 |
|
KOSOVA SORUNU VE BALKANLARDA SULARIN YENİDEN ISINMASI

Emperyalistler bölüp, parçalayıp yuttukları Balkanlarda Kosova sorunuyla birlikte yeniden halklar arasında düşmanlığı kışkırtıyor ve bölgede tümden egemenliklerini pekiştirmede sorun çıkartanların kolunu kanadını kırmak istiyor. Zaten ABD, AB ve BM’nin de desteğiyle fiili olarak bağımsızlığını ilan etmiş olan Kosova’nın resmi olarak bağımsızlığının ilan edilmesi için yoğun bir pazarlık yaşanıyor emperalistler arasında. Yugoslavyanın bölünüp parçalanması sürecinde iç savaşı önleme adına NATO’nun işgali altına alınan Kosova koşulların uygun olması için bekleme sürecine girildi ve gelinen durumda koşulaırnınuygun görülmesi nedeniyle artık Kosova'nın nihai statüsü tartışmaları son durağına gelinmiş oldu. Kosovada emperyalistlerin ve gerici güçlerin kılıçlaırnı çekmeleri Balkanlarda kutuplaşmalaır derinleştirdiği gibi yeni bir Kosaova-Sırbistan etnik çatışma riskinide giderek artttığını gösteriyor. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılmasını hedefleyen Arnavutlar ve buna karşı çıkan Sırplar arasında artan gerilim, aynı zamanda ABD ve AB emperyalistleriyle Rusya arasındaki hegemonya mücadelesinin bir parçası olarak giderek büyüyor ve Balkanlarda sıcak çatışmalırn ortamını yaratıyor. Verilere gore 2,5 milyon nüfuslu Kosova'nın yüzde 90'ını ayrılık yanlısı Arnavutlar oluşturuyor. 1990'ların ortalarında Sırbistan'dan ayrılmayı hedefleyen Arnavutlar, Kosova Kurtuluş Ordusu adlı gerilla hareketi kurarak Sırp hedefleri vurdu; Sırplar da etnik katliama başladı. 1999'da NATO güçleri bölgeye müdahale ederek Sırp Ordusu'nu Kosova'dan çıkartarak bölgenin BM'in kontrolüne geçmesini sağladı. Halen NATO'ya bağlı KFOR adı verilen 16 bin kişilik askeri işgalci güç Kosova'da bulunuyor. Dahası Kosova, BM kontrolünde Sırbistan içinde özerk bir bölge statüsündedir. Kosova'nın nihai statüsünün belirlenmesi için ABD, AB ve Rusya temsilcilerinin oluşturduğu “Troyka”da Sırbistan ve Kosova'nın katılımıyla birçok toplantı gerçekleştirildi. Ama bu toplantılarda şimdiye kadar her hangi bir anlaşma sağlanamadı, bundan sonra da sağlanması beklenmiyor. Görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı. Sırbistan, Kosova üzerindeki egemenliği haklarını kaybetmek istemiyor. Sırbistan, en son Troyka toplantısında bağımlılık ilişkisini sürdürmek için Çin ile Hong Kong'un aralarındaki statüsüne benzer “yüksek özerklik” adını verdiği öneriyi yaptı. Kosova ise “bağımsızlık” dışında hiçbir öneriye yanaşmıyor. ABD ve AB, Kosova'nın ayrılmasını destekliyor, Rusya ise Sırbistan'ı destekleyerek Kosova'nın ayrılmasına karşı. Yani emperyalistler Balkanlarda egemenlikleirni pekiştirmek için halkalır yeni kırımlara itmekten geri kalmıyorlar. Bunun için ulusalar arasındaki farklılıklaır ve sournlaır körükleyerek savaşı dayatıyorlar. Böylece halkalırn bir birleirni kırmalrı ve ortak hareket etmelerinin önü kapatılmış oluyor. Zaten bu Kosova-Sırp savaşında yeterince sağlanmıştı.
Keza Kosova'da 17 Kasım tarihinde yapılan genel seçimlerde bir zamanlar Sırpların yanı sıra ABD ve AB'nin de terörist örgüt olarak gördüğü Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) lideri Haşim Taçi'nin yine Kosova'nın ayrılığı yanlısı olan ve oyların yüzde 22'sini alan Demokratik Kosova Partisi (LDK) ile koalisyon hükümeti kurması bekleniyor. Böylece Kosovanın bağımsızlığını isteyen partiler kosovada hükümeti kuracaklar ve böylece Kosovanın bağımsızlığının önünde her hangi bir engelde kalmamış olacaktır. Sırplar, Kosovalıların bağımsızlık kararını tanımayacaklarını her vesileyle açıklıyor ve ayrılmayı engellemek için sürekli tehditler savuruyor. Kosova'daki Sırplar, seçimlerde yüzde yüz katılımlı bir boykot gerçekleştirdi. Sırplar bu durumu bir tehdit unsuru olarak kullanacaklar. Sırpların Kosova'daki yerleşim bölgeleri dağınık. Bu dağınıklık, sınır bölgelerindekilerin nereye yerleştirileceği şeklindeki sınır anlaşmazlıkları, gerilimi artıran unsurlar arasında yer alıyor. Sırbistan ve Sırp milis örgütü Çar Lazer Muhafızlarının yanı sıra karşı tarafta Arnavutların AKSH milisleri olası bir etnik çatışmaya hazırlık yapıyor. Bu durumu fırsat bilen ABD emperyalizmi, bölgedeki hegemonyasını büyütmek için Kosova'daki NATO askerlerinin sayısını arttırdı. Kosova'nın ayrılığı süreci, 1991'de emperyalistler tarafından kışkırtılan ve kullanılan etnik çatışmaların ardından Yugoslavya'nın Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Slovenya ve Makedonya olarak bölünme sürecini hatırlatıyor. Bu süreçler sonucunda ABD, AB ve Rusya parçalar üzerinde himayeci sömürgeciliklerini güçlendirdi. Şimdi Kosova üzerine kopartılan fırtına o sürecin bir devamıdır. Emperyalist rekabet ve hegemonya mücadelesinin bir parçası olarak Balkanlardaki etnik farklılıklar emperyalistler tarafından kullanıldı ve bundan sonra da kullanılmaya çalışılacaktır. Kosova'daki çatışma halinin, Bosna ve Makedonya'daki çatışmaları alevlendirmesi, Balkanları tekrar bir savaşa tutuşturması önemli bir olasılık olarak karşımızda durmaktadır. Elbette Kosova' da Arnavutların kendi kaderlerini tayin etme hakkı meşru ve haklı bir taleptir. Ancak ayrılma hakkının ABD ve AB emperyalistlerinin ekonomik, siyasi ve askeri hegemonyasını artırmak için kullanılması, işbirlikçi bir arayış ve yönelim olarak görülmeli ve eleştirilmelidir. Kosova sorunu başka ulusaların olduğu gibi demokratik halkçı bir yoldan çözülebilir. Balkan halkları, birbirlerinin ulusal-demokratik haklarına saygı temelinde, birbirleriyle kader birliği ve mücadele ortaklığıyla- geçmişte olduğu gibi- bölge işbirlikçisi ve sömürgeci egemen sınıfları darbelemeden ve emperyalistleri kovmadan, Balkanlar’da suların durulmayacağı güç olacağı görülüyor.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
Эlgili Konular
 |
| Üzgünüm, bu yazı için yorumlar aktif değil. |
|