DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
YOKSULLLUK OKUL BIRAKTIRIYOR
Gençlik Yıldızı
16 milyon kişinin açlık ve 50 milyon kişinin yoksulluk sınırında yaşamak zorunda bırakılan Türkiye de, eğitim paralı hale getirildikçe yoksul aile çocuklarının okulu terketmeleri gittikçe yaygınlaşıyor. Nitekim Eğitim İzleme Raporu 2007’ye göre yoksulluk eğitimi engelleyen en önemli etkenlerden birisi olarak ortaya koyuyor . Rapor ilköğretim çağında olmasına rağmen okula devam etmeyen her 5 çocuktan birinin, okula devam etmemesinin esas nedeninin, “okul masraflarını karşılayamamaya” veya “çalışmak zorunda kalmaya” bağlı olduğunu ortaya koyuyor. İlköğretim çağındaki her 3 çocuktan birinin yoksul bir hanede yaşadığına dikkat çekilen raporda, çarpıcı sonuçlara yer veriliyor.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi koordinatörlüğünde yürütülen Eğitim Reformu Girişimi(ERG), son 10 yılda eğitim politika ve uygulamalarında yaşanan gelişmeleri “Eğitim İzleme Raporu 2007”de değerlendirdi. Sabancı Üniversitesi İzleme Merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan ERG Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, zorunlu eğitimin 5 yıldan 8 yıla çıkarıldığı 1997 ile 2007 arasındaki dönemi kapsayan “Eğitim İzleme Raporu”nun bu yıl ilk kez hazırlandığını kaydetti. Ergüder, proje uzmanı Özsel Beleli’nin hazırladığı rapora, çeşitli kesimlerle tartışarak son şeklini verdiklerini kaydetti. Proje Uzmanı Özsel Beleli de raporun içeriği hakkında bilgi verdi.
3 çocuktan biri yoksul hanede yaşıyor
Yoksulluk, sağlık, toplumsal cinsiyet ve çocuk işçiliği gibi konularda kaliteli eğitime erişim arasındaki bağların ortaya konulduğu raporda, 6-14 yaş grubundaki çocukların yoksulluk oranının yaklaşık yüzde 35 olduğu, bunun da diğer tüm yaş gruplarına göre daha yüksek olduğu belirlendi.
Raporda, ilköğretim çağındaki her 3 çocuktan birinin yoksul bir hanede yaşadığı, yoksulluk oranlarının kentsel ve kırsal alanda yaşayan çocuklara göre de değişiklik gösterdiği ifade edildi. 0-6 yaş grubunda kentsel alanda yaşayan çocukların yaklaşık yüzde 20’sinin, kırsal alanda ise yüzde 40’ının yoksulluk sınırının altında olduğu tespit edildi.
5 çocuktan biri yoksulluk kurbanı
İlköğretim çağında olmasına rağmen okula devam etmeyen her 5 çocuktan birinin, okula devam etmemesinin esas nedenini, “okul masraflarını karşılayamamaya” veya “çalışmak zorunda kalmaya” bağladığı anlatılan raporda, yetersiz beslenme, sağlık ve eğitim hakkı arasındaki bağlar da ele alındı.
Yaşa göre boy endeksine bakıldığında, 4-5 yaş grubundaki çocukların Türkiye genelinde yüzde 15,4’ünün, Orta Anadolu Bölgesi özelinde yüzde 26,6’sının yetersiz beslendiği görülen raporda, ilköğretim çağındaki çocuklar arasında demir eksikliğinden kaynaklanan beslenme anemisinin ise yüzde 25-30 oranlarında olduğu kaydedildi.



