım etmek", "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs ", " halkı silahlı isyana tahrik " gibi maddelerin yanı sıra, Danıştay saldırısı, Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasına azmettirmekten de yargılanacakları açıklandı.
Böylece egemen sınıf klikleri arasında süren bu egemenlik mücadelesi, işçi ve emekçi yığınların çözüm bekleyen temel sorunlarına yanıt bulmayı, faşist baskı, vahşi sömürü ve zulmü darbelemeyi, demokrasi ve özgürlüklerin önünü açmayı amaçlamıyor. Her ne kadar AKP çevresi ve liberal yazar-çizer takımı durumu böyle göstermeye çalışmış olsalarda, gerçeklerin böyle olmadığı , AKP’nin emekçiler ve Kürtler için demokrasinin önünü açma hedefi gütmediğini yaşanmış gerçekler yakıcı olarak ortaya koyuyor.
Ergenekon operasyonu, çeteleşmiş kontracı devlete dokunmadığı gibi temiz eller operasyonu da değil. Çünkü AKP’nin kendisi de devletin kucağından büyümüş ve generallerin suç ortağı olduğnu dikkate aldığımızda "12 Eylülcülüğe ve darbeciliğe karşı demokratik bir eylem" geliştiremeyeceği de açık bir olgudur. Dikkat edileceği gibi Ergenekon operasyonunda emekli paşalar ve etrafında kümelenmiş kontracılar hedef alınmış ve devletin içine dokunulmamıştır. Buda gösteriyor ki AKP’nin Ergenekon operasyonu « kontracı çetelerden hesap sormaktan « uzak ve yalnız başına gerçekleştirdiği bir olay değildir. Dahası bu operasyonun AKP’nin kapatma davasının rövanşının yanısıra, ABD emperyalizmin,AB’nin emperyalist bölge planlarıylada direk bağını olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Haliyle Ergenekon operasyonu, çetelerden hesap sormaktan öteye- AKP’nin böyle bir amacı ve gücü olmadığı gibi suç oratağı olduğu da bir gerçektir- bir zincirin iri bir halkası niteliğinde. Anayasa tartışmaları, türbana serbestlik, AKP’nin kapatılması davası, Lahika I ve orduya ait sızdırılan başka belgeler, müstakbel Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a ilişkin spekülasyonlar, Başbuğ-Erdoğan görüşmesi, hemen ardından Ergenekon operasyonu ve Türkiye tarihinde bir ilk olarak emekli orgenerallerin tutuklanması, bu sürece dair yeni belge ve bilgiler, ekonomide yaşanan sarsıntılara dönük spekülasyonlar, TÜSİAD’ın yeni bir Anayasa için Konvansiyon oluşturma projesi ile ortaya çıkıp, gerisin geri yerine dönmesi… Kısa bir zaman kesitinde zincirleme yaşanan bu olaylar, ekonomik kriz beklentisi, ABD seçimleri ve seçimlerden önce olabileceklere dair spekülasyonlarla (Irak’taki gelişmeler ve ABD petrol devlerinin Irak’a yeniden dönmeleri, İran’a dönük saldırı planlarını yeniden ısındırması başta olmak üzere, Kafkasya ve Afrika’da yaşanan gelişmeler ) birbiriyle iç içe geçen bir ilişki içindedir ve böyle ele alınmalıdırlar.



AKP’nin kapatılması da ve Ergenekon’un ipliği pazara çıkmış olanların gözden çıkarılmasıda büyük emperyalist güçlerin ve egemen sınıfların mutabak kaldıkları bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ama uzun yıllardan bu yana ABD tarafından örgütlenmiş kontgerillanın üzerine gidilmediği gibi, Kürdistanda batıda işlenen binlerce faaili mechül cinayetlerden sokak ve ev infazlarında, Özgür Gündemin bombalanmasında Gazi Katliamına, Susurluktan Şemdinliye uzanan binlerce eylemin sorumlusu olan kontracılar aklandı ve bu çetelerin Genelkurmayca örgütlenip yönlendirildiği bilindiği halde, bugüne kadar bunlara,devrimcileri ve Kürtleri öldürmek normal sayıılarak devletin bekası için dokunulmadı.
Ve yıllardan bu yana AKP hükümeti işbaşında olmasına rağmen, hiç bir faaili mechül olayın üzerine gitmediği gibi, Susurluk raflarda tozlanırken, Şemdilide yere dökülen kontracı çeteleri temize çıkartma suç ortaklığı yapmıştır. Ne zaman ki çeteler kendisine yönelmiş o durumda göstermelik olarak harekete geçmek zorunda kalmıştır. Çeteleri koruyup kollayan ve suç ortaklığı yapan, Kontracı devlete toz kondurmayan, darbelerin araştırılması önergelerine onay vermeyen bir AKP hükümetinin, kontracı çetelerden hesap soracağını beklemek kadar saflık olamaz
İşçiler ve emekçi yığınlar, ulusal laikçi-dinci faşist gerici güçler arasında süren it dalaşında taraf olmaya zorlanarak yedeklenmeye çalışılılıyor. Böyle bir geriic klikler arasınsda taraf olamk demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin gelişmesine değil, tersine gericiliğin güçlenmesine hizmet edecektir. Her iki gerici kilik arasında süren çıkar mücadelesin de işçi ve emekçilerin hiç bir çıkarı olmadığı gibi, çözüm bekleyen temel sorunların üzeri kapatılmakta ve sömürü ve zulüm sınır tanımadan sürmektedir. Her iki faşist gerici klik de işçilerin, emekçilerin ve Kürtlerin demokrasi, özgürlük ve daha iyi yaşam koşulları istemlerine karşı aynı kulvarda birleştikleri, yoksulluk, işsizlik ve sefaletin derinleşmesinde, emperyalizme uşaklıkta aynı kulvarda birleştikleri bir gerçek.
Ve dahası kontr-gerilla JİTEM’cilerden, Özel Kuvvetler Komutanlığı bir diiz kontracı çetenin organizasyonu yani işin başında Genelkurmay başkanlığı durmaktadır. Peki sadece iki yılda basında yere dökülen kanıtların gösterdiği onlarca tabloyu; savcılar, polis, devletin öteki ilgili kurumlar bilmez mi, görmez mi? Biliyorlar elbette. Fazlasını da biliyorlar. Ama çete organizasyonları arasındaki bağlantı açıkça devleti ve genelkurmayı işaret etttiği için kontracıların üzerine gidilmiyor. Kontrgerilla örgütlenmesi ile emekçileri yıldırma ve korkma amacını güden MGK diktatörlüğü, Susurluktan Şemdinli’ye uzanan kontrgerilla çetelerini ve tetikçilerini koruyup kollayarak, kontracı çetelerin ortada cirit atmasına yol açıyor. Buradan hareketle AKP’nin sahte demokrasi havariliğine geçit vermeden, işçiler, emekçiler ve Kürtler ekonomik, sosyal ve siyasal temel istemleri zemininde faşist diktatörlüğe karşı mücadele bayrağını yükselterek, Kontrgerilla dağıtılsın ve MGK lağvedilmesi hedefiyle mücadeleyi geliştirip ileriye taşımadıkları sürece, kontracı çetelerin provokasyon, cinayetlerinden ve zulmünden kurtulmak söz konusu olamaz.
 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Kapak, Baş Sayfa

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.08 Saniye