 |
|
LONDRADA PATLAYAN BOMBALAR VE “TERÖRLE MÜCADELE” DEMEGOJİSİ

Amerikan emperyalizmin ikiz kardeşi İngiltere’nin göbeğinden
bombaların patlaması ve yüze yakın insanın ölmesi ve yüzlercesinin
yaralanması, emperyalist savaş ağaları için “güvenlik ve teröre karşı
mücadele” adına bulunmaz bir fırsat oldu.
İngiltere’nin Afganistan’da ve Irak’ın işgalinde Amerikan
emperyalizmiyle ittifak içinde hareket etmesi ve
savaşın esas sorumlularında birisi olması nedeniyle
İngiltere’nin bu saldırgan emperyalist politikasına yanıt olarak, El
Kaide güçlerinde aynı anda Londra’da dört yerde bombalar patlatıldı.
İngiliz emperyalizminin saldırgan emperyalist politikasına karşı
askeri eylemlerin yapılması haklı ve meşru bir nitelik
taşırken, askeri eylemlerin rasgele ve sıradan emekçileri
hedeflemesi ‘kör terör ‘eylemleri kapsamında olması
bağlamında hatalı ve yanlış olduğunu , sivil halkı
hedefleyen eylemlerin, emperyalist savaş ağalarının terörü manipüle
etmelerine zemin yarattığını da belirtmeliyiz.
Nitekim ABD’nin ikiz kulelerine yapılan saldırının ardından
televizyon ekranlarından ve gazete sayfalarından eksik olmayan
Amerikan ikiz kulelerine saldırıya neden olan politikaları bir
yana iten “terör uzmanları” ve “stratejistler” olayları
gerçeklikten kopararak el ele almışlar ve abuk sabuk
değerlendirmelerde bulunmuşlardı. İngiltere’nin vurulmasının ardında da
bu aynı aklı sivri emperyalizmin hizmetkarı terör uzmanları yine
piyasaya çıktılar. Bu saldırıların hangi politikaların “kefareti”
olduğu onları pek ilgilendirmezken, çoğu, “dünyanın güçlü ülkelerinin
liderlerinin terörle mücadele için işbirliği yapması” türünden
önerilerde bulunmaktan ve daha fazla güvenlik önlemlerine
başvurup hakların gasp edilmesinden başka bir öneride
bulunmadıkladır gibi felaket tellallığı yapmaktan da geri durmadılar.
Bu türden önerilerin meşrulaştırdığı zeminde ABD’nin, her kulesi
için bir ülkeyi işgal ettiği hatırlandığında, Bush’un işgal
politikalarının en büyük destekçisi Blair’e de, “Ne yapsan
haklısın” türünden bir destek verilmiş olduğunu söylemek abartı
sayılmamalıdır.
Dahası burjuvazinin demagojik yöntemlere başvurarak kör terörü
kendi emperyalist saldırgan politikalarına dayanak bulmaya
çalıştığı da sır değil. El Kaide tarafından yapılan saldır nasıl ki
ikinci kez Bush’u işbaşında bırakmış saydı, bu aynı saldırı
yıpranmış ve önemli ölçüde prestij kaybetmiş olana Blair’i
güçlendirdiği anketler sonuçlarında görülmüştür.
İngiltere’de yapılan son anket, Blair’e duyulan saygı ve güvenin
yüzde 49’a çıktığını gösterdi. Ankete katılanlar, terörün
önlenmesi için temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına da sıcak
baktıklarını belirttiler. ABD ve İngiltere’nin, bölgemizdeki en
büyük destekçilerinden Erdoğan da, yayınladığı mesajla bunu
destekledi. Kendi ülkesinde “terörle mücadele” politikalarını
benimseyen bir hükümetin bu desteğinde şaşırtıcı bir yan yok. Bölge
gücü olmak umuduyla işgalcilere destek veren AKP hükümeti de bu
saldırılarda -PKK’ye yönelik askeri operasyon yapma bağlamında-
kendisine yer açmaya çalışıyor ve uşaklığa hazır olduğu ağa babalarına
duyurmaktan geri durmuyor. Önümüzdeki günlerde bu türden demagojilere
karşı uyanık olmak v, emperyalist ve uşaklarının işgalci ve
savaş çığlıklarını meşrulaştıran politikalarına geçit vermemek
gerekiyor.
Yine Londra patlayan bombalar , beklendiği gibi,
İngiltere’de ve Avrupa’da Müslümanlara fatura edilerek
hedef tahtasına konulacaktırlar. Batı medyasında, El Kaide ve
benzeri örgütlerin İngiltere’yi nasıl bir “merkez” olarak
kullandıklarına, İngiliz yetkililerin ise “hukuk düzenini korumak
adına” nasıl onlara göz yumduklarına vb. dair sayfa sayfa yazılar
yayınlanması da bunu işaret ediyor. ABD’li bazı gazetelerin
, açıktan yayınladığı yazılarda, “Londra,
İslami Radikaller İçin Bir Sığınak Oldu” vb. yönlü açıklamaları
. ardından, İngiliz medyası tarafından bir tür “canavar”
olarak sunulan “tek kollu imam” Ebu Hamza Masri’nin “cihad” demeçleri
ile başladığı makaleleri, “Londra’nın Fas, Mısır,
Suriye, Basra Körfezi ve Pakistan bağlantılı İslami radikalleri
kendisine çektiğini” yönlü görüşler Avrupa’da Müslüman halkların
hedef tahtasına oturtulacağını ele veriyor.
Görülmesi gereken asıl olay, Londra’da bombaların patlamasına neden
olan İngiliz emperyalizminin ilhakçı ve işgalci emperyalist
sömürgeci politikalarıdır. Bu gerçeklik görülerek emperyalist
sömürgecilerin Afganistan’da, Irak’ta işgalci güçlerini
çekmeden ve Filistin’de İsrail Siyonist rejime omuz vermekten
vazgeçmeden ve tüm emperyalist işgalci ordular orta doğudan
çekilmeden ve Ortadoğu halklarının kendi inisiyatiflerine bırakılmadan
emperyalist başkentlerde bomba seslerinin kesilmesini beklemek
söz konusu olamaz.
|
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
|