Okula devam edemeyenlerin 5’inden 3’ü kız
İlköğretim çağında olmasına rağmen okula devam etmeyen 5 çocuktan 3’ünün kız olduğu ortaya çıkarken, ilköğretimin ilerleyen yıllarında kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranının giderek düştüğü tespit edildi. Ağrı, Bitlis, Muş, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da ilköğretimden iki erkek öğrenciye karşılık bir kız öğrencinin mezun olduğu belirlendi. Türkiye’de erkeklerin kadınlara oranla daha uzun süre eğitim aldığı saptandı.
Engellilerin eğitimine önem verilmeli
Türkiye’nin özel eğitime ihtiyacı olan çocukların kaliteli eğitime erişim hakkının korunması açısından son dönemlerdeki gelişmelere rağmen yetersiz konumda olduğu belirlenen raporda, şu görüşlere yer verildi:
“2006-2007 verilerine göre, Türkiye genelinde 27 bin 439 öğrenci özel eğitim okullarında ve 9 bin 201 öğrenci özel eğitim sınıflarında eğitim görüyor. 64 bin 297 öğrenci ise 33 bin 418 sınıfta kaynaştırma eğitiminden yararlanıyor. Toplamda özel eğitim gerektiren yaklaşık 100 bin çocuk ilköğretim okullarına devam ediyor. Türkiye’de 5-14 yaş grubundaki 253 bin engelli çocuk yaşıyor ve yetişkin engelli yurttaşların yarısının ilköğretim diploması yok.”
Okul öncesi eğitim
Raporda, okul öncesi eğitime erişim oranlarının iller arasında büyük farklılıklar gösterdiği bildirildi. Okul öncesinde 48-72 ay yaş okullaşma oranı Ağrı’da yüzde 12,6 iken, Amasya’da yüzde 74,7 olduğu dile getirilen raporda, okul öncesi eğitimin, öncelikli dezavantajlı kesimler için olmak üzere tüm çocukları kapsayacak biçimde yaygınlaştırılması, bu amaçla 60-72 ay yaş grubuna yönelik eğitim hizmetlerinin zorunlu eğitim kapsamına alınması ve okul öncesi eğitimdeki hizmet modellerinin çeşitlendirilmesi gerektiği anlatıldı.

İlköğretim çağında olmasına rağmen okula devam etmeyen 5 çocuktan 3’ünün kız olduğu ortaya çıkarken, ilköğretimin ilerleyen yıllarında kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranının giderek düştüğü tespit edildi. Ağrı, Bitlis, Muş, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da ilköğretimden iki erkek öğrenciye karşılık bir kız öğrencinin mezun olduğu belirlendi. Türkiye’de erkeklerin kadınlara oranla daha uzun süre eğitim aldığı saptandı.Türkiye’nin özel eğitime ihtiyacı olan çocukların kaliteli eğitime erişim hakkının korunması açısından son dönemlerdeki gelişmelere rağmen yetersiz konumda olduğu belirlenen raporda, şu görüşlere yer verildi:“2006-2007 verilerine göre, Türkiye genelinde 27 bin 439 öğrenci özel eğitim okullarında ve 9 bin 201 öğrenci özel eğitim sınıflarında eğitim görüyor. 64 bin 297 öğrenci ise 33 bin 418 sınıfta kaynaştırma eğitiminden yararlanıyor. Toplamda özel eğitim gerektiren yaklaşık 100 bin çocuk ilköğretim okullarına devam ediyor. Türkiye’de 5-14 yaş grubundaki 253 bin engelli çocuk yaşıyor ve yetişkin engelli yurttaşların yarısının ilköğretim diploması yok.”ul öncesi eğitime erişim oranlarının iller arasında büyük farklılıklar gösterdiği bildirildi. Okul öncesinde 48-72 ay yaş okullaşma oranı Ağrı’da yüzde 12,6 iken, Amasya’da yüzde 74,7 olduğu dile getirilen raporda, okul öncesi eğitimin, öncelikli dezavantajlı kesimler için olmak üzere tüm çocukları kapsayacak biçimde yaygınlaştırılması, bu amaçla 60-72 ay yaş grubuna yönelik eğitim hizmetlerinin zorunlu eğitim kapsamına alınması ve okul öncesi eğitimdeki hizmet modellerinin çeşitlendirilmesi gerektiği anlatıldı.
Sonuç: Eğitim İzleme Raporu 2007 verilerine göre eğitimin 8 yıla çıkarılması yoksul emekçi çocukların eğitim sorununu çözmekten uzak kaldığını gösteriyor. Aksine eğitimin gittikçe paralı hale gelmesi, işsizlik, yoksulluk ve sefaletin derinleşmesi yoksul ailelerin çocuklarının okuma olanaklarının güçleştiğini gösteriyor. Dahası, Anayasa da yer alan herkese parasız eğitim hakkının laf olmaktan ileriye gitmediğini gösteriyor. Her şeyi para ve kara endesklemiş burjuva kapitalist sistemde herkes kaliteli ve parasız eğitimi sağlaması mümkün değildir. Bunu emekçilere sağlayacak olan tek sistem sosyalizmdir. Sosyalizmi kurmak ve herkese parasız ve kaliteli eğitim koşulları sağlamak için mücadele etmeliyiz

 
İlgili Bağlantılar
Haber Puanlama
Seçenekler
Эlgili Konular

Gençlik Yıldızı

Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil.
 
PHP-Nuke
Sayfa Ьretimi: 0.08 Saniye