 |
|
GENELKURMAYDA KİRLİ SAVAŞ TALİMATI

Kürt özgürlük hareketini ezip dağıtmak için çök yönlü saldırı
içinde olan TC devletinin gerçek koruyucu ve kollayıcısı ordu
Genelkurmay eliyle kirli savaş konseptini yeniden pişirerek uygulamaya
koyduğunu ve bunun içinde 92-93 yıllarında olduğu gibi öncelikle
Kürt sorunun dillendiren basın ve kitle örgütlerini devre dışı
bırakarak gerçekleri gizleme ve yapılan kirliliklerin üzerini
örterek faşist terörle ez ve dağıt taktiğini uygulamaya
soktuğunu gösteriyor.
Nitekim mehmetçik basının yalan ve demagoji ile, günlerdir Kürt
özgürlük hareketini bölme ve Kürt aydınlarını sindirme amaçlı
başlattığı karalama kampanyasının hedefi, Genelkurmay İkinci
Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un açıklamalarıyla daha bir netlik
kazandı. Başbuğ, örgüte yakın olan sivil toplum örgütleri ve çevrelerin
hedeflenmesini istedi. Genelkurmay ikinci başkanı Başbuğ, 19 Temmuzda
basına yönelik üç saatlik “terör” adı altında Kürt özgürlük
hareketinin nasıl bitirileceği üzerine bir brifing verdi ve bu
brifing aslında kirli savaş talimatı içeriyordu. Basına, ” PKK’nın
eylemlerinin görmezlikten gelinmesi” ve ambargo uygulanması
talimatını da veren Başbuğ, Irak hükümeti kabul etmese bile
gerekli olduğu hallerde Güney Kürdistan'a sınır ötesi operasyon
yapabileceklerini açıkladı.
Genelkurmay'da basın-yayın organlarının yöneticileriyle üç saat süren
PKK konulu birifingte Orgeneral Başbuğ, kirli savaş ilanı
talimatlarını özetle şöyle açıkladı:'Öncelikler arasında
PKK'nın lider kadrosunun yakalanması var. Irak gerekeni yapmazsa sınır
ötesi operasyon hak. BM Şartı'nın 51'inci maddesine göre ülkelerin
karşı ülkeden yanıt almasalar bile meşru müdafaa çerçevesinde sınır
ötesi harekat düzenleme hakları bulunduğu görüşüne katılıyoruz. Türk
medyasından terör örgütünün amacını güçlendirici yayın yapmamasını
istiyoruz. Mücadele ana hedefinin, terör örgütünün başarı
umudunun kırılması ve yok edilmesi olarak seçilmesi, mücadeleye
uluslararası gerekli desteğin sağlanması, şayet varsa yabancı
devlet ve kurumların terörizme olan desteğinin kesilmesi. '
Başbuğ'un açıklamalarında, genelkurmayın emir eri mehmetçik
basının neden günlerdir Kürt özgürlük hareketini bölme ve
demokratik kurumlara yönelik hizaya getirme saldırı
kampanyası yürüttüğü de ortaya çıktı. Başbuğ'un bu konudaki
açıklamaları ise şöyle: 'Örgütle bağlantısı olanlar, örgüte
destek sağlayanlar, örgütün propagandasını yapan bazı
kuruluşlar, kişiler ve sivil toplum örgütleriyle mücadele
edilmelidir. Örgütün sahip olduğu veya örgütün mesajlarını yayan
yandaş medyanın rahatça yayın yapmasını ve dağıtılmasını önleyecek
tedbirler alınmalıdır. '
Başbuğ, Kürt özgürlük hareketinin amaçlarını gerçekleştirebileceğine,
büyüyeceğine ilişkin umudu kırmak gerektiğini savunarak, 'Terör
örgütünün silahlı unsurlarını bıraktırmamız lazım' dedi. Bölgede
iş ve eğitim olanaklarının artırılması sonucunda silahlı kadronun
azalacağını vb. de eklemekten geri kalmadı.
Başbuğ, PKK'ye katılanların yüzde 40'ının 1999'dan sonra
gerçekleştirdiği eylemleri bulunmadığını belirtirken, "Bunları örgütten
kopartmaya yönelinebilir" dedi. Başbuğ, genel affa ise
kesinlikle karşı olduklarını bildirdi.
