 |
|
KENYA RUANDA YOLUNDA MI ?

Afrika’nın iç savaş ve diktatörler sarmalındaki diğer ülkelerine karşılık “ kıtanın nispeten en istikrarlı ekonomisi ve demokrasisi” olarak gösterilen Kenya, şaibeli seçimlerin ardından yaşanan kabile çatışmaları nedeniyle , çöküşün eşiğine geldi. Kenya’da 27 Aralık’ta yapılan devlet başkanlığı seçimlerin de, önce muhalefet lideri Raila Odinga seçimleri kazandığını açıklandı, ardından seçim komisyonunun açıkladığı sonuçlarda az bir farkla (231 bin oy) eski devlet başkanı Mwai Kibaki’nin kazandığı ilan edildi. Bunun üzerine Raile Odinga seçimlere hile karıştırıldığını açıklayarak, bunun "sivil bir darbe" olduğunu söyleyerek taraftarlarını durumu protesto etmeye çağırdı. Yapılan gösteriler, kundaklama, talan ve yağma sonucu kısa zamanda, insanların sığındığı bir kilisenin yakılması da dahil 500 kişi aşkın öldürüldü. Kenya’nın en büyük iki kabilesi arasında yaşanan iktidar ve güç kapışmasında dehşet saçan manzaralar yaşanıyor. Kitle kıyımına neden olan bu çatışma Kibaki’nin temsil ettiği ’Kikuyu’ ile muhalif Odinga’nın ’Luo’ kabileleri arasında cereyan ediyor. Seçimlerin önde gelen iki adayını destekleyen Kikuyu ile Lou ve bu kabilelere destek veren diğer onlarca küçük kabile arasındaki çatışmalarda en az 350 kişi can verirken, 100 bin kişi evlerini tereketmek zorunda kaldı. Dahası iktidara egemen olma mücadelesinde yaşanana olaylar, 1994’teki Ruanda Katliamı’nı hatırlatıyor. Her iki taraftan kasaplar, yollarda ellerinde palalar ve silahlar birbirine giriyor; kurdukları barikattan “kendi insanı” olmayanı geçirmiyor! Her G-8 Zirvesi’nde Afrika’yı gündemin ilk sıralarında konuşan zengin ülkeler ise Kenya’da yaşanlara göz yumuyor. Ülkede, Ruanda ve Sierre Leone’deki kasapların icraatlarını andıran son vahşet olayında, çoğunluğunu kadın ile çocukların oluşturduğu 50 Kikuyu, çatışmalardan kaçarak sığındıkları kilisede diri diri yakıldı. Bu arada Afrika Birliği (AU) Başkanı John Kufuor ise kanlı çatışmaların esir aldığı Kenya’ya 2 Ocak 2007’de ani bir ziyarette bulundu. Uzun bir süredir Kikuyu ile Lou kabileleri arasındaki gerilime sahne olan Kenya’nın fitili, şaibeli seçimlerde Devlet Başkanı Kibaki’nin “zafer” ile çıktığının açıklanması ile ateşlenmişti. Muhalefet lideri ve Lou kabilesi mensubu Raila Odinga, sonuçları kabul etmeyerek eylem çağrısı yapmıştı. Kenya’nın diğer 41 kabilesi de Kikuyuları iktidarı ve ticareti tekeline almakla suçlamıştı. Kibaki ikinci zaferi ile tüm ülkede önce Kikuyular hedef alındı; intikam yeminleri eden Kikuyular da, gecekondu mahallerinde Loulara kan kusturuyor. Onlarca ev yağmalandı ve ateşe verildi. Başkent Nairobi’nin gecekondu mahallerinde rakip gruplar bıçak ve sopalarla birbirlerine saldırdı, başkent 3 gündür hayalet kente döndü; halk, gıda ve su stoku yapıp evlerinden çıkmadı. Yağma olayları yüzünden birçok dükkanın da kepenklerini açmadığı bildirilirken, on binlerce Kenyalı ise kasaplardan kaçmak için evlerini terk ediyor.
Etnik temizlik suçlaması Kenya Hükümet Sözcüsü Alfred Mutua ise Odinga yandaşı Louları “sistematik bir etnik temizlik kampanyası” yürütmekle suçladı. Müslüman İnsan Hakları Forumu Başkanı Ali-Emin Kimathi de, siyasi protestoların eski meselelerin hıncını çıkarmak isteyenlerce kullanıldığını belirterek, “Yeni bir Ruanda’ya doğru gidiyoruz” ifadelerini kullandı. Kenya’da siyaset her zaman etnik bölünmelerin etkisinde oldu. Hamilik ve yolsuzluğun yaygın olduğu ülkede birçok Kenyalı, kendi tarafından biri iktidara gelirse bundan doğrudan yararlanacağını düşünüyor. Ülkenin batısı ve Nairobi’nin gecekondularında yaşayan Odinga’nın Lou kabilesinin mensupları “kendi” adamlarından yana olurken, Kenya’nın orta kesimlerindeki Kikuyular Kibaki’yi destekliyor. Uzmanlarsa, Kenya’daki şiddetin daha da süreceği tahminlerinde bulunuyor. Kenya’nın en büyük iki kabilesi arasında yaşanan iktidar ve güç kapışmasında dehşet saçan manzaralar yaşanıyor. Kitle kıyımına neden olan bu çatışma Kibaki’nin temsil ettiği ’Kikuyu’ ile muhalif Odinga’nın ’Luo’ kabileleri arasında cereyan ediyor. Aslında Kenya’da iktidar olan her güç, bin bir yöntemle ifşa ettikleri yolsuzluk üzerinden kendi keselerini şişiriyorlar. Tabii bunu kendi başlarına değil 1963’e kadar sömürgesi oldukları İngiltere başta olmak üzere çeşitli emperyalist ülke tekelleri ile işbirliği içerisinde yapıyorlar. Kibaki’den önce 24 yıl ülkeyi yönetmiş olan Daniel Arap Moi’nin açığa çıkan yolsuzluk ve dışarıya çıkardığı para miktarı, buralarda yaşanan yağmanın düzeyini gösterir niteliktedir. Moi’nin hortumlanan ülke kaynaklarından 4 milyar dolara yakın bir meblağı yurtdışına çıkardığı iddia ediliyor. Kendisinden önce devlet başkanı olan Moi’nin bu yolsuzluk dosyasının hazırlanmasına onay vermiş Kibaki’nin, sonrasında bu ağın içine yerleştiği ve Moi ile ittifak yaptığı gündeme geldi. Yani yoksul Kenya halkı tam soyulup soğana çevrilmiş durumda. Kabileler arası güç dengelerinin birçok şeyi belirlediği bu Doğu Afrika ülkesinde, açlık yoksulluk, ilaçsızlık ve eğitimsizliğin kıskacında yaşayanların sayısı az değil. Bir tarafta ülke kaynaklarının efendileriyle birlikte hortumlanmasında kavgaya tutuşanlar var. Diğer yandan sefaletin berbat biçimleriyle boğuşanlar. Kenya da yaşanan kabileler ve uluslar arası çatışmalar, yoksul Afrika halklarının emperyalizm ve uşaklarının boyunduruğu altında kurtulmadan, ne yoksulluğu yenecekleri ve ne de özgürce yaşabileceklerini gösteriyor.
|
|
| |
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 1

|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|