Yasaklı insanlar vardı uzaklarda.
Bir efsane gibi anlatılırdı.
Ve sevdalar vardı.
Denize küskün, göğe suskun.
Ve dikilmişti nicesi.
Yırtık bir sevincin ertelenmişliğine sahip küçük tebessümüyle.
Neydi o büyük kanlı çırpınışı?
Gümüş rengi korkaklığına.
Kederli gözlerine vuran ağır ışıkların yazılmamış hikayesi neydi?
Ve günün kahpe sıcağının, o it gibi korkak rüzgarı.
Boylu boyunca serilmiş başak tarlalarının telaşı neydi?
Her yöne dolu dizgin bir umut saçışın.
Kanlı ibarelerimiydi yalnız bu kavruk sancıya konuk.
Bir enginin cismi hatra gelmez kayıplığımıydı üzerine katmer katmer çizilen.
Bakışına vurgun, tarihine kırgın.
Yenilgiyi ve ölümü bir eyledi kanlı saçında.
Ve kanlı sancakların, göğü kirleten beyazı, siyahı mavisi...
Neyine güvenirsin de alayına öfke kusarsın.
Saldırmış bir çakal sürüsü, zaman ki hep aynı.
Talan dünyası.
Deşmişler azığını, kenar ekmeği, acı soğanı saçmışlar.
Sevinci hırpalanmış şimdi.
Vuruşmadan çıkmış, bu ne hal?
Aksın terin bakır kalaylı tasların dibine.
Ulan su bile.
O fırıldak, ne olduğu belirsiz yorgunluktan çalar.
Alın teri, alın teri.
Ne yamandır gidişin.
Avuç tutmaz anadutu.
Ninesi ölmüş.
Öküzünü kurtlar kapmış.
Yayılmış sedire, kupkuru kalmış bedeni.
Teni kavruk, ayağı çarık.
Verirsin serini, halk uğruna bilirim.
Zati kalmadı sende verecek ne mal, ne hal.
Koca beylik, tenezzül etmiş bak aşınıza.
Su kaynat koy sofraya.
Bağdaş kur, otur karşısına.
Ve ısrar et,
Tatsın bir yudum aç çorbasından, kahraman padişahın.
Ama kıçı deri koltukla bir olmuş şimdi.
Onlardır işte başımızın üstünde yıllardır kahramanlar.
Ve öz be öz kendi tarihimizde.
Sancı avutma hülyalarıyla.
Bulguru bulsa basacak kaşığı.
Ve beylik büyümekte.
Nam salmakta cihana.
Heyyy! şafakla üryan kızgın toprak.
Yetişmekte oğul.
Ve hesap vakti yanaşır.
Tarih avunmuş kendince hınç mı hınç.
Zevki sefa süren kahraman.
Sonun yanaşmakta.
Tarihimiz çıkacak yarına apaydın.
Nicesi oğul, ana, bacı.
Cellat kılıcında.
İşgal altında.
Açlığın izleriyle.
Bir dev kesilmiştik zulmün karşısına.
Ve bizde kahramandık.
Namlunun ve süngünün ucunda.
Tarla sıcağında.
Ey sol yanı hançerli.
Bak ahkam keser olmuş yaşamı bilmeyenler.
Ve bizler.
Yani kahramanlar.
Yani öykümüz.
Yani bizi biz eden kanlı sevda.
Açlıkla sınanmış.
Pusatımız ne kılıç, ne tüfek.
Ve sevda kuşanmışız ağır mı ağır.
Tarihe doğru bir yol.
Ufka güneş serilmiş.
Ve yanmakta karanlığın devleri.
Kağıttan kaplanlar.
Seçmekte kıyasıya zaferini.
Sarıp sarmalayıp atacak bir yiğidin önüne.
Ve onlar.
Yaşama tutunma çabasında.
Tarih kanlı.
Yine de yetişmekte fidan.
Gül kırmızısı.
Mor menekşesi.
Ve al krizantemi saçılmakta kucağında.
Ey yanılgı tutkunu.
Ey adaletine tükürdüğümün tarihi.
İyi belle dostlarını ve düşmanlarını.
Kahramanlık yolunda nicesi.
Ve tut yakasından, yükselt devrimin neferlerini.