Başbuğ, HPG tarafından esir alınan komando er Coşkun Kırandi
konusundaki bir soruya "Kaçırılan erle ilgili yapılması gereken neyse
yapılmaktadır" yanıtını verirken, bu konunun propaganda aracı
olarak kullanılmaması konusunda basına ültimatom vermekten de geri
kalmadı.
Başbuğ, Türkiye'deki gerilla sayısının son bir yılda artarak
1800-1900'lere çıktığını, örgütün geri kalan ülke dışındaki
mevcudunun ise 3 bin 300 ile 3 bin 700 arasında olduğunu savundu. Bunun
büyük bölümünün, 2 bin 800-3 bin 100 kadarının Güney
Kürdistan'da, geri kalanların da Suriye ve İran topraklarında
bulunduğunu iddia etti.
Başbuğ, brifingde, Kürt özgürlük mücadelesi güçlerine
ilişkin haberlerin basında yer almaması talimatını vererek
, PKK’yı tasfiye etmek için medyayla işbirliği yapmak zorunda
olduklarını söyledi.
Brifinge ilişkin canlı yayında bilgi veren CNN Türk Genel Yayın
Yönetmeni Ferhat Berktay, Başbuğ'un değerlendirmelerini aktardı.
CNN Türk'ün haberine göre, gazeteci Mehmet Ali Birand brifingde
'basın olarak PKK'yı görmezlikten gelmemizi mi istiyorsunuz' sorusunu
Başbuğ, 'evet' şeklinde yanıtladı. Bu yanıt üzerine
Birand, bu durumda "fısıltı basınının" devreye gireceğini
hatırlatması üzerine ise Başbuğ, 'buradaki basın mensuplarına
güveniyorum. Bu ince ayarı yapabileceklerini düşünüyorum' dedi.
Başbuğ, PKK’nın eylemlerinin basına yansıtılmaması
talimatını ise, PKK’nın propagandasının yapılacağı,
haberlerin veriliş şekliyle PKK’nın amaçlarına hizmet edilebileceği
vb. gerekçesine bağladı.
Başbuğ, ayrıca PKK'ye karşı mücadelede daha başarılı
olma ve gelişmeleri yönlendirmek ve devlet güçleri arasındaki
ilişkilerin sağılıklı olarak düzenlenmesi için Başbakanlığa bağlı
bir müsteşarlık yada genel müdürlük kurulmasını da istedi. Birimin
istihbarat, alınacak ekonomik önlemler, psikolojik savaş
gibi alanlarda genel çalışma yapmasına vurgu yaptı. Başbuğ,
Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da yeni birimin oluşturulmasına sıcak
baktığını açıkladı ve Kürt özgürlük hareketini faşist terör ve kirli
savaşla ezip dağıtmada AKP hükümetiyle genelkurmayın aynı
kulvarda birleştiklerini ifade etti.
Ayrıca Başbuğ, ABD ve Avrupa ülkelerinden de şunları
istedi: 'Terör örgütüne sağlanan siyasi, finansal ve idari
desteğin önlenmesi, silah, patlayıcı ve malzeme
kaynaklarının kesilmesi, güvenli barınma, rahat hareket
etme imkanlarının engellenmesi, iletişim olanaklarının yok
edilmesi. ' Başbuğ ABD yetkililerinin PKK lider kadrosunun yakalanması
konusunda emir verdiklerini bildiklerini de söyledi.
Başbuğun 19 Temmuz da yapmış olduğu mehmetçik basına yönelik 3
saatlik brifingin özü Kürt özgürlük hareketini ve devrimci kitle
hareketini ezmek ve dağıtmak talimatını ve kirli savaşın düğmeye
basıldığı talimatını içeriyordu. böyle Genelkurmay Kürt
sorununda demir yumruk politikasına devam edeceğini ve
burada beslenmeye çalışacağını gösteriyor. Yine bu olgular PKK’ye
“koşulsuz silah bırakma” çağrısı yapan reformist hayalperestlerin ne
kadar kör politik yaklaşım içinde olduklarını gösteriyor. Genelkurmayın
açıktan kirli savaş talimatı uyguladığı ortamda işçiler,
emekçiler, Kürtler, devrimci ve komünistler, ” kirli savaşa hayır
Kürtlere özgürlük” şiarıyla ileri atılmaları ve birleşik
mücadeleyle karşı koymalarını zorunlu ve gerekli kılıyor.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
|